Son birkaç yıldır, belki daha da uzun süredir, Asya’dan gelen oyunların bombardımanına tutulduk. Oranın havasından mıdır, suyundan mıdır bilemem ama o bölgede, o kültürle yapılan oyunlar benim ilgimi daha çok çekiyor. Bu oyunlar isterse klasik bir AAA deneyimi olsun, isterse cozy bir oyun olsun, isterse de bir gacha olsun… Asya oyunları, Batı oyunlarına kıyasla bambaşka duruyor ve belki de benim ihtiyacım olan şey o farklılık hissiydi. Malum, günümüzde her oyun birbirinin kopyası oldu. Aslında bu cümleyi Neverness to Everness için kurmam garip görünebilir ama detaylara indiğim zaman incelemesini yazacağım bu oyunun herhangi bir kopya veya klon olmadığını göreceksiniz.
Neverness to Everness, doğaüstü elementlere sahip olan şehir tabanlı bir açık dünya ve rol yapma oyunu. Hotta Studio tarafından geliştirilen bu oyunun öne çıkan türü ise aslında gacha olması. Bazı cümleler okuyorum, genelde bu oyun Grand Theft Auto Online ile filan kesede tutuluyor ama bence bu çok yanlış. Neverness to Everness, bence daha çok Genshin Impact ve ona benzer oyunların şehirli, urban versiyonu. Hatta öyle ki eğer o tipte herhangi bir gacha oyunu oynadıysanız, özellikle de miHoYo ekibinin Genshin Impact ve Zenless Zone Zero oyunlarının adını geçirebilirim, bu yapıtta kendinizi evinizde gibi hissedeceksiniz. En azından ben öyle hissettim.
Neverness to Everness oyununa başladığınız zaman iki farklı karakter/cinsiyet arasında seçim yapıp, direkt olarak hikayeye dalıyorsunuz. Oyun, karakterleri anime tarzında tutuyor ve gerçekçiliğe çok önem vermiyor ama dünya ve çevre detayları bunun tam tersi. Yine kesinlikle bir anime havası var fakat bu oldukça gerçekçi bir kalitede sunuluyor. Neverness to Everness için şu an piyasada bulunan en güzel görünen gacha oyunu bile diyebilirim. Neyse, hikayenin başlangıcı oldukça klasik bu tip oyunlar için. Esper Zero adında, geçmişini bilmeyen biriyiz ve kendimizi bulduğumuz bu şehirde, o şehrin birbirinden renkli karakterleri ile vakit geçiriyoruz.
Ortada tabii ki bir hikaye var. Neverness to Everness ile Hethereau şehrine gidiyoruz ve orada, yaşanan anomali olaylarının arkasındaki sırrı çözmeye çalışıyoruz. Dünya üzerindeki bir obje, anomali olabiliyor ve bunu en iyi hissedebilen kişi de biziz. Bu yüzden anomali departmanı bizi işleri pek de iyi gitmeyen bir antikacı dükkanı olan Eibon ile tanıştırıyor. Kendileri aynı zamanda anomali avcılığı da yapıyor ve biz de onlara katılıyoruz. Bu hikaye eminim ki diğer gacha oyunlarından tanıdık gelecektir. Açıkçası, Neverness to Everness oyununda hikaye çok kreatif olmasa bile onun sunulma şekli ve içeriklerle nasıl desteklendiği gerçekten takdire şayan.

Neverness to Everness; sinematik sahneleri, ara sahneleri ve diyalog sahnelerini belli bir dengede kullanıyor. Sinematik sahneler zaten anime izliyormuşsunuz hissini veriyor. Sürekli bir tuşa basarak ilerlettiğiniz diyalog sahneleri de zaman zaman ara sahnelerle zenginleştiriliyor ve daha da önemlisi, özel olarak anime ediliyor. Yani, oturup, iki statik karakterin konuşmasını dinlemiyor, diyalog okumuyorsunuz. Karakterler adeta bir ara sahne gibi anime edilmiş ve çok tatlı bir sunum tarzı yakalanmış. Animasyonlar, görsel efektler, diyalogların yazımı ve alakalı her şey çok ekstra bir tarza sahip ve bu da Neverness to Everness oyununun hikaye anlatımını eğlenceli kılıyor.
Tabii ki her şeyde seslendirme performansı yok. Özellikle yan görevlerde ve benzer seviyedeki içeriklerde sadece diyalog okuyorsunuz. Fakat onun haricindeki her bir içerik tipinde hikaye anlatımı gayet zengin. Bu yan görevler ve içeriği zengin olmayan görevler Daily Quest ve Side Quest olarak geçiyor. Yan görevlerden sınırlı sayıda var ve bunlar genellikle zayıf çevirilerle yazılmış diyaloglara sahip. Karakter ilişkilerine odaklanan Bond, öğretici olan Guide, daha büyük yan görevler olan Spinoffs ve ana hikaye görevleri olan Episodes ise çok daha büyük özenle hazırlanmış, sizi gerçekten ekran başına bağlayabilecek potansiyele sahip olan içerikler bence.
Bahsettiğim görevlerin bir kısmı oyunun açık dünyasında bulunabiliyor, bir kısmı da mesajlardan geliyor. Yine eğer bu tarz oyunları oynuyorsanız, tanıdığınız karakterler ile mesajlaştığınız sistemi mutlaka bilirsiniz. O sistemden Neverness to Everness içerisinde de var. Oyunun dünyası ise tahmin ettiğimden daha küçük. Yalnız, bu kesinlikle olumlu bir not. Tanıtım videolarına filan bakınca nedense Neverness to Everness oyununun dev bir açık dünyaya sahip olacağını düşünmüştüm ama oyunun kendisi beş küçük bölgeden oluşan bir dünyaya sahip. Yalnız, bu olumlu bir detay; oyunun her bir sokağı, her bir metre karesi özenle tasarlanmış. Kesinlikle canlı, renkli, benzersiz bir dünya.
Ben daha önce Grand Theft Auto V ve Cyberpunk 2077 oyunlarının açık dünyalarını övdüm. Bu iki oyunun haricinde neredeyse diğer her bir açık dünya oyununun sunduğu o dünyalar pek canlı değildi ve yapay hissettiren elementlerden çok vardı. Neverness to Everness, kesinlikle canlı olan tarafta. Oyunun her bir noktasında ayrı bir manzara, aynı bir içerik, ayrı bir detay ve ayrı bir canlılık var. Dünyanın çok büyük bir özenle oluşturulduğunu, geliştirici ekibin çok yüksek bir kreatif zekaya sahip olduğunu anında anlayabiliyorsunuz. Neverness to Everness, bu yüzden konu açık dünya olduğu zaman bence adını geçirdiğim diğer iki oyundan sonra gelmeyi hak ediyor.

Neverness to Everness, içerik dolu bir oyun. Daha önce bahsettiğim görevler, oyunun sadece ufak bir kısmını dolduruyor. Onların haricinde, açık dünyada yapabileceğiniz sayısız şey var. Mesela, bölgeleri tamamen bitirmek adına hızlı seyahat noktalarının kilidini açabilir, haritadaki sisi kaldırmak için kuleleri aktif edebilir, büyücü abladan ödül almak için kargaları bulabilir, ödül almak için ufak anomali problemlerini çözebilir, daha büyük ve çevrenizdeki dünyayı değiştiren anomali problemlerini keşfedebilir, bölgenin büyük patron anomalisini bulabilir, fotoğraflar çekebilir ve gizemler keşfedebilirsiniz. Bu saydıklarımın üzerine gelebilecek birkaç içerik daha vardır eminim.
Tüm bu içerikleri tamamlamak, sizin avcı seviyenizi yükseltiyor. Bu da yeni ödüller getiriyor. Ayrıca, 10, 20 ve 30. gibi seviyelerde de oyunun genelindeki içerikler bir tık daha zor seviyeye çekiliyor. Bu, Appraisal Level ile ölçülüyor. Bu satırları yazdığım sırada Hunter Level için limit 55. Appraisal Level için ise limit 7. Bu seviyede 3’e ulaştıktan sonra manüel olarak daha kolay seviyelere dönebiliyorsunuz ve geri üst seviyeye çekebiliyorsunuz. Yalnız, benim önerim her zaman en zor seviyede kalmanız. Bu seviye sadece düşmanların zorluğunu belirlemiyor, aynı zamanda ödüllerin yoğunluğunu da ayaırlıyor. Böyle bir oyunda, her zaman maksimum ödül almak en idealidir.
Bu arada, eğer Neverness to Everness oyununu %100 bitirmek gibi bir niyetiniz varsa, başarımlar bunun için ideal. Gizli içerikler bile orada gösteriliyor. Bu arada, başarımlar da diğer her şey gibi ödüllerle geliyor. Aslında oyundaki her şey ödüllerle geliyor. Attığınız her adım için bir ödül alıyorsunuz ama bu ödüllerin neredeyse %99 kadarı materyal. Gacha oyunlarına yakınsanız zaten bunun farklı olmayacağını biliyorsunuzdur. Birbirinden farklı ve muhtemelen ezberlemeniz aylar sürecek para birimleri, sayısız karakter yükseltme materyalleri, silah yükseltme materyalleri, yetenek yükseltme materyalleri falan filan derken bunların arasında boğulabilmek mümkün.
Neverness to Everness, bu boğulmayı engellemek için Exploration Guide ve Circle Bounty sekmelerini sunuyor. Oyunda ne yapacağınızı bilip, nasıl yapacağınızı bilmediğiniz zaman Exploration Guide sayfasını ziyaret etmeniz yeterli. Nereden para kazanabileceğiniz, nereden yükseltme ögeleri alabileceğiniz, anomali avları ve daha fazlası bulunuyor bu sekmelerde. Circle Bounty ise günlük, haftalık ve sezonluk görevleri sıralıyor. Ayrıca oyunun savaş bileti de bu sekmede. Savaş biletinde seviye atlaması gayet kolay ama ödüller de tahmin edebileceğiniz gibi sadece materyal. Sadece son seviyede bir Arc, yani silah desteği seçebiliyorsunuz.

Neverness to Everness, birçok yönden bana Zenless Zone Zero oyununu anımsatıyor. Özellikle de kullanıcı arayüzü ve savaş bileti gibi sistemlerin çalışma tarzı neredeyse o oyun ile aynı. Hatta hikayenin kurulma düzeni, Bond sistemi filan da çok benzer geliyor bana. Bu kesinlikle kötü bir şey değil. Zenless Zone Zero, benim yüzlerce saat oynayıp, platin kupa kazandığım tek gacha oyunu. Neverness to Everness de o yönde ilerliyor. Bu arada, Bond sistemi demişken ondan da bahsedeyim. Oyundaki her bir oynanabilir gacha karakteri ile arkadaşlık seviyenizi, onlara her gün hediyeler vererek filan yükseltebiliyorsunuz. Bunlar, ufak “date” anlarının kilidini açıyor.
Neverness to Everness içerisindeki her karakterle en fazla 10. seviyeye kadar Bond seviyenizi yükseltebiliyorsunuz ve bazı karakterlerde bu alternatif kostümlere kadar şeylerin kilidini açabiliyor. Bunu, her gün onlara hediye vererek yapabiliyorsunuz. Her karakterin favori hediyeleri var ama herkese, her şeyi verebiliyorsunuz. Ayrıca, verdiğiniz hediyeden gelecek Bond puanını arttıran yetenekler de var. Bu arada, her gün her karaktere en fazla 3 hediye verebiliyorsunuz ve toplam hediye sınırı da günlük 10. Yani, 3 karaktere 3 hediye verip, bir tane de başka bir karaktere verebiliyorsunuz her gün. Bu seviyeleri arttırmak, birlikte zaman geçirmenizi sağlıyor.
Neverness to Everness içerisinde seçtiğiniz bir karakter ile şehirde veya evinizde zaman geçirebiliyorsunuz, o yanınızdayken araba/motosiklet kullanabiliyorsunuz. Yalnız, her karakter ile her şey yapılmıyor. Mesela, bazı karakterleri eve davet edebilme opsiyonu yok ama zamanla bunlar genişleyecektir diye tahmin ediyorum. Bond sistemi aşağı-yukarı bu kadar açıkçası. Asıl önemli olan sistem bence City Tycoon. Neverness to Everness oyununun en önemli damarlarından biri olan bu sistem dahilinde kendinize evler, iş yerleri ve daha fazlasını alıp, hobiler gerçekleştirebiliyorsunuz. Öncelikle evlerden bahsedeyim. Oyunda şu anda beş farklı ev mevcut, git gide pahalılaşıyor.
Her evde birlikte yaşayabileceğiniz karakter sayısı farklı ve daha da önemlisi, anomali eşyaları farklı. Neverness to Everness içerisinde evinizi normal eşyalar ile dekore edebiliyorsunuz ama anomali eşyaları bir yık daha önemli. Kendileri, aktif ve pasif yetenekler olarak çalışıyor ve her evde farklı anomali eşyaları var. Bu sistemdeki son amaç, her evi ve her anomali eşyasını açmak. Örnek vermek gerekirse, bu eşyalardan bir tanesi size 72 saatte bir hediye veriyor. Bu hediyeyi, Bond seviyesini yükseltmek için karakterlere veriyorsunuz. Bir başka anomali eşyası ise evde ücretsiz olarak arabanızı tamir etme imkanını size sunuyor. Bunun gibi çok eşya var ve seviyeleri arttırılabiliyor.

Ev sisteminin haricinde bir de kafe sistemi var. Yine ev alır gibi kafe alıyorsunuz. Yalnız, aldığınız her kafeye çalışan olarak sahip olduğunuz karakterlerden iki tanesini eklemeniz, menüye yemek/içecek koymanız ve onların yapılması için de malzemeler almanız gerekiyor. Buradaki asıl sistem, kafelerin pasif olarak size para kazandırması. Ayrıca, burada Owner’s Selection adı altında bir de mini oyun var. Bu mini oyun geçmişteki flaş oyunlara çok benziyor, hatta aynısı diyebilirim ama adını bilmiyorum. Özetle, müşteriler geliyor, size ne istediklerini söylüyor, siz de onları yapıyorsunuz. Yalnız, bu oyundaki versiyonu aşırı zor. Ben en çok bu mini oyun için heyecanlıydım ama daha üçüncü bölümünde bile üç yıldız alıp, dördüncü bölüme geçemedim. Gerçekten çok zor.
Ev ve kafe haricinde bir de yarışlar var. Oyunda çevrim içi ve çevrim dışı olarak yarışlar yapabiliyorsunuz. Çevrim dışı yarışlarda birkaç lig var ve bunlar giderek zorlaşıyor. Sizin de arabanızı modifye etmeniz veya daha yenisini almanız gerekiyor. Araba modifiye ekranı kesinlikle Forza Horizon ile çok benzer. Arabalar ise fena değil. Sürüş hissi kesinlikle mobil oyun seviyesinde ama yine de böyle bir oyunda içerik üstüne içerik şeklinde gelince gayet idare eder seviyede duruyor. Eğer ki evlerden, arabalardan ve kafelerden sıkılırsanız, bir de hobiler var. Mesela, taksici olabiliyorsunuz, balık tutabiliyorsunuz, kargo taşıyabiliyorsunuz ve banka soyabiliyorsunuz. Tüm bunlar City Stamina adı verilen bir enerji barını harcıyor. 24 saat içinde geri doluyor.
Neverness to Everness oyununun kalbi ise gacha sistemi olan Fair. Sanıyorum ki şu anda gacha sistemi en affedici olan oyunlardan bir tanesi bu. Bunun sebebi, 50/50 sisteminin bulunmuyor olması. Yani, diyelim ki bir karakter için 90 kere zar attınız, onu kazanamadınız ve pity devreye girdi. Bu noktada pity, size o karakteri garanti olarak veriyor. Başka oyunlarda o garanti değil, diğer aynı nadirlikteki karakterler arasında bir şans olurdu ama bu oyunda hedef karakteriniz için şans her zaman %100. Bu da aslında birimini/parasını biriktirdiğiniz her karakteri garanti olarak elde edebilmeniz anlamına geliyor. Neverness to Everness oyununun çıkış dönemindeki hediyelerin hepsini alırsanız, 400 civarı kere zar atabiliyorsunuz ki bu tüm temel karakterleri almanıza yetiyor.
Karakterlerin kendileri ise hem temel karakter seviyesi, hem yıldız seviyesi, Arc ismi verilen silah seviyesi ve onun yıldız sistemi, Console adı verilen karakter desteği seviyesi ve onun iç parçalarının ayrı ayrı seviyeleri, karakter kopyaları için Awaken sistemi ve yeteneklerin her biri için ayrı yükseltme sistemleri ile birlikte geliyor. Yani, oyunda tek bir karakteri geliştirmek için 12 alan filan var. Ayrıca birçok karakterin alternatif kostümleri de var ama bunlar ya nadir/gerçek para birimleri ile alınıyor, ya da çok aşırı pahalıya oyun içi para birimi ile satılıyor. Yine de bazı kostümlerin oyun içi para birimine satılması güzel bir artı. Biriken parayı harcayarak bir alan sunuluyor size. Tabii o paraları kazabilmek için oyunu düzenli olarak haftalarca, belki de aylarca oynamak gerekecek.

Neverness to Everness, oynanış tarafında da gayet etkileyici bir yapıya sahip. Temel savaş mekanikleri gayet anlaşılabilir. DualSense üzerinden örnek vermek gerekirse Kare ile temel saldırıları yapıyorsunuz. Üçgen, nihai yetenek için kullanılıyor. X, zıplama ve R1 de depar için mevcut. R2 ise basit yetenek saldırısı gerçekleştiriyor. Yön tuşlarını kullanmak da karakter değiştiriyor. Oyunda bir element sistemi var ve eğer karakterler arasındaki elementler uyumlu ise belli bir barı doldurup, karakter değiştirirken de ufak bir özel yetenek atabiliyorsunuz. Hatta tüm kadronun katıldığı toplu yetenekler filan da mevcut. Yazıda belki karışık görünüyor olabilir ama oyunu gerçekten oynarken her şey akıyor, kafa karıştırıcı hiçbir şey bulunmuyor.
Tüm bu savaş mekaniklerini aşırı kreatif bir şekilde hazırlanmış görevlerde ve bölüm sonu canavarı savaşlarında kullanmak ise müthiş hissettiriyor. Oyunun gerçekten çok büyük bir özenle hazırlandığını daha ilk birkaç saatten kolaylıkla anlayabiliyorsunuz. Her bir bölüm sonu canavarı, her bir görev, her bir aktivite gerçekten benzersiz hissettiriyor. Mekanikler ve sistemler arasında kopyala-yapıştır tarzı elementler kesinlikle bulunmuyor. Bazen, açık dünya aktivitelerinden rastgele biri bile ana görev kalitesinde olabiliyor ve bu sizin ağzınızı adeta açık bırakacak bir potansiyele sahip. Özellikle de savaşmak ve savaş sırasında kaçış/savuşturma sistemleri inanılmaz bir tatmin edici hisse sahip. Yani, oyun sadece grafik veya içerik değil, oynanış da ağır basıyor.
Neverness to Everness oyununun sunum elementleri de kusursuz. Daha önce belirttiğim üzere oyunun görselliği şahane. Ben bu oyunu 4K/SDR olarak PlayStation 5 Pro konsolumda deneyimledim ve elde ettiğim görsel kalite şahaneydi. Daha da ötesi, eğer güçlü bir bilgisayarınız varsa, oyun en yüksek ayarlarda PC üzerinde iki katı daha etkileyici görünebiliyor. Bunun karşılığında aldığınız performans ise gayet iyi optimize edilmiş bir 60 FPS. Oyunda herhangi bir kalite-performans modu bulunmuyor. Sadece, teknik tarafta, ögeler çok gözünüzün dibinde yükleniyor. Özellikle karakterlerin sizden birkaç adım ötede bir anda belirmesi çok rahatsız edici. Ekip, bu oyunu PlayStation 5 için optimize edebilmek için gerçekten birkaç ilginç karar vermiş.
Durumu özetlemek gerekirse, Neverness to Everness, kesinlikle başarılı bir gacha oyunu. Eğer daha önce bu tip oyunlar oynadıysanız, kendinizi evinizde gibi hissedeceksiniz ama bu türde nadir olan şehir teması kullanıldığı için aynı zamanda oyun size yeni, ferah bir rüzgar gibi de gelecek. Ayrıca, mikro ödeme elementlerini de henüz çok ağır bulmadım ama tabii bu tip şeyler gelecek güncellemeler ve içeriklerle çok kolay bir şekilde değişebilir. Ben, oyunun 1.0 sürümünü oynadım, henüz 1.1 güncellemesi gelmedi ve oynadığım sürümde elde ettiğim deneyim birkaç önemli eksikliğe ve probleme rağmen bence inanılmaz eğlenceli idi. Sanıyorum ki Neverness to Everness, Zenless Zone Zero ardından sıradaki büyük-ana gacha oyunum olacak.





