Çin bağımsız oyun sektörünün en çok konuşulan devlerinden biri olan The Scroll of Taiwu: Beyond the Dome nihayet sekiz yıllık erken erişim sürecini tamamlayarak resmi sürümüyle küresel oyuncularla buluştu. Temelde aslında Crusader Kings, Dwarf Fortress ve Mount and Blade gibi derin simülasyon mekaniklerini bünyesinde barındıran bu yapım, benzersiz bir dövüş sanatları, sandbox ve rol yapma deneyimi sunuyor. Kendi ülkesinde milyonlarca satan bu yapımı ilk kez duyanlar için inanılmaz derecede geniş bir evrenin kapılarını araladığını söyleyebilirim.
Geleneksel Çin dövüş sanatları edebiyatı olan Wuxia kültürünü temel alan The Scroll of Taiwu: Beyond the Dome içerisinde mistik Taiwu klanının halefi olarak kadim felaketlere karşı savaşıyoruz. Jianghu adı verilen ve dövüş ustalarının, klanların, okulların ve kendi onur kodlarının yer aldığı bu paralel yeraltı dünyasında tamamen kendi seçimlerimizle ilerliyoruz. Binlerce farklı teknik arasından hangisinde uzmanlaşacağımıza, hangi mezhebe katılacağımıza ve toplumsal ilişkilerimizi nasıl şekillendireceğimize kendimiz karar veriyoruz.
Geliştirici ekibin RPG Maker üzerinde hazırladığı küçük bir topluluk demosuyla başlayan The Scroll of Taiwu: Beyond the Dome serüveni, bugün devasa bir kültürel fenomene dönüşmüş durumda. ConchShip Games ekibinin sınırlı bir kodlama deneyimiyle yola çıkıp sekiz yıl boyunca oyunu sürekli büyütmesi, bağımsız oyun tarihindeki en ilham verici hikayelerden biri bence. Resmi tam sürümle birlikte oyun sadece basit bir güncelleme almakla kalmıyor, neredeyse on yıllık emeğin eksiksiz ve olgunlaşmış nihai halini karşımıza çıkarıyor ve bu inanılmaz bir şey.
Oyunun en dikkat geçici mekaniği olan kuşaksal miras sistemi sayesinde The Scroll of Taiwu: Beyond the Dome, tek bir kahramanın hikayesi olmaktan çıkıp, nesiller boyu süren bir aile kroniğine dönüşüyor. Kontrol ettiğimiz karakterler zamanla yaşlanıyor, evleniyor ve nihayetinde ölüyor. Ancak verdiğimiz tüm emekler, kazandığımız teknikler ve mülkler doğrudan sonraki nesillere miras kalarak bu büyüleyici serüvenin çok uzun zaman dilimlerinde nesiller boyu devam etmesini sağlıyor.

Sadece ana karakterimizin değil, dünyadaki tüm yapay zekalı karakterlerin de yaşayan birer simülasyon olması The Scroll of Taiwu: Beyond the Dome dünyasını inanılmaz derecede canlı kılıyor. Oyundaki her bir kasaba sakini bağımsız bir hayat sürüyor, yaşlanıyor, hastalanıyor, evleniyor ya da diğer karakterlerle dinamik ilişkiler kuruyor. Yıllar sonra eski bir kasabaya geri döndüğünüzde kimlerin öldüğünü, kimlerin güce kavuştuğunu ve politik dengelerin nasıl değiştiğini görmek gerçek bir şaşkınlık ve hayranlık uyandırıyor bende.
Karakterimizi güçlendirmek için binlerce farklı dövüş tekniği toplayabildiğimiz gelişim aşamaları, The Scroll of Taiwu: Beyond the Dome deneyiminin asıl can damarını oluşturuyor. Çeşitli mezheplerin kütüphanelerinden kadim parşömenleri toplayıp, kendi kasabamıza götürmek ve içsel enerjimizi geliştirmek türe ilgi duyanlar için tam bir cennet diyebilirim. Karakterimizin gücünü çok ufak yüzdelerle de olsa sürekli artırmaya çalışmak ve yeni teknikler keşfetmek, harcadığımız her saatin karşılığını fazlasıyla aldığınızı hissettiriyor.
Dövüş sanatları eğitimlerinin yanında kendi köyümüzü inşa etmek, silahlar üretmek ve tıbbi ilaçlar hazırlamak gibi yönetim mekanizmaları da The Scroll of Taiwu: Beyond the Dome içerisinde geniş yer kaplıyor. Hatta geleneksel Çin eğlencelerinden olan cırcır böceği dövüşleri bile oyunun detayları arasında bulunuyor. Ancak arazi yönetimi ve deste oluşturma gibi mini oyunların bir süre sonra çok fazla yığılması, odaklanması gereken dövüş sanatları ve gelişim hissiyatını biraz gölgeleyebiliyor.
Yenilenen ışıklandırma sistemleri ve arayüz geliştirmeleriyle birlikte The Scroll of Taiwu: Beyond the Dome, görsel olarak da çağdaş standartları yakalamayı başarmış. Geleneksel Çin mürekkep sanatı estetiğini piksel tasarımlarıyla birleştiren bu video oyunu, adeta hareket eden bir doğa tablosunun içinde geziniyormuşsunuz gibi hissettiriyor. Bu büyüleyici görselliğe eşlik eden geleneksel Çin enstrümanlarıyla kaydedilmiş müzikler, dövüşler ve yolculuklar esnasında atmosfere kendinizi tamamen kaptırmanızı sağlıyor.

Resmi çıkışla birlikte eklenen en büyük yeniliklerden biri olan on beş farklı bölgesel hikaye örgüsü, The Scroll of Taiwu: Beyond the Dome oyununun açık dünyasına aranan o düzenli anlatı iskeletini kazandırmış. Erken erişim dönemindeki kopuk yapının aksine artık her bölgenin kendine has kültürü, hikayeleri ve tamamlanması gereken görev serileri bulunuyor. Geliştirilen yapay zeka sistemleri de karakterlerin dünyadaki olaylara ve kararlarımıza çok daha mantıklı tepkiler vermesini sağlıyor.
Batılı oyuncular için en kritik gelişme olan resmi İngilizce dil desteği, The Scroll of Taiwu: Beyond the Dome için nihayet bir hayal olmaktan çıktı. Çince başlayan oyunda dili değiştirmek için menülerde biraz kaybolmanız gerekse de bu yerelleştirme çalışması oyunu eskisinden çok daha erişilebilir kılıyor. Tabii ki Wuxia terminolojisinin şiirsel ve kültürel derinliği nedeniyle çeviride fazla pürüzler ve kültürel bariyerler hissedilse de genel anlamda başarılı bir iş çıkarılmış.
Bütün bu muazzam derinliğin yanında oyunda manuel bir kayıt sisteminin bulunmaması The Scroll of Taiwu: Beyond the Dome oynarken beni en çok yoran unsurlardan biri oldu. Oyun içi zaman dilimi olan ayların ortasında ilerlemenizi kaydedememek ve gerçek hayatta acil bir işiniz çıktığında oyunu kapatmak zorunda kalmak büyük bir eziyete dönüşüyor. Ayrıca oyunda ilerlemenizi kilitleyen hata ekranları ve çocuklarınızın bile durduk yere size saldırmasına yol açan hatalar can sıkıyor.
Sonuç olarak dövüş sanatları kültürüne, nesiller boyu süren hanedan yönetimlerine ve Crusader Kings tarzı derin sistemlere ilgi duyuyorsanız bu yapım sizin için biçilmiş kaftan olacaktır. The Scroll of Taiwu: Beyond the Dome, sunduğu inanılmaz sistem karmaşıklığı ve yüksek öğrenme eğrisiyle kesinlikle sabır ve zaman isteyen, aceleye getirilmemesi gereken devasa bir eser. İngilizce dil desteğinin oturması ve teknik hataların tamamen giderilmesi için biraz daha yamanmasını bekleyerek de olsa bu eşsiz doğu macerasına kesinlikle şans vermelisiniz.





