Hayatta kalma ve koloni yönetimi türleri son yıllarda oldukça popüler hale geldi ve Viking Frontiers da bu akımın en yeni temsilcilerinden biri olarak karşımıza çıkıyor. Oyun temel olarak birinci şahıs bakış açısından oynanan, içinde rol yapma, strateji ve simülasyon unsurlarını barındıran bir yapım. Benzer bir oyun olan Medieval Dynasty gibi, bu oyunda da vahşi doğanın ortasında sıfırdan bir yerleşim yeri inşa etmeye, klanımızın üyelerini yönetmeye ve onları hayatta tutmaya çalışıyoruz.
Oyunu ilk defa duyacaklar için mekanikleri biraz açmak gerekirse, Viking Frontiers dünyasında bir kazazede olarak başladığımız bu serüvende amacımız önce basit barınaklar inşa etmek, ardından avcılık ve toplayıcılıkla halkımızı beslemektir. Zamanla demir ocakları, tarım alanları, işlikler ve hatta büyük limanlar kurarak köyümüzü korunaklı bir kaleye dönüştürmemiz gerekiyor. Bir lider olarak sadece binaların yerini seçmekle kalmıyor, aynı zamanda halkın ihtiyaçlarını gidermek, onlara yasalar koymak ve mevsimsel zorluklara karşı taktikler geliştirmek zorunda kalıyoruz.
Hikayenin başlangıcı bizi bilinmeyen, sisli kuzey kıyılarına fırlatıyor ve Viking Frontiers bu ıssız topraklarda klanımızın hayatta kalan üyelerini bir araya getirme görevini omuzlarımıza yüklüyor. Bir Jarl, yani klan lideri olarak halkımızın geleceği tamamen bizim kararlarımıza bağlanmış durumda. Oyunun sunduğu o mistik İskandinav sagası atmosferi ve tanrıların lütfunu kazanma çabası, maceranın ilk saatlerinde kendimizi gerçek bir Viking destanının içinde hissetmemizi sağlıyor.
Görsel açıdan bakıldığında Viking Frontiers bizlere gerçekçi tasarlanmaya çalışılmış görsellik ve gece gündüz döngüsü sunuyor. Ağaçların rüzgarda sallanmasının ve çevre detaylarının sunduğu o vahşi doğa hissi başarılı. Bu görselliği destekleyen otantik İskandinav müzikleri ve başarılı doğa sesleri de birleşince oyunun dünyası ilk bakışta son derece çekici görünüyor.
Ne yazık ki bu güzel atmosferin arkasındaki mekaniklere yakından baktığımızda Viking Frontiers deneyiminin ciddi pürüzlerle dolu olduğunu hemen fark ediyoruz. Oyundaki genel ilerleyiş hızı diğer benzer simülasyon oyunlarına kıyasla son derece yavaş ve hantal kalıyor. Karakterimizin hareket animasyonları, odun keserken veya taş kırarken kullandığımız aletlerin tepki süreleri o kadar hantal ki bir süre sonra kendinizi gereksiz bir yorgunluğun içinde buluyorsunuz. Ayrıca kullanıcı arayüzünün de oldukça hantal ve özensiz tasarlandığını belirtmem gerek.
Bu hantallık yetmezmiş gibi Viking Frontiers içerisindeki yapay zeka ve işçi yönetim sistemi de tam anlamıyla sınıfta kalıyor. Köyünüz geliştikçe ve nüfusunuz arttıkça işleri kolaylaştırmak adına binalara işçiler atayabiliyoruz. Ancak binaların tabelalarından ayarları yapsanız ve işçilere en kaliteli aletleri verseniz bile köylüleriniz çalışmamak için adeta yemin etmiş gibi davranıyor. Durum böyle olunca koca köyde her binayı tek tek kendiniz inşa etmek ve her işe koşmak zorunda kalıyorsunuz.
Oyundaki en büyük lojistik facialardan biri ise liman sisteminde kendisini gösteriyor. Büyük umutlarla inşa ettiğiniz liman tamamlandığı andan itibaren köye dur durak bilmeden yeni göçmenler akın etmeye başlıyor. Bu yeni gelen insanlar köydeki tüm yiyecek stoklarını hızla tüketirken, göçmen akışını durdurmanın veya limanı kapatmanın hiçbir yolu bulunmuyor. Limanı silmek de son derece zor olduğu için oyun bir anda tarım alanlarında bitmek bilmeyen ekin hazırlama eziyetine ve açlıktan ölen mutsuz köylüleri izleme döngüsüne dönüşüyor.
Görev tasarımlarındaki bazı mantıksız dengesizlikler ve hatalar da Viking Frontiers ilerleyişini tamamen durdurabiliyor. Örneğin, oyundaki tüm buğday tohumlarınızı tarlaya ektiğinizde kümesinizdeki tavuklara verecek yem kalmıyor ve yem olmayınca tavuklar yumurtlamıyor. Yumurta elde edemediğiniz için ana görev zincirini tamamlayamıyorsunuz ve görevi bitiremediğiniz için de size yeni buğday tohumu satacak olan tüccar köyünüze hiç uğramıyor. Bu kısır döngü yüzünden tüm oyun kilitleniyor ve beş saatlik emeğinizi çöpe atıp sıfırdan başlamaktan başka çareniz kalmıyor.
Teknik sorunlar bununla da sınırlı kalmıyor ve depolarınızdaki tüm eşyaları rastgele zamanlarda tamamen silen can sıkıcı bir hatayı barındırıyor. Atölyelerdeki depolama sandıklarına, raflara ve biriktirme alanlarına koyduğunuz tüm değerli kaynaklar bir anda yok olabiliyor. Bu durumdan kurtulmanın tek yolu saatler önceki bir kayıt dosyanızı geri yüklemek oluyor ancak o kayıt dosyasında da bir süre sonra aynı eşya silinme hatası tekrarlanıyor. Güvende olan tek sandığın kendi kulübenizdeki küçük kutu olması ise koca bir köyün kaynak yönetimini imkansız kılıyor.
Bir Viking oyunu denildiğinde akla ilk gelen şey baltamızı kuşanıp, amansız savaşlara girmektir ama Viking Frontiers bu konuda tam bir hayal kırıklığı yaratıyor. Oyunda ne bir dövüş mekaniği ne de kasabamıza saldıracak düşmanlar yer alıyor. Tüm o savaşçı ve yağmacı Viking teması sadece çok basit bir hayvan avlama mekaniğinden ibaret kalıyor. Karşımıza çıkan vahşi hayvanları avlamak dışında hiçbir aksiyona giremiyor olmak oyunun o iddialı atmosferini tamamen baltalıyor.
Savaş hissinin bu eksikliğini kapatmak adına Viking Frontiers içerisinde diğer bölgelere yağma seferleri gönderme mekaniği var ama bu mekanik de sadece menüdeki bir sayaçtan ibaret kalıyor ve siz bir grup savaşçıyı yağmaya gönderdiğinizde, ekrandaki geri sayım devam ederken askerlerinizin aslında köyün ortasında amaçsızca dolandığını görüyorsunuz. Bu özensizlik ve görsellikle oynanış arasındaki kopukluk oyunun ne kadar aceleye getirildiğini her saniye yüzünüze vuruyor.
Grafik tarafında ise Viking Frontiers geceleri tam bir performans kabusuna dönüşüyor. Geliştiricilerin meşaleler ve lambalar için kullandığı gerçekçi ateş aydınlatma teknolojisi ekran kartını ve işlemciyi aşırı derecede yoruyor. En güçlü bilgisayarlarda bile geceleri meşalelerin yanmasıyla birlikte oyun aniden kilitleniyor, kare hızı düşüyor ve nihayetinde çöküyor. Bu durumla başa çıkabilmek için tüm işlerinizi bırakıp gece olmadan hemen yatağınıza koşmak ve uyuyarak sabahı beklemek zorunda kalıyorsunuz.
Kasabadaki karakterlerin durumları ve diyalog sistemleri de pürüzlerden nasibini almış durumda. Haritadaki bazı köylülerle veya önemli karakterlerle etkileşime girdiğiniz anda karakterlerin gözünüzün önünde aniden yok olup haritanın dışına ışınlandığına şahit oluyorsunuz. Bu durum özellikle konuşmanız gereken ana görev karakterlerinde yaşandığında, görevi tamamlayabilmek için karakterin tekrar ortaya çıkmasını saatlerce beklemek tam bir işkenceye dönüşüyor.
Tüm bu can sıkıcı sorunlerin en acı tarafı ise Viking Frontiers oyununun geliştirici ekibi ve yayıncısı tarafından kaderine terk edilmiş gibi görünmesi. Oyunun çıkışından bu yana geçen uzun süredir çok nadiren güncellemeler yayımlandı. Oyuncuların topluluk forumlarında dile getirdiği onlarca kritik hata ve kilitlenme şikayeti aylardır yanıtsız bırakılıyor. Bu durum, oyunun potansiyelini gören ve geliştirilmesini umut eden oyuncular için büyük bir hayal kırıklığı yaratıyor.
Eğer bu tarzda, hayatta kalma ve köy kurma elementlerini barındıran derin bir deneyim arıyorsanız Viking Frontiers yerine Medieval Dynasty gibi rüştünü ispatlamış ve sürekli güncellenen alternatiflere yönelmeniz çok daha sağlıklı bir tercih olacaktır. Bu oyun şu anki haliyle cilalı bir fragmandan ve güzel görünen birkaç binadan ibaret kalan boş bir kabuk hissi veriyor. Oynanışın derinliklerine indikçe sistemlerin ne kadar sığ olduğunu ve birbirini baltaladığını görüyorsunuz.
Sonuç olarak Viking Frontiers kağıt üzerinde muazzam bir potansiyele sahip olsa da pratik uygulamada hayal kırıklığına dönüşüyor. Görevlerin sırasını takip ederek oyunu zor da olsa bitirmek teknik olarak mümkün olsa da, sürekli yaşanan çökmeler, silinen depolama alanları ve çalışmayan yapay zeka yüzünden bu süreci tamamlamak tam bir sabır testine dönüşüyor. Tamamlanmamış ve hatalarla dolu bu haliyle oyuna şu an için şans vermenizi kesinlikle önermiyorum.




