Her yıl dijital mağaza raflarına dizilen ve spor simülasyonu dendiğinde akla ilk gelen serilerden biri olan NBA 2K27, yeni sezon heyecanını konsollarımıza ve bilgisayarlarımıza taşımaya devam ediyor. Bu oyun, Visual Concepts tarafından geliştirilen ve 2K tarafından yayımlanan, temelde NBA ve WNBA atmosferini birebir yaşatmayı amaçlayan yıllık bir spor simülasyonu oyunudur.
Seri, geçmiş yıllarda çıkmış olan selefleri NBA 2K25 ve NBA 2K26 gibi oyunların üzerine koyarak, bir yandan gerçekçi fizik kuralları ve gelişmiş ProPLAY animasyonlarıyla saha içini kusursuzlaştırmaya çalışırken, bir yandan da oyuncuyu sarmalayan hikaye modları ve takım yönetimi gibi derin unsurları bir arada sunuyor.
Eğer daha önce serinin eski yapımlarını oynadıysanız, buradaki temel mekaniklerin nasıl işlediğini tahmin edebilirsiniz; ancak bu kez geliştirici ekibin oyuncu geri bildirimlerini çok daha fazla dikkate aldığını ve sahadaki oynanış dengesini ciddi şekilde elden geçirdiğini söylemek gerekiyor. Tabii oyunun içerisindeki her şey için bu kadar olumlu konuşabilmek mümkün değil.

NBA 2K27 oyununun temel oynanış mekanikleri, oyuncuların sahada gerçek bir kütleye ve ağırlığa sahip olduğunu hissettiren fizik geliştirmeleri etrafında şekilleniyor. Artık oyuncular buz pistinde kayan hava hokeyi diskleri gibi hareket etmek yerine yere sağlam basıyor, itişiyor ve fiziksel mücadeleyi sonuna kadar yaşatıyor. Hücum tarafında dinamik turnike sistemi, rakiplerin konumuna göre vücut açısını gerçek zamanlı olarak ayarlayan animasyonlar sunarken, şut mekanikleri de çok daha hassas bir yeşil bar zamanlaması gerektirerek şans faktörünü en aza indiriyor.
Şut atmak, pas vermek ve adam eksiltmek gibi temel basketbol unsurları her ne kadar her seviyeden oyuncu için sezgisel ve kolay öğrenilebilir olsa da şut contest, yorgunluk ve oyuncu özellikleri gibi dinamiklerin devreye girmesiyle derinleşen oynanış, seriye adeta taze bir soluk getiriyor. Özellikle turnikelerin oldukça güçlü olması ve oyuncuların seksen düzeyinde bir turnike puanına sahip olduklarında bu alanı domine edebilmesi oynanışta göze çarpan bir diğer detay.
Her ne kadar şut yüzdeleri jumpshot mekaniğindeki yeşil pencere zorlukları yüzünden düşse de, şutörlerin zamanlamayı oturtarak ritme dayalı şut sistemiyle yüzde altmışlara varan isabet oranları yakalaması hala mümkün. Smaç ve iç savunma mekanikleri ise bu yıl birbirini dengeliyor; yüksek blok yeteneğine sahip bir savunmacıya doğrudan smaçla gitmek sizi neredeyse her seferinde turnike atmaya zorluyor. Güç puanı ise oyun kurucu gardlar için neredeyse etkisiz hale getirilmiş, bu da dış savunmacıların ve kilit oyuncuların güç yerine hıza odaklanmasını zorunlu kılıyor.

NBA 2K27 için en büyük devrim ise kesinlikle savunma tarafında yapılmış. Geçmiş yıllardaki savunma zafiyetleri ve oyuncuyu çıldırtan animasyon kilitleri yerini son derece gerçekçi ve ödüllendirici bir savunma mekaniğine bırakmış. Yeni şut contest sistemi, savunma oyuncusunun ne kadar agresif bir müdahalede bulunduğunu renkli bir metreyle göstererek net bir geri bildirim sağlıyor. Blok mekanikleri ise tamamen bağlamsal hale getirilerek eski hantal havada süzülme animasyonlarından arındırılmış; artık uzun oyuncular smaç girişimlerini veya turnikeleri tam zamanında yükselerek, topa doğrudan müdahale ederek bloklayabiliyor.
Başarılı savunma hamlelerinde topun oyuncunun elinin içinden geçmesi gibi eski görsel hatalar tamamen düzeltilmiş ve temas algılama sistemi mükemmel bir noktaya taşınmış. Çember altında Victor Wembanyama gibi savunmacılarla smaçları tek elle havada yakalayıp hızlı hücum başlatmak artık hayal değil. Perimetrede ise Jalen Brunson gibi hızlı gardların ekranlardan hızla sıyrılması veya James Harden gibi oyuncuların fiziksel temasla savunmaya dönmesi gibi oyuncu kimliğine özel dinamikler başarıyla oyuna aktarılmış. Ribaund mücadeleleri de artık doğru pozisyon almayı ve box-out yapmayı ödüllendiriyor, bu sayede kısa oyuncular bile doğru yer tuttuğunda ribaund çekebiliyor.
Hücum cephesinde ise yenilenen mekanikler oyunculara çok daha geniş bir kontrol alanı sunuyor. Ritme dayalı şut sistemi geri dönüyor ancak bu kez yeşil alanı tutturmak çok daha zor kılınmış; yani şutun girmesi için kusursuz bir zamanlama şart. Bu durum, şut penceresini daraltarak oyuncuları daha akıllıca şut seçimleri yapmaya ve set oyunları oynamaya zorluyor. Logic-based smaç metresi ise sadece özel smaçlarda değil, çembere yapılan her sürücü ve şut denemesinde devreye giriyor ve savunmacının konumuna göre dinamik olarak daralabiliyor.
Zach Edey gibi devasa bir savunmacı varken smaç basmak oldukça zorlaşırken, çember altında bomboş kalan bir uzun oyuncunun smaç metresi tamamen yeşile boyanarak neredeyse kesin bir sayı vadediyor. Dribling özelleştirmeleri ise oyunculara yaklaşık otuz farklı hareketi diledikleri gibi birleştirip düzenleme şansı vererek eşsiz bir oyun kurucu yaratma fırsatı sunuyor. Hem hücum hem savunma dengesini belirleyen Takeover sistemi ise bu yıl beş farklı alana ayrılmış: Şut, Bitiricilik, Oyun Kuruculuk, Savunma ve Ribaund. Bu alanların her birinin ayrı ayrı aktive edilebilmesi, maç esnasında stratejik derinliği ve yetenek farkını ciddi şekilde artırıyor.

Oyunun en popüler modu olan MyCAREER, bu yıl Fire & Concrete isimli dramatik bir hikayeyle karşımıza çıkıyor. Ağır bir trafik kazası geçiren ve üniversite kariyeri tehlikeye giren beş yıldızlı bir lise yeteneği olan MP’nin, sokak basketbolu turnuvalarından G-League’e ve oradan da NBA zirvesine uzanan 11 bölümlük uzun yolculuğuna eşlik ediyoruz. Hikaye boyunca Vince Staples tarafından seslendirilen ve canlandırılan esprili kuzenimiz Cam gibi karakterler bize destek olurken, G-League döneminde hayatımıza giren ve yapay zeka ya da gerçek bir arkadaşımız tarafından kontrol edilebilen Trace Miller, bize eşlik eden bir yardımlaşma ortağı haline geliyor.
Ne var ki, bu uzun hikayenin kusurları var. MP’nin geçirdiği kaza gibi kritik kırılma noktaları sinematik yerine hareketli görsellerle geçiştiriliyor. Ayrıca MP hikaye boyunca bencil bir diva gibi davrandığından, onunla empati kurmak oldukça zor; hatta yan karakterler ve G-League aşamasında kısa bir rolü olan Cade Cunningham bile MP’den çok daha fazla karizmaya sahip.
Rucker Park sokaklarındaki herkesin California’dan gelen ve henüz profesyonel olmamış bir genci anında tanıması veya G-League takımındaki mantıksız iç çatışmalar ve sabotaj girişimleri gibi gerçek dışı hikaye unsurları da inandırıcılığı zedeliyor. Ayrıca bu modda eklenen dinamik draft tahtası, performansınıza göre sıranızı değiştirse de, draft anında istediğiniz takımı serbestçe seçebiliyor olmanız tüm bu çabayı anlamsız kılıyor.
MyCAREER altındaki bir diğer dikkat çekici yenilik ise oyuncuların yarattıkları karakteri NBA tarihinin altı ikonik dönemine gönderebildiği MyCAREER Eras modu. Magic vs. Bird (1984), Jordan (1991), Kobe (2003), LeBron (2010) ve Steph (2016) dönemlerinde tarihin efsanevi oyuncularıyla yan yana oynamak, o dönemlerin televizyon yayın filtreleri, dönem kıyafetleri ve özel spikerleriyle sahaya çıkmak nostalji severler için muhteşem bir deneyim. Fakat bu mod, oyunun en karanlık yüzünü, yani can sıkıcı mikro ödemeleri fütursuzca gözler önüne seriyor.
Eras modları arasında karakterinizi transfer edemiyorsunuz; her yeni döneme başladığınızda karakteriniz berbat bir 60 genel gücüyle sıfırdan başlıyor. Fire & Concrete modunda geliştirdiğiniz oyuncunuzu da bu eras modlarında kullanamıyorsunuz. Bu da oyuncuları ya yüzlerce saat sürecek çekilmez bir oynanış döngüsüne ya da gerçek para harcayarak sanal para yani VC satın almaya zorluyor. Geliştiriciler bu durumu aşmak için MyCAREER hikayesinde sizi saçma derecede güçlü yapan GOAT becerileri eklemiş olsa da, bu durum oyunun gerçekçilik hissine büyük darbe vuruyor ve üstelik bu becerilerde çeşitli teknik hatalar bulunuyor.
The City ise kadın oyuncuların da oluşturulup erkeklerle eşit şartlarda mücadele edebildiği ko-ed bir yapıya bürünerek harika bir kapsayıcılık adımı atmış olsa da, geçmiş yıllardaki moda, müzik ve yan aktivitelerin getirdiği o canlı mahalle havasını ve benzersiz kişiliğini kaybetmiş durumda. Yeni eklenen Casual Corner ise düşük statlı veya yeni başlayan oyuncuların yüksek bahisli arenalara ısınması için iyi bir alternatif sunuyor.

Diğer oyun modları da kendi içinde devasa bir içerik havuzu sunuyor. MyGM tam anlamıyla bir rol yapma oyunu gibi çalışarak franchise yönetimini, takım içi ilişkileri ve moral sistemlerini yönetmenizi sağlıyor. MyNBA Legacy ise Create a Legend sistemini geri getirerek aktif kadrolardan veya serbest oyunculardan seçtiğiniz bir oyuncunun rookie veya güncel halini kontrol edip, bir yandan da organizasyonu yöneterek 100 yıla yayılan bir hanedanlık kurmanıza izin veriyor. Fakat bu modda geçmiş dönemlerin Derrick Rose veya Steve Nash gibi efsanevi isimlerini seçememek ve maç esnasında takım arkadaşı notu özelliğinin bulunmaması modun eksik hissettirmesine yol açıyor.
MyNBA tarafında ayrıca dört takımlı takaslar, sözleşme satın almaları ve uluslararası yetenek avcılığı gibi detaylar eklenmiş ancak kullanıcı arayüzündeki hantallık yüzünden takvimde pazar gününden pazartesi gününe geçmek için bile yön tuşlarına defalarca basmak zorunda kalıyorsunuz. Kadınlar ligi olan MyWNBA ve The W modları da harika bir kariyer ve franchise derinliği sunsa da, WNBA maçlarında Kevin Harlan, Doris Burke, Ernie, Shaq veya Kenny gibi ikonik televizyon spikerleri ve devre arası şovu yerine, erkekler modundaki lise maçlarını seslendiren üç ses sanatçısının kullanılması WNBA hayranlarına yapılmış büyük bir haksızlık olarak öne çıkıyor.
Kart toplama modu MyTeam ise rotasyonlu çok oyunculu modlar ve birleşik bir müzayede eviyle geliyor ancak paketlerden çıkan kartların satılamaz olması ve modun tamamen mikro ödeme odaklı yapısı oyuncuları yine cüzdanlarına yönlendiriyor.

Teknik açıdan NBA 2K27, özellikle PC platformunda şimdiye kadar yapılmış en iyi optimize edilmiş 2K oyunu olarak parlıyor. Parıldayan ter damlaları, canlı seyirciler ve yüz detaylarıyla adeta gerçek bir televizyon yayını hissi uyandırıyor. Yükleme süreleri NBA 2K26 oyununa göre oldukça hızlanmış durumda. Fakat oyunun ilk açılışında 15-20 dakika süren ve sizi ayarlara bile girmeden ana ekranda bekleten gölgelendirici oluşturma süreci can sıkıcı bir tasarım tercihi.
PC platformunda konsollarla ortak oynanış desteğinin olmaması da toplulukta büyük bir hayal kırıklığı yaratmış durumda. Bunların yanı sıra oyunda can sıkan bazı teknik hatalar da göze çarpıyor; örneğin şık pasların animasyonu oynatılsa bile oyunda şık pas olarak kaydedilmemesi, GOAT yeteneklerinin buga girmesi, mycourt içindeki televizyonu kullanarak hikayeye devam etme görevinin geçen yıldan beri düzeltilmemiş kronik bir hata olarak durması ve oyuncuların bazen sahadaki NPC’lerin arkasına takılıp kalması gibi mekanik pürüzler can sıkıyor.
Her şeye rağmen, NBA 2K27 oyununun cüzdanınızı boşaltmaya yemin etmiş agresif para kazanma hırsını bir kenara koyup sadece sahaya çıktığınızda, oyunun sunduğu saf basketbol keyfi gerçekten büyüleyici. EA Sports Madden NFL veya EA Sports College Football serileriyle kıyaslandığında, oynanış derinliği açısından hala türünün en iyisi konumunda.
Ancak 70 dolarlık standart sürüm fiyatının üzerine, MyCAREER veya MyTEAM modlarında rekabet edebilmek için en az bir o kadar daha harcamak zorunda bırakılmak, bu oyunu tavsiye etmeyi zorlaştırıyor. Eğer sadece çevrimdışı modlarda takılmak, franchise yönetmek ya da arkadaşlarınızla keyifli maçlar yapmak istiyorsanız bu oyun size yüzlerce saatlik muhteşem bir içerik sunacaktır; ancak Park’ta rekabetçi bir rüya kovalıyorsanız, cüzdanınızı şimdiden hazırlamanız gerekecek.





