Jutsu Games tarafından geliştirilen ve Games Operators tarafından yayımlanan Infection Free Zone, Cities: Skylines benzeri bir şehir inşa kontrol şemasıyla Project Zomboid tarzı acımasız bir hayatta kalma yönetimini ve Frostpunk benzeri her geçen gün zorlaşan, morali sıfıra indiğinde doğrudan oyun sonunu getiren kasvetli koloni yönetim sistemini bir araya getiren bir strateji yapımı. Erken erişime 11 Nisan 2024 tarihinde adım atan ve en son 5 Haziran 2026 tarihinde altıncı büyük güncellemesini alan oyunda, Mad Virus adındaki ve hem insanları hem de hayvanları vahşi zombi sürülerine dönüştüren küresel salgından kurtulan bir grubun başına Gözetmen olarak geçiyoruz.
DayZ ve RimWorld gibi hayatta kalma ve koloni kurma oyunlarının izinden giden bu yapımda, zorluk sürgüleriyle oynayarak oyunu adeta zombili bir Stardew Valley gibi daha sakin bir deneyime dönüştürmek veya zorluğu kökleyerek acımasız bir mücadeleye girmek tamamen sizin elinizde. Altıncı büyük güncellemeyle birlikte aşı bulmaya çalışan bilim insanlarını ve en tehlikeli zombileri yok etmeyi konu alan beş bölümlük bir hikaye örgüsü de eklendi ancak bu hikaye büyük yapımlardaki kadar derin olmaktan ziyade oynanış akışını destekleyen çizgisel bir anlatıdan ibaret.

Infection Free Zone oyununun beni ilk andan itibaren en çok heyecanlandıran özelliği, şüphesiz OpenStreetMap coğrafi bilgi sistemi verilerini kullanarak dünyanın herhangi bir yerini seçip orada oynayabilme imkanı sunması oldu. Kendi oturduğum mahalledeki sokakları zombi kıyametinin ortasında görmek, Paris sokaklarındaki eski bir apartmanı karargah yapmak, Tokyo merkezinde devasa bir yerleşke kurmak ya da Manila veya New York gibi gökdelenlerle kaplı şehirlerde hayatta kalmaya çalışmak gerçekten de benzeri olmayan bir tecrübe.
Büyük şehirler çok daha fazla zombi barındırsa da yağmalayacak devasa binalar ve bol kaynak sunuyor; Nevada çölleri veya Çin kırsalı gibi küçük yerleşim yerleri ise daha sakin ama kaynak açısından son derece fakir. Ancak harita kalitesi her yerde aynı standartta değil. Yoğun şehirler çok detaylı ve derinlikli görünüp harika bir atmosfer sunarken, kırsal veya veri tabanında iyi haritalandırılmamış bölgeler düz, boş ve birbirini tekrar eden yapılardan ibaret kalabiliyor.
Hatta bazen Infection Free Zone içerisindeki bu haritanın hiç yüklenmemesi gibi can sıkıcı teknik sorunlarla da karşılaşabiliyorsunuz. Üstelik bu harika konseptin heyecanı bir süre sonra kaçıyor; oyun kamerası çok yukarıda kalıyor ve üretilen binalar gerçek dünyadaki asıllarına benzemiyor. Bu durum, mahallenizde hayatta kalma fikrini harika bir fikirden basit bir göz boyamaya dönüştürüyor ve bende yarattığı Ben Efsaneyim filmi havası kısa sürede sönüyor.

Oynanışta hayatta kalanları odun, metal ve tuğla toplamak için görevlendiriyor, gündüzleri binaları yağmalayıp geceleri gelen agresif, güçlü zombi sürülerini ve zombi köpeklerini püskürtmeye çalışıyoruz. Oyunda zombi köpekler belirdiğinde telsizden sürekli yükselen köpekler tespit edildi uyarısı kulağıma çok komik geliyor. İlerleyiş hissi başlangıçta çok tatmin edici.
Infection Free Zone içerisinde konserve gıda ararken, araştırma yapıp kendi silahlarimizi, koruyucu ekipmanlarımızı üretmeye başlamak keyifli. Hele tamirci binasında zırhlı araçlar, hatta tanklar üreterek mangaları bunlarla donatmak ve tüfekli ekiplerle gezmek büyük bir güç fantezisi yaşatıyor. Ancak bu ilerleme hızı sadece yoğun binaların olduğu yerlerde çalışıyor. Eğer Tokyo yerine boş bir köyde başlarsanız binaları sıfırdan yapmak imkansıza yakın olduğu için oyun zevk vermiyor.
Ne yazık ki, bu güzel döngünün altında ezildiğimiz devasa bir mikro yönetim işkencesi yatıyor. Yüzden fazla insanı yönetirken işleri kolaylaştıracak kısa yollar veya mangaları otomatik yağmaya gönderecek hayat kalitesi çözümleri oyunda mevcut değil. Her şeyi tek tek elle tıklamak zorundayız, bu da kısıtlı gündüz saatlerini eritiyor. Bu elleri sürekli meşgul eden hantal yapı, zaman zaman Wanderer gibi daha eller serbest ve zamanınıza saygı duyan sistemleri özletiyor.
Altıncı güncelleme ile gelen öncelik sistemiyle çiftçilik gibi günlük işleri planlayabiliyoruz ama hayatta kalanlar bu öncelikleri kafalarına göre görmezden gelebiliyor. Keresteciler veya tamirciler düzgün çalışmıyor; dokuz gün önce ağaç diktiğim alanda keresteci hala hiç ağaç olmadığını söyleyebiliyor. Mangaların odun toplamasını beklerken kendimi telefonda gezinirken buluyorum. Ayrıca zamanı hızlandırmak işleri iyice karıştırıp düzeninizi bozabiliyor. Rehber veya ipuçları olmadan oynamaya çalıştığınızda, aşı görevini hastane görevinden önce yaparsanız ilk araştırmanızın silinmesi gibi can sıkıcı hatalar da tuzu biberi oluyor.

Beni en çok çileden çıkaran şey ise kesinlikle birimlerin yol bulma ve araç kullanma zekası oldu. İşçiler sürekli mantıksız yollardan yürüyorlar. Savunma kuleleri duvarlarla birleştirilebilmesine rağmen, işçiler kuleye girmek için güvenli duvarın dışına çıkıp zombilere yem olmayı tercih ediyorlar; kulelerin girişini sadece dışarıdan görebiliyorlar. Araç kullanan mangalar da tam bir felaket.
Birden fazla yeri yağmalarken arabayı unutup haritanın yarısını yürüyerek geçebiliyorlar ve siz fark edene kadar çoktan ölmüş oluyorlar. Arabanın içindeki mangayı sadece birkaç metre kaydırmak istediğinizde, koca binadan çıkıp arabayı bir santim oynatıp tekrar binaya koşuyorlar ve bu esnada parçalanıyorlar. Arabadan inmelerini istemek ise ayrı bir hantal tıklama süreci gerektiriyor.
Araçların bina girişlerinde park etme mantığı da tamamen bozuk. Kapının nerede olduğuna bakmaksızın sadece belirlenmiş tek bir yere park ediyorlar. Bazen park yeri kapıdan o kadar uzak oluyor ki mangalar yürürken zombilere yakalanıyor. Bir sığınak temizlemek için gittiğimde, mangam en yakın kapı yerine binanın etrafını dolanıp arkadan girdi.
Canları azaldığında onları geri çekmek istedim ama bu sefer arabaya giden en kısa yol diye ilk başta girmedikleri kapıya doğru binanın içinden koştular ve içerideki zombiler tarafından parçalandılar. Ayrıca Infection Free Zone içerisinde kayıt sonrasında mangaların haritada asılı kalması gibi can sıkıcı hatalarla da boğuşuyorsunuz.

Oyunun zaman ve tempo ayarları da dengesiz. Saate göre mangalar bir bloğu yarım saatte yürüyor ve iki binayı yağmalamak koca bir günü alıyor. En garibi ise 24 saatlik bir günün, bir aya eşit olması. Bu yüzden oyuna başlayıp daha iki bina kurup on bina yağmalamışken 7. günde kış bastırıyor. Geceler ise tamamen hantal bir bekleyişten ibaret. Kamp geceleri üretim yapmadığı için vaktin yarısını boş boş sabahın olmasını bekleyerek geçiriyorsunuz.
Mangaları gece yağmasına çıkarsanız bile bir süre sonra yiyecek depoları doluyor ve sırf yeni depolar inşa etmek zorunda kalmamak için onları da dışarı göndermiyorsunuz. Zombilere karşı kurduğunuz çitler sadece tek bir zombi grubunu on saniye tutabiliyor. Mevcut binaları duvar olarak kullanamıyorsunuz, zombiler içinden geçebiliyor; ancak o binaları üretim veya barınma binasına dönüştürürseniz duvar işlevi görüyorlar ama zaten çok az binaya ihtiyacınız var.
Ortalama büyüklükte bir ev size çok uzun süre yetiyor. 10 saatlik oyun sürem boyunca sadece iki barınak, bir depo ve dört yan bina inşa ettim. Yani devasa şeyler inşa etmenizi gerektirecek bir durum da oluşmuyor. Diğer topluluklar, rakipler ve purifiers gibi gruplarla ya da bilim insanlarıyla etkileşime geçebiliyoruz ama bu NPC toplulukları çok yüzeysel kalıyor. Haritada öylece durup yaklaştığınızda saldırmaktan başka bir şey yapmıyorlar.

Görsel ve işitsel tarafta ise durum karışık. Oyunda Midjourney ile üretilmiş gibi duran ve yapay zeka kokan hayatta kalan portreleri göreceksiniz. Geliştiriciler bu portrelerin daha sonra sanatçılar tarafından elle düzeltildiğini söylese de yapay zeka kullanımı oyuncuları ikiye bölecektir. Seslendirmeler ise kesinlikle takdiri hak ediyor. Ian Slessor (Operatör), Mike Bodie (Manga Lideri), Taylor Shouldice (Vatandaş), Chris Koehne (Yağmacıların Lideri), Steve Hoover (Binbaşı Nowak), Jodi Hansen (Sabotajcı) ve Marchand Steenkamp (Arındırıcıların Lideri) gibi gerçek seslendirme sanatçıları rollerini çok iyi oynamışlar ve bu durum oyunun atmosferini inanılmaz yukarı taşıyor.
Infection Free Zone, sunduğu muazzam gerçek dünya haritası fikri ve arkasındaki tutkulu geliştirici ekibiyle kesinlikle saygıyı hak eden bir proje. Erken erişim sürecinde topluluk geri bildirimlerini dinleyen ve sürekli oyunu güncelleyen bir ekiple çalışmak geleceğe dair umut veriyor olsa da, şu anki mevcut sürümde yer alan berbat yapay zeka yolları, zaman dengesizlikleri ve hantal mikro yönetim detayları oyun zevkini ciddi şekilde baltalıyor. Zombi kıyametini kendi mahallenizde yaşamak kulağa harika geliyor ve türün meraklıları için bu hantal yapıya rağmen denemeye değer olabilir, ancak tam sürüm kalitesinde, pürüzsüz bir koloni yönetimi arayanların bu erken erişim sancılarını göz önünde bulundurarak bir süre daha beklemesini tavsiye ederim.





