Futbol oyunları yıllardır iki ana kulvarda ilerliyor: Bir yanda sahaya çıkıp oyuncuları doğrudan kontrol ettiğimiz yapımlar, diğer yanda ise kulübü perde arkasından yönettiğimiz menajerlik simülasyonları var. Copa City ise bu tanıdık döngünün tamamen dışına çıkarak stadyum sınırlarının ötesine odaklanıyor. Oyunda futbolcuları yönetmek yerine devasa kulüplerin maç günlerini organize eden bir etkinlik yöneticisi rolünü üstleniyoruz.

Copa City temelde bir şehir kurma ve işletme simülasyonu olarak tanımlanabilir. SimCity tarzı klasik şehir kurma oyunlarındaki altyapı yönetimini alıp, bunu sadece büyük bir spor etkinliğinin lojistik hazırlığına odaklıyor. İlk defa duyanlar için anlatmak gerekirse görevimiz taraftar bölgeleri kurmak, güvenlik önlemleri almak, bilet fiyatlarını belirlemek ve toplu taşıma hatlarını düzenleyerek binlerce insanın şehre güvenli bir şekilde gelmesini sağlamak.

Copa City bünyesinde maç gününe kadar önümüzde yaklaşık iki haftalık bir hazırlık süreci bulunuyor. Bu süre zarfında Beşiktaş, Bayern Münih veya Arsenal gibi lisanslı kulüplerin dev taraftar kitlelerini şehre çekmeye çalışıyoruz. Şehrin sokaklarına yiyecek stantları, eğlence üniteleri, jeneratörler ve güvenlik kontrol noktaları yerleştirerek alanı adeta bir festivale dönüştürüyoruz. Her kararımız taraftarların memnuniyetini doğrudan etkiliyor ve hazırlık seviyemizi belirliyor.

Taraftarlar, Copa City dünyasında homojen bir kitle olarak ele alınmamış ve bu oldukça başarılı bir detay. Gelen insanları ultra grupları, çekirdek taraftarlar ve aileler olarak üç farklı sınıfta yönetmemiz gerekiyor. Aileler daha çok güvenlik, eğlence alanı ve konfor talep ederken, ultra grupları sadece atmosfer ve güvenlik önlemleriyle ilgileniyor. Bu farklı grupların beklentilerini dengede tutmaya çalışmak oyunun en temel zorluğunu oluşturuyor.

Berlin, Rio de Janeiro veya Varşova gibi gerçek şehirlerde çalışırken farklı taraftar gruplarını şehrin farklı bölgelerine dağıtmak büyük önem taşıyor. Özellikle rakip takımların taraftarlarını aynı dar sokaklara sıkıştırmamak gerekiyor. Yeni bölgeler açıp, onları teleferik ve toplu taşıma hatlarıyla bağlayarak kalabalığı yönetiyoruz. Copa City içerisinde doğru yönlendirilmeyen kalabalıklar bir süre sonra kargaşaya sebep olabiliyor aynı gerçek hayatta olduğu gibi.

Copa City içerisinde günlerce süren bu hazırlıkların ardından maç günü geldiğinde harcadığımız emeğin karşılığını fazlasıyla alıyoruz. Sokakların seçtiğimiz kulübün renklerine bürünmesini, taraftarların meşaleler yakıp marşlar eşliğinde stadyuma yürümesini izlemek gerçekten çok keyifli. Planladığımız ulaşım sisteminin tıkır tıkır işlemesi ve kurduğumuz fan bölgelerinin dolup taşması insana büyük bir başarmışlık hissi veriyor.

Lisanslı kulüplerin Copa City oyununa dahil edilmesi atmosfere inanılmaz bir katkı sağlamış. Beşiktaş veya Dortmund gibi takımların kendilerine has taraftar kültürlerini ve renklerini sokaklarda görmek gerçekçi hissettiriyor. Şehir tasarımları da görsel birer arka plan olmaktan öteye giderek kendilerine has coğrafi zorlukları ve ulaşım imkanlarıyla stratejimizi doğrudan şekillendiriyor.

Görsel yönden Copa City oyununun sanat tasarımı ve arayüz şıklığı göz dolduruyor. Şehri yaklaştırıp sokaklarda formalarıyla dolaşan taraftar denizini izlemek oldukça akıcı ve canlı hissettiriyor. Ses tasarımları da bu görselliği güzel destekliyor. Tribünlerden yükselen tezahüratlar ve sokaklardaki uğultu o büyük maç gününün heyecanını ve kaosunu kulaklarımıza kadar taşıyor.

Ancak bu güzel atmosferin arkasında can sıkan ciddi problemler de yer alıyor. Copa City serüvenine başlamak için tamamlamamız gereken zorunlu eğitim bölümü adeta bir işkenceye dönüşebiliyor. Bir saati aşan bu süreç hem çok kısıtlayıcı hem de oyunun dinamiklerini anlatmakta yetersiz kalıyor. Rehber karakterlerin kendi aralarındaki boş diyalogları dinlemekten oyunu öğrenmeye odaklanmak oldukça zorlaşıyor ve daha ilk saatlerden oyundan soğuduğunuzu hissediyorsunuz.

Eğitim bölümünün eksikliği Copa City deneyiminin ilerleyen aşamalarında kendisini iyice hissettiriyor. Örneğin, stadyumdaki güvenlik görevlisi yönetiminin nasıl başlayacağını oyun bize hiç açıklamıyor. Fan bölgelerindeki gönüllüler otomatik olarak işe başlarken, stadyumdaki görevlileri manuel olarak aktif etmemiz gerektiğini deneme yanılma yoluyla keşfetmek zorunda kalıyoruz. Bu durum oyuncuyu sürekli bir belirsizlik içinde bırakıyor.

Copa City oyunundaki görev tasarımlarındaki sert dengesizlikler de can sıkıcı seviyede. Kampanya modunun ilk görevinde taraftarları memnun etmek için tüm kaynakları harcadıktan sonra oyunun bizden aniden bir saha kenarı sağlık ekibi istemesi her şeyi mahvedebiliyor. Gerekli hazırlık seviyesine ulaşamadığım için kilitli olan bu ünite yüzünden saatlerimi harcadığım bir görevi tamamen kaybetmek fazlasıyla adaletsiz hissettirdi.

İçerik miktarı açısından da Copa City oyununun şu anki hali maalesef beklentilerin altında kalıyor. Uzun vadeli bir lig yönetimi veya turnuva düzenleme gibi modlar bulunmuyor. Sürekli olarak sadece tek bir maçı organize edip, sonra sıfırdan başlamak oyunun kendini tekrar etmesine yol açıyor. Bu durum derinlemesine bir yönetim simülasyonu bekleyenleri hayal kırıklığına uğratacaktır.

Şehir kurma etiketine aldanıp, tamamen özgür bir yerleşim yapabileceğinizi düşünmeyin. Copa City bünyesindeki özelleştirme seçenekleri oldukça kısıtlı tutulmuş. Stadyumu kendi zevkimize göre sıfırdan tasarlayamıyoruz. Bunun yerine haritada önceden belirlenmiş küçük boşluklara zorunlu binaları sıkıştırmaya çalışıyoruz. Estetikten ziyade sadece taraftarların acil ihtiyaçlarını gidermek için aceleyle yapılan bu yerleşimler yaratıcılığı baltalıyor.

Copa City oyununun kullanıcı arayüzü de bu karmaşayı kolaylaştırmak yerine daha da zor hale getiriyor. Finansal veriler ve analizler çok sayıda alt menünün altına gizlenmiş durumda. Özellikle konsol sürümünde gezinmek tam bir kabusa dönüşüyor. Sürekli olarak normal imleç ile hassas imleç modu arasında geçiş yapmak zorunda kalmak oyundaki akıcılığı baltalıyor ve insanı yoruyor.

Teknik açıdan da Copa City henüz tam anlamıyla cilalanmamış bir yapım izlenimi veriyor. Özellikle konsollarda yaşanan ani takılmalar, arayüzdeki yazılı metinlerin okunmayacak kadar küçük olması ve bazı görevlerde ilerlemeyi tamamen engelleyen hatalar can sıkıyor. Oyunda bazı geliştirmelerin çalışmaması gibi can sıkıcı problemler de oyun zevkini yarıda kesebiliyor.

Sonuç olarak Copa City gerçekten yenilikçi ve potansiyeli yüksek bir fikirle yola çıkmış. Futbolun yeşil saha dışındaki lojistik dünyasını yönetmek harika bir deneyim olsa da oyun şu an tamamlanmamış hissettiriyor. Hataların giderilmesi, arayüzün düzeltilmesi ve içerik çeşitliliğinin artırılması için zamana ihtiyacı var. Bu haliyle yüksek fiyatını hak ettiğini söylemek maalesef zor.

Copa City

4
Tür: Yönetim, Strateji, Simülasyon, Spor, Futbol
Platform: PC, PlayStation 5, Xbox Series S, Xbox Series X
Mod: Tek Oyunculu

Artılar

  • Futbol dünyasının lojistik ve organizasyonel arka planını ele alan son derece özgün ve yenilikçi bir temaya sahip olması.
  • Beşiktaş, Bayern Münih gibi lisanslı dev kulüplerin ve gerçek şehirlerin oyuna harika bir görsel atmosferle dahil edilmesi.
  • Farklı taraftar gruplarının (aileler, ultras, çekirdek kitle) hassas ihtiyaçlarını dengelemeye dayalı dinamik oynanış yapısı.
  • Maç günü yaklaştıkça artan tatlı gerilim hissi ve görsel şölen tadındaki stadyum yürüyüşleri.

Eksiler

  • Bir saati aşan, fazlasıyla kısıtlayıcı ve bazı temel mekanikleri anlatmaktan uzak olan zorunlu eğitim modu.
  • Önemli finansal verileri alt menülere gizleyen ve konsol sürümünde kontrolü zorlaştıran hantal arayüz tasarımı.
  • İlerlemeyi engelleyen ve tüm emeği sıfırlayabilen dengesiz kampanya görev yapıları.
  • Derinlemesine bir turnuva veya lig yönetimi modu sunmaması nedeniyle oyunun kısa sürede kendini tekrar etmesi.
  • Performans düşüşleri, ani takılmalar ve geliştirme hataları gibi can sıkıcı teknik pürüzler.

Etiketler: