Assassin’s Creed IV: Black Flag, benim bugüne kadar oynarken en çok eğlendiğim Assassin’s Creed oyunlarından bir tanesi. Üzerinde çok düşünmedim ama kendisini muhtemelen ikinci sıraya koyardım. Benim gibi birçok oyuncu böyle düşünüyor olacak ki Ubisoft da bunun farkına vardı ve karşımıza o efsanevi korsancılık oyununun yeniden yapımı ile çıktı. Assassin’s Creed Black Flag Resynced isimli bu oyun, 13 yıl önce çıkan orijinal deneyimi alıyor ve hem yeniden inşa ediyor, hem de bunu yaparken üzerine birkaç yeni içerik eklemeyi unutmuyor. İşte tüm bunları ben de Ubisoft tarafından aldığım bir oyun kodu ile PlayStation 5 Pro konsolumda deneyimledim.

Assassin’s Creed Black Flag Resynced oyununu açtığınız zaman öncelikle karşınıza serinin merkezi çıkacak. Benim çok anlamsız, yavaş ve özensiz bulduğum bu kısımda aslında biraz daha fazla lore, haftalık rastgele görevleri yaparak bitirebileceğiniz üç adet içerik bileti (ücretsiz) ve o biletten elde edebileceğiniz anahtar birimini harcayabileceğiniz oyun içi eşya mağazası bulunuyor. Eğer ki Assassin’s Creed Shadows oynadıysanız, bu kısımlara hakimsiniz demektir. Aynı sistem, bu yeni oyunda da devam ediyor ve hatta sunulan üç içerik biletinden iki tanesi, Assassin’s Creed Shadows ile ortak ödüller bulunduruyor. Yani, bilette iki oyuna da ait ödüller var.

Bunu açıkçası sevdiğimi söyleyemeyeceğim. Assassin’s Creed Shadows oyununu ben çıktığı dönemde oynadım ve bitirdim. Şimdi de Assassin’s Creed Black Flag Resynced oyununu deneyimlemek istiyorum. İçerik biletlerini de seviyorum ama o biletlerin, oynadığım oyun için içerik açmasını tercih ederim; geçen sene oynayıp, bitirdiğim bir oyun için değil… Bu arada, biraz alakalı olarak, mikro ödeme mağazası da bu oyun ile geri dönüyor. Şu anda oyun için 4 adet karakter paketi ve 4 adet gemi paketi satılıyor. Bunlar çoğunlukla kozmetik ögeler olduğu için görmezden gelebilirsiniz ve zaten yine seriye yeni olan şeyler değil.

Animus kısmından çıkıp, oyunu başlattığınız zaman ise dikkatinizi çekecek olan ilk şey Assassin’s Creed Black Flag Resynced oyununun görselliği ve yenilenen teknolojileri olacaktır. Daha önce de dediğim üzere orijinal oyun 13 yaşında ve eğer bir yeniden yapım varsa ortada, görselliğin ve diğer teknik elementlerin bence günümüz standartlarında olması gerekiyor. Ubisoft, Anvil Engine ile bunu başarıyor; Assassin’s Creed Black Flag Resynced, PlayStation 5 Pro konsolumda ve uyduruk 4K/SDR tipi televizyonumda şahane görünüyor. Doku kaplamaları oldukça yüksek kaliteli ve özellikle de ışıklandırma teknolojileri bence bir üst seviyede.

Bunun en büyük sebebi tahmin ediyorum ki ışın izleme teknolojilerinde yatıyor. Oyunun güzelliğini özellikle Assassin’s Creed Shadows yapıtından gelen Atmos veriyor. Bu teknoloji sayesinde oyunun dinamik hava durumu şahane manzaralara ve atmosferlere kapı aralıyor. Bu arada, orijinal oyunda dinamik hava durumu var mıydı, yok muydu hatırlayamıyorum. Eğer yoksa, bu yeniden yapımda var tabii ki. Sadece bu dinamik hava durumu çok fazla ve çok hızlı değişiyor. Yani, şöyle söyleyeyim, neredeyse her denize açıldığımda mutlaka ama mutlaka yağmurlu bir hava tattım. Ayrıca hava durumu bence çok hızlı değiştiği için gerçekçiliği de biraz eliyor.

Assassin’s Creed Black Flag Resynced; tüm ışın izleme teknolojilerinin aktif olduğu bir 60 FPS, 40 FPS ve 30 FPS modu sunuyor. Ubisoft şirketinin yayımladığı tabloya göre her modda değerler aynı ama tahmin ediyorum ki performans farkını yaratan unsur, oyunun hangi çözünürlükten upscale edildiği. Ben bütün deneyimimi performans modunda geçirdim; böyle bir oyunu 30 FPS olarak oynayamam ve 40 FPS modu da bana mevcut değildi televizyonum 60 Hz olduğu için. Oyun, deneyimim boyunca benim karşıma asla bir performans düşüklüğü veya grafiksel hata çıkartmadı; gayet stabil bir şekilde, 60 FPS olarak onlarca saat deneyimledim bu yapıtı.

Sadece birkaç kere görevlerde ilerlememi durduran ve bir önceki kayıt noktasına (veya bazen görevin daha başlamamış olduğu bir noktaya) geri dönmemi gerektiren hatalarla karşılaştım ama bunlar da sadece dakikalar içinde çözüldü. Problem etmedim yani. Ses, seslendirme ve müzik tarafında da herhangi bir kusur bulamadım. Karakter seslendirmeleri orijinal oyundaki gibi başarılı, ses efektleri kesinlikle fena değil ve müzikler de (özellikle de gemici şarkıları) şahane. Yani, Assassin’s Creed Black Flag Resynced, sunum tarafında bence çok ufak tefek pürüzler haricinde herhangi bir problem bulundurmuyor ve tam tersine, çok başarılı bir deneyim sunuyor.

Assassin’s Creed Black Flag Resynced oyununun genel ayarları da günümüz modern yapıtların seviyesine getirilmiş; özellikle de HUD özelleştirmesi olabildiğince detaylı. Ona gelene Motion Blur gibi efektleri kapatma, kontrolleri özelleştirme, ses dengelerini düzenleme, bolca ulaşılabilirlik ayarı ve çok daha fazlası mevcut. HUD ise efektler de dahil olmak üzere tamamen kontrolü sizin elinize bırakıyor. Eğer bu kadar derin bir ayar kuyusuna düşmek istemezseniz, standart ayar gayet ideal. Hatta ön ayarlar da mevcut ama derinlere inmek isterseniz de oyun tüm kontrolü size bırakıyor; savuşturma anlarında çıkan görsel bildirimlere kadar her şeyi kapatıp, açabiliyorsunuz.

Assassin’s Creed Black Flag Resynced ayrıca zorluğu da özelleştirmenize imkan kılıyor. Oyunda gemi savaşları zorluğunu, kara savaşları zorluğunu, aktivite zorluğunu ve gizlilik zorluğunu ayrı ayrı değiştirebiliyorsunuz. Bu değişikliklerde Kolay, Orta ve Zor tipinde üç seviye sunuluyor. Yine günümüz standartlarına ulaşmış bir seviye bu. Hatta belki Sony Interactive Entertainment tarafının birinci parti oyunları ile karşılaştırınca geride kalmış bile denebilir; o oyunlarda direkt düşman canı ve benzeri elementleri özelleştirebilecek kadar derine inebiliyorduk ama Assassin’s Creed Black Flag Resynced oyununun sunduğu ayarlar da kesinlikle yeterli.

Peki, bu yeniden yapım sadece grafik iyileştirmeler ve ek ayarlardan mı ibaret? Tabii ki hayır. Assassin’s Creed Black Flag Resynced, orijinal oyunda olmayan tamamen yeni içerikler de sunuyor ve bunlardan en büyüğü oyunun son bölümünde başlayan sekiz görevlik bir Blackbeard macerası. Bunun haricinde, geminiz için yeni yeteneklerin kilidini açan yeni subay görevleri de var. Bu subayların bir kısmı, oyunun ilk saatlerinde size sunuluyor. Yani, Blackbeard macerası gibi çok beklemek zorunda değilsiniz yeni içeriklere kavuşabilmek için. Ayrıca, bu subayların getirdiği yeni yetenekler de gayet etkili. Mesela, subaylardan biri, gemiye bir vurma/toslama yeteneği veriyor.

Oyunun sonlarına doğru açılacak bir diğer ek içerik ise Stede Bonnet hakkında. Burada belki sekiz görevlik dev bir macera yok ama korsan dünyası için önemli ve efsanevi bir isim olan bu şahsa yakışır bir final sunuluyor. Bunların haricinde, ek birkaç Animus Rift içeriği ve tabii ki daha önce bahsettiğim haftalık rastgele Animus görevleri de oyun içinde sizi bekliyor. Bu rastgele görevler, “şu gemiyi batır” ve “bu sandığı aç” tarzı şeyler. Yani, beklentinizi fazla yükseltmeyin onlar için. Yine de sezon/savaş bileti tarzı içeriklerde benim gibi ilerlemeyi seviyorsanız, o rastgele görevleri yapmak için yeterince isteği aşılıyor size Assassin’s Creed Black Flag Resynced.

Tabii ki her şey tamamen yeni içeriklerden de ibaret değil. Assassin’s Creed IV: Black Flag, 13 yıllık bir oyun olduğu için görev yapısı da günümüze pek uygun değildi ve Assassin’s Creed Black Flag Resynced ile bu noktada önemli çalışmalar yapılmış. Bazı görevler orijinal oyundaki ile aynı tabii ki ama bazı görevler de öylesine değişmiş ki tamamen farklı mekanikler ve hatta bölüm tasarımları sunuyor. Genel olarak yapılan bu yenilikler kesinlikle görev çeşitliliğini arttırmış ve takip görevlerinde başarısızlığın görevi iptal etmemesi, oyun yerine işin savaşa bağlanması kesinlikle deneyimi iyileştirmiş. Bunu ayrıca oyunun görev ve dünya yapısındaki parkur imkanları da sağlıyor.

Assassin’s Creed Black Flag Resynced, görevlerin içinde ve açık dünyada bazı değişiklikler yaparak parkur anlarının akmasını sağlamış. Bu bazen biraz yapay hissettiriyor; sanki dünya tamamen bizim karakterimiz parkur yapsın diye inşa edilmiş gibi duruyor ama onun haricinde oyun gerçekten akıyor. Genel olarak parkur hissinin iyileştirilmesi ve yeni animasyonların/mekaniklerin eklenmesi de parkur anlarını ciddi anlamda zenginleştirmiş. Ayrıca, Rope Dart gibi bazı ekipmanlar da oyunda erkene çekilmiş; böylece o yeni ekipmanlarla oynama süreniz, ustalaşma süreniz arttırılmış. Bence hatta bazı diğer ekipmanlar daha da erkene çekilebilirdi diye düşünüyorum.

Assassin’s Creed Black Flag Resynced içerisindeki bazı diğer iyileştirilen içerikler de Templar Hunts, Assassin Contracts ve Naval Contracts. Oyunun genelinde yapılan içerikleri daha modern hissettirme adımları bu görev tiplerinde de mevcut. Özetle, oyundaki büyük ve küçük tüm görevler tekrar elden geçirilmiş. Bazı görevlerde çok ufak tefek değişiklikler varken, bazıları tamamen yeni ve gizli ödüller, daha derinleştirilmiş diyaloglar, hikayeler, mekanikler ve hatta bölüm tasarımları sunuyor. Yalnız, bu değişikliklerin çoğunu, orijinal oyunu yakın zamanda oynamadıysanız, fark edeceğinizi sanmıyorum. Ben şahsen 13 yıl sonra bu kadar değişikliği zor fark ettim.

Assassin’s Creed Black Flag Resynced ile Hideout da çok önemli değişiklikler geçiriyor. Mesela, artık buradaki birçok inşa edilebilir binayı yükseltirken görsel farklılıklar çıkıyor. Orijinal oyunda yükseltilebilir beş yapı vardı ve onlar bu yeniden yapımda hala var ama artık yükseltirken yapıların kendi de görünüş olarak yükseliyor. Ayrıca tamamen yeni olan iki yapı da var ama onlar tek seviyelik, yani yükselmiyorlar. Ayrıca, evin kendisindeki yükseltmeler de aynı şekilde korunuyor. Yalnız, en önemli yenilik kesinlikle Milo van der Graaff karakterinin mektuplardaki bir isim olmaktan çıkıp, kanlı ve canlı bir şekilde bizimle konuşuyor olması.

Milo van der Graaff, ufak da olsa kendi hikayesini anlatıyor artık bizlere yeni görevler verirken. Aynı şekilde tamamen yeni bir karakter olarak evin kahyası olan Bernard Woodhouse ile de tanışıyoruz. Orijinal oyunda evimizi koleksiyonluk ögeler ile süsleme var mıydı, yok muydu hatırlamıyorum ama bu oyunda o süslemeleri yaptıkça, yeni koleksiyonluk ögeler topladıkça, Bernard Woodhouse da ufak hikayesini bizlere açıyor. Hem bu koleksiyonluk ögeler, hem de ele geçireceğimiz hazineler arasında da yeni parçalar ve setler bulunuyor bu arada. Bunlar, genellikle boş hissettiren adalara ek içerikler olarak konmuş. Hatta bazı adalarda tamamen benzersiz yeni karşılaşmalar da var.

Eğer daha da detaylara inmek gerekirse, Assassin’s Creed Black Flag Resynced, ufak tefek diyaloglarla da dünyasını canlı tutmaya çalışıyor. Mesela, bunların en iyi örneği, her bir Plantation içerisinde (Warehouse soyabileceğimiz yerler) bulmamız gereken anahtarın arkasında ufak bir hikaye oluyor. Bir hikayede anahtarı maymun çalıyor, öbüründe timsah, bir başkasında ise kendimizi bir aşk hikayesinin içinde buluyoruz. Bunlar çok büyük hikayeler değil; birkaç diyalogluk elementler sadece ama oyunun dünyasını canlı kılıyor, yaptığınız içeriğin çok da boş olmadığını sizlere gösteriyor. Ayrıca, bazı diyaloglar da size göz atmaya değer hazinelerin olduğunu söyleyebiliyor.

Tüm bu yeniliklerin arasında tabii ki Assassin’s Creed Black Flag Resynced, temel oynanış mekaniklerine de el atıyor. Parkur elementlerinin oldukça geliştirildiğini zaten söylemiştim. Gizlilik de opsiyonel eğilme tuşu ve Assassin’s Creed Shadows oyunundan gelen Observe yeteneği ile zenginlik kazanıyor. Genel olarak gizlilik temelli oynanış imkanı, serinin modern oyunlarındaki gibi derin değil. Bölümler adalardan oluştuğu için genellikle dar ve düşman sayısı da az ama yine de imkanın olması güzel bir şey. Ayrıca, bu oyunda temel savaş da modern oyunlardaki gibi RYO tipinde olmadığı için kendimi gizlilik yerine daha çok savaşırken buldum.

Bunu, gizliliği seven biri olarak söylüyorum. Assassin’s Creed Black Flag Resynced içerisinde bence kılıç ve tabancalarla savaşmak, saldırıları savuşturup, o savuşturmadan gelen momentumu düşmanları tek vuruşta öldürmek için kullanmak bence gizlilikten daha eğlenceli idi. Bu arada, düşmanlar artık çok sık kullandığınız ataklara karşı defans geliştirip, çok sık kullandığınız defanslara karşı da atak değiştirip saldırabiliyor. Mesela, sürekli savuşturma yapıyorsanız, düşman bir noktadan sonra savuşturulamayan saldırılar için gerilmeye başlayabiliyor. Ufak bir detay ama hoş. Ayrıca oyunda sanırım patlayıcılı bir yeni düşman tipi de bulunuyor.

Yalnız, bunların hiçbirinin bir önemi olmazdı eğer Assassin’s Creed Black Flag Resynced oyununun gemi savaşları kalitesiz olsaydı. Gemimiz, tamamen ayrı bir karakter ve yeni neslin gücünde artık büyük şehirler ile gemiler arasında bir yükleme ekranı bulunmuyor. Korsan şarkıları da eksiksiz bir şekilde geri dönüyor ve hatta aralarına 10 tane yeni parça katılıyor. Bunların haricinde, orijinal oyunla kıyasla çoğu şey bu yeniden yapımda aynı. Aynı içerikler, aynı aktiviteler, aynı ödüller yapılarını koruyor. Belki en büyük şey, Kenway’s Fleet sisteminin ana oyuna entegre edilmiş olması olabilir. Eskiden bu, oyunun yardımcı mobil uygulamasında yer alıyordu.

Assassin’s Creed Black Flag Resynced içerisinde topladığımız gemileri, ele geçirdiğimiz kalelerin bölgelerine bize ganimet getirmesi için kullanabiliyoruz. Kenway’s Fleet, bu işe yarıyor. Gemi ele geçirmek için ise bir düşman gemisini batırmayıp, defanslarını yıkmanız gerekiyor. Oyun size daha sonra soracak; eğer isterseniz kendi geminizin canını doldurabilirsiniz, isterseniz aranma seviyenizi sıfırlayabilirsiniz, isterseniz o gemiden daha da fazla ganimet çıkartabilirsiniz, isterseniz de gemiyi bünyenize ekleyebilirsiniz Kenway’s Fleet içerisinde kullanmak için. Burada aslında modun direkt oyuna girmesi haricinde bir farklılık bulunmuyor efendim.

Assassin’s Creed Black Flag Resynced, gemi savaşlarında da orijinal oyunun ruhunu güzelce koruyor ve tatmin edici bir oynanış sunuyor. Yine gemimiz yükseltilmesi, geliştirilmesi gereken bir karakter ve her bir geliştirme onu daha güçlü, daha dayanılmaz kılıyor. Farklı tipte düşman gemileri, farklı stratejiler ve saldırı tipleri gerektiriyor. Ayrıca, oyunda artık her saldırı tipinin bir de alternatif modu bulunuyor ve özellikle yeni subaylarla, oyunda ilerledikçe ve ganimetleri keşfettikçe yeni saldırı tiplerinin veya yeteneklerin kilidini açabiliyorsunuz geminiz için. Oyunda ayrıca yeni bir gülle tipi de bulunuyor, tamamen Assassin’s Creed Black Flag Resynced oyununa özel bir şekilde.

Assassin’s Creed Black Flag Resynced içerisindeki gemi savaşları genel yapısını tamamen koruyor ve doğal olarak dört efsanevi gemi savaşı da geri dönüyor. Yenilik olarak, artık bu savaşları tekrar ve tekrar oynayabiliyorsunuz. Ben bu noktada gemi iyileştirmelerinin tam gücünü test edebilmemiz için bir tür ekstra zorluk beklerdim. Yani, efsanevi gemiyi normal standart zorluğunda yendikten sonra, efsanevi gemi kendisini sürekli güçlendiriyor farklı saldırı tipleri, daha fazla can ve saldırı puanı ile. Fakat durum öyle değil, aynı savaşı tekrar yapıyorsunuz. Hiç yoktan iyidir; orijinal oyunda tüm bu efsanevi savaşları sadece bir kere yapabiliyordunuz.

Ubisoft, sonunda Assassin’s Creed IV: Black Flag oyununu yeniden yaptı ve çok da şahane bir iş çıkarttı. Assassin’s Creed Black Flag Resynced oyununun nereden baksanız her dalında mutlaka bir iyileştirme veya yenilik görebilmek mümkün. En az yeniliği herhalde gemi savaşları alıyor ama buna da şaşırmak mümkün değil. Sonuçta, orijinal oyun bu savaşları ve mekanikleri öyle başarılı bir şekilde sunmuştu ki 13 yıldır kendilerini konuşuyoruz. Bu yeniden yapım da her şeyi bize gayet güzel bir şekilde veriyor. Eğer ki orijinal oyunu sevdiyseniz ve yeniden oynamak istiyorsanız, bu yeniden yapıma kesinlikle bir şans vermelisiniz. Bence pişman olmayacaksınız.

Ayrıca, dev gibi Assassin’s Creed oyunlarından sıkıldıysanız da Assassin’s Creed Black Flag Resynced güzel bir macera olabilir. Evet, bu oyunun da haritası dev gibi ama tamamlamanız gereken ada sayısı fazla değil ve adalar da zaten küçük. Serinin modern ana oyunları gibi yüzlerce saat değil de 30-40 saat oynayabileceğiniz bir deneyim bu. Eğer ki %100 bitirmek isterseniz de hızınıza bağlı olarak 50-60 saatlik bir yapıt sizi bekliyor. Yani, özetle, Assassin’s Creed Black Flag Resynced oyununu önermemek çok zor. Yeniden yapım gayet kaliteli. İyileştirmeler yerinde, yeniden düzenlemeler yerinde ve tamamen yeni içerikler de yerinde. Diyebilecek olumsuz bir şeyim yok.

Assassin's Creed Black Flag Resynced

10
Tür: Aksiyon, Macera, Açık Dünya, Deniz Savaşları, Parkur, Gizlilik
Platform: PC, PlayStation 5, Xbox Series S, Xbox Series X
Mod: Tek Oyunculu

Artılar

  • Günümüz standartlarına çekilen görsel kalite tatmin edici.
  • Performans stabil olarak 60 FPS ve herhangi bir kritik hata da yok.
  • Ayarların derinliği ve detaylı yapısı modern oyunlarla aynı seviyede.
  • İrili ufaklı bolca yeni içerik mevcut ve her biri oyunun dünyasını/hikayesini daha da açıyor.
  • Eklenen yeni oynanış ögeleri ve mekanikleri ile oyun yenilenmesinin hakkını veriyor.
  • Parkur ve gizlilik elementleri çok daha iyi çalışıyor.
  • Her şeyden önemlisi, Assassin's Creed IV: Black Flag ruhu hiçbir şekilde bozulmamış.

Eksiler

  • Animus merkezi çok hantal çalışıyor ve diğer oyunlarla ödül paylaştırması bana saçma geldi.
  • Görevlerde ilerlemeyi durduran ve kayıt noktasına dönmeyi gerektiren ufak tefek hataların varlığı.