Eğer tek bir Resident Evil oyunu oynarsanız, muhtemelen takip etmesi yeterince kolay bir hikaye bulursunuz. Zombiler, virüsler, şeytani şirketler – tamamdır, hikaye bu, her şey açık ve net ama iki Resident Evil oyunu oynarsanız, başınız dönmeye başlar. Capcom şirketinin hayatta kalma ve korku serisi, oyun dünyasının en karmaşık destanlarından biridir. Basit bir perili ev hikayesi olarak başlayan bu macera; karakterlerin, şeytani örgütlerin, askeri grupların, komplo teorilerinin ve çok daha fazlasının birbirine girdiği bir karmaşaya dönüştü. Otuz yıllık hikaye anlatımı, serinin şimdiye kadarki en karmaşık oyunlarından biri olan Resident Evil Requiem oyununa zemin hazırladı.
Resident Evil serisinin hikayesine tam anlamıyla hakim olmak zor bir iş. Bağımsız hikayeler gibi görünen oyunlar da dahil olmak üzere her bir oyunun birbiriyle nasıl bağlantılı olduğunu anlamak için devasa bir lore ansiklopedisine ihtiyacınız var. Eğer elinizin altında bir özet olsun istiyorsanız, doğru yere geldiniz. Burada, Resident Evil Requiem oyununa kadar uzanan Resident Evil efsanesi hakkında bilmeniz gereken tüm önemli detayları özetleyeceğiz. Unutmayın, bu her bir çok oyunculu yan oyunu, animasyon filmini ve küçük detayı kapsayan eksiksiz bir anlatım değil; yalnızca büyük olayları ve ana karakterleri anlamanıza yardımcı olacak bilgi içeriyor.
Spencer Mansion
Kronolojik olarak, ana oyunların zaman çizelgesi Temmuz 1998’de başlıyor, ancak ilgili lore bunun çok daha öncesine dayanıyor. Hikayeyi tutarlı tutabilmek adına, olayların oyunlarda geliştiği şekline bağlı kalalım ve hikayeye Resident Evil 0 ile başlayalım.
Hikaye, Amerika’nın orta batısında bir yerlerde başlıyor. Serinin ilk birkaç oyununun geçtiği kurgusal metropol olan Raccoon City‘nin dışındaki dağlarda bir dizi yamyam saldırısı patlak verir. Bölgenin Özel Taktik ve Kurtarma Servisi, yani STARS ekibi cinayetleri araştırmak üzere çağrılır. Bravo Team‘in helikopteri dağlarda düştükten ve herkes birbirini kaybettikten sonra, sahra sıhhiyecisi Rebecca Chambers, içi zombiler ve sülüklerle dolu terk edilmiş bir tren keşfeder. Neler döndüğünü anlamak için eski deniz piyadesi Billy Coen ile iş birliği yapar.
Özetle, tren, biyolojik silah işine girmiş karanlık bir ilaç şirketi olan Umbrella Corporation‘a ait. Umbrella’nın kurucu ortakları Oswell E. Spencer ve James Marcus, T-virus adını verdikleri bir hastalık yarattılar. Bu virüs, sülük DNA’sının 1960’larda keşfedilen başka bir hastalık olan Progenitor Virus‘e eklenmesiyle yapılmıştır. Asıl önemli olan tek şey, insanları zombilere dönüştürmesi. Rebecca, şirketin tesislerinden birinde Umbrella kurucuları arasındaki bazı iç hesaplaşmaları öğrendikten sonra, ekibinin geri kalanını aramak için Raccoon City’nin hemen dışındaki ürkütücü bir malikaneye doğru yola koyulur.
İşte Resident Evil tam da burada başlıyor. STARS memurları, kayıp Bravo Team’i aramak için gerçekten de Spencer Mansion‘dadırlar, ancak bu ekip Alpha Team‘dir: Chris Redfield, Jill Valentine, Albert Wesker ve Barry Burton – Bir diğer ekip üyesi enfekte bir köpek tarafından parçalanır, oraya takılmayın. Ne yazık ki Bravo Team ölmüştür. Ancak Rebecca Chambers malikaneye ulaşmayı başarmış, hayatta kalmış ve Chris tarafından kurtarılmıştır.
Peki, bu malikane neden ölümsüz köpekler, dev örümcekler ve zombilerle dolu? Sürpriz: Burası da başka bir Umbrella araştırma tesisi. (Oswell E. Spencer’ın adını taşıyan Spencer Mansion.) Şirket, gizli bir yeraltı laboratuvarında biyolojik silahlar yaratmak amacıyla T-Virus üzerinde deneyler yapıyordu ama virüs laboratuvardan kaçmış ve yakındaki yamyam saldırılarına enfekte olan bu kişiler sebep olmuştur.
Üstelik yaraya tuz basar gibi, STARS memuru Albert Wesker’ın Umbrella’nın köstebeği olduğu ortaya çıkar; ekibin üzerine Tyrant adındaki güçlü bir deneysel yaratığı salarak onları neredeyse öldürür. STARS ekibi, Tyrant’ı bir roketatar ile yok eder, malikane kendi kendini imha eder ve herkes kaçar… Neredeyse herkes: Wesker’ın patlamada öldüğü varsayılır.
Raccoon City Olayı
Sadece birkaç ay sonra, sızan T-virus kirli su yoluyla doğrudan Raccoon City‘e ulaşır. Resident Evil Outbreak gibi yan oyunlar, yerel halkın zombi saldırısından kurtulmaya çalışmasını konu alır. Bu hayatta kalanlardan biri de Resident Evil Requiem oyununun ana karakteri olan Grace‘in annesi olan Alyssa Ashcroft adında bir muhabirdir.
Biz büyük olaylara odaklanalım: Eylül 1998’de birkaç gün içinde aynı anda iki ayrı hikaye gelişir. İlk olarak Resident Evil 2 var. Bu oyun, işlerin tam da sarpa sardığı sırada Raccoon City’e varan yeni bir karakterle, Leon S. Kennedy ile başlar ki bu aynı zamanda onun Raccoon City Polis Departmanı’ndaki ilk günüdür. İşe giderken, kardeşi Chris’i arayan Claire Redfield ile karşılaşır. Evet, Raccoon City’den ayrılıp Avrupa’da bir yerlerde Umbrella’nın peşine düşen Alpha Team’den Chris Redfield karakterinden bahsediyoruz burada.
Leon ve Claire, polis karakoluna ulaşırlar ve orası zombilerle dolup taşmıştır. İkili birbirinden ayrılır ve her biri, trençkot giyen diğer bir Tyrant varyantı Mr. X tarafından takip edilirken kendi keşiflerini yapar. Ortaya çıkar ki, endişelenilmesi gereken birden fazla zombi virüsü vardır. William Birkin adında bir Umbrella bilim insanı, kendisini kahramanlarımızın şehirden kaçmaya çalışırken yenmesi gereken etten bir canavara dönüştüren G-virus adlı başka bir tür yaratmıştır.
Leon ve Claire’in hikayesi arasında konuyla ilgili bir sürü detay yaşanır. Leon, FBI ajanı olduğunu iddia eden ama aslında G-virus’ü çalıp satmak için şehirde bulunan bir paralı asker olan ölümcül kadın Ada Wong ile tanışır. Bu sırada Claire’in yolu William Birkin’in kızı Sherry ile kesişir. Sherry bir yetimhanede kaçırılır ve G-virus ile enfekte edilir, ancak Claire onu şehirden çıkarmadan önce bir aşı ile tedavi edilir. Claire ve Leon, William Birkin’i öldürür, Ada, G-virus’ü çalar ve kahramanlarımız (Sherry ile birlikte) bir trene binerek şehirden kaçarlar.
Resident Evil 3 oyununda öğrendiğimiz üzere, şehirden tam da zamanında, kıl payı kurtulmuşlardır. Bu oyun, Raccoon City’de kendi halinde takılırken başka bir süper asker tarafından saldırıya uğrayan Alpha Team üyesi Jill Valentine’ı konu alıyor. Bu kez karşısındaki Nemesis‘tir; STARS ekibi Umbrella’nın çevirdiği işlere fazla yaklaşmadan onları ortadan kaldırmak için tasarlanmış bir tür Umbrella temizleyicisi. Carlos Oliveira adında bir paralı asker Jill’in kaçmasına yardım eder.
İşler planlandığı gibi gitmez, zira Nemesis bu kaos sırasında Jill’e T-virus bulaştırır. Carlos onu hastaneye götürür ve ertesi gün bir aşı yapar. Orada ayrıca Umbrella’nın kendilerini suçlu duruma düşürecek her şeyi ve Dr. Nathaniel Bard tarafından geliştirilen bir T-virus aşısını yok ederek izlerini örtmeye çalıştığını keşfederler. Tüm bu olaylar o kadar çığırından çıkmıştır ki, Amerika Birleşik Devletleri hükümeti Raccoon City’e füze saldırısı düzenlemeye karar verir. Jill, tam bu olay gerçekleşirken (Leon ve Claire’in kaçışından bir veya iki gün sonra) şehirden kaçar ve Raccoon City bir kratere dönüşür. Son gibi görünebilir ama bu sadece başlangıç.
Küresel Bir Gelecek
Raccoon City’nin yok edilmesiyle ekip dağılır ve Resident Evil, yan görevler dönemine girer. Bombardımanlardan üç ay sonra Claire, Resident Evil – Code: Veronica oyununda Chris’i aramaya devam eder. Bu süreçte Umbrella tarafından kaçırılır ve Güney Okyanusu’nda bir yerlerdeki bir hapishane kompleksine kapatılır. Tabii ki orada da bir T-virus salgını patlak vermiştir. Ardından Claire, Chris tam da onun ayrıldığı hapishaneye vardığı sırada Antarktika’daki zombilerle kaynayan başka bir Umbrella tesisine kaçar.
Chris, Wesker’ın (ilk oyundaki hain adam) hala hayatta ve kötü olduğunu keşfeder; ancak Wesker bu kez T-virus ile temelde aynı işi yapan başka bir Progenitor Virus varyantı olan T-Veronica virusünü çalmaya çalışmaktadır. Chris, bunların peşinden Antarktika’ya gider ve Claire’i kurtarır, ancak Wesker kaçar. Buna birazdan geri döneceğiz, hikaye henüz bitmiyor.
Resident Evil 4 kendi içinde yalıtılmış bir macera gibidir. 2004 yılına gelindiğinde Leon artık hükümet için çalışmaktadır. ABD Başkanı’nın kızı Ashley Graham‘i bulmak için İspanya’daki bir köye gönderilir. Orada zombimsi bir tarikat keşfeder, ancak görünüşe göre bunların Umbrella ile hiçbir bağlantısı yoktur. Bunun yerine, Las Plagas olarak bilinen bir parazit ile enfekte olmuşlardır. (Enfekte olanlar zombi benzeri davranışlar sergiler, sadece kafalarını uçurduğunuzda dev dokunaçlar fışkırır ama pratik olarak bakarsak zombidirler.)
Bunların hepsi, Başkan’a virüs bulaştırmak gibi karmaşık bir plan doğrultusunda Ashley’e Las Plagas enjekte eden Osmund Saddler adındaki şeytani bir tarikat liderinin başının altından çıkmaktadır. Ada yeniden ortaya çıkar, bu kez Wesker için bir Las Plagas örneği çalmak üzere gelmiştir. Bunun nereye varacağını biliyorsunuz: Leon Ashley’i iyileştirir ve ikili patlayan adadan kaçarken, Ada Las Plagas örneğiyle birlikte uçar gider.
Beş yıl sonra Resident Evil 5, artık Bioterrorism Security Assessment Alliance (BSAA) için çalışan Chris’in hikayesini anlatır. Bu kez ortağı Sheva Alomar ile birlikte Afrika’daki bir biyolojik silah anlaşmasını durdurma görevindedir ve tabii ki orada da bir zombi salgını var! Halk yeni bir Las Plagas türüyle enfekte olmuştur. Peki, bunlar neden Afrika’da oluyor? Meğerse bu zombi hastalıklarının kaynağı olan Progenitor Virus, oradaki bir çiçekten geliyormuş: Stairway of the Sun.
Burada epey drama dönüyor, zira Jill’in Raccoon City olayından birkaç yıl sonra güya öldüğü ortaya çıkıyor. Görünüşe göre o ve Chris, Spencer’ın izini sürmeye çalışmış ama onu Wesker’ın ellerinde ölü bulmuşlardır. Jill, Wesker’ı bir uçurumdan aşağı iterek Chris’i kurtarmak için kendini feda etmiştir. Fakat ölmeyen Wesker geri dönmüştür ve başka bir şeytani ilaç şirketi olan Tricell ile çalışmaktadır. T-Veronica virus’ünü aslında onlar için çalmıştır.
Tricell temelde Umbrella’nın rakibidir. (Umbrella serinin bu noktasında artık kapalıdır.) Wesker’ın, Uroboros adlı başka bir Progenitor Virus varyantıyla tüm dünyayı enfekte etmek gibi kötücül bir planı vardır. Ayrıca, Jill hayattadır ve Wesker tarafından zihin kontrolü altındadır. Chris, Jill’i kurtarır ve Wesker’ı öldürür. Bir başka kötücül virüs planı daha suya düştü!
Birkaç yıl sonra Resident Evil 6 ile her şey iyice çığırından çıkar. Artık kurgusal bir Doğu Avrupa mekanı olan Edonia Cumhuriyeti’nde bir biyoterörist saldırı (yani bir zombi salgını) yaşanmaktadır. Wesker’ın oğlu Jake, artık büyümüş olan Sherry ile birlikte bu salgına karşı savaşmaktadır. Görünüşe göre artık bir C-virus (Progenitor varyantı, zombi yaratıyor, anladınız siz) ve Neo-Umbrella adında yeni, büyük ve kötü bir örgüt var.
Ada bu örgütün lideri gibi görünmektedir, ancak aslında o sadece Ada’ya benzeyen biridir. Leon, Chris, Ada ve daha birçok karakterin dahil olduğu dünya çapında karmaşık bir savaş başlar. İyiler günü bir kez daha kurtarır ve kendi yollarına giderler. Not edilmesi gereken en önemli şey mi? Chris, her şey olup bittikten sonra BSAA ile çalışmaya devam eder. En önemlisi ise Resident Evil serisinin Resident Evil 6 oyunundan sonra ara vermesinin bir sebebi var.
Ethan Winters’a Doğru Bir Sapma
Resident Evil 7 Biohazard, ilk bakışta serinin tamamen sıfırlanması gibi görünüyor. Hikaye, bioterror savaşlarının içinde kaybolmak yerine sadece kayıp kız arkadaşı Mia‘yı arayan Ethan Winters adında sıradan bir adamı takip ediyor. Arayışı onu Louisiana’daki bir plantasyona götürür. Görünüşe göre bir tür canavara dönüşmüş olan Mia’yı bulur ve ardından Jack Baker adında ürkütücü bir adam tarafından kaçırılır. O, Ethan’ın kaçması gereken zombi benzeri yaratıklardan oluşan bir ailenin reisidir. Sonunda, karmaşık olmayan küçük bir korku filmi.
O iş öyle değil! Tüm bunlara Mia’nın gizlice çalıştığı karanlık bir şirket tarafından yaratılmış bir biyolojik silah olan Eveline adlı bir canavarın neden olduğu ortaya çıkıyor. Eveline, zombiden ziyade bir küf canavarıdır. Her halükarda Ethan, Mia’yı kurtarır ve Eveline’i öldürür. Eveline ölürken Chris Redfield peşinde bir BSAA mangasıyla Ethan’ı kurtarmak için olay yerine damlar. Ama bir ters köşe var! BSAA helikopterlerinde Umbrella logosu bulunmaktadır! Ekibin, Umbrella’nın dağılmasının ardından kurulan yeni bir yan örgüt olan Blue Umbrella‘nın parçası olduğu ortaya çıkar.
Üç yıl sonra, Resident Evil Village bu heyecan verici sonun ardından büyük bir giriş yapar. Ethan ve Mia, bebekleri Rosemary ile huzurlu bir hayat yaşamaktadır – ta ki Chris liderliğindeki BSAA, Mia’yı evinde vurup, Ethan ve Rosemary’yi kaçırana kadar. Onları taşıyan araç kaza yapar, kaza sonrasında Rosemary ortalarda yoktur ve Ethan onu bulmak için bir köye doğru yola çıkar.
Ve bu köy zombiler ve kurt adamlarla doludur. Orada, Mother Miranda adında bir tarikat lideri vardır ve yanında küçük bir canavar ordusu bulunur – ki buna uzun boylu vampir ikonumuz Lady Dimitrescu da dahildir. Uzun lafın kısası, Miranda, Rosemary’yi parçalara ayırmış ve vücut parçalarını mataralara yerleştirmiştir. Ayrıca, şeytani küf hala ortalıktadır.
En büyük ters köşe mi? Mother Miranda, Megamycete adı verilen siyah küf sayesinde çok uzun zamandır hayattadır. O kadar yaşlıdır ki, aslında Spencer’ın akıl hocasıdır. Hatırladınız mı? Hani malikanesi olan Umbrella’nın kurucu ortağı? Zombi virüsleri yapmak hakkında öğrendiği her şey Miranda’nın öğretilerinden geliyordu! Ve o lore yığını içinde bir yerlerde, onun The Connections adındaki gizemli bir örgütle olan bağlantısını da öğreniyoruz. Onlar hakkında pek bir şey bilinmiyor ama biyolojik silah meselelerinde parmakları olduğu kesin.
Rose, sağlıklı bir bebek olarak yeniden birleştirilir ama Miranda, Ethan’ı öldürür. Daha doğrusu, sayılır… Meğer Ethan aslında Resident Evil 7 oyununda küfle enfekte olmuştur ve artık yenilenme güçleri vardır. Miranda’yı alt etmek için kendini feda edeceği sırada zamanında canlanır. Chris, Rosemary’yi güvenli bir yere götürür, ancak birisinin kendi silah arkadaşlarını biyolojik silahlara dönüştürdüğünü öğrenir, yani cevapları bulmak için yeni bir görev peşinde koşacağından emin olabilirsiniz. Gelecekte bir yerde, çok çok uzak bir zamanda Rosemary büyür ve bir BSAA ajanı olur. Ama o başka bir zamanın hikayesi.
Ve Şimdi, Resident Evil Requiem…
Tüm bunlar Resident Evil Requiem oyununda doruğa ulaşıyor. Leon geri döndü ve Raccoon City’den kurtulanların başına gelen tuhaf bir olayı araştırıyor. Bu arada, Grace Ashcroft (Outbreak’ten Alyssa Ashcroft’un kızı) gizemli nedenlerden ötürü ürkütücü bir doktor tarafından kaçırılır. Resident Evil Requiem kalıntılarına geri dönerek hem yepyeni bir bölüm açarken hem de Raccoon City efsanesinin defterini kapatırken bu iki hikaye birbiriyle kesişiyor.
Burada bahsedilen her şeyi hatırlama konusunda endişelenmeyin. Resident Evil Requiem oyununa dalmadan önce bilmeniz gereken tek şey; biyolojik silahlar üreten birden fazla ilaç şirketi, işlevsel olarak birbirinin aynı bir sürü zombi üreten virüs ve tüm bunların arkasındaki daha büyük komployu çözmeye kendini adamış birkaç kahraman olduğudur. T-virus ile T-Veronica virus arasındaki farkı hatırlayamazsanız kimse sizi suçlamaz. Sadece kafa sallayıp onaylayın ve birkaç zombi patlatın.

İnternet sitemizde Resident Evil Requiem için daha fazla içerik mevcut. Bunların tamamını hemen aşağıdaki listemizden kolaylıkla görebilirsiniz.
Temel Bilgiler
- Yeni başlayanlar için ipuçları
- Bitirmek ne kadar sürüyor?
- Sonlar ne anlama geliyor?
- Tüm silahlar nerede bulunur ve en iyileri hangileridir?
- En iyi geliştirmeler
Kasalar, Kilitler, Şifreler ve Bulmacalar
- Tüm kasalar ve şifreleri
- Tüm Lockpick ve Rare Metal konumları
- Warped Closet nasıl açılır?
- Bar and Lounge kasa şifresi nedir?
- Examination Room kasa şifresi nedir?
- Basement kasa şifresi nedir?
- Sterilization Chamber kasa şifresi nedir?
- Monitor Control Room kasa şifresi nedir?
- STARS çantası şifresi nedir?
- RPD kilitli dolap nasıl açılır?
Toplanabilir Ögeler
- Tüm Mr. Raccoon heykeli konumları
- Tüm Antique Coin konumları
- Tüm Hip Pouch konumları
- Tüm Blood Specimen konumları
Diğer Bilgiler
Satış Platformları





