Zombi oyunları piyasası son 20 yıldır o kadar çok birbirinin kopyası yapımla doldu ki, artık çoğumuz bu türden yeni bir şeyler görme umudumuzu kaybetmiştik. Torn Banner Studios imzası taşıyan No More Room in Hell 2 ise bu kalabalık ve gürültülü türün içinden sıyrılıp, kendi tekinsiz dünyasını kurmayı başaran son derece özel bir yapım olarak karşımıza çıktı.

En temel tanımıyla oyun, Left 4 Dead ve Project Zomboid gibi türün öncülerinin genlerini taşıyan ama Left 4 Dead tarzı çılgınca üzerinize koşan yaşayan ölüler yerine George A. Romero filmlerinden fırlamış gibi duran klasik, ağır ama son derece ölümcül yavaş zombileri odağına alan 8 oyunculu bir işbirlikçi ve taktiksel bir korku oyunu. Burada süper güçleri olan bir aksiyon kahramanı değilsiniz; elinde sadece bir levye ve mermisi son derece kıymetli bir tabancayla karanlığın tam ortasında hayatta kalmaya çalışan, korku dolu bir sivil ya da acil durum müdahalecisisiniz.

No More Room In Hell 2 oyununun temel mekanikleri sizi doğrudan bir yalnızlık ve çaresizlik atmosferine sürüklüyor. Geniş ve yarı açık dünya tarzındaki haritalarda, takım arkadaşlarınızla yan yana değil, haritanın bambaşka köşelerinde tek başınıza uyanıyorsunuz. Çevrenizi saran o derin karanlıkta, yakındaki müttefiklerinizin sesini ancak yakınlık temelli sesli sohbet sistemiyle duyabiliyor, onlara ulaşmak için adeta can atıyorsunuz.

Can yenilenmesinin olmaması, dayanıklılık sisteminin her adımı hesaplatması, sınırlı görüş mesafesi ve her merminin altın değerinde olduğu aşırı kıt kaynaklar, bu cehennemde ayakta kalmanın ne kadar zor olduğunu her saniye hatırlatıyor. Üstelik bu sefer Left 4 Dead gibi çizgisel bir rotada koşmak yerine, felaketin eşiğindeki Amerika Birleşik Devletleri, Kuzeydoğu Kıyısı boyunca yayılmış altı devasa haritada rastgele belirlenen hedefleri tamamlayıp hayatta kalmaya çalışıyorsunuz.

Geliştirici ekibin Erken Erişim sürecine başladığı Ekim 2024 tarihinden bu yana geçirdiği yolculuk oldukça engebeli ve hatalarla doluydu. İlk başlarda oldukça hantal, optimizasyon sorunları yaşayan ve çok düşük oyuncu sayılarına mahkum kalan oyun, yıllar sonra gelen 1.0 sürümlü ve Armageddon isimli güncelleme ile adeta tamamen kabuk değiştirmiş durumda.

Torn Banner Studios, bu güncelleme ile birlikte topluluğun geri bildirimlerine dayanarak 8 binden fazla hata düzeltmesi ve optimizasyon gerçekleştirdi. PC sürümünün yanı sıra PlayStation 5 ve Xbox Series X/S gibi konsollara da çıkış yapan No More Room In Hell 2, tam çapraz platform desteği sayesinde oyuncuları tek bir çatı altında birleştiriyor. Bu da eşleştirme sürelerini inanılmaz derecede hızlandırmış ve sunucu popülasyonunu canlandırmış durumda.

No More Room In Hell 2 oyununun hikayesel arka planı, ilk oyuna kıyasla oldukça farklı bir tonda ilerliyor. Artık sıradan siviller yerine CRC adındaki Afet Müdahale Kurumu için çalışan müdahalecileri yönetiyoruz. Bu durum oyuna ilginç bir ilerleme sistemi katıyor; karakterlerimiz hayatta kaldıkça seviye atlıyor ve maksimum 100 seviye sınırına kadar çeşitli pasif yetenekler ile avantajlar kazanıyor. Takım arkadaşlarını daha hızlı canlandırma, daha hızlı şarjör değiştirme veya silah kontrolü gibi avantajlar bu sistemle açılıyor.

Bu noktada No More Room In Hell 2 oyununun en meşhur ve en acımasız mekaniği devreye giriyor: Kalıcı Ölüm. Eğer bir maçta karakteriniz ölürse, o ana kadar kastığınız tüm karakter seviyeleri, yetenekler, kazandığınız kozmetikler ve harcadığınız para sonsuza kadar yok oluyor. Bu durum her karşılaşmaya inanılmaz bir gerilim katıyor.

1.0 güncellemesiyle bu sertliği biraz yumuşatmak için No More Room In Hell 2 oyununa Rescue Beacon adında bir eşya eklenmiş. Bu kurtarma feneri, credits veya merits adı verilen haftalık görevlerden kazanılan yeni para birimleriyle satın alınabiliyor ve karakterinizin öldüğünde tamamen kaybolmasını bir seferliğine engelliyor. Yine de bu eşya envanterde değerli bir yer kapladığı ve pahalı olduğu için dengeyi bozmuyor.

No More Room in Hell 2, bünyesinde iki temel oyun modu barındırıyor: Senaryo Modu ve Survival Modu. Senaryo modunda haritaya dağılmış halde uyanıp, teçhizat topluyor, birincil ve ikincil hedefleri tamamlayıyor ve en sonunda tahliye helikopterine veya sığınağına ulaşmaya çalışıyorsunuz. Amerika Birleşik Devletleri, Kuzeydoğu Kıyısını yansıtan 6 benzersiz harita mevcut.

Maine eyaletindeki Lewiston ve New York’taki Broadway gibi şehir merkezlerinden, Pennsylvania’nın sanayi bölgelerine, Beaulieu Hastanesine ve devlet sığınaklarına kadar her yer özenle tasarlanmış. Özellikle de 1.0 ile eklenen Raven Rock haritası, oyuncuları karanlık ve çökmüş bir askeri sığınağın derinliklerine götüren muazzam bir atmosfer sunuyor. Ne var ki, senaryo modunun görev yapıları oldukça can sıkıcı ve kendini tekrar eden bir yapıya bürünebiliyor.

Bir bölgede beş dakika boyunca bir barın dolmasını beklemek veya sürekli cesetlerin üzerinde parça aramak gibi görevler, haritaların o harika atmosferine ket vurabiliyor. Ayrıca, Lewiston haritasındaki chapel hard drive upload görevi gibi bazı bölümlerde bio-scanner mekanikleri eklenmişken, Power Plant haritasının başındaki bio-scanner mekaniği oyuncu deneyimini kötüleştirdiği gerekçesiyle kaldırılmış. Bu bana çok ilginç bir karar gibi göründü; belirtmek istedim.

Yeni eklenen Survival Modu ise klasik dalga tabanlı bir savunma tecrübesi sunuyor. Burada amaç, hoparlör kulelerini zombi dalgalarına karşı koruyarak sivillerin kaçması için zaman kazanmak. CRC tarafından gönderilen destek paketleri ve haritada kurabileceğiniz tuzaklar sayesinde daha aksiyon odaklı, kaotik ve hızlı bir oynanış elde ediliyor. Eğer iki dalgayı kaybederseniz erken tahliye kapısı açılıyor, üç dalgayı başarıyla savunursanız helikopterle kaçabiliyorsunuz.

Bu mod için tasarlanan üç harita oldukça dikkat çekici. Pennsylvania’daki bir endüstriyel tesisi konu alan Flooded haritasında her yer sular altında kalmış durumda; zombilerin gerçekten ölüp ölmediğini anlamak zorlaşıyor ve ganimet paylaşacak kuru yer bulmak büyük mesele haline geliyor. Lighthouse haritası ise dik bir uçurumun kenarında, sırtınızı denize vererek dar alanlarda ölüm kalım mücadelesi verdiğiniz bir atmosfer sunuyor. Bir diğer harita olan Night of the Living Dead ise türün hayranlarına efsanevi çiftlik evinde zombilere karşı barikat kurup direnme şansı tanıyor. Bu mod hızlıca oyuna alışmak isteyen yeni oyuncular için harika bir basamak olmuş.

Tamamen yalnız oynamak isteyenler için 1.0 ile birlikte Solo Eğitim Modu da oyuna eklenmiş durumda. Ancak bu modda karakter ilerlemesi ve kalıcı ölüm kapalı. Geliştiriciler oyuncuların bu modda kolayca kaynak ve tecrübe puanı kasarak oyun ekonomisini bozmasını engellemek istemiş. Bu durum tek tabanca takılmak isteyen bazı oyuncular için hayal kırıklığı yaratsa da, haritaların yapısını öğrenmek ve taktik denemek için mükemmel bir antrenman sahası sunuyor.

No More Room In Hell 2 oyununun savaş mekaniklerine değinecek olursak, karşımızda oldukça kanlı ve detaylı bir sistem duruyor. Özellikle dinamik uzuv parçalama ve hasar geri bildirimi sistemi harika çalışıyor. Zombilerin kafataslarını parçalayabiliyor, çenelerini yerinden sökebiliyorsunuz. Silahların vuruş hissi son derece tok ve tatmin edici. Farklı mermi kalibreleri zombiler üzerinde gerçekçi etkiler yaratıyor; .22 kalibre kafada ufak delikler açarken, 9mm kafatasını çatlatıyor, .357 ise kafanın arkasında devasa delikler bırakıyor.

Pompalı tüfekler ise yüzleri ve göğüsleri kelimenin tam anlamıyla darmadağın ediyor. Silahlara takabileceğiniz susturucular, dürbünler ve fenerler gibi eklentiler de oynanışı zenginleştiriyor. Ancak yakın dövüş mekanikleri için aynı kusursuzluğu söylemek zor. Yakın dövüş silahları levye, küçük veya büyük anahtar, demir boru, satır, pala, balta, kürek, ağaç budama makası, yangın baltası ve ciddi şekilde zayıflatılmış olan beyzbol sopası gibi geniş bir yelpazeye sahip. Varsayılan envanterde küçük borunun yerini alan tokmak gibi yeni Tier 1 silahlar da bulunuyor.

Ne var ki, yakın dövüş esnasında vuruş algılama sorunları can sıkabiliyor. Bazen zombinin kafasından geçen balta hiç hasar vermeyebiliyor ya da yere düşen bir zombiye vurmaya çalıştığınızda ıskalama şansınız yüzde yetmiş beşe kadar çıkabiliyor. Kesici silahların savurma ve durdurma etkisinin zayıf olması, sizi hayatta kalmak için çoğunlukla ezici blunt silahlara veya mermisi son derece kıymetli olan ateşli silahlara yönlendiriyor.

Zombilerin kendileri ise hem görsel, hem de işitsel açıdan tek kelimeyle muazzam tasarlanmış. Oyunda normal zombilerin yanı sıra mesleklerine göre ayrışan polis, itfaiyeci veya inşaatçı zombiler, hızla üzerinize koşan koşucular ve kanla kaplanmış çok daha dayanıklı yaşayan ölüler bulunuyor. Ayrıca uzaktan çığlık atarak diğerlerini alarm durumuna geçiren ve öldüklerinde etrafa zehirli gaz yayan sıska screamer zombileri de ekosistemin bir parçası. Zombilerin en ürpertici yanlarından biri de içlerinde hala insani kırıntılar barındırmaları; karanlıkta yürürken onların acı içinde ağladıklarını ya da histerik şekilde güldüklerini duymak vicdan azabı yaratabiliyor.

Peki, No More Room In Hell 2 oyununun en büyük fiyaskosu nerede yatıyor? Kesinlikle PC tarafındaki kontrolcü desteğinde. Geliştiriciler, 1.0 lansmanından önce kontrolcü algılama sorunlarını ve girdi çakışmalarını çözdüklerini iddia eden bir not paylaşmış olsalar da, pratikte bu sistem tam bir felaket. Farklı kontrolcülerle yaptığımız denemelerde hedef alırken oyunun sürekli fare girdisine geçmesi, menülerin cevapsız kalması, envanter yönetiminin imkansız hale gemesi ve etkileşim tuşlarının ortadan kaybolması gibi saçmalıklarla karşılaştık.

Eğer ki PC başında fareniz ve klavyenizle oynamıyorsanız, No More Room In Hell 2 kalıcı olarak ilerlemenizi engelleyecek düzeyde bir kontrolcü karmaşasına dönüşüyor. Bu durum özellikle Steam Deck sahiplerini ve erişilebilirlik ihtiyacı olan oyuncuları tamamen dışarıda bırakıyor.

Teknik açıdan bakıldığında, No More Room In Hell 2, Unreal Engine 5 motorunun kurbanı olmaktan tamamen kaçamamış. Çok yüksek donanımlı sistemlerde oyun yağ gibi aksa da ve Erken Erişim dönemine göre 8 bin hata düzeltmesiyle devasa bir aşama kaydedilmiş olsa da orta ve düşük segment bilgisayarlarda durum hala parlak değil. Özellikle ana hedeflerin çevresinde zombi yoğunluğu arttığında yaşanan ani kare hızı düşüşleri ve saniyelik donmalar, kalıcı ölüm mekaniğinin olduğu bir oyunda haksız yere ölmenize yol açabiliyor.

Bunun yanı sıra No More Room In Hell 2 oyununun ilk yapıttaki gibi mod desteğine sahip olmaması, uzun vadede tekrar oynanabilirliği ciddi şekilde baltalıyor. Kozmetik kısmında ise credits ile açılan kıyafetlerin çoğunun zaten oyunda eskiden var olan şeyler olması ve bunun üstüne ücretli ek paketlerinin satılması oyuncuları biraz üzüyor. Wright gibi yeni ses paketlerinin de aşırı yapay ve cringe tınlaması atmosferi biraz zedeliyor.

Sonuç olarak, No More Room in Hell 2, her ne kadar kontrolcü desteğindeki fiyaskosu, görevlerin kendini tekrar etmesi ve bazı teknik pürüzleriyle can sıksa da, sunduğu atmosfer, kooperatif gerilim ve muazzam zombi tasarımlarıyla türün meraklıları için kaçırılmaması gereken bir deneyim. Arkadaşlarınızla bir araya gelip karanlığa adım attığınızda yaşayacağınız o saf panik hissi, oyunun tüm kusurlarını örtmeye yetiyor.

No More Room In Hell 2

7
Tür: Aksiyon, Hayatta Kalma, Korku, Nişancı
Platform: PC, PlayStation 5, Xbox Series S, Xbox Series X
Yapımcı: Torn Banner Studios
Yayıncı: Torn Banner Studios, Green Man Gaming Publishing
Çıkış: 11 Ağustos 2026
Mod: Co-op

Artılar

  • Sıfırdan tasarlanan Raven Rock ve diğer geniş haritalardaki muazzam atmosfer ile çevre tasarımı.
  • Kalıcı ölüm mekaniğinin yarattığı yüksek gerilim ve 1.0 ile eklenerek bu sertliği dengeleyen Rescue Beacon.
  • Farklı kalibrelerin zombiler üzerindeki gerçekçi etkilerini ve kemik kırılmalarını harika yansıtan detaylı vahşet sistemi.
  • Yeni eklenen hayatta kalma modunun sunduğu kaotik, dalga tabanlı savunma ve tuzak kurma oynanışının eğlenceli yapısı.
  • Yeni başlayanlar için kolaylık sağlayan kademeli zorluk ayarları, canlanma süreleri ve eğitim modu.
  • Sunucuların canlanmasını sağlayan tam çapraz platform desteği ve hızlı eşleştirme sistemi.
  • Zombilerin işitsel ve görsel tasarımları, meslek çeşitlilikleri ve içlerindeki insani duyguları yansıtan ağlama ve gülme sesleri.

Eksiler

  • PC üzerindeki kontrolcü desteğinin tamamen bozuk olması, girdi çakışmaları ve menülerin kullanılamaz hale gelmesi.
  • Özellikle orta ve düşük seviye sistemlerde ana hedefler etrafında yaşanan ani kare hızı düşüşleri ve donmalar.
  • Senaryo modundaki görevlerin sürekli aynı şeyleri yapmayı gerektirmesi ve bir süre sonra kendini tekrar etmesi.
  • Yakın dövüş esnasında vuruşların algılanmaması ve özellikle yerdeki zombiye vururken yaşanan ıskalama sorunları.
  • Grind ile açılan kozmetiklerin yetersiz olması, eski içeriklerin tekrar satılması ve ücretli ek paketlerinin varlığı.
  • Yeni eklenen ses paketlerinin ve repliklerin atmosferi bozan, yapay ve ciddiyetsiz tonu.