Jet Set Radio ve OlliOlli gibi kült klasiklerin asi ruhunu tren raylarına taşıyan bir oyun hayal edin. İspanyol bir geliştirici ekibi olan Undercoders imzalı Denshattack! tam olarak bu çılgın fikri hayata geçiriyor ve devasa lokomotifleri adeta birer kaykay gibi kullanmamıza olanak tanıyor. İlk dakikadan itibaren yüzüme yerleşen o geniş gülümsemeyle, kendimi durdurulamaz bir pop-punk rüyasının tam ortasında buldum bu video oyunu sayesinde.
Oyunun hikayesinde, iklim krizinin ardından devasa kubbelerle izole edilmiş bir Japonya’da yaşayan 19 yaşındaki Emi Araki karakterini yönetiyoruz. Emi aslında kendi kasabasında treniyle ramen dağıtarak geçinen neşeli ve iyimser bir genç kız. Ancak fotoğrafçı Fernando ile tanışmasının ardından kendisini Denshattack! adı verilen ve fizik kurallarını hiçe sayan çılgın tren kapışmalarının içinde buluyor. Bizim de maceramız burada başlıyor.
Emi, ülkeyi demiryolları üzerinden baskıcı bir şekilde kontrol eden zaibatsu benzeri kapitalist Miraidō şirketiyle mücadele etmeye karar veriyor. Bu süreçte trenimizi adeta sisteme karşı bir isyan bayrağına dönüştürerek Denshattack! turnuvalarında rakiplerimizi alt etmeye çalışıyoruz. Şirketin yapay zekayla yönetilen tekelini kırmak için Japonya genelinde heyecan dolu bir yolculuğa çıkıyoruz.
Yolculuğumuz boyunca her biri kendine has tarzıyla öne çıkan son derece sempatik karakterlerle dost oluyoruz. Ailesinden kalan parayla devasa tren robotu inşa eden bir gyaru ve altın kalpli yakuza serserileri bu oyunda karşınıza çıkacak şahane karakterlerden sadece birkaçı. Benim en çok sevdiğim karakter ise kardeşlerini tek başına büyüten trans punk Yamagata oldu. Bu renkli ekiple Denshattack! serüveninde çok samimi diyaloglar paylaşıyoruz.

Oynanış tarafında hızlı trenimizin kontrolleri ilk başta biraz karmaşık gelse de alıştıkça adeta üçüncü gözünüzün açıldığını hissediyorsunuz. Sol analog çubukla yön verdiğimiz lokomotifi sağ analog çubukla yaptığımız akrobatik hareketlerle havada döndürüyoruz. Raydan raya zıplarken, duvarlarda yürürken ve dar virajlarda drift atarken Denshattack! oyununun ekranında muazzam bir akıcılık ve sürat hissi yakalanıyor. Bu özellikle hoşuma gitti.
Puanlarımızı katlamak ve kombolar zinciri oluşturabilmek için yere iniş anlarında analogları ileri ya da geri eğerek manüel sürüş yapmamız gerekiyor. Eğer aynı numarayı üst üste yaparsanız oyun sizi puan cezasıyla cezalandırıyor. Bu yüzden Denshattack! içindeki geniş hareket kütüphanesini iyi ezberlemek ve akıcı bir şekilde farklı numaralar sergileyerek madalyaları kapmak gerekiyor.
Harita yapısı ve ilerleyiş tarzı bakımından OlliOlli World ile büyük benzerlikler gösteren bu oyun, bizi farklı temalara sahip dokuz dünyaya davet ediyor. İlk iki dünya boyunca zıplamayı, fren yapmayı ve havada süzülmeyi öğrenirken Denshattack! zorluk seviyesini kademeli olarak artırıyor. İlk birkaç saatin ardından raylar üzerinde tam bir akrobasi ustasına dönüşmeye başladığınızı görüyorsunuz.
Geliştirici ekip olan Undercoders, her bölümde karşımıza tamamen farklı ve beklenmedik bir çılgınlık çıkararak oyunun monotonlaşmasını harika bir şekilde engelliyor. Dönme dolabın üzerinden raylara atlamaktan devasa bir köpekbalığını kontrol etmeye kadar her an kendinizi şaşırtıcı bir durumun içinde bulabiliyorsunuz. Raylarda süzülürken Denshattack! oyununun sahnesinde yaşanan bu çılgınlıklar beni oyun boyunca sürekli kahkahalara boğmayı başardı.

Her bölgenin sonunda o bölgenin çete lideriyle karşı karşıya geldiğimiz benzersiz boss mücadeleleri bulunuyor. Bu boss savaşlarında oyunun mekanikleri beysbol müsabakaları, devasa robot kaleler veya dev kaiju savaşları gibi bambaşka oynanış tarzlarına bürünüyor. Bu yaratıcı geçişler Denshattack! evreninin absürt ruhuna o kadar iyi uyum sağlıyor ki heyecan bir an olsun azalmıyor.
Ayrıca, Her bölümde sadece bitiş çizgisine ulaşmak yetmiyor, aynı zamanda altın madalya kazanmak için belirli görevleri tamamlamamız isteniyor. Dares adı verilen bu yan hedefler arasında raylardaki gizli boya kutularını bulmak veya yakındaki insanlara kornayla selam vermek gibi eğlenceli görevler yer alıyor. Denshattack! bu hedefleri ararken bizi farklı alternatif rotaları keşfetmeye zorluyor.
Seferlerimizde kullanmak üzere farklı hız, ağırlık ve dengelenme özelliklerine sahip çeşitli tren modellerini açıp, onları satın alabiliyoruz. Trenimizi süslemek için de farklı bölgelerden kazandığımız rengarenk çıkartmaları ve desenleri vagonlarımızın üzerine yapıştırabiliyoruz. Denshattack! oyununun sunduğu bu kozmetik zenginlik ve detaylı özelleştirme seçenekleriyle, kendi asi lokomotifimizi dilediğimiz gibi yaratmamıza imkan tanıyor.
Gerçek Japon şehirlerinden esinlenen çevre tasarımları ise Enoshima ve Hiroşima gibi tanıdık mekanlarda gezinirken beni fazlasıyla heyecanlandırmayı başardı. Tokyo’nun en sıradan ray hattı olan Yamanote hattında bile yüksek hızla akrobasi yapmak inanılmaz derecede keyifli hissettiriyor. Oyunun harita tasarımındaki bu otantik detaylar Denshattack! yapıtının sunduğu bu şahane dünyanın o hareketli yapısını daha da inandırıcı kılıyor.

Ana karakterlerimizden Fernando’nun hazırladığı bir dergi de oyunun lore dünyasını zenginleştiren harika bir detay olarak karşımıza çıkıyor. Bu dergi sayesinde bölgelerdeki çetelerin geçmişleri, trenlerin özellikleri ve dünya hakkında daha fazla arka plan bilgisini okuyabiliyoruz. Bu küçük ama özenli dokunuşlar, Denshattack! evrenine ne kadar büyük bir emek verildiğini açıkça gösteriyor.
Görsel tarafta Persona oyunlarını andıran muazzam bir estetik bütünlük ve göz alıcı arayüz geçişleri bizi karşılıyor. El çizimi iki boyutlu anime görselleri ve ara sahneler tek kelimeyle harika görünüyor. Ancak oyundaki üç boyutlu karakter modellerinin, bu şık iki boyutlu tasarımlara kıyasla biraz sönük ve kalitesiz kaldığını söylemeliyim. Yine de Denshattack! renk patlamalarıyla ekranı şenlendiriyor.
Müzik tarafı ise adeta müzik listelerinize eklemek isteyeceğiniz türden bağımlılık yapıcı 80 farklı parçaya ev sahipliği yapıyor oyun. Menülerdeki sakin hip-hop ritimlerinden tutun da bölüm sonu canavarı savaşlarındaki hareketli J-Pop melodilerine kadar uzanan geniş müzik yelpazesi atmosferi muazzam bir şekilde destekliyor. Bu harika şarkılar raylar üzerinde süzülürken Denshattack! hız hissini ve enerjisini en tepe noktaya ulaştırmayı başarıyor.
Oyunun seslendirme kadrosunda İngilizce dublaj seçeneği bulunsa da bazı diyaloglardaki cansız ve yapay tonlamalar hikayenin ciddiyetini baltalayabiliyor. Neyse ki ayarlardan çok daha başarılı ve enerjik olan Japonca seslendirme seçeneğini aktif hale getirebiliyoruz. İngilizce altyazılar eşliğinde Japonca seslerle oynamak Denshattack! atmosferine çok daha doğal ve samimi bir ruh katıyor.

Ana hikayeyi normal bir tempoyla bitirmek 10 saatinizi alıyor ama oyun gücünü tekrar oynanabilirliğinden alıyor. Bölümlerdeki tüm gizli eşyaları bulmak, kombolar yapmak ve altın madalyaya ulaşmak için seviyeleri tekrar oynamak isteyeceksiniz. Denshattack! zorlu ama adil yapısıyla, her başarısız olduğunuzda sizi cezalandırmak yerine yeniden denemeniz için harika bir motivasyon sunuyor. Bu tip oyunların da seçebileceği en iyi yol budur bence.
İlk birkaç seviyede tren yollarının düzlüğü ve tasarımın doğrusallığı oyunun biraz yavan kalacağını düşündürebilir. Ancak eğitim aşamalarını geride bıraktıkça ormanın ve şehirlerin derinliklerindeki alternatif rotalar, gizli çıkışlar ve yeni mekanikler ardı ardına açılıyor. Bir kez rayların dışına süzüldüğünüzde Denshattack! isimli bu video oyunu sunduğu o muazzam keşif ve özgürlük hissiyle sizi ekran başına tamamen kilitlemeyi başarıyor.
Tony Hawk’s serisinin eski yapımcısı olan Neversoft ekibinin o asi ve kural tanımaz ruhunu bu tren macerasında sonuna kadar hissedebiliyoruz. Son yıllarda çıkan kaykay oyunlarının steril yapısından sıkılanlar için Denshattack! çılgın ve son derece orijinal bir alternatif. Hem anti-kapitalist teması hem de bağımlılık yaratan oynanışı ile bu yapım, yılın en özel bağımsız oyunlarından biridir.




