Star Wars: Zero Company, kesinlikle beklentilerinize göre çok ciddi şekil değiştirebilecek bir oyun. En baştan söyleyeyim, eğer ki çok derin ve taktiksel, X-COM serisini gururlandıracak tarzda bir deneyim bekliyorsanız, Bit Reactor ve EA, sizi hayal kırıklığına uğratacaktır. Yalnız, bir oyunun X-COM benzeri olması değil de Star Wars evrenine saygılı bir şekilde yaklaşması, ilgi çekici lore detayları sunması ve benzeri şeyler sizin için daha önemliyse, işte o zaman Star Wars: Zero Company oyununun sizin gözünüzde bir şansı olabilir diye düşünüyorum.
X-COM benzetmesinden de tahmin edebileceğiniz üzere Star Wars: Zero Company, sıra tabanlı bir strateji oyunu. Bu yeni yapıtta dört kişilik bir kadro ile savaş alanına iniyoruz – her karakterin tabii ki farklı sınıfları var ve bu sınıflar da farklı yetenek setleri ile geliyor – ve bize verilen görevleri tamamlamaya çalışıyoruz. Bu görevler; alandaki herkesi öldürmek, bomba kurmak, kaçmak, rehineleri kurtarmak ve benzeri şeyler olabiliyor. Açıkçası, birkaç saat sonra bu görev tipleri kendisini çok tekrar etmeye başlıyor ve onlardan ziyade hikayeye odaklanıyorsunuz.
Aslında, Star Wars: Zero Company hakkında biraz önce kurduğum cümle oyunun geneli için geçerli olabilir. Görev tipleri, bölüm tasarımları (hem görsel, hem işlevsel olarak), karakter sınıfları, yetenekler, güçlendirmeler, düşmanlar (yine hem görsel, hem işlevsel anlamda) ve oynanış ile alakalı benzer her şey birkaç saat içinde kendisini çok tekrar etmeye başlıyor. Yani, oyunun hikayesi 20 saatte bitiyor, %100 bitirmek isterseniz 40 saat sürüyor ama oyunun içinde barındırdığı içerik özgünlüğü 5-10 saat idare ediyor en fazla. Bu da Star Wars ile ilgili değilseniz, sıkıntı demek.
Bunu söylüyorum; benim Star Wars evrenine karşı hiçbir ilgim yok. Yalnız, X-COM serisini seviyorum ve geçmişte Marvel’s Midnight Suns oyununa da aşırı bayılmıştım, bu yüzden de Star Wars: Zero Company için umutluydum. Star Wars evreninden pek anlamasam da temel oynanış mantığını sevdiğim için oyunun beni çok idare edeceğini düşünüyordum ama ilk paragrafımda bahsettiğim olay zaten direkt benim başıma geldiği için birazcık hayal kırıklığına uğradım. Deneyimle konuşuyordum yani, rastgele bir şeyler söylemeye çalışmıyordum efendim.
Star Wars: Zero Company oyununun övülmesi gereken ilk noktası kesinlikle hikayesi ve bununla alakalı her şey. Aslında, bunu dedim diye Star Wars evrenine aşırı derinlik katan, inanılmaz bir lore derinliği bulunan, mutlaka görülmesi gereken bir oyun olarak düşünmeyin bu yapıtı. Geliştirici ekip olan Bit Reactor, özgün bir hikaye anlatmayı tercih etmiş ama bunun altını çok güzel bir şekilde doldurmuş. Bu hikayede ise Zero Company isimli problemli ve borç içinde bir mangayı yönetiyoruz. Hikaye, Klon Savaşları döneminde geçiyor ve karşımızda da tüm galaksiyi tüketecek bir tehdit var.
Ana karakterimiz olan Hawks, seslendirilmiş ve aşırı başarılı. Aslında aynı şeyi tüm karakterler için söyleyebilirim. Star Wars: Zero Company içerisinde özel olarak yapılmış ve tasarlanmış karakterlerin haricinde rastgele olarak oluşturulan operatörler de var ve onlar bile oyunun hikayesine bir şeyler katmayı başarıyor. Daha da önemlisi, oyunun temposu kusursuz. Öyle bir tempo tutulmuş ki hikaye ve oynanış ile birlikte, eğer başına bir kere oturursanız, zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz. Bir görev daha yapayım, şunu da bitireyim, buna da bakayım diye saatler gidiyor.
Tabii bu söylediklerimi hissedebilmeniz için daha önce de söylediğim üzere X-COM yerine Star Wars sever bir insan olmanız lazım. Temel oynanış kesinlikle yavaş, aşırı taktiksel ve cezalandırıcı bir yapıda değil. Star Wars: Zero Company, X-COM ve benzeri oyunların yanında daha “cozy” kalıyor. Bunu negatif bir yorum olarak söylemiyorum. Oyundaki döngü temel olarak şu: Üssünüzdeki karakterler ve operatörler ile konuşuyorsunuz, hikaye detayları alıyorsunuz, operasyona çıkıyorsunuz ve geri dönüyorsunuz. Her operasyon, oyunu 1 gün ileri atıyor.
Star Wars: Zero Company oyunundaki üssümüzde birçok farklı şey yapabiliyoruz; tek mevzu karakterler ile konuşup, ufak tefek hikayelere tanıklık etmek değil aslında. Mesela, görev sırasında yaralanan karakterleri revire yatırabiliyoruz, yeni özellikler veya pasif yetenekler kazanmak için üssümüzü geliştirebiliyoruz, yeni silah parçaları alabiliyoruz, karakterleri özelleştirebiliyoruz ve geliştirebiliyoruz… Ne ararsanız var yani. Yalnız, bunların hiçbiri derinlikli bir yapıya sahip değil. Star Wars: Zero Company, genel olarak öyle bir oyun değil.
Star Wars: Zero Company içerisinde karakter geliştirmeleri, basit istatistik geliştirmelerinden ibaret. Aynı şey silahlar ve üssümüz için de geçerli. Aslında, üssümüz direkt benzersiz yeni özelliklere sahip olabiliyor ama onlar zaten temel oyunda var olan, standart şeyler. Mesela, silah parçaları alabileceğimiz karaborsa, üs geliştirmeleri ile açılıyor. Bu benzersiz bir geliştirme olsa bile heyecan verici değil; tabii ki karaborsa olacak oyunda. O olmazsa temel mekaniklerden biri çalışmıyor. Bu arada, karakterler arasındaki bağ da zamanla gelişiyor ama yine bunlar istatistik artışı sunuyor.
Üssümüzdeki operasyon masasına gittiğimiz zaman ise Star Wars: Zero Company içerisindeki üç içerik tipini görüyoruz. İlk tip, aslında “kendi maceranı seç” tarzında ilerleyen, yazı bazlı bir mevzu. Önümüzdeki haritadan yapılabilecek bir operasyonu seçiyoruz ve oyun bize o operasyonda ne olduğunu yazıyla anlatıyor. Bazen seçim yapmamız gerekiyor ve bunlar küçük veya büyük sonuçlar doğurabiliyor ve/veya direkt alacağımız ödülleri değiştirebiliyor. Bir diğer içerik ise oyundaki her sektörle olan ilişki seviyemiz; bu seviye operasyonlar ve görevlerle artıyor – basit ödüller veriyor.
Üçüncü içerik tipi ise tabii ki direkt olarak oyunu oynadığımız görevler. Biraz önce bahsettiğim operasyonlar ve görevler, her zaman sınırlı süreliğine haritada kalıyor. Yani, bir operasyon 3 gün sonra eğer onu yapmazsanız kayboluyor. Görevler için de aynı şey geçerli. Eğer bir operasyon veya görev, direkt olarak oyunun hikayesi ile alakalıysa, 1 gün kala mecbur yapmak zorunda oluyorsunuz. Karakterlerle alakalı yan görevler var ve onlar herhangi bir zorunluluk sunmuyor. Onları kaçırma riskiniz var ve ben kaçırmamanızı öneririm; karakterler oyunun geneline karşı bayağı derin.
Astromech, Jedi ve serseri tipli diğer insanlardan kuracağınız kadronuz ile Star Wars: Zero Company içerisinde birbirinden farklı maceralara çıkıyorsunuz ve daha önce de birçok kere söylediğim üzere bu maceralar genellikle içerik yetersizliğinden ötürü kendisini hemen tekrar etmeye başlıyor ve 5-10 saat sonra artık bazı şeyler umurunuzda olmamaya başlıyor. Bu en azından benim deneyimim idi. Yine de hikayeyi yakından takip etmeye çok özen gösterdim ve karakterlerle zaman geçirdim. Yalnız, temel oynanışta bahsedecek bir şey yoksa, bunların da hiçbir anlamı yoktur, değil mi?
Star Wars: Zero Company oyununda savaş alanına indiğiniz zaman karakterlerinizin saldırıları ve hareketleri için AP kullanıyorsunuz. Karakterleriniz herhangi bir yere veya sipere gidebiliyor ve tabii ki görüşünüzde olan düşmana saldırabiliyorsunuz. Menzilli saldırılar, yakın dövüş, takımınız için buff yetenekleri, düşmanlar için debuff yetenekleri ve bu tip bir oyundan bekleyebileceğiniz diğer her şey var. Dikkat çekilebilecek iki önemli sistem ise Overwatch ve Call for Backup.
Overwatch, düşmanın veya sizin bütün AP biriminizi kullanıp, silahınızla hazırda beklemenizi sağlıyor. Yani, siperden çıkıyorsunuz ve belli bir alana nişan alıyorsunuz. Eğer o alanın içine bir düşman girerse (düşman turu sırasında), Overwatch yapan karakteriniz otomatik olarak ateş ediyor. Bazen bu saldırıyı almak, düşmanın hareketini bozuyor, bazen bozmuyor. Call for Backup ise dost turu sırasında ateş ettiğiniz birine, seçtiğiniz bir diğer operatörün de saldırmasını sağlıyor.
Star Wars: Zero Company, tüm bunları 5-10 saat boyunca eğlenceli tutmayı başarıyor. Daha sonra sürekli aynı düşman tipleri ile savaşmak, birbirine çok benzeyen bölümlerde siper almak, sadece 5 tip silahın olması ve silahlarda anlamlı bir ilerleme sunulmaması ve görev tiplerinin kendisini çok tekrar etmesi oyundan soğutuyor sizi. Eğer ki bu oyun Star Wars lisansına sahip olmasaydı ve bağımsız bir yapıt olarak çıksaydı, bunu anlayabilirdim ama koskoca EA, koskoca Star Wars lisanslı ile neden bu kadar kısıtlı bütçeli bir oyun yapmış, anlayamadım açıkçası.
Yalnız, problemler ne yazık ki bu noktada da bitmiyor. Ben, Star Wars: Zero Company oyununu PlayStation 5 Pro konsolumda deneyimledim ve oyun teknik açıdan çok sıkıntılı idi. Oynanış anlarında performans modunda her şey 60 FPS fakat görevlere giriş ve çıkışlarda aşırı takılmalar, kaplamaların geç yüklenmesi, bayağı pikselleşen gölgeler, kenar yumuşatmanın zayıflığı ve benzeri birçok problem sık sık gördüm. Bu da bana açıkçası oyunun optimizasyon ayağının aşırı aceleye getirildiği hissini verdi ama bunu kanıtlayabilmem mümkün değil tabii ki.
Star Wars: Zero Company, daha fazla zaman ve bütçe ile çok daha kaliteli bir video oyunu olabilirdi. Hatta, iddia ediyorum, son zamanların en iyi Star Wars oyunu olabilme potansiyeline de sahip gibi duruyor ama bütçe ve zaman sınırlamaları bu oyunu oldukça aşağıya çekiyor. Yüzeysel içerikler ve aşırı zayıf optimizasyon, oyundan uzun süre keyif almayı engelleyecek seviyede. Yine de Star Wars evreninden özgün hikayeleri seviyorsanız, bence bu oyunda sizin ilginizi çekebilecek şeyler var. Sadece, X-COM kadar derin ve detaylı bir deneyim beklemeyin, başka bir şey istemem.





