Aeterna Noctis, Steam veya benzer bir platformda gezerken, rastgele olarak rastlayabileceğiniz ve çok ilginizi çekebilecek video oyunlarından bir tanesi. Bu yapıt, oyuncuları zorlamayı hedefleyen, iki boyutlu bir deneyim sunuyor. Aksiyon ve platform ögelerini içerisinde bulunduran bu oyun, Metroidvania yapısını da oyunculara sunuyor. Yine de oyunun en dikkat çekici noktası bunlardan hiçbiri değil; oyunun tüm görselliğinin elle çizilmiş olması. Çok uzun bir zamandır tamamen elle çizilen oyunlara ayrı bir ilgi duyuyorum ve bu tip oyunlar da hiçbir zaman beni yarı yolda bırakmıyor. Aeterna Noctis de onlardan bir tanesi olabilecek potansiyele sahip.

Bu video oyunundaki rolümüz, The King of Darkness olmak. Karanlığın kralı olarak oyunun bize sunduğu 16 adet birbirine bağlı bölgeyi keşfediyoruz ve oyunun epik hikayesinde ilerleme sağlıyoruz. Bu oyunun dünyasında Chaos isimli bir tanrı, evreni yaratıyor ve bu evrenin içerisinde de Aeterna isimli bir dünya bulunuyor. Bu dünya, birbirinden farklı ırklarla doluyor ve dünyayı farklı isimler yönetiyor. Yalnız, yaşayan halk, tanrı tarafından yönlendirilen bu yöneticilere karşı çıkıyor ve dünyayı kendileri yönetmek istiyor. Sonrasında da savaş çıkıyor.

Chaos, tüm bu yaşananlara karşı sinirleniyor ve ayaklanmayı yöneten liderlere lanetler sunuyor. Daha sonra da onları King of Darkness ve Queen of Light olarak adlandırıyor. Bu lanet ise şimdi ikiye bölünmüş olan dünyanın, zamanın sonuna kadar birbirleriyle savaşacak olması. Ölüm, hiç kimse için sonu getirmiyor; Chaos o kadar sinirleniyor ki herkese ölümsüzlük veriyor. Bu sayede King of Darkness ve Queen of Light, gerçekten zamanın sonuna kadar savaşacak gibi görünüyor. Bizim amacımız ise bu laneti sonlandırmak. Bunun için epik bir maceraya atılıyoruz ve artık ikiye ayrılmış olan dünyayı tekrardan birleştirmeye çalışıyoruz.

Aeterna Noctis, bu noktada tamamen benzersiz bir yapıya sahip değil ne yazık ki. Yani, hikayesi aslında benzer türdeki birçok oyuna benziyor. Yine de işin içine sunum girdiği zaman benzersiz yapı ortaya çıkıyor. Özellikle de oyunun benzersiz hikaye anlatımı yöntemi sayesinde ciddi anlamda eğlenebiliyorsunuz. Ayrıca bu yapı, oyunun kalitesini de yukarıya çıkartıyor. Birazdan bahsedeceğim oynanış tarafında birçok şey tanıdık bir yapı sunsa bile hikaye anlatımının kreatif yapısı gerçekten övgüyü hak ediyor. Şimdi dilerseniz bu yapıtın temel oynanışına ve alakalı diğer özelliklerine biraz daha detaylı bir şekilde göz atalım.

Aeterna Noctis

Aeterna Noctis, kendi türünü oldukça güzel bir şekilde üzerinde taşıyor

Oynanış tarafında Aeterna Noctis, Metroidvania tarzındaki video oyunlarının çoğundan izler taşıyor. Mesela, keşif tarafında yeni yetenekler elde ettikçe, daha önce keşfettiğiniz alanlara geri dönüp, o yetenekleri kullanarak yeni alanların kilidini açabiliyorsunuz. Açıkçası ben bu “Backtracking” denen olayı pek sevmiyorum ama yine de bu oyunda güzel bir şekilde işliyor. Bazı anlarda da platform temelli oynanış karşımıza çıkıyor; adeta Ori and the Blind Forest yapıtına benziyor yaşatılan deneyim. İşin içine savaş girdiği zaman ise Souls serisini andırıyor her şey. Zaten oyunun sizi zorlamak için tasarlandığını da en başta söylemiştim.

Aeterna Noctis, sizi sadece Souls serisine benzer yapısı ile zorlamıyor. Oyundaki her alanda farklı tipteki zorluklar bulunuyor ve bu yüzden de sürekli olarak ilerlemek, yeni zorluklarla karşılaşmak istiyorsunuz. Konu, düşmanlar olduğu zaman ise onların saldırı animasyonlarını öğrenmeniz, üzerinde çalışmanız ve ona göre karşı saldırılar yapmanız gerekiyor. Aksi taktirde çok büyük bir kolaylıkla ölebiliyorsunuz. Oyunda birkaç farklı yapıda düşmanlar olduğu için de tek bir tip saldırı yerine, 1’den fazla düşmanı ezberlemeniz gerekiyor. Bizim onlara saldırmamız tarafında ise hem yakın dövüş silahlarını ve hem de ok-yay gibi menzilli silahları kullanabiliyoruz.

Kullandığımız ok sayesinde farklı noktalara da ışınlanabiliyoruz ki bunu en çok bulmaca çözmek ve düşmanları öldürebilmek için doğru yerlere pozisyonlanabilmek için kullanıyoruz. Düşmanlar öldüğü zaman ortaya bir kan çıkıyor ve bizler de o kanları kullanarak, kendi canımızı doldurabiliyoruz. Bu sayede hayatta kalabiliyoruz. İşin içine platform ögeleri girdiği zaman da yine tüm yeteneklerimizi kullanarak, adeta labirent gibi bölümlerin içinden çıkmamız gerekiyor. Bazı video oyunları, sadece savaşa veya platform ögelerine önem verir. Bu yüzden de oyunun diğer noktaları biraz geri planda kalır. Aeterna Noctis ise her şeye aynı önemi veriyor gibi hissettiriyor.

Aeterna Noctis oyununda ölecek olmanız aslında garanti. Asıl problem, öldükten sonra ruhunuzu tekrar toplamak zorunda olmanız. Yani, Souls serisinde ve diğer oyunlarında olduğu gibi öldüğünüz noktaya geri gidip, ruhunuzu geri almanız gerekiyor. Souls serisinde bu olay bir anlam taşısa bile bu video oyununda neden böyle bir sistem kullanılıyor, anlayabilmek imkansız. Karakterimizi geliştirme tarafında ise hem düşmanları öldürerek elde ettiğiniz bir birim ile satın alabileceğiniz ögeler, hem de tecrübe puanı elde ettikçe kilidini açabileceğiniz yetenekler bulunuyor. Oyunda ciddi yüksek sayıda yeteneğin olduğunu söylemem gerekiyor.

Aeterna Noctis

Her şeye rağmen bu oyun kendi potansiyeline ulaşamıyor

Aeterna Noctis, sunum tarafında kesinlikle başarılı bir iş çıkartıyor. Zaten inceleme yazıma eklemiş olduğum görsellerden de görebileceğiniz üzere oyun, görsel açıdan kesinlikle kaliteli. Ortamın iki boyutlu olması ve tamamen elle çizilmiş olması da ayrı bir hava katıyor. Kreatif tarafta ise girdiğiniz her bölüm, benzersiz yapılara sahip. Özellikle de oyunun atmosferi çok etkileyici bir hal alabiliyor. Sadece çevre detayları değil, karakterler için de aynı şeyi söyleyebiliriz. Elle çizilmiş olan karakterler, birbirinden farklı görünüyor ve yeterli seviyede detaylara/derinliğe de sahip. Aynı şeyi düşmanlarımız için de geçerli tabii.

Performans tarafında da Aeterna Noctis, hayal kırıklığı yaratmıyor. Bazı birkaç bölgede sanki optimizasyon problemi var ama bunların daha sonra da güncellemeler ile düzeltilebileceğini tahmin ediyorum. Yalnız bu söylediklerim PC için geçerli. Konsol tarafındaki durumu bilmiyorum tabii ki. Performans haricinde, müzikler oldukça başarılı. Piyanoyu temel alan parçalar oyunun atmosferini çok güzel bir şekilde ön plana çıkartıyor. Sadece bu kaliteli müziklerin üstüne gelen sesler ve ses efektleri biraz kalitesiz hissettiriyor. Bu arada, performans tarafına son bir kere daha dönüp, oyunun birkaç kere çöktüğünü de not etmek isterim.

Her şeyi özetlemek gerekirse, birkaç ufak problem haricinde, Aeterna Noctis aslında başarılı bir oyun. Yalnız bu oyun öyle AAA seviyesinde değil ve düşük bütçeli. Bunu, oyuna giriş yaptığınızda hissedebiliyorsunuz. Oyunun her noktasında bütçe düşüklüğü, ulaşılamayan potansiyel ile birlikte kendisini hissettirmeyi başarıyor. Aynı zamanda oyunun hiçbir dur durak bilmeden zorluk sunması da yorucu olabiliyor. Oyunun çökmesi ve sonucunda kaybedilen ilerleme de ayrı bir problem tabii ki. Son olarak, ruhunuzu tekrar elde edebilme sistemi de sadece oyunculara yön verebilmek için atılmış boş bir adım gibi hissettiriyor.

Her şeye rağmen, eğer çok zorlu oyunları ve Metroidvania tarzını seviyorsanız, bu oyuna bir şans vermeniz gerekiyor. Yalnız, bu şansı verebilmek için biraz beklemeniz gerekebilir; Aeterna Noctis oyununun fiyatı Epic Games Store üzerinde 360 TL. Steam tarafındaki durumu ise bilemiyoruz; bu satırları yazdığımız sırada oyunun Steam tarafındaki fiyatı henüz belli değil. Yalnız, bu oyunun 360 TL etmeyeceğini de biliyorum. Bu yüzden oyunu şimdi değil de indirim dönemlerinde, en fazla 150 TL civarına satın almanızı öneriyorum. Yani, türü çok seviyor olsanız bile bu oyun, ödediniz paranın hakkını verebilecek seviyede bir yapıt değil.

Aeterna Noctis
Aeterna Noctis
Olumlu
Bölüm sonu canavarları ile savaşmak bambaşka bir epik his veriyor.
Sadece savaşta değil, platform ögelerinde de belli bir zorluk sunulması.
Çeşitli bölümler, bu bölümlerin zengin atmosferi ve bolca farklı düşman tipi.
Elle çizilen görsellik ve piyano melodileri dolu müzik muhteşem.
Olumsuz
Geriye dönük keşif yapmak artık çok eskimiş bir tasarım mantığı değil mi?
Savaş ve platform ögeleri hiç mola vermeden, yorucu bir zorluk sunuyor.
Bazı oyun içi hatalar ve çökme problemleri rahatsız edici olabiliyor.
360 TL gibi bir bedeli karşılayabilecek seviyede bir oyun değil.
8

Etiketler: