Geçtiğimiz hafta video oyun endüstrisinde sarsıcı bir dönem yaşandı ve Sony, Ocak 2028 döneminden itibaren video oyunları için fiziksel disk üretmeyeceğini duyurdu. Birçok kişi için bu haber, fiziksel oyun endüstrisinin ölüm çanı anlamına geliyordu. GOG gibi tüketici mülkiyet hakları savunucuları bu duruma açıkça tepki gösterirken, bu kararın gelecekte disksiz bir PlayStation 6 konsolunun habercisi olduğuna, ikinci el pazarını ve oyun fiyatlarını derinden etkileyeceğine inanılıyor. Eurogamer, bu durumun arka planını ve sektörel sonuçlarını anlamak için endüstrinin önde gelen uzmanları ve analistleriyle detaylı bir görüşme gerçekleştirdi.

The Game Business ekibinden Chris Dring, bu haberin doğrudan PlayStation 6 konsolunun çıkış penceresine işaret ettiğini; bileşen krizi göz önüne alındığında 2028 tarihinin oldukça mantıklı olduğunu belirtiyor. Ampere Analysis cephesinden Piers Harding-Rolls da bu görüşü destekleyerek, yeni konsolun en erken 2028 yılında, beklentilerine göre ise 2028 yılının sonunda piyasaya sürüleceğinin neredeyse kesinleştiğini ifade ediyor. Uzmanlar, PlayStation 6 konsolunun standart versiyonunun fiziksel bir disk sürücüsü içermeyeceği konusunda hemfikir.
Dring, donanımın harici bir sürücü seçeneği dahi sunmadan gelebilme ihtimaline şaşırdığını belirtirken; Harding-Rolls, Sony şirketinin yeni nesil konsolun maliyetini düşürmek için her yolu deneyeceğini ve sürücüyü tamamen kaldırmanın şirket adına “kolay bir kazanç” olduğunu yazıyor. Harding-Rolls ayrıca, Xbox cephesinde üzerinde çalışıldığı söylenen fiziksel medyayı dijitale dönüştürme işleminin, ayrı bir sürücü için ödeme yapmak istemeyen oyuncuların yaşayacağı sorunları hafifletebileceğini belirtiyor.
Endüstri analistlerine göre bu dijitalleşme değişimini hızlandıran asıl hamle, Grand Theft Auto VI oyununun fiziksel sürümlerinin sadece bir kodla geleceğini duyuran Rockstar Games ve Take-Two Interactive şirketlerinden geldi. Uzman Rhyss Elliot, bu politikanın bazı bölgelerde normalleşmiş olmasına rağmen, Rockstar Games tarafının kararının Sony şirketini cesaretlendirdiğini ve bunun diğer şirketleri de etkileyecek bir zincirleme reaksiyon başlattığını belirtiyor.
Elliot’a göre Sony duyuruyu yapmak için bir hafta bekleyerek zamanlamayı stratejik olarak kullandı; Grand Theft Auto VI oyununun disksiz çıkması ve yaklaşan Xbox işten çıkarmaları, Sony tarafının bu negatif halkla ilişkiler dalgasını savuşturması için son derece etkili bir örtü sağladı. Dikkat ekonomisinin sınırlı ve hızlı hareket ettiğini belirten Elliot, Grand Theft Auto VI oyununun ön siparişlerinin açıldığı gün pek çok kötü haberin peş peşe gelmesinin tesadüf olmadığını ifade ediyor.
Konsol pazarının çoklu oyun abonelikleri, oynaması ücretsiz oyunların hakimiyeti, ön yükleme veya erken erişim gibi dijital ayrıcalıklar ve disksiz donanımların itici gücüyle 15 yıldır zaten dijitale doğru sürüklendiğini belirten Elliot, oldukça pahalı olan PlayStation 5 Pro konsolunun bile bir sürücü olmadan piyasaya sürüldüğüne dikkat çekiyor. Elliot, günümüzde vinil plakların, filmlerin ve basılı yayınların analog bir canlanma yaşadığını ama oyun sektörünün tam tersi yönde koştuğunu vurguluyor. Müzik şirketlerinin aksine, konsol platformu sahiplerinin doğrudan dijital mağazaya sahip olduklarını ve diski ortadan kaldırarak çok daha fazla gelir elde ettiklerini belirtiyor.
Mülkiyet ve koruma hakları açısından Elliot, alınan bu kararı oyun mülkiyeti için “gerçek bir yıkım” olarak nitelendiriyor. Disksiz bir kütüphanenin aslında sadece platformun inisiyatifine bağlı lisanslı bir kütüphane olduğunu söyleyen Elliot, tüketicinin kontrol ettiğini sandığı koleksiyonun yasal olarak kendisine ait olmadığının altını çiziyor. Kararın temelinde fiyatlandırma tekelinin yattığını savunan Elliot, Sony şirketinin bu hamlesini “Her şey kontrolle ilgili” diyerek özetliyor. Fiziksel bir diskin yüzlerce kez yeniden satılabildiğini veya kiralandığını, ancak Sony tarafının sadece ilk satıştan gelir elde edebildiğini vurguluyor. Platform sahibinin bir oyunun çıkış fiyatını, bu fiyatın ne kadar süre sabit kalacağını ve ileride ne kadar indirime gireceğini tamamen kendi tekelinde tutmasının Sony için devasa bir servet değerinde olduğunu ifade eden Elliot, büyük markaların taban fiyatının 80 dolar olduğu günümüzde bu kontrolün paha biçilemez olduğunu belirtiyor.

Tüketici hakları ve takas konusunda Dring, Sony şirketinin fiziksel perakendecilerle nasıl bir yol izleyeceğini merak ettiğini belirterek; dijital olmasına rağmen oyunların takas edilip satılmasına olanak tanıyan Nintendo tarafının “anahtar kart” yaklaşımından öğrenilecek dersler olabileceğini sorguluyor. Harding-Rolls ise perakende mağazalarında kutu içinde satılacak dijital oyun kodlarının fiyatının Sony tarafından değil, yine satıcılar tarafından belirleneceğini ileri sürüyor. Take-Two Interactive şirketinin Grand Theft Auto VI oyununun indirme kodları için bir toptan satış fiyatı belirlediğini ve perakendecilerin ödedikleri bu toptan fiyata dayanarak kendi mağaza indirimlerini yapabileceğini belirten uzman; perakendedeki dijital kodların fiziksel oyun satışlarıyla aynı prensipleri izleyeceğini ancak yine de satışların PlayStation Store altında yoğunlaşacağını ekliyor.
İşin ticari mantığına rağmen kararın kendisini şaşırttığını ifade eden Dring, bu durumu modern neslin tüketim alışkanlıklarıyla açıklıyor. Yeni neslin etrafını saran devasa bir eğlence yığını olduğunu ve bunun yaratılan sanata karşı neredeyse “tek kullanımlık” bir bakış açısı oluşturduğunu söyleyen Dring, bazı eserlerin ortadan kaybolmasının eskisi kadar büyük bir etki yaratmadığını belirtiyor. Yine de vinil plakların müzik endüstrisi için nasıl sağlam bir ticari modele dönüştüğünü hatırlatan Dring, video oyunlarındaki karşılığının ileride ne olabileceğini düşünmeden edemediğini sözlerine ekliyor. Uzmanların genel kanısı, endüstrideki fiziksel canlanma umutlarına rağmen geleceğin tamamen dijitale odaklandığı ve şirketlerin bu geçişin getirdiği tüm avantaj ve dezavantajları kabullenmiş olduğu yönünde birleşiyor.





