Nintendo cephesinin en cana yakın kahramanı geri döndü. Geliştirici Good-Feel ekibi, yün ve kumaş temalı o eski büyüleyici dünyaları bir kenara bırakarak yeni nesil Nintendo Switch 2 platformunda bizi bambaşka bir görsel şölenle selamlıyor. Kaleme aldığım bu Yoshi and the Mysterious Book inceleme yazısında, yeşil dinozorumuzun resimli bir ansiklopedinin sayfaları arasında çıktığı bu son derece sıra dışı ve huzur dolu macerayı tüm detaylarıyla masaya yatıracağız.
Peki, bu sevimli yapım tam olarak neyi hedefliyor? Yoshi and the Mysterious Book, Bowser Jr.’ın babasının kalesinden aşırdığı canlı ve konuşan bir ansiklopedi olan Bay E, yani Mister Encyclopedia ile başlıyor. Kitabın içindeki gizemli kuşu ararken kendini sihirli bir büyüteçle sayfaların içine çektiren afacan Bowser Jr.’ın ardından kitap Yoshi’nin adasına düşüyor. Kahramanımız ve arkadaşları, kendi sayfalarını okuyamayan bu yaşlı kitaba yardım etmek için sayfaların içine dalarak fantastik bir ekolojik keşif yolculuğuna çıkıyor.
Oyunun türüne baktığımızda, Mario serisinin klasik platform formülünden radikal bir şekilde saptığını hemen fark ediyoruz. Yoshi and the Mysterious Book, oyuncuyu saniyelerle yarıştıran veya zorlu düşman dalgalarıyla sınayan geleneksel engelleri tamamen bir kenara bırakıyor. Bu macerada ölmek, can kaybetmek ya da süre kısıtlamasıyla boğuşmak gibi stres unsurları bulunmuyor. Herhangi bir tehlike anında sevimli kahramanımız sadece ufak bir ses çıkararak birkaç adım geride yeniden beliriyor ve araştırmasına kaldığı yerden keyifle devam edebiliyor.
Oynanışın kalbinde, aşina olduğumuz klasik mekaniklerin yaratıcı birer bilimsel gözlem aracına dönüştürülmesi yatıyor. Yoshi and the Mysterious Book boyunca dinozorumuz süzülme zıplaması yapıyor, düşmanları yutarak yumurta üretiyor ve bunları etraftaki nesnelere fırlatıyor. Ancak bu kez amacımız düşmanları yok etmek değil; onları yutarak Bay E’nin sayfaları için tat notları çıkarmak, sırtımızda taşımak ya da üzerlerinde zıplayarak gizli tepkilerini gözlemlemek oluyor. Her bir yaratığın farklı bir doğa harikası gibi davranması oyuna büyük bir keşif heyecanı katıyor.
Doğa ansiklopedisinin her bir sayfası, tamamen belirli bir canlı türünün doğal yaşam alanına ayrılmış bağımsız birer seviye olarak tasarlanmış. Hazırladığım bu Yoshi and the Mysterious Book incelemesi sürecinde, Mario evreninin o meşhur gülen çiçekleri olan Crazee Dayzee gibi klasik canavarlarla karşılaşmak ve onların ekolojik alışkanlıklarını incelemek inanılmaz keyifliydi. Onları dürtüp pışpışladıkça ya da kafalarına basıp zıpladıkça Bay E’nin boş sayfalarında yeni bilimsel notların belirmesi, adeta yaşayan bir belgeselin içinde olduğunuz hissini başarıyla pekiştiriyor.
Görsel sunum tarafında ise geliştirici ekip, Unreal Engine 5 motorunun tüm gücünü arkasına alarak adeta yaşayan bir sanat eseri ortaya koymuş. Yoshi and the Mysterious Book dünyasında önceki oyunların yün ya da karton estetiği yerine, el yazması çizimler ve kurşun kalem eskizleri andıran muhteşem bir görsel stil tercih edilmiş. Karakterlerin etrafındaki ince titrek çizgiler ve sınırlı kare hızına sahip el yapımı animasyonlar, kendinizi gerçekten de eski bir çocuk kitabının sayfalarını karıştırıyormuş gibi hissetmenizi sağlıyor.
Bu sakinleştirici atmosfer, oyunu özellikle çocuklarla veya yoğun bir günün ardından kafa dağıtmak isteyen gençler ve yetişkin oyuncular için kusursuz bir sığınak haline getiriyor. Yoshi and the Mysterious Book içinde keşfettiğiniz her yeni canlıya kendi hayal gücünüzle on karaktere kadar isimler verebiliyor olmanız bu bağı daha da güçlendiriyor. Kendi koyduğunuz komik isimlerin oyunun geri kalanındaki bilimsel metinlerde ve diyaloglarda aynen kullanılması, oyun dünyasıyla aranızda son derece samimi ve unutulmaz bir bağ kuruyor.
Keşif döngüsünün arkasındaki ilerleme sistemi ise topladığımız Smiley Flowers yani gülen çiçekler ve gizemli jetonlarla desteklenmiş. Yoshi and the Mysterious Book haritasında gizlenmiş bu çiçekleri bularak yeni keşif araçlarının ve etkileşim yollarının kilidini açabiliyorsunuz. Eğer bir seviyedeki tüm canlı sırlarını çözmekte zorlanırsanız, topladığınız jetonları Bay E’ye vererek eksik kalan keşifleriniz için önce siluet, ardından detaylı ipuçları satın alabiliyorsunuz. Bu esnek yapı, meraklı oyuncuların motivasyonunu sürekli taze tutuyor.
Ancak bu sevimli yapının madalyonunun diğer yüzüne baktığımızda, bazı oyun tasarımı tercihlerinin her oyuncuyu mutlu etmeyeceğini dürüstçe belirtmek gerekiyor. Yoshi and the Mysterious Book macerasında her ne kadar yaratık tasarımları dahi işler barındırsa da, seviye yapısı bir süre sonra kendini tekrar etmeye başlıyor. Her bölümde yaratıkları yut, üstlerine bas, fırlat, notları topla ve bir sonraki sayfaya geç döngüsü, özellikle uzun oyun seanslarında heyecanını ve o ilk baştaki büyüleyici yenilik hissini hızlıca yitirebiliyor.
Ayrıca bazı canlıların sunduğu özel oynanış mekaniklerinin ve mini oyunların zaman zaman can sıkıcı derecede hantal hissettirdiğini de eklemeliyim. Hazırladığım bu Yoshi and the Mysterious Book inceleme deneyimi boyunca, özellikle su kenarında balık tutmaya çalışan kurbağa benzeri bir yaratıkla girdiğim etkileşim tam bir sabır sınavına dönüştü. Oltayı doğru yere fırlatmak ve tepki almak beceriden ziyade tamamen şansa dayalı hissettirdiği için o tatlı keşif heyecanı yerini geçici bir hayal kırıklığına bırakabiliyor.
Bu kontrol ve mekanik hantallığı, maalesef oyunun en can alıcı noktası olan final aşamasında da kendini hissettirerek tadımızı biraz kaçırıyor. Yoshi and the Mysterious Book son bölümlerinde sunduğu bulmacalarda işleri biraz fazla karmaşıklaştırmaya çalışırken, kontrollerin hassasiyet sınırlarını zorlayarak oyuncuyu gereksiz yere yoruyor. Oyunun o baştaki masalsı ve akıcı ritminin böylesine hantal ve kafa karıştırıcı bir finalle son bulması, genel deneyimin üzerinde ufak da olsa gölge bırakıyor.
Eğer karşınızda Super Mario Wonder gibi sizi sürekli tetikte tutacak, adrenalin dolu ve hızlı tempolu bir platform oyunu bekliyorsanız, rotanızı başka yöne çevirmelisiniz. Yoshi and the Mysterious Book kesinlikle o tarz bir yapım değil; aksine pazar sabahı kahvenizi yudumlarken bir iki saat boyunca sakin kafa oynayacağınız bir deneyim vaat ediyor. Oyunun bu düşük tempolu ve düşük riskli doğası, dinamik aksiyon arayan yetişkin oyuncuları bir süre sonra sıkıp kendinden uzaklaştırabilir.
Buna rağmen oyunun sunduğu içerik miktarı ve keşif zenginliği kesinlikle hafife alınmayacak kadar büyük bir hacme sahip. Yoshi and the Mysterious Book ana hikayeyi oluşturan ilk altı bölümün ardından açılan ek bölümlerle birlikte toplamda on iki geniş bölümden oluşuyor. Ana hikayeyi bitirdikten sonra bile arkada kalan onlarca gizli habitatı keşfetmek ve eksik sayfaları tamamlamak için adeta devasa bir post-game içeriğiyle karşı karşıya kalıyorsunuz.
Good-Feel ekibinin detaylara gösterdiği inanılmaz özen, karakterlerin sevimli animasyonlarında ve çevreyle girdikleri komik etkileşimlerde kendini her an belli ediyor. Yoshi and the Mysterious Book oyununu oynarken devasa Mildes jölelerinin üzerinde zıplayıp, bir yanardağın tepesinden gökyüzüne fırlatıldığınız o neşeli anlar, yüzünüzde istemsizce kocaman bir tebessüm oluşturuyor efendim. Her bir canlının kendine has ses efektleri ve sevimli huyları, oyun dünyasının arkasındaki o samimi işçiliği gözler önüne seriyor.
Görsel şöleni tamamlayan neşeli chiptune melodileri ve sakinleştirici tınılar da bu masalsı atmosferin en önemli tamamlayıcı sütunlarından biri olmuş. Yoshi and the Mysterious Book için bestelenen müzikler, her sayfa çevrildiğinde o bölgenin temasına uygun olarak değişiyor ve oyuncuyu asla yormayacak tatlı bir tempoda akıp gidiyor. Kulak tırmalamayan, dinlendirici melodiler sayesinde keşif yaparken zamanın nasıl geçtiğini anlamak gerçekten çok güç bir hal alıyor.
Özetlemek gerekirse, bazı hantal mekanikleri ve rekabetçi zorluktan tamamen arındırılmış yapısı nedeniyle her kesime hitap etmese de, Nintendo tarafının o benzersiz sihrini buram buram hissettiren bir yapım var karşımızda. Yazdığım bu Yoshi and the Mysterious Book inceleme yazısının sonunda rahatlıkla söyleyebilirim ki huzurlu bir keşif yolculuğuna çıkmak ve göz alıcı bir görsel dünyada kaybolmak isteyen herkes için bu kitap kütüphanede mutlaka yer almalı. Şimdi sevimli yeşil dostumuzla birlikte Bay E’nin sayfalarını aralayın ve bu sıcacık, paha biçilemez illüstrasyon dünyasının tadını çıkarın.





