Son dönemde oyunculara sakinleştirici bir deneyim sunan düzenleme ve organize etme oyunlarının sayısında ciddi bir artış görüyoruz. Kütüphane temizlediğimiz oyunlardan sonra şimdi de rafları dağılmış bir marketi toparladığımız Supermarket Chaos karşımıza çıkıyor. Temelde dört binden fazla ürünü raflara yerleştirdiğimiz bu yapım, hiçbir zaman sınırı olmadan kendi tempomuzda rahatlamamızı ve kafa dağıtmamızı sağlayan basit bir gündelik simülasyon deneyimi sunuyor.

Hikayemiz, marketi darmadağın eden ve her şeyi yerle bir eden yaramaz bir robotun yarattığı devasa kaosu temizlemek üzere işe alınan bir stajyer olmamızla başlıyor. Supermarket Chaos oyununda amacımız, yerlere saçılmış ürünleri toplayıp ait oldukları doğru bölümlere yerleştirmek. Eğer bu devasa görevi başarıyla tamamlarsak, oyunun sonunda tam zamanlı bir işe kabul edilme ihtimalimiz bulunuyor ama asıl motivasyonumuz rafların o düzenli halini görmenin verdiği his.

Oynanış döngüsü çok basit olsa da 4668 farklı eşyayı tek tek ayıklamak aslında göründüğünden çok daha zorlu bir sürece dönüşebiliyor. Supermarket Chaos dünyasında dondurulmuş gıdalardan temizlik malzemelerine, kitaplardan ev dekorasyon ürünlerine kadar toplam on altı farklı kategori bulunuyor. Neyse ki marketin tavanına asılmış olan ve hangi ürünün nereye ait olduğunu gösteren resimli büyük tabelalar, eşyaları sınıflandırırken işimizi bir hayli kolaylaştırıyor.

Ürünleri rafa yerleştirdiğinizde oyun size küçük görsel ipuçları sunarak doğru yolda olup olmadığınızı anlamanıza yardımcı oluyor. Supermarket Chaos oynarken bir eşyayı ilk kez rafa koyduğunuzda yanında beyaz bir etiket beliriyor ancak eşyayı yanlış bir bölüme koyarsanız etiket kırmızıya dönerek sizi uyarıyor. O üründen rafta olması gereken tüm miktarı tamamladığınızda ise etiket sarı renge dönüyor ve siz de bir sonraki eşyaya gönül rahatlığıyla geçebiliyorsunuz.

Sadece etiketler değil, oyunun temel kuralları da bazı ürünlerin nereye konamayacağını açıkça belirleyerek işimizi hafifletiyor. Supermarket Chaos oyunu içerisinde dondurulmuş gıdaları normal raflara dizemiyor veya şarapları sadece kendilerine ayrılmış özel şarap stantlarına yerleştirmek zorunda kalıyoruz. Hata yaptığınızda büyük cezalarla karşılaşmıyor olmak, oyunun o rahatlatıcı ve stressiz havasını korumasına büyük bir katkı sağlıyor.

Ürünleri tek tek elimizle taşımak oldukça uzun bir zaman alacağı için oyun bize kazandığımız paralarla satın alabileceğimiz bir yetenek ağacı sunuyor. Supermarket Chaos oynarken doğru yerleştirdiğimiz her ürün bize para kazandırıyor ve bu paralarla daha hızlı koşma veya uzaktaki eşyaları elimize çekme gibi yetenekler açabiliyoruz. Hatta doğru rafları parlatan veya taşıdığımız ürünün diğer eşlerini yanımıza çağıran yetenekler iş yükümüzü ciddi anlamda azaltıyor.

Yeteneklerin dışında marketin içinde yer alan ATM cihazları da ilerlememizi hızlandıran özel ödüller barındırıyor. Supermarket Chaos raflarını doldurdukça yıldızlar kazanıyor ve bu yıldızları ATM cihazlarında kullanarak çeşitli çıkartmalar elde ediyoruz. Bu çıkartmalar sayesinde yeteneklerimizin bekleme süreleri kısalıyor, etki süreleri uzuyor veya ekstra para kazanma şansımız artıyor, bu da oyunun o kendini tekrar eden yapısını bir nebze olsun kırıyor.

Tüm bu sistemler çok eğlenceli görünse de oyunun teknik ve görsel detaylarında ciddi bir özensizlik var. Supermarket Chaos oynarken ürünlerin raflara ters bir şekilde yerleştiğini veya bazı ürünlerin tek bir raf stoku yerine anlamsızca iki farklı raf bloğu kapladığını görebiliyorsunuz. Bu tutarsızlıklar, hangi üründen kaç tane olduğunu veya rafın ne kadarını kaplayacağını tahmin etmeyi imkansız hale getirerek düzen takıntısı olan oyuncuları çileden çıkarabiliyor.

Görsellik konusunda geliştirici ekip üç boyutlu modelleri ve müzikleri kendilerinin yaptığını belirtse de kaplamalarda yapay zeka kullanıldığını açıkça görebiliyorsunuz. Supermarket Chaos içindeki ürün etiketlerine yakından baktığınızda susamlı humus yazan bir kutunun aslında orkinos balığı kutusu olduğunu fark etmek oyunun ruhsuz ve stok hazır varlıklarla dolu olduğu hissini veriyor. Birbirinin içine geçen eşyalar ve havada asılı kalan kutular da bu teknik özensizliği pekiştiriyor.

Kullanıcı arayüzü ve menü tasarımları ise son derece sade ve pratik bir yaklaşımla hazırlanmış. Supermarket Chaos oynarken kullanacağımız yeteneklerin aktif kalma sürelerini veya ne kadar sürede tekrar dolacaklarını ekranda çok rahat bir şekilde takip edebiliyoruz. Beyaz rengin ağırlıklı olarak kullanıldığı market tasarımı sayesinde hem eşyaları hem de yetenek kullandığımızda parlayan o mor renkli vurguları kolayca seçebilmek göz yorgunluğunu büyük ölçüde engelliyor.

Oyunun ses tasarımı ise tam bir market deneyimi yaşatacak kadar sakin bir tona sahip. Supermarket Chaos isimli bu video oyunu içerisindeki bilgisayara gidip market hoparlörlerinden çalan rahatlatıcı arka plan müziklerini değiştirebiliyoruz. Dikkatinizi dağıtmayan bu müziklerin yanında, bir rafı tamamen doldurduğunuzda çıkan o tatmin edici tıklama sesi de saatlerce eşya dizerken size oyunda kalmanız için küçük ama güzel bir ödül hissi veriyor.

Sonuç olarak uygun fiyatıyla sadece kafa dağıtmak ve bir şeyleri toparlamak isteyen oyuncular için idare eder bir deneyim duruyor. Supermarket Chaos kesinlikle türünün en iyi örneği değil ve rakiplerinin o cilalı yapısına yaklaşamayan ruhsuz, stok model hissi veren, bol hatalı bir yapıya sahip. Eğer ürünlerin raflardaki tutarsız boşluklarına ve etiket hatalarına takılmadan sadece etrafı temizlemenin verdiği o hissi arıyorsanız şans verilebilir ama büyük beklentilere girmemek gerekiyor.

Supermarket Chaos

5
Tür: Simülasyon, Rahatlatıcı, Düzenleme, Bulmaca
Platform: PC
Mod: Tek Oyunculu

Artılar

  • Dört binden fazla eşyayı hiçbir zaman baskısı olmadan tamamen kendi hızınızda dizebilme özgürlüğü.
  • Uzaktaki eşyaları çekme veya rafları aydınlatma gibi iş yükünü oldukça hafifleten eğlenceli yetenek sistemi.
  • Tavanlarda asılı olan büyük resimli tabelalar sayesinde marketin bölümlerini çok rahat bulabilme.
  • Arka planda çalan rahatlatıcı müzikler ve raf dolduğunda çıkan o tatmin edici tıklama sesi.

Eksiler

  • Raflardaki ürün kapasitelerinin tamamen tutarsız olması ve düzenli dizilimi imkansız kılması.
  • Yapay zeka kullanılarak üretilen ve humus kutusunda balık resmi olmak gibi hatalı ürün kaplamaları.
  • Eşyaların havada asılı kalması veya birbirinin içine geçmesi gibi can sıkan fizik hataları.
  • Oyunun genel olarak ruhsuz, stok varlıklarla yapılmış ucuz bir yapım hissiyatı vermesi.

Etiketler: