Vampire: The Masquerade - Coteries of New York

Vampire: The Masquerade – Coteries of New York incelemesi

Vampire: The Masquerade - Coteries of New York ile vampir olup, kendimizi benzersiz bir evrenin içerisine atıyoruz.

Oldukça geniş bir evrene sahip olan Vampire: The Masquerade, yeni bir yan oyun ile karşımıza çıktı. Bu oyunun adı Vampire: The Masquerade – Coteries of New York ve kendisi bir görsel roman. Daha geçen gün çıkmış olan bu yapıtı bir süredir oynuyorduk ve sonunda incelemesini tamamlayabildik. Bu yazımız ile bahsi geçen video oyununun tam olarak ne olduğunu ve evrene neler kattığını sizlere anlatabileceğiz.

Vampire: The Masquerade - Coteries of New York

Vampire: The Masquerade – Coteries of New York, gayet basit bir yapıya sahip

Eğer daha önce herhangi bir görsel roman deneyimlediyseniz, bu oyunun nasıl işlediğini de biliyorsunuz demektir. Vampire: The Masquerade – Coteries of New York, herhangi bir görsel roman oyunundan farklı bir sistem sunmuyor sizlere. Eğer daha önce hiçbir şekilde görsel roman türünde oyun oynamadıysanız da temelinde bir kitap okuduğunuzu, arada sırada da seçim yaptığınızı söyleyebilirim.

Detaylandırmak gerekirse, ortada Vampire: The Masquerade – Coteries of New York için hazırlanan bir hikaye bulunuyor. Oyunun başında 3 farklı arka plana sahip olan karakterden bir tanesini seçiyoruz ve maceraya başlıyoruz. Maceranın temeli, sol alt köşede yer alan yazıları ve diyalogları okumanızdan oluşuyor. Bu durum, içinde olduğunuz mekanların ve karakterlerin tasarımlarıyla canlanıyor.

Oyunu oynarken bu yazılara ve diyaloglara tabii ki önem vermeniz gerekiyor. Bunun ilk sebebi, oyunun tamamının aslında o yazılardan oluşması. Diğer sebep ise hikayenin gidişatını, diyalog seçimleri ile değiştirebiliyor olmanız. Tabii diyalog seçimlerinde ne yapacağınızı bilmeniz için de yaşanan olaylara ve kurulan cümlelere dikkat etmeniz gerekiyor. Bu da aslında benim çok sevdiğim bir durum.

Bu arada, oyunun tamamı birkaç tasarımdan ve yazı okumaktan ibaret dedim ama bunu olumsuz bir şekilde söylemek istemedim. Sonuçta, görsel romanlar böyle olur ve farklı bir tasarımı beklemek, haksızlıktır. Ben, daha önce görsel roman deneyimlemedim ama bu türe benzeyen çok oyun oynadım. Vampire: The Masquerade – Coteries of New York ise beni görsel roman olarak memnun etti.

Vampire: The Masquerade evreninde farklı klanlar bulunuyor ve oyun içerisinde de o klanlardan 3 tanesine katılım sağlayabiliyorsunuz. Ayrıca, oyun başlamadan önce seçeceğiniz 3 karakter de o klanlara daha yakın ama tabii ki siz X klanına yakın olan bir karakteri, Y klanına da yönlendirebiliyorsunuz. Özgürlük konusunda neredeyse hiçbir problem bulunmuyor bence.

Vampire: The Masquerade - Coteries of New York

Vampir olup, güçlerinizi keşfetmeye hazırlanın

Eğer adından da anlamadıysanız, Vampire: The Masquerade – Coteries of New York oyununda bir şekilde vampir oluyoruz ve vampirliği oyun boyunca keşfediyoruz. Hikaye, 3-4 saat sürüyor. Yani, kesinlikle kısa bir deneyim var karşımızda ama oyundaki 3 karakter de farklı deneyimler sunabiliyor. Ayrıca, tek bir oynanış ile tüm görevleri tamamlayamıyorsunuz. Yani, tekrar oynanabilirlik yüksek.

Bu arada, diyalog seçimlerinize göre hikayenin gidişatı değişiyor dedim ama hikayeyi sadece o diyaloglar etkilemiyor. Aynı zamanda seçtiğiniz karakter de hikayeyi küçük bir şekilde etkiliyor. Oyundaki 3 karaktere özel farklı diyalog seçimleri ve vampir güçleri bulunabiliyor. Bana soracak olursanız, bunlar çok etkilemiyor oyunu ama en azından farklı bir karakterle oynadığınız hissediliyor.

Vampire: The Masquerade – Coteries of New York oyununda vampir yeteneklerimiz de var. Bu yeteneklerimizi serbest bir şekilde kullanamıyoruz; oyun sadece size seçenek sunduğu zaman kullanmak veya kullanmamak arasında seçim yapabiliyorsunuz. Bu yetenekler, karakterlere göre değişiyor ama temel olarak insan üstü güce veya hıza ulaşmak gibi yetenekler bulunuyor oyunda.

Yetenek kullanmak, sizi birçok durumdan kurtarabiliyor ama aynı zamanda başka karakterlerin sinirleri de bozulabiliyor. Ayrıca, her yetenek kullandığınız zaman daha fazla kana acıkıyorsunuz ve bir süre sonra The Beast denen olay devreye giriyor. Eğer çok acıkırsanız ve beslenme olanaklarını kullanmazsanız, The Beast ortaya çıkıyor ve insanları öldürmeye başlıyorsunuz açlıktan ötürü.

Bu, olumlu bir şey değil; vampirlerin, insanlardan gizli kalması gerekiyor. Şiddetle öldürülmüş ve tüm kanı içilmiş olan bir ceset ise vampirleri ortaya çıkartabiliyor. Aynı zamanda, oyunda her beslenme fırsatını da kullanmamak gerekiyor; ne kadar çok beslenirseniz, o kadar çok görüntüleniyorsunuz. Mesela, siz fark etmeseniz bile etraftan geçen biri sizi kameraya seçebiliyor kan emerken.

Vampire: The Masquerade - Coteries of New York

Vampire: The Masquerade – Coteries of New York, vampirliği sonuna kadar yaşatıyor

Vampire: The Masquerade – Coteries of New York oyununun hikayesinde bizim karakterimiz daha yeni vampir oluyor, yani acemi oluyoruz. Bu yüzden başka insanların bizi fark etmesi, normalden biraz daha alttan alınabiliyor. Tabii bu oyunda sadece etrafta dolaşıp, milletin kanını içmiyoruz. Oyunda bir hikaye var ve o hikayeyi sürekli olarak görev yaparak ilerletmemiz gerekiyor.

Oyunda, her gece en fazla 2 kere aksiyona girebiliyorsunuz. Eğer yapmak zorunda olduğunuz bir görev yoksa veya başınıza bir şey gelmezse, harita üzerinden yapmak istediğiniz görevi seçiyorsunuz ve onun hikayesini yaşıyorsunuz. Oyundaki tüm görevler, karakter ve hikaye temelli. Ayrıca, görevde yaşanan olaylara göre o karakterler sizin dostunuz veya düşmanınız da olabiliyor oyun sonunda.

Tabii oyunun sonu bu noktada ne yazık ki zayıf kalıyor. Yani, isterseniz kimse size yardım etmesin, isterseniz de herkes sizin dostunuz olsun, sürekli olarak aynı finali görüyorsunuz; karakter farklı olsa bile. Farklı karakterler ve farklı yolları izlemek, büyük ölçüde finale giden yolu değiştiriyor, finali değil. Oyun kısa olduğu için bu durum bana en büyük olumsuz nokta gibi görünüyor açıkçası.

Tabii tek olumsuz nokta, bu da değil. Evet, karşımızda bir görsel roman var ama bu görsel romanın metin çokluğu bana aşırı geldi. Yani, sürekli ama sürekli bir şeyler okuyorsunuz ve bunlar bitmiyor. Uzun ve karışık cümleler kuruluyor ve beyniniz yoruluyor. Belki, evrenden ve karakterimizden ötürü bu olmalı ama ben açıkçası çok uzun, bitmeyen ve kompleks cümlelerden bir noktadan sonra çok sıkıldım.

İnteraktifliğin çok az olduğu, büyük finalin pek de etkilenmediği bu bol yazılı oyunda, ne yazık ki çevre tasarımları da pek hoş değil. Şimdi, bu oyunun odak noktası tabii ki metinler ve hikaye olmalı. Bu noktada, tek bir sorun vardı ve onu da söyledim zaten. Fakat, hikaye bence çok daha ilgi çekici mekan ve karakter tasarımları ile canlandırılabilirdi. Bana göre her tasarım birbirine çok benziyordu.

Vampire: The Masquerade - Coteries of New York

Vampire: The Masquerade evrenine kendinizi hazırlamak için ideal bir oyun

Vampire: The Masquerade – Coteries of New York, bana sorarsanız kesinlikle başarılı bir video oyunu. Yalnız, bu oyunun türü görsel roman olduğu için muhtemelen birçok kişinin ilgisini çekmeyecektir. Ayrıca, gereken yoğun İngilizce bilgisi de bazı oyuncuların hoşuna gitmeyebilir. Tabii bir de bana çok aynı gelen görsel tasarımlar ve kompleks gelen sıkıcı cümleler bulunuyor oyunda.

Yine de oyundaki müzikler, evreni güzel yansıtıyor. Karakter tasarımları zaman zaman ilgi çekebiliyor. Eğer hikayede okuduğunuz şey, görsel tasarımlar ile çok daha iyi bir şekilde anlatılsa idi diğer problemleri görmezden gelecektim ve bu oyuna 9’dan biraz daha yüksek bir puan verecektim ama metinlerin üzerine sanki bir slayt gösterisi izliyormuşuz gibi görünüyor bu yapıtta.

Bu olumsuz yönlerin haricinde, yaptığımız her hareketin yaşanan olayları etkilemesi çok güzeldi. Oyuna başlarken seçtiğimiz farklı karakterlerin, farklı olaylar yaşatması, farklı diyalog seçimlerinin ortaya çıkması ve genel anlamı ile oyundaki bir karakter olan Hope, bence çok başarılıydı. Hope üzerinden günümüz kültürüne de göndermeler yapılıyordu ki bence bu gayet iyiydi.

Eğer 3 karakterle de bu oyunu tekrardan bitirecek olursanız, muhtemelen oyunda 10-12 saat harcayacaksınız. Vampire: The Masquerade – Coteries of New York, şu an Steam üzerinde 28 TL ve bu oyunda tek bir karakter kullanacak olsanız bile bence buna değer. Yani, bu görsel romanı, eğer türü seviyorsanız, satın almanızı öneriyorum efendim.

Bu arada, 2020 senesi içerisinde Vampire: The Masquerade – Bloodlines 2 oyunu piyasaya sürülecek. Bu oyun muhtemelen daha fazla kişiye hitap edecektir ve sizler de o oyunu oynamak istiyorsanız, öncelikle bahsettiğimiz bu video oyununa bir şans verip, evrene adım atmanızı öneriyorum. Kesinlikle çok fazla şey öğreneceksiniz bu görsel roman sayesinde.

Vampire: The Masquerade - Coteries of New York
Vampire: The Masquerade - Coteries of New York, görsel roman türünde olan bir video oyunu. Eğer bu yapıttan zevk almak istiyorsanız, öncelikle bir okuma alışkanlığınızın olması gerekiyor ve ardından da iyi bir seviyede İngilizce bilmeniz gerekiyor. Tabii Vampire: The Masquerade evreni ile de biraz alakanız olursa, her şey kusursuz olacak. Bence bu video oyunu gayet başarılı. Kendisinin birkaç önemli problemi bulunuyor ama oyunun fiyatı 28 TL iken bu problemlerin üzerinde çok durmak istemiyoruz; oyun, kendi fiyatının hakkını yeterince veriyor bence.
Olumlu
Seçilebilir üç karakter de farklı deneyimler ve kısmen farklı hikayeler sunuyor.
Evren ve hikayenin kendisi gayet ilgi çekici.
Karakterlerin tamamı çok başarılı, tekrar tekrar oynamak istiyorsunuz oyunu.
Vampire: The Masquerade evreni çok başarılı bir şekilde anlatılıyor.
Olumsuz
Cümlelerin uzunluğu ve kompleks yapıları, uzun vadede sıkıcı oluyor.
Özellikle çevre tasarımları zaman zaman kendisini çok tekrar ediyor.
Büyük finalin seçimlere göre neredeyse hiç değişmiyor olması.
Oyunun hikayesi hemen bitti, biraz daha uzun olmalıydı.
8.7
Kurucu

Yorumlar

avatar
  Abone Ol  
Bildir