Oyun dünyasında benzersiz bir deneyim sunmak her geçen gün zorlaşırken, bağımsız geliştiricilerin cesur adımları şaşırtmaya devam ediyor. Daha önce duygusal hikayesiyle kalbimizi kazanan Spiritfarer yapımına imza atan Thunder Lotus, bu kez rotasını tamamen kaotik ve devasa bir çok oyunculu deneyime çeviriyor. İşte bu çılgın vizyonun en taze meyvesi olan 33 Immortals, aynı anda 33 oyuncuyu bir araya getirerek aksiyon ve hayatta kalma türüne bambaşka bir boyut kazandırıyor.

Oyunu ilk defa duyacak olanlar için bu sıra dışı yapıtın ne olduğunu dürüstçe açıklamak gerekiyor: Karşımızda izometrik kamera açısıyla oynanan, roguelike elementlerini MMO dünyasındaki devasa zindan baskınlarıyla birleştiren bir iş birliği oyunu bulunuyor. Tasarım dili ve oynanış yapısı yönüyle popüler roguelike oyunu Hades ile World of Warcraft raid mekaniklerinin kaotik bir evliliği gibi hissettiren 33 Immortals, oyuncuları saniyeler içinde devasa bir savaş alanının ortasına bırakıyor.

Karanlık ve mitolojik bir anlatıya sahip olan bu dünyada, ilahi yargıya isyan eden günahkar ruhların rolünü üstleniyoruz. Dante’nin ünlü eseri İlahi Komedya’dan ilham alan bu senaryoda, Tanrı’nın nihai kararına boyun eğmek yerine kendi özgürlüğümüz için kutsal güçlere savaş açıyoruz. Bu göksel isyanın her anında, 33 Immortals oyununun dünyasının o tekinsiz ama bir o kadar da epik atmosferini iliklerimize kadar hissediyoruz efendim.

Birçok bağımsız yapımdan aşina olduğumuz o zorlu hayatta kalma döngüsü, bu oyunda da temel oyun dinamiğini oluşturuyor. Hızlı bir şekilde lobiye bağlanıp otuz üç kişiyle birlikte purgatory yani Araf topraklarına adım attığımız 33 Immortals, her köşede bizi amansız canavar dalgalarıyla yüzleştiriyor. Bu hızlı akışta hem kendi canımızı korumamız hem de gruptaki diğer ruhlarla uyum içinde hareket etmemiz gerekiyor.

Bu 33 Immortals inceleme yazısında, oyundaki sınıf ve silah sisteminin ne kadar akıllıca tasarlandığına özellikle değinmek istiyorum. Oyunda klasik anlamda katı karakter sınıfları bulunmuyor, bunun yerine kuşanmayı seçtiğiniz kılıç, yay, asa veya pençe gibi silahlar doğrudan sizin savaş alanındaki rolünüzü belirliyor. Her silahın kendine has yetenekleri ve saldırı hızları olması, oyundaki taktiksel çeşitliliği harika bir şekilde besliyor.

Yalnızca kendi gücünüze güvenmenin hiçbir işe yaramadığı bu zorlu dünyada, iş birliği mekanikleri kelimenin tam anlamıyla hayati bir önem taşıyor. Savaş esnasında arkadaşlarınızı canlandırmak, ortak alanlarda durarak takım arkadaşlarınıza savunma kalkanı sağlamak ve kombo yeteneklerini tetiklemek 33 Immortals deneyiminin kalbini oluşturuyor. Tek başınıza bir hiçken, otuz üç kişi bir araya geldiğinde durdurulamaz bir orduya dönüşmenin yarattığı o zafer hissi gerçekten muazzam.

Görsel estetik ve sanatsal yönelim söz konusu olduğunda, Thunder Lotus ekibinin o bilindik ve hayran bırakan el çizimi tarzı burada da kendisini hemen belli ediyor. Karakter tasarımları, düşman animasyonları ve arafın puslu toprakları 33 Immortals oyununun görselliğini adeta yaşayan bir tabloya dönüştürüyor. Renk paletinin kasvetli tonları ve efektlerin akıcılığı, savaşın ortasındaki o yoğun kaosu bile göz alıcı bir şölene dönüştürmeyi başarıyor.

Bu muazzam görselliğin beraberinde getirdiği en büyük sıkıntı, ekranın zaman zaman aşırı derecede kalabalıklaşması ve sürükleyiciliği baltalaması oluyor. Aynı anda 33 oyuncunun yeteneklerini kullandığı, yüzlerce düşmanın ekranda fink attığı ve mermilerin havada uçuştuğu anlarda 33 Immortals oynamak tam bir işkenceye dönüşebiliyor. Kendi karakterinizi bile ekranda kaybetmenize yol açan bu aşırı karmaşa, savaşın kritik anlarında saçma sapan ölümlere sebep olabiliyor.

Eşleştirme sisteminin hızı ve pratikliği ise bu tarz devasa çok oyunculu oyunlarda nadiren karşılaştığımız pürüzsüzlükte çalışıyor. Dakikalarca sıra beklemek zorunda kalmadan, tek bir tuşla anında otuz 33 bir araya getiren 33 Immortals, MMO oyunlarındaki o yorucu hazırlık süreçlerini tamamen ortadan kaldırıyor. Her ne kadar oyun içinde sesli iletişim olmasa da, basit emote ve işaretleme sistemleri sayesinde yabancılarla bile kolayca koordine olabiliyorsunuz.

Roguelike oyunlarının en önemli unsuru olan kalıcı gelişim ve meta-ilerleme sistemleri de bu yapıma çok başarılı bir şekilde entegre edilmiş. Savaşlardan topladığımız kutsal ruhları ve ham maddeleri kullanarak ana üssümüzde kalıcı yetenekler açabildiğimiz 33 Immortals, her başarısız denemenin ardından bizi daha güçlü kılıyor. Bu tatmin edici gelişim eğrisi, öldüğünüzde hissettiğiniz o kayıp duygusunu azaltarak sizi hemen yeni bir savaşa girmeye teşvik ediyor.

Maceramızın zirve noktalarını oluşturan devasa boss savaşları ise taktiksel zekamızı ve reflekslerimizi son sınırına kadar zorluyor. Çok aşamalı ve alan hasarı odaklı bu epik düşmanlar, 33 Immortals dünyasında sadece düz vuruşlar yaparak alt edilemeyecek kadar karmaşık mekaniklere sahip. 33 kişinin de aynı anda doğru yerlerde durmasını, mermilerden kaçmasını ve zayıf noktalara odaklanmasını gerektiren bu savaşlar, gerçek bir MMO raid deneyimi hissettiriyor.

Teknik tarafta ise böylesine kalabalık bir oyunu optimize etmenin zorlukları yer yer kendisini hissettirmekten geri kalmıyor. Özellikle tüm yeteneklerin aynı saniyede tetiklendiği yoğun anlarda yaşanan ani kare hızı düşüşleri ve gecikme sorunları 33 Immortals akıcılığına gölge düşürebiliyor. Geliştirici ekibin bu performans dalgalanmalarını ve bazı ufak tefek bağlantı kopması hatalarını gelecek güncellemelerle tamamen pürüzsüz hale getirmesi gerekiyor.

Oyunun sunduğu bu harika döngünün bir süre sonra kaçınılmaz bir şekilde kendisini tekrar etmeye başladığını da bu 33 Immortals incelemesi kapsamında belirtmek gerekiyor. Bölge tasarımlarının ve düşman çeşitliliğinin uzun vadeli oynanışta biraz yetersiz kalması, saatler süren seansların ardından bir miktar sıkkınlık yaratabiliyor. Oyuncuları sürekli oyunda tutmak için Arafın derinliklerine eklenecek yeni bölgelerin ve canavarların önemi hayati bir konumda yer alıyor.

Diğer popüler co-op oyunlarıyla karşılaştırdığımızda, bu yapımın en büyük başarısı devasa zindan baskınlarını herkes için erişilebilir kılmasıdır. Karmaşık klan organizasyonları veya katı kurallarla uğraşmak istemeyen ama o kalabalık savaş zevkini tatmak isteyen herkes için 33 Immortals oyunu bence harika bir alternatif sunuyor. Bu demokratik ve hızlı raid yaklaşımı, türün gelecekteki diğer temsilcilerine de kesinlikle ilham kaynağı olacaktır.

Oyun seanslarım boyunca, bazen ekrandaki kaosa sinirlenmiş olsam da, arafın o karanlık topraklarında 32 yabancıyla birlikte Tanrı’nın ordularına karşı savaşmaktan büyük bir keyif aldım. Her başarılı boss kesiminin ardından gelen o ortak sevinç gösterileri ve birbirini kurtarma telaşı, 33 Immortals dünyasını sadece bir oyun olmaktan çıkarıp, harika bir sosyal alana dönüştürüyor.

Nihai bir karara varmak gerekirse, küçük optimizasyon sorunlarına ve ekran karmaşasına rağmen karşımızda son derece taze, cesur ve bağımlılık yapıcı bir yapım duruyor. Thunder Lotus ekibinin o muhteşem el çizimi estetiğini devasa bir iş birliğiyle birleştiren bu harika isyan serüveni, simülasyon ve roguelike severlerin kütüphanesinde mutlaka yer almalı. Eğer siz de otuz iki ruh kardeşinizle birlikte göklere kafa tutmak istiyorsanız, 33 Immortals kesinlikle kaçırmamanız gereken çok özel bir macera sunuyor.

33 Immortals

8
Tür: Aksiyon, Rol Yapma, Roguelike
Platform: PC, Xbox Series S, Xbox Series X
Mod: Tek Oyunculu, Çok Oyunculu, Co-op

Artılar

  • Aynı anda 33 oyuncuyu saniyeler içinde sıraya sokmadan bir araya getiren muazzam hızlı eşleştirme yapısı.
  • MMO tarzı karmaşık klan organizasyonlarına ihtiyaç duymadan devasa raid heyecanını herkes için erişilebilir kılması.
  • Thunder Lotus ekibinin imzası haline gelen, arafın kasvetini harika yansıtan göz alıcı el çizimi görselleri.
  • Kuşanılan silaha göre değişen esnek karakter rolleri ve taktiksel savaş kombinasyonları.
  • Ölen takım arkadaşlarını canlandırmaya ve ortak buff alanları oluşturmaya dayalı güçlü yardımlaşma mekanikleri.
  • Kalıcı ruh geliştirmeleri ile her başarısız denemede sizi üsse daha güçlü döndüren dengeli ilerleme sistemi.

Eksiler

  • 33 kişinin aynı anda büyü fırlattığı yoğun savaş anlarında kendi karakterinizi dahi kaybettiren aşırı ekran karmaşası.
  • Yoğun canavar ve yetenek animasyonlarının tetiklendiği kritik saniyelerde yaşanan kare hızı dalgalanmaları ve optimizasyon pürüzleri.
  • Sunucu lokasyonlarının azlığı sebebiyle yer yer kendisini hissettiren ve akıcılığı baltalayan gecikme / lag sorunları.
  • Uzun saatler süren seansların ardından harita tasarımlarındaki ve canavar çeşitliliğindeki yetersizliğin tekrara düşürmesi.

Etiketler: