Ekibimize yeni yazarlar arıyoruz. Detaylı bilgi için lütfen buraya tıklayınız.
The Outer World

The Outer Worlds incelemesi

Fallout serisinin eski geliştiricileri, çok daha sorunsuz bir oyunla karşımızda.

Günümüzdeki pek çok video oyununda, rol yapma oyunlarına dair unsurlara rastlıyoruz. Gerek diyaloglar olsun, gerek karakter geliştirme seçenekleri olsun, hemen her oyuna bu unsurlar bir şekilde yerleştiriliyor. İnceleme yazısını okumakta olduğunuz The Outer Worlds ise saf bir aksiyon ve rol yapma oyunu olarak karşımıza çıkıyor. Bu oyunun inceleme yazısında, bir rol yapma oyunu nasıl olmalı sorusunun yanıtını alırken; nasıl bir oynanış mekanikleri, karakter geliştirme sistemi, oyunun grafikleri ile performansı ve diğer pek çok konudaki görüşleri, inceleme yazısının içerisinde bulabilirsiniz.

The Outer World

The Outer Worlds ile sanki Fallout serisine ait bir devam oyunu görüyoruz

İncelemesini gerçekleştirdiğim oyunun duyurusu yapıldığından itibaren oyuna dair en çok geliştirici ekibinden söz edildiğini duymuştuk. Söylenen şuydu: Geçmişteki Fallout oyunlarını geliştiren ekipten ayrılan önemli isimler bir rol yapma oyunu geliştirmekteydiler. Oyunun görsellerine bakıldığında da Fallout evrenine benzer yapılar göze çarpıyordu. Haliyle akla, Fallout serisiyle geliştirme aşamasındaki The Outer Worlds oyunlarının benzerlikleri geliyordu.

Nitekim görüşler, incelediğim bu oyunun Fallout serisinin bir kopyası olacağı yönündeydi ve bu görüşlerin sahipleri kısmen haklı çıktılar. The Outer Worlds oyununa girdiğim andan itibaren, gerek oyunun evreni, gerekse genel yapısı itibariyle bir Fallout oyununu karşımızda buldum. Bununla birlikte, ya adamlar eski seriyi kopyalamış, önümüze koymuşlar diyemiyorum, çünkü içerik açısından oldukça dolu olan The Outer Worlds, sorunsuz yapısıyla bu sözleri söylememe engel oluyor.

Evet, karşımızda bahsettiğim seriye bir hayli benzeyen bir yapım duruyor. Bol bol diyaloğa girdiğimiz, karakterimizi geliştirdiğimiz, topladığımız eşyalarla bir şeyler üretebildiğimiz bir video oyunu The Outer Worlds. Birinci kişi kamera açısıyla oynanan bu oyun, tarz olarak eskiyle geleceği harmanlıyor ama bir Fallout kopyası olarak görülemiyor.

Bu oyunun, Fallout serisine olan benzerliğinden ötürü eleştiremememizin birinci sebebinin, diğer serideki hataları barındırmaması ve kendine özgü bir çizgiyle hareket edebilmesi olduğunu söyleyebilirim. Oynanış mekaniklerinden birazdan bahsedeceğim ama oyunda benzersiz bir diyalog sisteminin yer aldığını belirtmem gerekiyor. Öylesine detaylı bir diyalog sistemi var ki karşımızda, bazı noktalarda bu oyunun yalnızca konuşmalarda oluştuğu hissine bile kapılabilirsiniz. Bununla birlikte diyaloglarla aksiyon kısımları gayet iyi dengeleniyor.

The Outer World

Diyaloglar, oyunun geneline doğrudan etki edebiliyor

Bir rol yapma oyununa sahipseniz, haliyle diyalog sisteminin elle tutulur bir tarafa sahip olmasını istersiniz.  The Outer Worlds da tam bu isteğimizin üzerine giderek, bir oyunda nasıl bir diyalog sistemi bulunması gerekir sorusunun yanıtı oluyor. Bu oyunda, karşınızda adeta gerçek bir insan varmışçasına yer yer mizahi, yer yer kinayeli ama genelinde zekice yanıtlar bulacağınızı rahatlıkla söyleyebilirim.

Bir görev aldığımızda, savaşmak mı, konuşarak halletmek mi, gizlice işi bitirmek mi istiyoruz diye kendimize sormamız yeterli oluyor. The Outer Worlds oyunu, aradığımız çeşitliliği bizlere her daim sunmaya çalışıyor. Bunu da çoğunlukla başarıyor. Birbirine bağlı diyalog sistemiyle sayesinde, izleyeceğimiz yolu tayin edebiliyor, göreve doğrudan gitmeden farklı karakterlerle etkileşime geçerek elimizdeki seçenekler hakkında bilgi alabiliyoruz.

Oyun tarzımızı seçerken, etrafta konuşabildiğimiz her karakterin bizlere bir şeyler katacağını unutmamamız gerekiyor. Hiç ummadığınız bir karakterin söyledikleri, oynamakta olduğunuz görevin çehresini baştan başa değiştirebiliyor. Bu arada oyunun hikayesinin girişinden de biraz bahsedeyim eğer izin verirseniz. Hikayeye göre; evrendeki karışıklık nedeniyle yeniden canlandırılıyoruz ve sisteme karşı mücadeleye başlıyoruz.

Fazla şirin olmayan bir amcadan aldığımız görevlerle kendimize bir yol çizmemiz gerekiyor. Ayrıca, oyunun genelinde gezegenler arasında geçişler yapabiliyoruz. Amacımız uğruna pek çok ana ve yan göreve oyunun içerisinde dahil olabiliyoruz. Bu arada her bir gezegenin kendine özgü özellikleri ve yapıları bulunuyor. Tüm bunlar, biraz fazla uzun övdüğüm diyalog sisteminin ışığında devam edip gidiyor.

The Outer World

Diyaloglar iyi fakat oynanış mekanikleri yeterli kaliteyi yansıtıyor mu?

Karşımızda yalnızca diyaloglarda oluşan bir yapım olmadığından ötürü, oynanış mekaniklerine ve genel oyun yapısına da değinmek gerekiyor. Belirttiğim gibi The Outer Worlds, birincil kişi bakış açısıyla oynanabilen bir aksiyon ve rol yapma oyunu. Oyunun genelinde sık sık çatışmalara girdiğimizden ötürü, vuruş hissiyatının değeri önem arz ediyor. Bu yapımdaki ateşli silah mekaniklerinin muhteşem olmamasına karşın idare eder seviyede bulunduklarını söyleyebilirim.

Şöyle ki, bir düşmanı vurduğunuzda benim kafayı fena halde taktığım imleç değişimi olayını bu yapımda da görüyoruz. Bunun yanında, oyunun seslerinin de etkisiyle düşmanları vurduğumuzda tokluk hissini aldığımı belirtebilirim. Bahsettiğim tokluk hissi öyle kusursuz bir vuruş hissiyatı sunmamasına rağmen, benim görüşüme göre geçer notu alacak cinsten bir etki bırakıyor. Yalnız, biraz iri düşmanlara karşı savaşlarda ve oyundaki karmaşanın arttığı anlarda bu vuruş hissinin büyük oranda azaldığını belirteyim.

Bu arada oyunda yalnızca ateşli silahlarım mekanikleriyle yüzleşmiyoruz. Karakterimizin kazandığı yetenekler sayesinde oyuna etki eden durumlar olduğu gibi, emrimizde olan yardımcılarımız var. Belki de Fallout serisiyle incelemesini gerçekleştirdiğim oyunun arasındaki en büyük fark burada ortaya çıkıyor: The Outer Worlds oyununda özel yetenekli yardımcılara sahip olabiliyoruz. Yardımcılarımızı yönlendirebiliyor ve birlikte hareket etmelerini sağlayabiliyoruz.    

The Outer Worlds oyununda ilerledikçe yardımcı karakterlerimizin kilitleri yavaş yavaş açılıyor. Duruma göre, toplamda 6 adet olan bu yardımcı karakterlerimizin iki tanesini seçerek mücadelede bize destek olacak arkadaşlar edinmiş oluyoruz. Bu arada, her bir yardımcının kendine özgü görevlerinin ve özel yeteneklerinin olduklarını söylemeden geçmeyeyim. Dileyen oyuncular, bu yardımcı karakterlerin yan görevlerini de tercih ederek ilerleyebilirler. Tüm bunlarla birlikte bu yardımcıların donanımlarını değiştirmek de bizim elimizde oluyor.

The Outer World

Geliştirici ekip adeta, rol yapma oyunu böyle yapılır, diyor

Bir rol yapma oyununun olmazsa olmazı olan unsurlardan bir tanesi de bileceğiniz üzere karakter geliştirme seçenekleridir. Günümüzde artık dövüş ve spor oyunlarında bile karakter geliştirme seçeneklerini gördüğümüz için bu sistemin her oyunda bulunması gerektiğini zanneder hale geldik. Özünde gerçek bir rol yapma oyunu olan The Outer Worlds da haliyle karakter geliştirme sistemini bünyesinde bulunduruyor ve diğer tüm oyunlara bu sistemin nasıl işlemesi gerektiğini gösteriyor.

Üst kısımlarda çokça örneklerini sundum ama yine ifade edeyim ki karakter geliştirme sisteminin de bir nevi Fallout yapısıyla tasarlandığını söyleyebilirim. Şöyle ki, arttırabileceğimiz yetenekler sınıflara ayrılmış vaziyette ayrı ayrı görülebiliyor. Bu yetenekler; yakın dövüş, ateşli silahlar, savunma, diyalog, gizlilik, teknik, liderlik, gibi ana başlıklara ayrılmış durumdalar. Oyunun başlarında her sınıfa toplu halde geliştirme yapabiliyoruz.

Bir diğer deyişle, belirli bir seviyeye kadar bu başlıklardaki yetenekleri toplu olarak geliştirebiliyoruz. O seviyeden sonraysa her bir yeteneğe ayrı ayrı yükseltme puanı verebiliyoruz. Örneğin, ateşli silahlara dair gelişmelerimiz Ranged başlığı altında toplanmış durumdalar. Bu başlık altındaysa; Handguns, Long Guns ve Heavy Weapons başlıkları yer alıyor. Oyunun başlarında burayı arttırmak istediğimizde Ranged başlığına puan veriyoruz ve alttaki üç seçenek birer puanlık artış gösteriyor.

Bu sistemden ayrı olarak yine pek çok oyunda görmeye aşina olduğumuz bir perk sistemi, inceledim yapımda yer alıyor. Her iki seviye geçişinde bir perk puanı kazanabiliyoruz. Perk sisteminin, eğlenceli ama çok gerekli olmadığını söyleyebilirim. Buradaki değerlerle oyunda kendimize avantaj sağlayabildiğimiz gibi bu avantajlar olmadan da yolumuza bir türlü devam edebiliyoruz. Yine de perk sistemi pek çok oyuncunu ilgisini çekecektir.

The Outer World

The Outer Worlds, her şeyi yeteri kadar önümüze seriyor

Taktın kafaya rol yapma oyunlarını diyebilirsiniz ama incelemekte olduğum bu oyunun her saniyesi, bir rol yapma unsuruyla geçiyor diyebilirim. Bu unsurlardan bir tanesi de parça ve eşya toplama ve bunları değerlendirme olarak karşımıza çıkıyor. The Outer Worlds oyununda neredeyse her noktada toplanabilir bazı eşyalar bulabiliyoruz. Başlarda bu kadar çok eşyayı toplamak ne işimize yarayacak diye kendi kendime sormadan edemedim ama yanıtını bulmam da gecikmedi.

Oyunda toplanan eşyaların değerlendirildiği pek çok nokta bulunuyor. Bu noktalardan bir tanesi olarak silah geliştirme sistemini işaret edebilirim. Silahlarımız için mod yapabilme gibi özelliklerimiz bulunuyor fakat en anlaşılır biçimde söyleyeyim ki işin fazla detayına girilmekten kaçınılmış durumda. İncelediğim bu oyunun genelinde de durumun böyle olduğunu belirtebilirim. Bu oyunda, Fallout serisinde oyuncuları yoran ve fazlaca oyalayan birçok detaydan kaçınılmış.

Silah geliştirme sistemleri ve kutuları açmak için oynadığımız mini oyunlar da bu söylediklerim arasında yer alıyor. Silahlarımıza fazla detaya girmeden, topladığımız parçalar vasıtasıyla geliştirmeler yapabildiğimiz gibi bu parçalarla kilitli olan nesnelere karşı hack işlemini gerçekleştirebiliyoruz. Bir kutuyu açacaksak, onu açarken mini bir oyunun içerisinde kendimizi bulmadan gerekli parçaya sahip olup olmadığımıza bakılıyor.

Tabii, bu söylediğim sistem karakter yetenekleriyle paralel bir çizgide işliyor yani yeteneklerimiz ve topladığımız parçalar, oyunda karşımıza çıkan kilitleri açabilmemize olanak sağlıyorlar. Belirttiğim gibi toplanacak pek çok eşya var ve bu eşyalar oyunun bir yerlerinde illa ki kullanılabiliyor. Yalnızca, kullanım alanlarında büyük bir karmaşa yerine daha basite indirgenen bir mekaniğin işlediğini görüyoruz.

The Outer World

Hoş grafikler, etkileyici performansla birleşiyor

Fallout serisine ait oyunlar çıkışını gerçekleştirdiğinde bu yapımlardaki birçok hata göze çarpar. Zamanla gelen güncellemeler vasıtasıyla bu hataların üstesinden gelinir ama çıkış süreci biraz sancılı geçer. İşte bu serinin aksine, The Outer Worlds oyunu kusursuza yakın oyun içi sorunla karşımıza çıkıyor. Oyunun genelinde, havada uçan nesneler, ağzı gözü kayan yapay zekâ karakterleri gibi tuhaf The Outer Worlds durumlara rastlamıyoruz. Burada, boynuz kulağı geçer atasözü aklıma gelmiyor değil.

İncelemekte olduğum oyunun grafikleri için de güzel sözler sarf edebiliyorum. Özellikle oyundaki açık mekanlara çıktığım anda ortamın büyüsüne kapılmadım desem yalan olur. Fantastik unsurlarla bezeli, pastel renklerin hâkim olduğu dünyalar bir hayli hoşuma gitti. Oyunun grafiklerinin de muhteşem olmasında bunun etkisi oldu diyeceğim ama ne yazık ki o kadar muhteşem grafiklerle yok karşımızda. Her şey çok güzel ama grafikler genel anlamda biraz eski ve zamanın gerisinde duruyor.

Bu arada grafiklerdeki ahengin yer yer bozulduğuna da şahit oldum. Oyunda her bölge güzel derken herhangi bir noktadaki detayların ve kaplamaların önemsenmediğine rastladığım çok oldu. Bir ev karşıdan çok güzel görünür de yandaki duvarın sadece sıvalı biçimde kaldığını görürsünüz ya, onun gibi bir his veriyor oyunun bazı noktaları. Ufak detaylar göze takılıyor ama genel grafik yapısıyla bu durumlar üst üste gelince can sıkabiliyor.

Öte yandan, The Outer Worlds oyununda farklı gezegenlerin olması ve her bir gezegenin kendine özgü bir tema barındırmasını takdir ettim. Bununla birlikte, oyundaki alanlar biraz boş ve cansız görünüyorlar. Yaşam, yalnızca bizim etkileşime girdiğimiz nesnelerden ibaret gibi geldi pek çok yerde. Oyundaki açık alanların yapısını ise her bilgisayarda çalışması için detaylardan kaçınılan çoklu oyunculu yapımların haritalarına benzettim. O kadar boş değiller belki ama pek dolu da görünmediler gözüme.

The Outer World

The Outer Worlds, çılgınlar gibi oynanır, gözü kapalı satın alınır mı?

Sizlerde bilirsiniz ki bazı video oyunları, oynamak için biraz sabır biraz da zaman isterler. The Outer Worlds, bu tanıma uyan yapımlardan biri olarak yorumlanabilir. Eğer bir Fallout serisi hayranıysanız ve rol yapma oyunlarını seviyorsanız, incelediğim bu oyunu gözü kapalı satın alabilirsiniz. Bunu söylememin nedeni, belirttiğim türdeki oyunları sevenlerin, nasıl bir yapıyla karşılaşacağını biliyor olmasıdır. Bolca diyaloğun olduğu, uzun bir rol yapma oyununu isteyenler, incelediğim oyunu beğenerek oynayacaklardır.

Bu yapımın Fallout serisi gibi sorunlu bir çıkış dönemi geçirmediğini yinelemek isterim. Fallout serisiyle büyük benzerlikler gösterilmesine karşın, bu serinin oyunlarının sıkıntılı yanlarını The Outer Worlds oyununda görmüyoruz. Bunlar arasında, karmaşık kilit bulmacalarını, oyunun her yanında karşımıza çıkan hatalar gibi durumları örnek gösterebilirim. Ayrıca, Fallout serisinde hemen her mekâna girerken karşılaşılan yükleme ekranları, incelediğim oyunda bulunmuyor.

Yalnızca, büyük alanlara girerken bir yükleme ekranıyla karşılaşıyoruz. Böylelikle oyunun akıcılığı kesilmiyor. Akıcılık demişken, diyalog sisteminin başarınızı da burada yinelemek isterim. Bu yapım keşke Türkçe altyazı desteğiyle gelseydi ve ülkemizdeki her oyuncu bu diyalog sisteminin keyfini sürseydi, diyebiliyorum. Bu arada, yabancı dili yetersiz olan oyuncuların bu oyunun verdikleri tam manasıyla alamayacağını da belirteyim.

İnceleme yazısının sonuna gelirken, karşımızda aksiyon ve rol yapma oyunu nasıl olmalıdır sorusunun yanıtı niteliğinde bir yapımın durduğunu söylemem gerekiyor. The Outer Worlds, yılın oyunu olamayabilir ama yılın en iyi rol yapma oyunları arasında adının ilk sıralarda yazılacağını tahmin ediyorum. Eğer sizler de belirttiğim gibi Fallout serisini beğenerek oynamış biriyseniz ve tam manasıyla bir rol yapma ve aksiyon oyunu arıyorsanız, bu oyunu mutlaka denemelisiniz.

The Outer Worlds, eski Fallout oyunlarını geliştirenlerin kurduğu bir video oyunu olarak karşımıza çıkıyor ve yine Fallout oyunlarının izinden giden bir yapıyı gözler önüne seriyor. Buradaki ilgi çekici durum ise tabiri yerindeyse boynuzun kulağı geçmesi olarak nitelendirilebilir. The Outer Worlds, örnek aldığı Fallout oyunlarından çok daha sorunsuz ve oynanabilir bir halde oyuncularla buluşabiliyor. Akıllıca kaleme alınan diyalogları ve diğer tüm rol yapma oyunu unsurlarını kullanışı, bu yapımı başarılı bir yere koyuyor. Mekanların biraz cansız kalması gibi kusurları göz ardı edecek pek çok oyuncu bu yapımı keyifle oynayabilir. Bu yapım için yılın en iyi oyunudur diyemeyiz belki ama 2019 yılının en dikkat çekici rol yapma oyunlarından bir tanesi olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.
Olumlu
Bir rol yapma oyunu nasıl olur sorusunun yanıtı olabilmesi.
Muhteşeme yakın diyalog sistemi ve bu sistemin oyunun geneline etki edebilmesi.
Fallout oyunlarına nazaran neredeyse sorunsuz olarak çalışabilmesi.
Yardımcı karakter mekaniği oyuna farklı bir hava ve strateji çeşitliliği katıyor.
Olumsuz
Oyundaki mekanların gereğinden fazla cansız oluşu.
Gezegenlerin arasındaki farklılıkların görsellerden ilerisine gidememesi.
Diyalog sisteminin yoğunluğundan ötürü, yabancı dili olmayan oyuncular için keyif verici olmayabilir.
Mükemmel olabilecek bir yapıyı, bazı eksikliklerle tamamlayamaması.
8.3

Yorumlar

avatar
  Abone Ol  
Bildir