Metaphor Games tarafından geliştirilen Celestial Return, son yıllarda popülerliği artan Disco Elysium ve Citizen Sleeper gibi metin odaklı klasiklerden ilham alan bir yapım olarak karşımıza çıkıyor. Oyunda dedektif Howard rolünü üstlenerek siberpunk ve doğaüstü unsurlarla harmanlanmış karanlık bir dünyada davaları çözmeye çalışıyoruz. Tamamen anlatı odaklı olan bu deneyim, görsel roman estetiğini rol yapma mekanikleriyle birleştirerek oyuncuyu Netherveil şehrinin puslu sokaklarına davet ediyor ve ben de bu daveti severek kabul ediyorum.
Geleneksel rol yapma oyunlarının aksine Celestial Return içinde karakterimizi doğrudan üçüncü şahıs bakış açısıyla hareket ettirmiyoruz. Haritadaki ilgi noktaları arasında çizgilerle seyahat ediyor ve karşılaştığımız durumlarda sadece metin üzerinden seçimler yapıp, tabii ki zarlarımızı fırlatıyoruz. Bu durum oyunu bir nevi interaktif bir çizgi romana dönüştürüyor ve görsellik ile sanat tasarımının ön planda olduğu, okumaya dayalı derin bir macera sunuyor.
Hikayenin başlangıcında dedektif Howard ve ekibiyle paranormal araştırma dairesi adına bir laboratuvarda kozmik bir varlığın peşine düşüyoruz. Bu operasyon sırasında yüzü insana benzeyen ve konuşabilen Rose adında tuhaf bir gülü yasa dışı yollardan kurtararak yanımıza alıyoruz. Yaşanan bu olayların ardından işimizden olsak da Celestial Return oyunu içindeki asıl serüvenimiz üç yıllık bir zaman atlamasından sonra başlıyor.
Oyundaki her türlü ikna çabası veya fiziksel eylem tamamen fiziksel zarların fırlatılmasına dayanıyor. Ancak Celestial Return oyununun dünyasında zarlar sadece bir şans faktörü değil, aynı zamanda çevreden toplanabilen, dükkanlardan satın alınabilen tek kullanımlık birer eşya ve para birimi olarak işlev görüyor. Bir beceri kontrolünü geçmek için cebimizdeki sınırlı zarlardan aynı anda dörde kadarını harcayabiliyoruz ki bu da sürekli bir risk yönetimi gerektiriyor.
Tıpkı esinlendiği yapımlar gibi kahramanımızın zihninde de onunla sürekli konuşan beş farklı kişilik özelliği bulunuyor. Tehditkar Anger Issues, her şeyi sabote edebilen Foolishness veya adaletten yana olan Virtue gibi kişilikler diyaloglarda farklı yollar açıyor. Deneyim puanı kazanarak bu özellikleri geliştirebiliyor ve Celestial Return oyununun hikayesinde nasıl bir karakter profili çizeceğimize tamamen kendi tercihlerimiz doğrultusunda yön verebiliyoruz.
Fakat oyun her ne kadar yaptığımız seçimlerin dünyayı şekillendireceğini vaat etse de bizi sıklıkla belirli senaryolara zorluyor. Başarılı zar atışları yapsak bile Celestial Return bazen hikayeyi önceden belirlenmiş tek bir sonuca doğru sürükleyebiliyor. Daha da kötüsü, başarısız atışlar yapmak yeni ve ilginç yollar açmak yerine bizi doğrudan hikaye akışından mahrum bırakarak etkileşimin aniden kesilmesine neden oluyor. Bu da oyunun en etkili olabilecek yönünü zayıflaştırıyor.
Maalesef teknik tarafta da keyfimizi kaçıran ciddi sorunlarla karşılaşıyoruz. Hikaye ilerlerken karşımıza çıkması gereken diyalog seçeneklerinin ekranda belirmemesi veya tıklanmaması gibi hatalar yüzünden oyunu sık sık baştan yüklemek zorunda kaldım. Hatta Celestial Return oyununun kayıt sistemi o kadar istikrarsız çalışıyor ki kayıt dosyasını yüklediğinizde diyaloglar tamamen kaybolabiliyor veya arka plan görselleri birbirine karışabiliyor.
Görsel tarz olarak Berserk ve Akira gibi mangalardan ilham alan el yapımı grafik roman çizimleri kullanılmış. Göze oldukça hoş gelen bu estetik, siberpunk atmosferini yansıtsa da bazı sahnelerde rahatsız edici tutarsızlıklar barındırıyor. Menülerde ve portrelerde karakterlerin farklı görünmesi ya da perspektif hataları Celestial Return oyununun görselliğine gölge düşürüyor ve bir karakterin altı parmaklı çizilmesi (belki de yapay zeka) gibi hatalar dikkat çekiyor.
Bu çizim hataları ve zaman zaman tekrara düşen mekanik anlatım dili bende yapay zeka kullanımı şüphesi uyandırsa da geliştirici ekip bu konuda oldukça net. Metaphor Games, görsellerin ve metinlerin tamamen insanlar tarafından üretildiğini ve yapay zekadan yararlanmadıklarını resmi olarak duyurdu. Dolayısıyla Celestial Return içindeki bu görsel ve metinsel pürüzlerin bütçe kısıtlılıklarından kaynaklanan insan hataları olduğunu kabul etmek gerekiyor.
Netherveil şehrinin totaliter ve baskıcı yapısı, oyunun siyasi mimarisinde son derece başarılı bir şekilde işlenmiş. Devletin istenmeyen sanat eserlerini ve muhalif fikirleri anında temizlediği bu evrende sanatın rolü üzerine derin felsefi sorgulamalara girişiyoruz. Rose ile duvar resimleri hakkında konuştuğumuz sahnelerde olduğu gibi Celestial Return oyunu, oyuncuya sanatın anlamı, amacı ve yasallığı üzerine kendi fikrini belirtme fırsatı tanıyor.
Müzik tarafında Berk Şermet tarafından hazırlanan soundtrack albümü, tekno ve EDM ezgilerini caz ve hatta death metal ile birleştirerek harika bir atmosfer yaratıyor. Ancak seslendirme kalitesi için aynı övgüyü yapmak zor çünkü geliştiriciler bütçe darlığı sebebiyle karakterleri kendileri seslendirmişler. Bu durum Celestial Return oyununun atmosferine samimi bir masaüstü rol yapma oyunu havası katsa da profesyonellikten uzak bir sonuç doğurmuş.
Yaklaşık altı saat süren tek bir oynanış süresi sunan yapım, birden fazla son barındırdığı için yüksek bir tekrar oynanabilirlik sunuyor. Karakterimizin farklı psikolojik yönlerine odaklanarak olayları tamamen farklı şekillerde çözebilmemiz bu süreyi verimli kılıyor. Her ne kadar esinlendiği yapıtların gölgesinden tam olarak sıyrılamasa da Celestial Return türün meraklıları için denemeye değer, özgün fikirleri olan bir iş olmuş.





