Açık dünya temelli yarış oyunları dünyasında son yirmi yılda sayısız oyun gelip geçti ama inanın bana, çok azı Forza Horizon serisinin bıraktığı o kalıcı ve derin etkiyi yaratabildi. Benim için bu seri, sadece A noktasından B noktasına gitmekten çok daha fazlası. Otomobil kültürünü, o coşkulu müzik festivallerini ve uçsuz bucaksız haritaları keşfetme hissini o kadar güzel birleştiriyor ki, simülasyon dinamikleriyle arcade eğlencesini aynı potada eritmeyi başaran tek seri diyebilirim. Bir zamanlar Need for Speed veya Burnout oynarken aldığım zevkin çok daha rafine halini bugün Forza Horizon serisinde buluyorum. Öyle ki artık hiçbir açık dünya temelli yarış oyunu bana aynı zevki vermiyor.
Bu yazıda, yüzlerce saatimi (hatta yıllarımı) gömdüğüm Forza Horizon serisinin oyunlarını baştan sona kendi kişisel deneyimlerimle, bana hissettirdikleriyle ve oyun dünyasındaki yerleriyle değerlendirip, en kötüden en iyiye doğru sıralamak istedim. Sıralamamı yaparken sadece grafiklere veya araba sayısına bakmadım; oyunun ruhu, harita tasarımı, ilerleme hissiyatı ve tabii ki sürüş zevki benim için temel kriterler oldu. Yalnız, seride sadece beş oyun olduğu için son sıradaki oyun bile bence günümüzdeki birçok benzer yarış oyununa ders verebilecek nitelikte.

Listeye geçmeden önce, bence Forza Horizon serisini diğer tüm açık dünya oyunlarından ayıran o “gizli sostan” bahsetmem gerek: Turn 10 Studios ekibinin Forza Motorsport için geliştirdiği simülasyon fizikleri. Forza Horizon serisinin oyunlarında araba kullanırken hissettiğiniz o ağırlık, süspansiyonların esnemesi, çamurda ya da asfaltta lastiklerin verdiği farklı tepkiler tamamen bu fizik motorunun bir eseri. Diğer yarış oyunlarında araçlar adeta buzda kayar gibi hissederken, Forza Horizon içerisinde aracın yola oturduğunu hissediyorsunuz. Bunun sebebi kesinlikle kardeş seri ve stüdyo olan Forza Motorsport ve Turn 10 Studios.
Açıkçası, arka planda yatan bu devasa mühendislik olmasaydı, Forza Horizon serisinin sıradan bir “Need for Speed klonu” olup, unutulacağından hiç şüphem yok. Bence bu sürüş dinamikleri serinin vazgeçilmez kalbidir. Şimdi gelin, efsanevi seriyi sondan başa doğru sıralayalım:

5. Sıra – Forza Horizon (2012): Her Şeyin Başladığı O Harika Atmosfer
Forza Horizon oyununu ilk oynadığımda yıl 2012 değildi, konsolum da Xbox 360 değildi ama buna rağmen açık dünya tipli yarış oyunlarının kurallarının baştan nasıl yazıldığını bu video oyunu ile çok rahat bir şekilde görmüştüm. Bugün grafiklerine baktığınızda elbette eskimiş duruyor ama o saf “festival atmosferini” ve isyankar ruhu seride en iyi yansıtan oyun hala budur.
Benim için bu oyunun en büyük artısı, size “sıfırdan zirveye” tırmanma hissini yaşatmasıydı. Renk kodlu bilekliklerle alt sıralardan başlayıp, saygınlık kazanmak harika bir motivasyondu. Hele o ana düşmanımız Darius Flynt yok mu? Kırmızı Ferrari 599XX’i ve o ukala tavırlarıyla, yenmek için can attığım harika bir “boss” karakteriydi. Ayrıca oyunun sonundaki o meşhur kaza sekansı yüzünden, Darius’un arabayı sabote ettiğine dair üretilen teoriler bile hikayeye nasıl bağlandığımızı gösteriyor.
Müziklerine ise ayrı bir parantez açmam lazım. O dönem indie pop ve elektronik müziğin zirve yaptığı yıllardı; Phoenix’ten “1901” veya Arctic Monkeys’ten “R U Mine” eşliğinde Colorado’da tozu dumana katmak bambaşka bir histi. Ancak sürüş dinamikleri ve içerik zenginliği modern oyunların çok gerisinde kaldığı için, kalbim sızlayarak da olsa serinin ilk göz ağrısını 5. sıraya koyuyorum.

4. Sıra – Forza Horizon 2 (2014): Güney Avrupa’da Unutulmaz Bir Tatil
Xbox One nesline geçiş yaptığımızda, seri bizi Colorado’dan alıp Güney Fransa ve Kuzey İtalya’nın o nefes kesici Akdeniz sahillerine götürdü. Forza Horizon 2, içerik açısından son oyunlar kadar devasa olmasa da, bana yaşattığı o saf “yolculuk” hissiyle kalbimde çok özel bir yere sahip.
Oyunda ev satın alma gibi mekanikler olmadığı için modifiye yapmak veya araç değiştirmek istediğimde haritanın çeşitli yerlerindeki karakollarına gitmek zorundaydım. Bu durum beni sürekli o harika manzaraların içinde araç sürmeye, deniz kenarındaki batan güneşi izlemeye zorluyordu.
Oyunun girişindeki o ikonik “10’dan geriye sayım” sahnesini ne zaman izlesem hala tüylerim diken diken olur. Ancak, ilerleyen oyunların getirdiği o çılgın harita detayları ve devasa etkinlik yığınları yanında biraz zayıf kaldığı için 4. sırada kalıyor Forza Horizon 2.

3. Sıra – Forza Horizon 4 (2018): Mevsimlerin Oyunu Değiştirdiği An
Birleşik Krallık’ta geçen Forza Horizon 4, açık dünya tipli yarış oyunlarına resmen bir devrim getirdi: Mevsimler. Haritanın her hafta ilkbahar, yaz, sonbahar ve kış döngüsüne girmesi inanılmaz bir fikirdi. Kışın donmuş göllerin üzerinde yarışmak ya da sonbaharda çamurlu İskoçya yollarında ralli yapmak, oyunun kendini sürekli taze hissettirmesini sağladı.
Benim bu oyundaki favori mekanım kesinlikle Edinburgh şehriydi. Geniş caddeleri, tarihi dokusu ve net virajlarıyla sokak yarışları için kusursuz bir tasarıma sahipti. Ayrıca çevrimiçi Dereceli Yarış modu sayesinde oyunda yüzlerce saat sıkılmadan rekabet edebildim.
Müzik konusunda bazen aynı şarkıların (“Shooting Star” gibi) sürekli tekrar etmesi beni çileden çıkarsa da, genel oynanış kusursuzdu. Ne yazık ki lisans süreleri dolduğu için dijital mağazalardan kalkıyor olması beni çok üzdü ama yapacak bir şey yok… Forza serisinin temelinde var bu durum. Tüm bu güçlü yanlarına rağmen, ilk iki sıradaki devlerin ardında kalarak listemin 3. sırasında yer alıyor Forza Horizon 4. Her şeye rağmen çok başarılı bir oyundu.
2. Sıra – Forza Horizon 3 (2016): Festival Ruhunun Mutlak Zirvesi
Eğer bana “Sadece atmosferi ve haritasıyla en sevdiğin Forza Horizon hangisi?” diye sorarsanız, cevabım bir saniye düşünmeden Forza Horizon 3 olur. Avustralya kıtasında geçen bu oyun, bence festival temasının, harita tasarımının ve araç seslerinin kusursuz bir şekilde harmanlandığı bir şaheser. Forza Horizon 3 ayrıca benim bu seriden oynadığım ilk oyun. Kendisine o kadar çok bayılmıştım ki daha sonra gittim ve serinin ilk iki oyununu da oynadım.
Aynı harita içinde yağmur ormanlarından kızıl çöllere, sahil şeritlerinden modern Surfers Paradise gökdelenlerine kadar her şeyi barındırıyordu. Yeni oyunlarda bu kadar derli toplu ve karakterli bir modern şehir görememek beni hep üzmüştür. Üstelik araçların egzoz patlamaları, motor sesleri bu oyunda çok daha vahşi ve çiğdi. Müzik istasyonları tamamen türlerine sadıktı ve o parlak, güneşli mavi gökyüzü insana anında pozitif bir enerji veriyordu.
Hele o ek paketler yok mu? Kar fırtınalarıyla boğuştuğumuz Blizzard Mountain ve yerçekimine meydan okuduğumuz Hot Wheels eklentileri, bence seri tarihinin en iyi ek paketlerindendi. Üstelik şimdiki gibi beni her hafta zorla oyuna girmeye iten yorucu görevler yerine, dilediğimde girip eğlendiğim Forzathon sistemi vardı. Benim kalbimde her zaman yeri ayrı olacak bir efsane.

1. Sıra – Forza Horizon 5 (2021): Rakamların ve İhtişamın Zirvesi
Şimdi geldik zirveye. Belki geçmiş yazılarımda veya forumlarda Forza Horizon 5 oyununun atmosferi hakkında biraz sitem etmişimdir. Guanajuato’nun o karmaşık sokaklarında drift yapamamak ya da oyunun size hemen ilk saniyeden “Süperstar” muamelesi yapıp, garajınıza hiper arabalar yığması başta canımı sıkmıştı ama dürüst olalım, yiğidi öldürüp hakkını yememek lazım…
Tüm kişisel nostaljimi bir kenara bıraktığımda karşımda duran devasa başarıyı görmezden gelemem. Bu oyun, Steam üzerinde 250 binden fazla inceleme aldı, %89 gibi uçuk bir puanı var ve serinin tarihindeki en çok satan oyunu oldu. Neden mi? Saf oyun motoruna, grafiklere ve fiziklere baktığınızda bu oyun tek kelimeyle bir başyapıt. Serinin bugüne kadar gördüğü en gerçekçi sürüş fizikleri, en detaylı araç modelleri ve en geniş özelleştirme seçenekleri bu oyunda. Serinin geçmiş oyunları bir tık nişti ama bu oyun serinin nasıl başarılı olduğunu herkese gösterdi.
İster garajınızda saatlerce araba koleksiyonu yapmak isteyin, ister EventLab ile oyuncuların yarattığı akıl almaz haritalarda yarışın; her anı pürüzsüz, optimize edilmiş ve görsel olarak dudak uçuklatan bir şölen kendisi. Tüm o minik tasarım kusurlarına veya karakterlerin çocuksu diyaloglarına rağmen, sunduğu devasa mekanik derinlik, devasa oyuncu topluluğu ve teknik mükemmelliğiyle Forza Horizon 5, benim listemde ve tüm dünyada açık dünya temelli yarış oyunlarının şu anki mutlak kralıdır. Bence bunu da sonuna kadar hak ediyor Forza Horizon 5.

Forza Horizon 6 (2026) – ???
Forza Horizon serisi için sıradaki durak Forza Horizon 6 ile Japonya olacak ve bu oyunu oynamak için sabırsızlanıyorum. Tabii ki bunu yaptıktan bir süre sonra da “En iyi Forza Horizon oyunları” listemi güncelleyeceğim. Bakalım serinin en yeni üyesi, Forza Horizon 5 ile kurulan çitayı aşabilecek mi?





