Contrast Games ekibinin geliştirdiği ve Games Harbor ile Esprit Games ortaklığında yayımlanan Akatori, göz alıcı bir dünyada geçen ve her şeyden önce görselliğiyle sizi içine çeken bir yapım. Bu oyun, Metroidvania türüne ait bir aksiyon-platform deneyimi aslında. Eğer bu türe tamamen yabancıysanız, bunu geniş ve birbiriyle bağlantılı haritalarda yönünüzü bulmaya çalıştığınız, yeni yetenekler keşfettikçe daha önce geçemediğiniz yolları açtığınız bir macera olarak düşünebilirsiniz.

Akatori, bu formülü daha doğrusal ve sadeleştirilmiş bir yapıyla sunduğu için türe yeni başlayanlar için harika bir giriş kapısı oluyor. Yaklaşık 10 ila 15 saat süren bu serüven, türün deneyimli oyuncularını basitliğiyle biraz hayal kırıklığına uğratsa da genel kitleye hitap eden dinamik bir yapıya sahip. Maceramızda, Ateş Kuşu Tapınağında yetişmiş genç bir savaş rahibesi olan Mako adındaki bir kızı kontrol ediyorum. Amacım dünyadaki tüm canlıları zehirleyen ve onları canavara dönüştüren Kehribar Fırtınalarını durdurmak.

Kehribar, bu medeniyetin gelişmesini sağlayan paha biçilmez bir kristal olsa da aynı zamanda dünyayı yozlaştıran bir lanet olarak karşımıza çıkıyor. Bu zorlu yolculukta Mako’nun asasına mühürlenen Akatori adında gizemli ve kızıl bir kuş bana yoldaşlık ediyor. Bu asayı kullanarak yükseklerden süzülebiliyor, dik yamaçlardan aşağı kayabiliyor ve karmaşık mekanizmaları çözebiliyorum. Mako’nun ellerinde bu asa aynı zamanda canavarlara ve kudretli bölüm sonu canavarlarına karşı kullanılan ölümcül bir silaha dönüşüyor.

Akatori oyununu ilk açtığımda beni şaşırtan en büyük şey, muhteşem görsel tasarımı oldu. Yapımcılar; iki boyutlu piksel sanatını, akıcı üç boyutlu arka plan modelleriyle harmanlayarak harika bir iş çıkarmış bence. Bir gölün yüzeyinde koşarken Mako’nun yansımasının suda dalgalanması, arkada yükselen dağlar ve tapınak manzaraları beni hızlıca büyüledi. 5 benzersiz dünyayı keşfederken kendimi Xenogears ve Klonoa gibi klasik 32-bit dönemi oyunlarının modern bir sürümünü oynuyor gibi hissettim. Ancak bazen arka planın aşırı detaylı ve kalabalık olması, aksiyon anlarında karakterimi veya düşmanları gözden kaçırmama sebep oldu.

Hikaye ilk başta klasik bir dünyayı kurtarma görevi gibi görünse de ilerledikçe şaşırtıcı virajlar alıyor. Yolculuk boyunca Mako’nun asasına mühürlenmiş olan Akatori’nin aslında onun babası olduğunu ve bu fırtınaların arkasındaki yıkımdan kısmen sorumlu olduğunu öğreniyorum. Babasının eski müttefiklerini ve hatta Mako’nun kendi annesini ortadan kaldırmak üzerine kurulu bu yolculuk, Mako’yu güçlendirirken onu kehribardan kaynaklanan ölümcül bir hastalıktan kurtarmayı amaçlıyor.

Mako ve asadaki bu ukala kuşun oyun boyunca bıkmadan atışması oyuna harika bir hava katıyor. Ne yazık ki dünyadaki diğer karakterler bu ikili kadar ilgi çekici değil ve konuşacak pek bir şeyleri de yok. Ayrıca bazı diyalogların kaba bir çeviriye sahip olması hikayenin gücünü biraz azaltıyor. Dünyanın sırlarını öğrenmek için etrafa gizlenen yirmi adet kedi heykelciğini bulmam gerekiyor.

Oynanış tamamen bu büyülü asa etrafındaki hareketliliğe dayanıyor. Asayı fırlatıp, düşmanları sersemletmek, geri çağırıp yanıma çekmek, havada kombolar zincirlemek ve ardından duvardan aşağı kaymak harika bir ritim yakalamamı sağladı. Karşı ataklar ve havadan saldırılar gibi dövüş seçenekleriyle Mako’nun gerçek bir dövüş sanatçısı olduğunu hissettim.

Düşman çeşitliliği 20 üzerinde olsa da sıradan dövüşler bir süre sonra heyecanını yitiriyor. Düşmanların yapay zekası bazen oldukça aptalca davranırken, bazen de hiç hareket etmeyip aniden saldırarak canımın yarısını götürüyor. Neyse ki bölüm sonu canavarı savaşları bu durumdan çok farklı gelişiyor. Platform ögelerini dövüşün içine harika yediren ve boyutlar arası geçişi akıllıca kullanan unutulmaz sinematik kapışmalarla karşılaştım.

Mekanik anlamda oyunda iki farklı ilerleme sistemi var: İlki, düşmanlardan topladığım para ile dükkanlardan iksirler satın almak. İkincisi ise düşman yendikçe dolan mor Chaos göstergesi. Bu göstergeyi doldurduktan sonra haritadaki çanları çalarak yeni yeteneklerin kilidini açabiliyorum. Ancak Akatori yeteneği hemen vermiyor, beni adeta arena tarzı bir savaşa ışınlayıp buradaki tüm düşmanları temizlememi istiyor. Bu sistemin en can sıkıcı yanı, can tazelemek için kayıt noktalarında dinlendiğimde ya da öldüğümde Chaos barının sıfırlanması. Bu yüzden sırf barı doldurmak için düşman kesmek zorunda kaldım ki bu durum oyuna gereksiz bir amelelik kattı.

Akatori oyununun platform ögeleri genel olarak pürüzsüz hissettiriyor. Rüzgar akımlarında süzülmek ve duvarlardan atlamak harika ama bazı sulu alanlarda sınırlı nefesle yüzmek zorunda kaldığım bölümlerde kontroller biraz hantal kaldı. En büyük hayal kırıklığını ise oyunun sonlarına doğru karşıma çıkan ve bizi uzak mesafelere fırlatan bambu sürgünlerinde yaşadım. Klavyeyle oynarken bu bambuları yönlendirmek ve doğru zamanlamayı tutturmak o kadar hassas ve sinir bozucu ki haksız yere defalarca öldüğümü hissettim.

Bu noktada oyunun dengesiz zorluk eğrisine değinmem gerekiyor. Oyunda 4 farklı zorluk seviyesi var fakat oyuna bir kez başladıktan sonra bunu değiştiremiyorum. Confrontation (normal) zorluğu seçtiğim halde temel düşmanların bile devasa hasarlar vermesi yüzünden kendimi amansız bir döngüde buldum. Rastgele tetiklenen kaçış sekansları inanılmaz acımasız ve öğrenmesi çok zor. Ölmenin, Chaos kaybetmek dışında büyük bir cezası olmaması ve bolca checkpoint bulunması iyi bir teselli ancak özellikle türe yeni başlayanlar için bu durum can sıkıcı olabilir.

Akatori, barındırdığı bazı teknik pürüzlere ve insanı çileden çıkaran ani zorluk dalgalanmalarına rağmen kesinlikle ıskalanmaması gereken bir oyun. Mako ve onun huysuz asasıyla çıktığım bu yolculuk, bana sadece görsel bir şölen sunmakla kalmadı, aynı zamanda son dönemde deneyimlediğim en samimi ve şaşırtıcı aile hikayelerinden birini de yaşattı. Metroidvania türünün o boğucu ve haritada kaybolmaya dayalı yapısını sadeleştirerek sunması, oyunu çok daha akıcı ve odaklanması kolay bir macera haline getiriyor. Eğer her detayıyla kusursuz bir başyapıt aramıyor, bunun yerine güçlü bir görsel kimliğe ve kendine has bir ruha sahip samimi bir deneyim istiyorsanız bu dünyaya mutlaka şans vermelisiniz.

Akatori

7
Tür: Keşif, Aksiyon, Macera, Platform, Metroidvania
Platform: PC, PlayStation 4, PlayStation 5, Xbox One, Xbox Series S, Xbox Series X, Nintendo Switch 2
Yapımcı: Contrast Games
Yayıncı: Games Harbor, Esprit Games
Çıkış: 5 Temmuz 2026
Mod: Tek Oyunculu

Artılar

  • İki boyutlu piksel sanatını üç boyutlu arka planlarla harika harmanlayan, göz alıcı görsel tasarım ve sanatsal yönetmenlik.
  • Mako ile Akatori arasındaki samimi, ukala ve eğlenceli diyaloglar ile gelişen baba-kız hikayesi.
  • Asayı hem silah, hem de süzülme ve duvar tırmanışı gibi hareketler için kullanan dinamik hareket sistemi.
  • İki boyut ile üç boyut perspektifini harika birleştiren ve platform ögelerini dövüşe katan sinematik bölüm sonu canavarı savaşları.
  • Tereyağı gibi akıcı çalışan başarılı sistem optimizasyonu.
  • Sade, anlaşılır ve oyuncuyu yormayan temiz harita tasarımı.

Eksiler

  • Oyuna başladıktan sonra değiştirilemeyen ve normal modda bile saç baş yolduran dengesiz zorluk dalgalanmaları ile acımasız kaçış sekansları.
  • Kayıt noktalarında dinlenince veya ölünce sıfırlanan Chaos barı yüzünden sürekli aynı odalarda düşman kesmek zorunda bırakan yorucu sistem.
  • Bölüm sonu canavarları dışındaki sıradan düşman savaşlarının monoton kalması ve düşman yapay zekasının dengesizliği.
  • Ana ikili dışındaki yan karakterlerin derinlikten uzak olması ve diyalogların kaba bir çeviri gibi hissettirmesi.

Etiketler: