Ekibimize yeni yazarlar arıyoruz. Detaylı bilgi için lütfen buraya tıklayınız.

Metro Exodus incelemesi

O gün yalnızca Moskova Metrosu'nda yolculuk edenler hayatta kaldı.

E3 2018 konferansında büyük ses getiren Metro serisinin devam oyunu sonunda bizlerle. Bakalım Metro Exodus beklediğimize değen bir yapım olmuş mu, artıları ve eksileri ile birlikte incelememize başlayalım. Bu arada incelememizi giriş hikayesi dışında oyun oynama keyfinizi kaçıracak bilgiler paylaşmadan yapacağımız bilgisini verelim efendim.

Metro Exodus

Metro Exodus bize ne vaat ediyor?

Dmitry Glukhovsky’ın kaleminden ortaya çıkan Metro markasının kitap serisi gerek ülkemizde, gerekse dünya çapında büyük bir beğeni kazanmıştı. Bilim kurgu ve macera türüne farklı bir soluk getiren yazarımız, kitaplarında nükleer yıkım sonrası hayatta kalma çabası veren insanları konu almıştı.

Metro oyunları da kitapta ele alınan konuları zihnimizde hayal etmek yerine bire bir gözlerimizin önüne sürüyor. İlk iki oyun bir önceki nesil cihazlara uygun olarak çıkmış; sonrasında Metro Redux ve Metro: Last Light Redux isimleri ile, yenilenmiş grafiklerle günümüz konsol ve bilgisayarları için çıkışını gerçekleştirmişti.

Şimdi asıl konumuz olan Metro Exodus oyununa geri dönüşümüzü yapalım. Yeni oyunumuzu serinin diğer oyunlarından ayıran en büyük özelliği açık dünya yapısında olması. Açık dünya dediysek öyle emsalleri olan Far Cry veya Assassin Creed oyunları gibi değil, hemen gözünüzü korkutmayalım.

Oyun, çizgisel yapısından pek ödün vermeden sizi açık dünya elementlerinden faydalandırıyor. Pekala sağa sola fazla takılmadan tabiri caizse dümdüz ilerleyerek de oyunu bitirmeye çalışabilirsiniz; buna engel yok. Çalışabilirsiniz dedik çünkü oyun sizi bir şekilde o açık dünyaya yollamasını biliyor. Bunun en büyük nedenlerin başında cephane ve envanter ihtiyacı geliyor. Bunun dışında çevreyi gezerek keşif hissiyatı almanızda bu yarı açık dünya oyununu daha zevkli hale getirebiliyor.

Metro Exodus

Baş karakterimiz olan Artyom yine sahnede

Hikayemiz, bir önceki oyun olan Metro Last Light oyununan sonrasını konu alıyor. Yaşam; şehrin, hatta ülkenin altını neredeyse tamamen kaplayan metro tünellerinde zor olsa da devam etmektedir. Diğer oyunlarda olduğu gibi bu oyunda ana karakterimiz Artyom’dur ve bu oyunda kendisi Anna ile evlenmiş olarak karşımıza çıkıyor.

Artyom, dar metro tünellerini paylaştığı diğer insanların aksine yer yüzünde hayatın tamamen sona ermemiş olduğu ve yaşayan insanların olduğuna inanmaktadır. Bu fikrini kanıtlamak içinde sık sık yer yüzüne çıkarak keşifler yapmaktadır. Bu keşiflerden birinde eşi Anna ile hareket halinde bir tren görürler ve ana hikayemiz bu noktada başlar. Yazımızın başında keyif kaçırıcı bilgiler vermeyeceğimiz sözünü vermiştik. Bu nedenle hikaye özetine burada noktayı koyuyoruz efendim.

Oyunun konusundan bahsettiğimize göre yan karakterlerimizden de bahsedebiliriz. Oyun boyunca yanımızdan pek ayrılmayacak olan eşimiz Anna ve Sparta Askerlerinin komutanı, aynı zamanda kayın babamız olan Miller bizlere yoldaşlık ediyor. Bunların yanında diğer oyunlardan da aşina olduğumuz karakterlerde mevcut oyunda.

Bu saydıklarımızın dışında oyunda yeteri kadar yan karakter olmadığının eksikliğini hissettiriyor. Hatta oyun bizi sürekli olarak aynı kişiler ile etkileşime sokuyor. Ara sahne benzeri konuşma ve etkileşim sahneleri bir süre sonra sıkıcı bir hale dönüşebiliyor. Bunun üzerine ana karakterimiz Artyom’un oyun boyunca konuşmaması da eklenince şu sahne bitse de görevimize devam etsek diye geçiriyorsunuz içinizden.

Metro Exodus

Grafikler, dikkatimizi çekiyor

Biraz önce bahsetmiş olduğum noktalarda sıkılmanıza neden olan bir başka unsur, bizce seslendirmelerin biraz donuk yapılmış olması. Oyundaki diyaloglar çoğu zaman çok donuk ve oyun havasını veremeyecek kadar sade şekilde seslendirilmiş. Seslendirmelerin iyi olmaması, diyalogların da donuk şekilde yapılmasına sıçramış. Kişilerin diyaloglarda birbirlerine verdikleri karşılıklar arasındaki tepkime aralığı çok uzun tutulmuş. Bu durumda vurucu olabilecek bazı sahnelerin tadını kaçırıyor.

Oyunumuz, kıyamet sonrası yıkımı ve ortamı muhteşem grafikleri ile gözlerimize bayram yaptırıyor. Biz, oyunumuzu PlayStation 4 platformunda deneyimledik. Metro Exodus, PlayStation 4 konsolunun gücünü sonuna kadar kullanıyor diyebiliriz.

Oyunu deneyimlediğimiz sürece göze çarpan bir performans düşüklüğünü de gözlemlemedik. PC versiyonunda ise Nvidia GeForce RTX teknolojisini desteklediğini belirtelim. Tabii bu noktada söylemek gerekiyor ki bu oyunda daha iyi bir grafik deneyimi için çok güçlü bir bilgisayara ihtiyacınız olacaktır.

Yükleme ekranlarının özellikle PlayStation 4 platformunda bir hayli uzun olduğunu da belirtmekte fayda var. PC versiyonunda ise iyi bir sisteminiz olmadığında yine uzun yükleme ekranlarına katlanmak zorundasınız. Yani, bu video oyunu grafik ve performans konusunda PC üzerinde parlasa da standart PlayStation 4 konsolunda da karşılaşacağınız durum hiç fena değil.

Metro Exodus

Peki, açık dünya Metro Exodus oyununa ne katmış?

Evet, gelelim açık dünya elementlerine. Yazımızın başında da bahsetmiştik; bu seriyi, diğer oyunlarından ayıran en büyük özellik açık dünya içermesi idi. Oyundaki yolculuğumuz boyunca çevreyi gezgin edasıyla dolaşarak ekipmanlarımız için parçalar, eşyalar ve oyunda hayati öneme sahip cephane topluyoruz.

Bu noktada oyun bana S.T.A.L.K.E.R serisini hatırlattı. S.T.A.L.K.E.R oyunlarıda nükleer serpinti sonrası yıkılmış bir dünya ve hayatta kalma temalıydı. Oyunda yan görev sistemi de tam olarak olmadığı ve sınırlı cephane için bu dolaşmayı mecbur yapıyorsunuz. Tabii ki bu dolaşmayı elimizi kolumuzu sallayarak yapamıyoruz.

Etrafta dolaşırken bizim için en büyük tehdit olan birbirinden çeşitli ve tehlikeli mutant canavarlar; bir anda ortaya çıkarak, zaten sınırlı olan cephanemizi, cephane aramak için girdiğimiz yerde harcamamıza neden oluyor. Bu durumda hayat kalmak için daha dikkatli davranmamızı gerektiriyor. Oyunun bu özelliği açıkçası beni hoşuma gitti. Hayatta kalma korku ögeli bir oyunda cephanemiz bol sayıda olup bolca etrafa ateş edebilmek biraz gerçekten uzak kalacaktı. Tabii oyundaki tek düşman mutantlar değil elbette.

Diğer oyunlarımızdaki gibi bu oyunda da çıkar çatışmaları nedeni ile gruplara bölünmüş insan toplulukları arasında da bir savaş var. Ayrıca, oyunumuzda diğer açık dünya oyunlarına benzer bir eşya üretme sistemi mevcut. Topladığımız parçalar ile silahlarımızı güncelleyerek daha güçlü hale getirebiliyor, çok farklı şekillere dönüştürebiliyoruz. Sadece silahlar değil; kullandığımız diğer maske, zırh ve el bombası gibi eşyaları da geliştirip üretebiliyoruz.

Metro Exodus

Yapay zeka konusunda sınıfta kalınıyor

Şahane grafikler, güzel işlenen bir hikaye ve geliştirebilir ekipman sisteminin yanında; yapay zeka o kadar açıkta kalıyor ki, bizce böyle bir oyuna yakışmamış. Bazen düşmanların dibine kadar gitmenize rağmen sizi yapay zeka göremiyor veya sizden bambaşka bir yere durmadan ateş ediyor. Bunları yaşayınca neden bu kadar silah geliştirdim ki diye düşünüyorsunuz.

Mutantlar konusunda ise işler değişiyor; çıkardığınız en ufak ses, yakınınızdaki düşmanı harekete geçirip üzerinize saldırmasına neden oluyor. Size tavsiyemiz sık sık stok sorunu yaşayacağınız cephanenizi akıllı kullanmak için bazen bu mutantların yanından sessizce geçmek sizin yararınıza olacaktır.

Oyunun mekanikleri emsali olan diğer oyunlar gibi hızlı değil. Artyom ve mutantlar çok ağır hareket ediyor ve aşırı hantallar ama bu durum oyuna bir eksi olarak değil, artı olarak bile işlenebilir. Sonuçta oyunun konseptini düşündüğümüzde; üstümüzde bir ton ekipman, ağır silahlar, zırh ve gaz maskesi varken etrafta hoplayıp zıplamanın pek mümkün olaması gerekirdi. Oyundaki bu yavaşlık gerçekçilik payını artırmış diyebiliriz.

Hikaye ilerleyişi sırasında verdiğimiz kararlar ile karakterimiz Artyom, ruh değişimlerine de maruz kalıyor. Aldığımız kararların iyi yada kötü olması oyunun sonunu etkileyerek iyi veya kötü bitmesine neden oluyor. Bu nedenle teslim olan düşmanlara, çevreyi gezerken karşılaştığımız sivillere karşı tutumumuz oyunun sonu için çok önemli bir hal alıyor.

Metro Exodus

Metro Exodus, böyle bir video oyunu

Tüm bu yazdıklarımızı toparlayarak incelememizi bitirelim. Metro Exodus, özellikle işlediği hikaye yönünden övgüyü hak ediyor. Hikayemiz, yer yüzünde Rusya’nın büyük coğrafyasında devam ederek grafikleriyle bize görsel şölen sunuyor. Oyunun, yaşattığı korku ve gerilim ögeleri ile her an diken üstünde dikkat kesilmemize neden oluyor. Metro Exodus, bize göre ücretinin karşılığını veren bir yapım olmuş.

Metro Exodus, kıyamet sonrası bir dünyada hayatta kalma temasını tam anlamıyla oyunculara sunabiliyor. Açık dünya yapısı tam anlamı ile sunulmasa da ve oyun yarı-açık dünya gibi bir yapıya sahip olsa da gezgin hissini alabiliyoruz. Biz, bu oyunu oynamanız öneriyoruz. Metro Exodus, parasının hakkını gayet güzel bir şekilde veriyor.
Olumlu
Sürükleyici hikaye.
Silah çeşitliliği ve geliştirme mekanikleri.
Başarılı grafikler.
Eğlenceli keşif ve eşya bulma sistemi.
Olumsuz
Ortalama altı seslendirmeler ve diyaloglar.
Yer yer sıkıcı olan konuşma sahneleri.
Uzun yükleme ekranları.
8.5

Yorumlar

avatar
  Abone Ol  
Bildir