ReStory: Chill Electronics Repairs, 2000’li yılların ortasındaki Tokyo’ya, meşhur elektronik bölgesi Akihabara’nın ara sokaklarındaki küçük bir tamir dükkanına götüren bir dükkan yönetimi ve cihaz tamir simülasyonu. Eğer daha önce PowerWash Simulator veya PC Building Simulator gibi oyunlarla vakit geçirdiyseniz, bu oyunun sunduğu o rahatlatıcı, her şeyi parçalarına ayırıp temizleme ve düzenleme hissiyatına yabancılık çekmeyeceksiniz. Amacınız, dükkanın eski ustasından kalan bu tezgahı devralarak işinizi büyütmek, gelen müşterilerin eskiyen ya da bozulan nostaljik cihazlarını tamir etmek ve kazandığınız parayla dükkanınızı geliştirip yeni tamir lisansları satın almaktır.
Oyunda tamir masanıza gelen cep telefonları, oyun konsolları, müzik çalarlar ve mutfak aletleri gibi cihazları farenizle vidalarını sökerek parçalarına ayırıyor, tozlarını temizliyor, bozuk parçaları yenileriyle değiştiriyor ya da lehim havyası gibi araçları kullanarak tamir edip birleştiriyorsunuz. Her cihazın içi, gerçeğine sadık kalınarak tasarlanmış devre kartları, kablolar ve vidalarla dolu birer bulmaca gibi karşınıza çıkıyor. Ancak bu oyun sadece statik bir tamir işinden ibaret değil; dükkanın kapısından içeri giren her garip karakterle birlikte dallanıp budaklanan, yaptığınız seçimlerin insanların hayatını değiştirdiği gizemli ve gerilimli bir hikayenin de başrolü oluyorsunuz.
ReStory: Chill Electronics Repairs oyununda üzerinde çalışacağınız cihazlar, Y2K döneminin o cana yakın teknolojisini birebir yansıtıyor. Telif hakkı nedenleriyle oyunda gerçek markalar yerine oldukça yaratıcı ve nostaljik parodiler kullanılmış. Örneğin, efsanevi Nokia 3310 cep telefonu Pokia olarak karşımıza çıkıyor ve üzerinde Snake oynamayı özlediğimiz o kauçuk tuşları barındırıyor. Bunun dışında, Tamagotchi yerine Eggtochi, Motorola Razr yerine Autorolla Razor, Sony yerine Nony PMP müzik çaları, Walkman, Blackberry, tuğla oyun konsolları ve Nintendo Game Boy Color, Game Boy Advance SP ya da DS gibi klasik cihazlarla çalışıyorsunuz.
Oyunda resmi lisanslı tek marka Atari. Atari 2600 veya Atari Lynx gibi nostaljik ürünleri parçalamak keyif veriyor ama SEGA konsolları veya PlayStation 2 gibi dönemin diğer popüler cihazlarının eksikliği ReStory: Chill Electronics Repairs içerisinde kesinlikle ama kesinlikle hissediliyor.
Tamir masasında deneyimleyeceğiniz ayrıntı seviyesi inanılmaz. Bir cihazın kasasını açtığınızda devre kartlarının, şerit kabloların ve vidaların yerleşimi gerçek hayattaki tasarımlarıyla neredeyse aynı şekilde modellenmiş. Geliştiriciler gerçekçilik ile oynanabilirlik arasındaki çizgiyi çok iyi korumuşlar. Gerçek hayattaki zorlayıcı ayrıntılardan kaçınmak adına, lastik ayakların veya yapışkan etiketlerin altına gizlenmiş sinir bozucu vidalar kaldırılmış, kablo ve vida sayıları azaltılmış.
Ayrıca parçaları sökerken ne kadar kuvvet uygulayacağınızı düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Cihazları parçalamak için cırcırlı ya da elektrikli tornavida kullanabiliyor, hatta ilerleyen aşamalarda işinizi inanılmaz hızlandıran bir elektromanyetik tornavidaya kavuşabiliyorsunuz. Temizlik işlerinde fırça ve basınçlı hava tüpleri kullanırken, devre kartlarındaki yolları düzeltmek için lehim havyasıyla işlemler yapıyorsunuz ve cihazların yazılımlarını güncellemek için programlar kullanabiliyorsunuz.
Tamir aşamasında bazı kusurlar da yok değil. Vidaları sökmek biraz fazla esnek tasarlanmış; sıkışık bir köşedeki küçük bir vidayı, açısı size dönük olmasa bile doğrudan çekip çıkarabiliyorsunuz. Diğer yandan vidaları görebilmek, özellikle karmaşık cihazlarda zor olabiliyor; vida parlamaları çok kısa sürüyor ve bu parlamalar için renk seçenekleri sunulmamış. Yine de takıldığınızda herhangi bir ceza almadan kullanabileceğiniz bir ipucu butonu imdadınıza yetişiyor.
Tezgahtaki cihazı döndürme mekaniği de bazen düzgün çalışmıyor; cihaz tam istediğiniz açıyı geçip kayabiliyor veya aniden eski konumuna geri dönebiliyor. En can sıkıcı mekaniksel hata ise, cihazın kalan parçaları sapasağlam olsa bile oyunun bunu algılayamaması ve sizi her şeyi en ince parçasına kadar sökmeye zorlamasıdır. Bu durum, tertemiz bir plastik kasanın yanında çamur içinde kalmış bir pil kapağı gibi komik ve tutarsız görsellere sebep olabiliyor.
Geliştirme ve araç edinme temposunda da bazı dengesizlikler mevcut. Örneğin, hava spreyini açtıktan hemen sonra en üst seviye fırçayı açıyorsunuz ve bu durum spreyi tamamen işlevsiz kılıyor. Benzer şekilde, işleri sizin yerinize yapan otomatik temizleyiciler bazen o kadar yavaş kalıyor ki işi kendiniz çok daha hızlı yapabiliyorsunuz ve cihazın başında beklemek zorunda kalabiliyorsunuz. Çöpleri paraya dönüştüren parçalayıcı makine ise oyunda o kadar geç açılıyor ki dükkanınız için gerçek bir değer yaratamıyor. Lehimleme yaparken bazı devre kartlarında çok yakınlaşabilirken, bazılarında oyunun yakınlaşmaya izin vermemesi hata yapmanıza yol açıyor.
Cihazları boyarken işin bittiğini belirten sesli uyarının cihaz henüz %60 oranında boyanmışken çalması da aceleye getirilmiş hissettiriyor. Hepsinden öte, oyunda can sıkıcı bir ilerleme hatası bulunuyor. Oyunun sonlarında karşınıza çıkan ve temizlenip yazılımı güncellenmesi gereken bir Guitar Hero gitarında, hack araçları cihazla uyumsuz olduğu için görevi tamamlayamıyorsunuz. Bu görevi iptal etme veya çöpe atma seçeneği olmadığı için cihaz dükkanınızda kalıyor ve ilerlemenizi tamamen tıkayarak sizi oyuna yeniden başlamaya zorlayabiliyor.
Dükkan yönetiminin finansal ve işletimsel tarafları ise oldukça serbest bırakılmış. Günlük işlerinize e-posta üzerinden gelen online siparişleri kabul ederek başlıyorsunuz. Kurye siparişleri dükkanınıza hızlıca teslim ediyor. Bu online siparişleri en yüksek puanı almak için üç gün içinde tamamlamanız gerekiyor, bu yüzden dükkanı yetiştiremeyeceğiniz kadar siparişle doldurmamalısınız.
Malzeme tedariki için Windows XP benzeri bir bilgisayar arayüzü kullanıyorsunuz. Buradan parça sipariş edebileceğiniz gibi, internet pazarından kullanılmış bozuk cihazlar satın alıp onları yedek parça niyetine sökerek tasarruf edebiliyorsunuz. Ancak düşük puanlı satıcılardan alışveriş yaparken dikkatli olmalısınız; sadece bir kez kullanıldığını iddia ettikleri bir ürünün kasası paramparça gelerek sizi dolandırabiliyor. Temizleyip onardığınız cihazları yüksek fiyattan satabiliyorsunuz ancak kurye gelip parayı bırakırken bu eski eşyaları kimin satın aldığını oyun hiçbir zaman açıklamıyor.
Zaman sistemi ise kendi temponuzda ilerliyor. Kurye sabahtan yarısına kadar çalışıyor. Siparişler tezgahta beklerken dükkanı kapatıp uyumayı seçebilir ya da sabaha kadar çalışabilirsiniz. Oyunda bütün gece uykusuz kalmanın hiçbir cezası yok, hatta bunu yedi gün üst üste yaparsanız bir başarım kazanıyorsunuz. Fakat oyunun yalnızca siz eve gidip uyuduğunuzda otomatik kaydetme yapması ve bu durumun oyuncuya başlangıçta hiç açıklanmaması kafa karıştırıcı. Ayrıca ödemeniz gereken faturalar ve ev sahibine vereceğiniz kira mekaniği oyunda var olsa da paraya sıkışmadığınız için tamamen arka planda kalıyor ve dükkan yönetiminin getirebileceği o tatlı zorluk hissini baltalıyor.
Dükkanınızı temizleyip düzenli tutarak Zen puanları kazanıyor ve bu sayede daha çok müşteri çekiyorsunuz. Kazandığınız paralarla dükkanınızı süslemek için troll bebekleri, maneki-neko heykelcikleri, duvara asılan şarkı söyleyen levrekler ve figürler satın alabiliyorsunuz. Bazı oyuncular için dükkan özelleştirmesi yetersiz görünse de bu küçük detaylar oyunun samimi havasını pekiştiriyor. Ne var ki, hikaye modu bittikten sonra dükkanı süresiz çalıştırabileceğiniz serbest modda sokaktan yürüyerek gelen müşterilerin tamamen kesilmesi ve yalnızca online siparişlere kalmanız dükkan vitrininizin işlevini yitirmesine neden oluyor.
Hikaye ve karakter derinliği ise bir simülasyon oyunundan beklenmeyecek kadar sürükleyici kurgulanmış. Dükkanın eski ustasının başına gelenlerin gizemi, gelen müşterilerin sohbetleri ve cihazların içinden çıkan şifreli notlar sayesinde yavaş yavaş çözülüyor. Kendinizi bir anda Akihabara sokaklarındaki gölge figürlerden kaçan insanların, casuslukların, ihanetlerin, hırsızlıkların, komplo teorilerinin ve gizemli Hashimoto adamlarının ortasında buluyorsunuz.
Karşılaştığınız karakter kadrosu son derece renkli ve tekinsiz. Şüpheli bağlantıları olan gıcık ev sahibi ve oğlu, sevimli kurye, yetişkinlerin kirli oyunlarına alet olan masum küçük kız Yui, tamir ettirmek istediği telefon üzerinden aşkını ilan etmek için sizden tavsiye isteyen umuzsuz bir aşık, kafasında gülen yüz çizilmiş bir kova taşıyan ve Pac-Man turnuvasına katılmak için Atari kolunu tamir ettiren tuhaf bir kiracı, telefonundan karanlık sırlar çıkan eski bir gangster ve sürekli bir şeyleri bozan küçük bir kız dükkanınızı şenlendiriyor.
Karakterlere verdiğiniz tavsiyeler ve dallanan diyalog seçimleriniz oyunun gidişatını doğrudan etkileyerek çok farklı sonlara kapı aralıyor ama oyunun renkli anime çizim tarzı bazen diyalogların satır aralarını okumanızı zorlaştırabiliyor. Hikaye, Akihabara genelinde düzenlenen büyük bir Tamir Ustası Yarışması ile zirveye ulaşıyor. Bu yarışmada lisans kazanmak ve Akihabara efsanesi olmak için cihazları zamana karşı en hızlı şekilde birleştirmeniz gerekiyor. Bu hızlı oynanış ana dükkan işleyişine hareketli bir alternatif sunsa da oldukça kısa sürüyor ve hikayede geçiştiriliyor. Ayrıca yarışmanın orta turlarında kuryeyle konuşurken kuryenin tamamen aynı cümleleri kurması ve size aynı diyalog seçeneklerini sunması gibi gözden kaçmış bir yazım hatası da bulunuyor.
Görsel ve işitsel açıdan ReStory: Chill Electronics Repairs harika bir iş çıkarıyor. Akihabara’nın 20 yıl önceki o huzurlu havasını hissettiren lo-fi müzikler dükkandaki radyodan yankılanıyor. Her ne kadar kişisel çalma listenize ekleyeceğiniz kadar iddialı parçalar olmasa da işinize odaklanırken arkada tatlı tatlı çalıyorlar. Yine de müzikler üzerinde tam kontrole sahip olamamak, şarkıları atlayamamak veya kendi çalma listemizi oluşturamamak bir eksiklik. Vidaların sıkışırken çıkardığı o çıtırtılar, parçaların yerine oturma sesleri ve yeni bir müşteri geldiğinde çalan o tanıdık dükkan zili gibi dokunsal ses efektleri tamir hissiyatını fiziksel olarak yaşamışçasına güçlendiriyor.
Teknik performans açısından ReStory: Chill Electronics Repairs orta düzey sistemlerde bile kare hızı düşmesi ya da takılma yaşamadan oldukça akıcı çalışıyor. Ancak bazı bilgisayarlarda, kare hızını sabitleseniz dahi bilgisayar fanlarının aşırı derecede yüksek hızda çalışmasına ve sistemi yormasına sebep olan optimizasyon sıkıntıları rapor edilmiş durumda, bunları ben yaşamadım. Diğer yandan oyunun Steam Deck uyumluluğu harika bir seviyede. El konsolunda harika görünen yapım, sol analogla imleci hareket ettirdiğiniz, sağ analogla cihazı döndürdüğünüz ve A tuşuyla tıkladığınız son derece doğal ve başarılı bir kontrol şemasına sahip.
Başarım avcıları için ise ReStory: Chill Electronics Repairs, çıkışında biraz sancılı bir süreç sunuyor. Bazı başarımların gereksinimleri karşılamanıza rağmen açılmaması, bazılarının ise hiçbir şey yapmadan kendiliğinden açılması gibi başarım hataları mevcut. Ayrıca 365 oyun günü boyunca oynamanızı gerektiren anlamsız bir başarım var ki bu da sırf başarımı almak için bilgisayar başında bir saate yakın bir süre boyunca sürekli gün sonlandırma butonuna basmanızı gerektiren sinir bozucu bir süreç yaratıyor. Farklı hikaye sonlarını görüp, başarımları tamamlamak için oyunda farklı kayıt dosyaları oluşturmak veya bulut kaydını kapatıp manuel olarak dosyaları kopyalamak zorunda kalıyorsunuz; zira oyun içi seçenekler bu süreci kolaylaştırmıyor.





