2026 yılı yeni başladı sayılır ama daha ilk üç ay bile bitmeden yılın en tartışmalı oyunlarından biri piyasaya sürüldü bile. Crimson Desert isimli bu oyun aslında ilk olarak bir MMORPG olarak duyurulmuştu; isminden de tahmin edebileceğiniz üzere Black Desert için bir devam oyunu olarak geliyordu. Daha sonra geliştirilme sürecinde bir şeyler yaşandı, Pearl Abyss muhtemelen iki oyun arasında geçiş yaparken kaybedeceği oyuncuların riskini almak istemedi, proje de çöpe atılmayacak kadar büyük olduğu için Crimson Desert, tek oyunculu bir maceraya dönüştürüldü. Bu detayı en başta vermek istedim; bence inceleme için çok büyük bir önem taşıyor.

Crimson Desert, birçok oyuncu, eleştirmen ve içerik üreticisi tarafından Elden Ring, Red Dead Redemption 2 ve The Legend of Zelda: Breath of the Wild oyunları ile aynı cümle içerisinde kullanılıyor. Ben çok sık gaza gelmem ama oyunsuz bir anıma geldi ve gittim, bu oyunun lüks sürümüne PlayStation 5 Pro için 3.500 TL verdim. Pearl Abyss, neredeyse bütün oyun sektörüne inceleme kodunu geçtim, ücretli sponsorluklar dahi dağıtırken neden ben es geçildim bilmiyorum ama oyunu aldığım sırada bunu çok kafaya takmadım da. Sonuçta, sponsorlu içerik üreticileri ve etkileşim peşinde koşan oyuncular bana neden yalan söylesin ki?

İnceleme yazımın başında söyleyeyim; ben Crimson Desert ile sunulan deneyimi beğenmedim; bana bu oyun için Elden Ring, Red Dead Redemption 2 ve The Legend of Zelda: Breath of the Wild filan dendi ama oyunun içinde bunlarla alakalı hiçbir şey yok. Crimson Desert, çok oyunculu özellikleri alınmış bir MMORPG. Yani, bir nevi aksiyon-sandbox. Yalnız, ben bu oyunu ön sipariş ile satın almadan önce bu türle değil, adını geçirdiğim diğer oyunlar ile kandırıldım. Bu yüzden de yorumlarım biraz daha o yöne kayacak. Yine de bu tarzı deneyimler seven veya benim aksime Crimson Desert oyununun bir aksiyon-sandbox yapıtı olduğunu bilenler için taraflı olmayacağım.

O zaman öncelikle Crimson Desert oyununun hikayesinden ve onunla alakalı diğer her şeyden bahsederek inceleme yazıma başlayayım. Eğer ki bu oyunda zengin bir hikaye arıyorsanız, ne yazık ki yanlış adrestesiniz. Hikaye gayet basit bir intikam temasına sahip. Yazım da gayet vasat. Yani, ne kötü, ne de iyi. Hikayeyi asıl aşağıya çeken şeyler ise geriye kalan her şey. Karakter seslendirmeleri, özellikle de ana karakterimiz olan Kliff, bir odunun ses verilmiş hali gibi konuşuyor. Ayrıca her bir cümle arasında nedense büyük bir sessizlik var. Bu sadece Kliff için değil, her karakter için geçerli. Çoğu zaman her noktadan sonra karakterler 2-3 saniyeliğine susuyor, sonra devam ediyor.

Bahsetmiş olduğum bu problemler, şans eseri bu vasat hikayeye ilgi duyacak olursanız bile sizi soğutmaya yetiyor. Hikaye görevleri ise klasik MMORPG deneyimlerindeki angarya işlerden farklı değil. Yaşadığınız her şey gayet tahmin edilebilir bir yapıda sunuluyor ve bunu sunan görevler de karışık hiçbir element içermiyor. Sadece oyunun en başında Kliff’in boynunun kesilip, öldürülmesine şaşırdım ama ona da şaşıran tek kişi ben oldum. Kimse bu karakter nasıl öldü de canlandı diye sorgulamadı – Kliff’in kendisi de buna dahil. Adam hiçbir şey yokmuş gibi hayata geri döndü. Belki bizi öldüren kişi filan oyunun 100. saatinde tepki veriyordur, o kadar oynamadım.

Hikayenin sunumu ile alakalı övebileceğim tek şey, hikayeyle aslında alakalı olmayan animasyonlar. Oyunda neredeyse her şey için farklı bir animasyon var ve ister hikaye görevi, isterseniz de başka tipte bir görev yapıyor olun, karşınıza çıkan karakterlerin her biri benzersiz animasyonlara sahip. Bu da açıkçası karakterleri farklılaştırma ve benzersiz kılma tarafında büyük bir iş yapıyor. Fakat tahmin edersiniz ki animasyonlar, tek başına hikayeyi kurtaramıyor. Eğer dev ve kaliteli yapıtların Crimson Desert ile karşılaştırıldığını gördüyseniz ve hikaye için heyecan yaptıysanız, yapmayın. En başta da dediğim gibi bu oyun bir RPG değil, tek oyunculu bir aksiyon-sandbox oyunu. Hikaye çok zayıf.

Bu arada, Crimson Desert, seslendirme olmasa bile metin tarafında Türkçe destek sunuyor. Yalnız, çeviri işi berbat yapılmış. Ben tahmin ediyorum ki yapay zeka kullanılmış ama gerçek insanlar da eminim ki ucuza bu kadar kötü bir çeviri yapabilir. Crimson Desert, benim gördüğüm kadarıyla bozuk cümleler, yanlış çeviriler, yazım hataları ve daha fazlasını içeriyor. İngilizce halinde pek bir problem görmedim. Yine de eğer ki hiçbir İngilizce bilginiz yoksa Türkçenin bir opsiyon olarak sunulması sizin adınıza pozitif olacaktır. Fakat yabancı dil bilginiz varsa ben bu oyunu İngilizce olarak oynamanızı tavsiye ediyorum ki rehberlere filan bakarken de işiniz daha kolay olur öyle.

Crimson Desert oyununu tek oyunculu bir MMORPG kırması ve bir aksiyon-sandbox olarak ele alacak olursak, aslında hikayeden çok temel oynanış çok daha önemli. Mesela, savaş mekanikleri. Crimson Desert aslında bu konuda oldukça iyi. Oyunda kontrol edebileceğimiz üç karakter var ve her biri farklı silah tipleri kullanabiliyor. Her karakterin yetenek ağacı ayrı ama her silah kategorisi aynı yetenekleri kullanıyor. Arada tabii ki animasyon farklılıkları mevcut. Daha önce de söylediğim gibi bu oyun animasyon konusunda yeterince zengin ve aynı zenginliği savaş mekaniklerinde de hissedebilmek mümkün. Yalnız, bunun için öncelikle kontrol şemasına alışmanız gerekiyor.

Crimson Desert oyununu bir DualSense ile deneyimledim ve kontroller gerçekten çok sıkıntılı hissettirdi. Aksiyon her ne kadar eğlenceli olsa da özellikle savaş sırasında kullanmak istediğiniz yetenekler her yere dağılmış şemada. R3, L3, R2, R1, L1, L2 ve yüz butonlarını farklı kombinasyonlarda kullanmanız gerekiyor. Normalde iki buton temel saldırı için olur, yetenekler de (mesela) R1+Üçgen, R1+Kare, R1+Daire ve R1+Çarpı kombinasyonlarına ayrılır. Hadi, daha fazla yetenek varsa R1 yerine R2 kullanılır ama Crimson Desert böyle değil. R1+Üçgen de var, R1+R2 de var, o da var, bu da var. Yazarken belli olmuyor ama savaş anında gerçekten çok sıkıntı çıkartıyor.

Tüm bunların üzerine, Crimson Desert içerisindeki karakterlerimiz adeta birer tank gibi hareket ediyor. Bu yüzden onları kontrol etmekte de zorlanabilmeniz mümkün. Ayrıca birisiyle konuşmak için L1 tuşuna basıp, odaklanmak da çok ilginç bir tasarım tercihi. Birçok oyun, bir karaktere yaklaşınca onunla konuşacağımızı biliyor. L1 kombinasyonu selamlama ve tekmeleme için kullanılsa, olmaz mıydı? Ha bir de koşmak için çarpı tuşunu kullanma olayı da mevcut, aynı Grand Theft Auto V içerisindeki gibi. Bu olayı neden 2013 yılında gerimizde bırakmadık, bilmiyorum. Crimson Desert içerisinde bunun gibi çok garip kontrol şeması kararları var ve uzun vadede çok can sıkıyor.

Bu kontrol şeması, karakterinize seviye atlatıp, yeni yetenekler açtıkça karışıyor. Evet, seviye atlatmak dedim. Geliştirici ekip her ne kadar daha önce seviye sistemi yok demiş olsa da var. Kağıt üzerinde herhangi bir seviye görünmüyor, eyvallah ama yine düşman öldürdükçe dolan bir bar var ve o bar dolduğunda size bir eser veriliyor. O eseri kullanarak da seviye atlıyorsunuz. Şimdi, bu eserin herhangi bir yetenek puanından ne farkı var? Bu arada, eserleri görev ödülü olarak da alabiliyorsunuz ama “Crimson Desert içerisinde seviye sistemi yok.” demek bence çok büyük bir yalan. Sadece seviye atladıkça gelişen karakter istatistikleri yok, bu kadar.

Crimson Desert içerisinde ayrıca yanınızda dostlarınız veya evcil hayvanlarınız dolaşabiliyor. Eğer yanlış anlamadıysam, dostlarınız bir nevi paralı asker sistemi gibi çalışıyor. Yani, savaşta size yardımcı oluyorlar. Evcil hayvanlar ise ölen düşmanlardan otomatik olarak ganimet topluyor. Dostlar, oyunun açık dünyasında, hikayede ilerledikçe bulunabiliyor. Evcil hayvanlar ise oyun dünyasının her yerinde, her çeşitte varlar ama sizinle birlikte dolaşabilmeleri için onları yeterince sevmeniz gerekiyor. Oyun, dünyasındaki her bir NPC ve hayvan için bir profile sahip ve o profilde sizinle olan ilişkileri bulunuyor. Tabii ki bu karakterlerin %99’u gereksiz.

Peki, Crimson Desert, vasat hikayesini aslında başarılı aksiyonu ile saklamayı başarırken, o aksiyonun arkasını içeriklerle doldurabiliyor mu? Oynamış olduğum bu oyun gerçekten dev gibi. Ziyaret ettiğimiz dünyanın adı Pywel kıtası ve gerçekten bir kıta olmanın hakkını boyutu ile veriyor. Ortada net bir rakam yok ama boyutların 80-110 km2 civarında olduğu tahmin ediliyor. Geliştirici ekip, oynanabilir alanın The Elder Scrolls V: Skyrim oyununa kıyasla iki katı olduğunu söylemişti. Ayrıca, Red Dead Redemption 2 içerisindeki haritadan da büyük Pywel. Daha da önemlisi, bu kıtanın içi içerik dolu. Problem ise bu oyunun RPG değil, MMORPG kafasıyla yapılmış olması.

Evet, Crimson Desert içerisinde yüzlerce, hatta binlerce toplam içerik var. Her bölgenin görevleri, yan görevleri, grup görevleri, sırları, bulmacaları, zırtları, zurtları farklı ama özünde her şey yüzeysel. Mesela; ok atıcılığı, bilek güreşi ve yumruk yumruğa dövüş, keşfedebileceğiniz ilk üç aktivite olacaktır muhtemelen. İşte bu aktivitelerin herhangi biri ne zorluk içeriyor, ne de herhangi bir amaç. Sadece üç kere yendiğiniz zaman bir başarım tamamlıyorsunuz, o kadar. O içerikleri yapmak için herhangi bir neden sunulmuyor. Sadece olabildiğince yüzeysel bir seviyede varlar. Görevlerin de zaten MMORPG seviyesinde angarya tipi olduğunu daha önce söylemiştim.

Eğer ki şişirilmiş içeriklerden hoşlanıyorsanız (ki bunu kesinlikle olumsuz bir şekilde söylemiyorum, ben de eskiden MMORPG bağımlısıydım) Crimson Desert kesinlikle aradığınızı veriyor ama The Witcher 3: Wild Hunt veya Red Dead Redemption 2 tarzında bir içerik deneyimi arıyorsanız, bu oyunda öyle bir şey bulunmuyor. Bu arada, görevler ve aktiviteler için söylediğim her şey oyun içerisindeki sayısız mekanik için de geçerli. Oyunda bayağı bir mekanik ve sistem var. Madencilik, silah geliştirme, üs kurma, balık tutma falan filan derken mekanik sayısı artıyor ama hepsi yüzeysel seviyede kalıyor. Zaten bu kadar fazla sistem varken onlarda derinlere inebilmek de mümkün değil.

Crimson Desert, her şeyi aynı anda yapmaya çalışan ve bu yüzden de her açıdan yüzeysel kalmış bir deneyim. Bu sırada da ne yazık ki oyundaki bazı detaylara pek önem verilmemiş. Mesela, envanter sistemi berbat. Bazı zırhlar ve silahlar üst üste birikiyor ama bazıları birikmiyor. Aynı şey belgeler için de geçerli. Ayrıca, böcek ve benzeri şeyler birikmiyor, tek tek yer kaplıyor diğer her şey birikirken. Daha da önemlisi, envanter alanı çok sınırlı başlıyor ama görev yaptıkça büyüyor. Neredeyse her görev +1 veya +3 envanter alanı veriyor. Çıkış sürümünde yoktu ama güncellemeyle bir depo alanı da eklendi. Gerçekten depo gibi basit bir şey nasıl unutulmuş olabilir?

Bahsettiğim bu envantere ulaşmak ve onu yönetmek bir dert. Envanter için sanırım DualSense üzerinde Start tuşuna basılı tutarken iki kere aşağı yön tuşuna basmamız gerekiyor. Bir kere basarsanız harita açılıyor. Eğer sadece Start tuşuna basarsanız, en son kullandığınız menü açılıyor ama bunun doğru düzgün çalıştığına henüz rastlamadım. Envanterden çıkıyorum, tekrar girmek istiyorum, bambaşka bir yer açılıyor. Ayrıca, envanterde okuyup, içinden bilgileri aldığımız belgeler neden alakalı görevleri bittiği halde yer kaplamaya devam ediyor? Aynı şey kitaplar için de geçerli. Yaşam kalitesi özellikleri eksikliğini hemen hissedebiliyorsunuz oyunda.

Bu arada, Crimson Desert oyununun gerçekten başlaması ve sizi serbest bırakması 8-10 saat sürüyor. Bu benim ömrümde gördüğüm en saçma şeylerden bir tanesi. Ben aynı sürede Resident Evil Requiem oyununu oynayıp, bitirip, bundan aldığım zevkten 10 kat daha fazlasını elde ederdim. Bir oyunu sevip, sevmeyeceğinizi anlamanız için ona vermeniz gereken sürenin 10 saat olması gerçekten kabul edilebilir bir şey değil. Ayrıca bu ilk 8-10 saat aşırı dolu ve beyin yakan bir tempoda geçiyor; oyun size saatler boyunca yeni mekanikler atıp duruyor. Zaman zaman nefes almaya bile vakit bulamıyorsunuz. Bunlardan sonra tempo biraz yerine oturuyor.

Bir de Crimson Desert oyununun ne öğretmeye çalıştığını bilmiyor olması beni sinir ediyor. Bahsettiğim bu ilk 8-10 saatte birkaç bulmaca çözüyorsunuz ve bu bulmacaları zorlaştıran tek şey, oyunun kendisi ve size yardım etmeye çalışması. İnternette bunun tam tersini okudum; insanlar oyunun yeteri kadar yardım etmediğini söylüyor, başka insanlar ise “Her oyun bize yardım etmek zorunda mı?” diyor ama konu bu değil bence. Crimson Desert, kesinlikle size yardım etmeye çalışıyor ama bunu başaramıyor. Mesela, bir noktada R3 tuşuna basıp, bir şeye vurmanız gerekiyor ama bana oyunun söylediği tek şey R3+L3 tuşuna bas ve etrafı incele…

Bu tuşlara basıyorum, zaman duruyor ve başka hiçbir şey olmuyor. Bu bulmacadan hemen önce L3 tuşuyla ögelere bir şey atıp, onları çevirmeyi öğrenmiştim. Karşımdaki öge de aynısı olduğu için yine L3 ile onları çevirmeye çalışıyorum ama olmuyor. R3+L3 tuşlarına basınca öne çıkan bir şey de yok. Tamamen tesadüfen R3 tuşuna basıp, önümdeki ögeye vurmam ile bulmaca devam etti. Sorun şu ki oyun bana bunu öğretmemişti, aynı ögeyi kullanırken onu çevirmeyi öğretmişti. Ayrıca, R3+L3 tuşlarına bas diyordu sadece. Yani, ortada kesinlikle bir yardım var ama o kadar yarım yamalak bir şekilde tasarlanmış ki destekten çok köstek oluyor. Eğer hiçbir yardım olmasa, ben o bulmacayı emin olun daha kolay bir şekilde çözebilirdim; R3+L3 tuşlarına basmamı söylemesi kafamı karıştırdı.

Bir diğer dengesiz öge ise bölüm sonu canavarı savaşları. Crimson Desert içerisinde normal düşmanlarla savaşırken adeta Devil May Cry filan oynuyorsunuz ama bölüm sonu canavarına geçince, oyun bir anda Dark Souls oluyor. Bu anlar tek başına güzel ama benim normal düşmanlarda gücümü tespit edip, ona göre bölüm sonu canavarları ile savaşmam gerekiyor. İşte bunu yapamıyorsunuz; bölüm sonu canavarı ile karşılaşana kadar gücünüzü ölçebilmenin en ufak bir yolu yok. En azından bölüm sonu canavarları çok güzel tasarlanmış ve savaşları da eğlenceli sayılır. Sadece, bol bol yemek yapıp, yanınızda can için onları bulundurmayı unutmayın.

Crimson Desert, sadece ama sadece ana görev serisine odaklanırsanız, 20-25 saatte bitirilebilecek bir oyun ama bu oyun öyle oynanmaz. Karşımızda bir sandbox deneyimi var ve bu yüzden etrafı keşfetmeniz, yavaş yavaş oyunun tadını çıkarmanız, her şeye bakmanız gerekiyor. Bu da oyunu 150-200 saat bandına taşıyor. Yalnız, oyun sürekli yeni bir şeyler tanıttığı için veya bazı şeylerin tonu aniden değişebildiği için benim bu oyundaki her şeyi görebilmiş olmamın imkanı yok. Zaten oyun bana önceden verilmedi, 2-4 haftalık bir avantaj ile başlamadım ve içerik üreticilerine filan yetişebilmek için de oturup, günde 10 saat Crimson Desert oynamayacağım, kusuruma bakmayın. Ben, gördüğüm kadarıyla bu oyunu değerlendirebildim. Kaçırdığım şeyler mutlaka vardır ama oyunun 90. saatinde göreceğim bir şeyin de fikrimi değiştirebileceğini hiç sanmıyorum.

Anlamak için 200 saat Crimson Desert oynamamam gereken bir element ise oyunun sunumu. Öncelikle görsellikten bahsedeyim. Ben bu oyunu PlayStation 5 Pro konsolumda, 4K/SDR destekli bir televizyonda, performans modunda, V-Sync açıkken oynadım. Bunun sonucunda aldığım görsellik ise fena değildi. Yani, yakın çevredeki görsellik zaman zaman çamura dönebiliyor; özellikle de gece vakti veya karanlık yerlerde ışıklandırmalar bana biraz sıkıntılı gibi geldi. Aynı şekilde yeşilliğin çok yoğun olduğu sahnelerde de etrafınızdaki her şey titremeye başlıyor. Yerden çiçeklerin 5 metre önünüzde ortaya çıkması (pop-in) filan da mevcut. Tüm bunlar zaman zaman yaşanıyor; yaşanmadığı zamanlarda ise oyun gayet güzel görünüyor. Uzak çevredeki görsellik, yani manzaralar ise bence Ghost of Yōtei seviyesinde. Tabii ki iki oyunun sanat tasarımı farklı ama uzaklar aynı o oyundaki gibi kaliteli ve detaylı görünüyor; manzaralar gerçekten kendisine baktırıyor.

Performans ise Crimson Desert oyununun tutunamadığı bir nokta. Eğer ki karakterlerin çok olduğu bir alana girerseniz, oralarda 60 FPS almayı beklemeyin; oyunun performansı o sahnelerde 40 FPS civarına düşüyor, hatta abartı düşman sayısı olunca 30 FPS değerlerini bile görebiliyorsunuz. Onun dışında verilen 60 FPS değerinde bir sıkıntı yok. Yalnız, teknik açıda birkaç garip tasarım seçimi ve hata var. Mesela, neden oyunda iki tane yükleme ekranı var? Oyunu açacağınız zaman veya yeniden doğarken filan önce karakterin yükleneceği sahnenin yükleme ekranını izliyorsunuz, ondan sonra da karakter düz bir yolda yürürken (Assassin’s Creed tarzı) ana oyun yükleniyor. Anlamsız. Bu arada, oyuna her girdiğimde ayarlarım sıfırlanıyor. Nedendir, bilmiyorum. Karakter değiştirdiğiniz zaman da çevreyle etkileşiminizi bozan bir hata çıktı karşıma. Birkaç kere de oyun çöktü.

Sesler ve müzikler de Crimson Desert oyununun sıkıntılı yanlarından bir tanesi. Daha önce seslendirme performanslarının zayıflığından bahsetmiştim. Bu aslında çoğunlukla Kliff için geçerli ama öyle öne çıkan bir karakter de yok açıkçası. Müzikler de aynı şekilde öne çıkmıyor. Oyunda akılda kalıcı bir müzik yok; sadece dükkan sayfasını açtığınız zaman çalan tek bir müzik var, onu beyniniz ezberlemek zorunda kalıyor, o kadar; başka bir müzik çalmıyor dükkan arayüzünde. Bu arada, ses efektleri de her zaman kaliteli gelmiyor kulağa; sanki dosya kalitesi çok düşük gibi veya profesyonel bir mikrofon yerine telefon mikrofonu ile kaydedilmiş gibi hissettiriyor.

Crimson Desert, her ne kadar herkese hitap edebilecek bir oyun gibi görünse de aslında öyle değil. The Witcher 3: Wild Hunt, Elden Ring ve Red Dead Redemption 2 gibi oyunlardan zevk aldıysanız, bu oyunun size zevk verecek olması garanti değil, hatta bence ihtimal olarak çok az. Onun yerine özellikle de Black Desert oyununu sevdiyseniz, tek başınıza oynayabileceğiniz MMORPG tadında bir sandbox oyunu arıyorsanız, işte o zaman Crimson Desert oyununa bakmanızı öneriyorum ki bu durumda bile bence güzel bir indirim bekleyebilirsiniz. Belki bir Cyberpunk 2077 seviyesinde değil ama Crimson Desert da aldığı sayısız güncelleme ile kendisini toparlayacak bir oyun gibi duruyor. Paranızı nasıl harcayacağınızı söylemek benim haddime değil ama örnek olarak şunu söyleyebilirim: Oyuna zaman verin, büyük bir indirim ile lüks sürümünü 1-2 yıl sonra alın, keyfinize bakın.

Crimson Desert

6

Artılar

  • Aksiyon temelli savaş anları, farklı silah tipleri ve yetenekler ile eğlence dolu.
  • Birbirinden farklı bölüm sonu canavarları ile zaman zaman epik görünen savaşlar verebilme imkanı.
  • Pywel; şahane manzaralarla dolu, sayısız gizem bulunduran, keşfetmeye değer dev gibi bir kıta.
  • Animasyonların kalitesi ve çeşitliliği şaşırtıcı bir seviyede zengin ve oyuna can katıyor.

Eksiler

  • Hikaye ilgi çekici değil, seslendirme performansları zayıf ve hikaye de dahil olmak üzere bütün içerikler şişirilmiş.
  • Karakterler adeta bir tank gibi hareket ediyor, istediğiniz aksiyonları zar zor gerçekleştiriyor ve kontrol şeması çok karışık.
  • Manzaralar güzel olsa bile yakın çevrede görsel kalite zaman zaman çamur gibi veya bulanık/titrek görünebiliyor.
  • Öğreticilerin kafa karışıklığı yapması, arayüzde gezinmenin zor olması ve benzeri yaşam kalitesi problemleri mevcut.
  • Kalabalık sahnelerde performans stabil değil.
  • Hiç yabancı dil bilmeyenler için iyi olsa bile Türkçe desteği çok kalitesiz.

Etiketler: