IO Interactive şirketini Hitman haricinde bir oyun ile hayal etmek benim için çok zordu. Sonuçta, kendileri bugüne kadar 13 oyun piyasaya sürdü ve bunların 8 tanesi Hitman serisine aitti. Yalnız, stüdyonun başka bir markaya yöneleceğini bildiğim zaman da aklıma James Bond harici bir marka gelmezdi herhalde. Sonuçta bu ikonik ajan, Ajan 47 ile oldukça benzer. Bu yüzden geliştirilebilecek bir James Bond oyunu da lisanslı bir Hitman gibi hissettirebilirdi. Bu, IO Interactive tarafından atılabilecek en güvenli adım olurdu. Şirket, 007 First Light ile gerçekten bir James Bond oyunu yaptı ama bence atılan adım güvenli değildi ve şirket şaşırtıcı bir şekilde risk aldı.

Bunu söylüyorum; James Bond kıyafeti giyen bir Hitman oyunu yapmak eminim ki çok kolay olurdu fakat IO Interactive, zor ve kaliteli olan yolu seçti. 007 First Light, kesinlikle Hitman serisine benzer yönler bulunduruyor ama bana soracak olursanız, bu yeni video oyunu çok daha çizgisel ve yağ gibi akan bir hikayeye sahip. Yani, Hitman x The Last of Us gibi filan diyebilirim 007 First Light için. Karakterler, mekanlar, anlatılan hikaye ve tabii ki James Bond’un nasıl 007 olduğunu öğrendiğimiz ana hikaye, bu yapıt ile şahane bir şekilde anlatılıyor. Spoiler vermemek adına hikayeden detaylıca bahsetmeyeceğim; sonuçta bu oyunun en önemli noktalarından biri bence hikayesi.

007 First Light, gerçekten çok başarılı bir şekilde yazılmış bir hikayeye sahip. Uzun zamandır bu tip hikayeli bir oyunda kendimi yaşatılan deneyime bağlı hissetmemiştim. Her gün işimi gücümü bitirip, bu oyuna devam etmek için saatler sayıyordum. Bu noktada söylemeliyim ki ben bir James Bond fanı bile değilim. Neredeyse hiç dizi ve film izlemem. Bu yüzden çok fazla James Bond içeriği de tüketmiş biri değilim yani. Oyun direkt saf deneyim ve saf hikaye olarak başarılı. James Bond markasını bilmiyor olmanız en ufak bir kalite düşüklüğü yaratmıyor ama eğer markayı biliyorsanız tabii ki yapılan göndermeleri filan benden çok daha rahat bir şekilde anlarsınız.

Hikayenin kendisi sizi kesinlikle ekrana kilitlerken, karakterler de asla bu yapıyı bozmuyor. James Bond bir kere çok başarılı bir sanatçı tarafından kusursuz bir şekilde canlandırılmış. Seslendirme performansları etkileyici ve yazılan diyaloglar da kesinlikle günümüzün cringe olan “MCU” tipi diyaloglardan çok uzakta. Oyun ayrıca sizi gerçekten bir James Bond veya yeni yetişen bir ajan olarak hissettirmeyi çok iyi başarıyor. 007 First Light oyununun en başındaki eğitim montajı bölümleri bile ayrı bir övgüyü hak ediyor; montajları izlemek yerine direkt siz oynuyorsunuz. James Bond, bütün bir oyun boyunca, gözlerinizin önünde gelişiyor ve gerçekten 007 kodunu hak ediyor.

007 First Light, daha önce de söylediğim gibi tam bir James Bond oyunu ve kendisinin origin hikayesini anlatmaya dayalı. Nasıl bit MI6 ajanı oluyor, 007 kodunu nasıl kazanıyor, yetişme sürecinde ne gibi deneyimler yaşıyor ve çok daha fazla sorunun cevabını bu oyun ile alıyoruz. Oyun ayrıca Omega ve Aston Martin gibi markalarla yaptığı iş birliği sayesinde 007 hissine ek katkı yapıyor. Coca-Cola gibi markalarla yapılan iş birlikleri ve ürün yerleştirmeler de var ama bunlar da rastgele hissettirmiyor. Ben şahsen tamamen bu oyun için uydurulmuş bir içecek markası görmek yerine ürün yerleştirmesi görmeyi tercih ederim; bunlar bence oyunları daha gerçekçi kılıyor.

Oynanış tarafında ise 007 First Light, çoğu zaman Hitman serisini andırıyor ama bence bu oyun, Hitman kadar sandbox bir yapıya sahip değil. Evet, yine bölümlerde bazı fırsatlar için keşif yapıyoruz, önümüzdeki bir engeli geçmek için farklı yollar keşfediyoruz, düşmanlara karşı gizlilik veya tam aksiyon şeklinde yaklaşabiliyoruz ama her şey belli bir ray üzerinde gidiyormuş gibi hissettiriyor. Hitman serisinde, özellikle de o serinin son oyununda öyle bir ray hissi yoktu. Gerçekten bir sandbox alanda gibi hissediyordunuz kendinizi. 007 First Light, o hissi bulundurmuyor ama ben de bunu olumsuz bir yorum olarak yapmıyorum açıkçası.

007 First Light, bir Hitman kopyası değil. Aralarında fark bulundurması çok doğal. Hikaye modunun çok daha çizgisel ve bir ray üstünde ilerliyor olması en büyük farklılık ve bu beni rahatsız etmedi; oyun, çok açık bir şekilde Hitman serisine kıyasla hikayeye daha fazla önem veriyor, özellikle de an be an anlatılan hikayeye… Ayrıca, hikaye modu boyunca bölümleri farklı şekillerde tamamlamak, belli aksiyonlar gerçekleştirmek filan da meydan okuma görevlerini tamamlıyor. Bunlar, hikaye bölümlerini tekrar ve tekrar oynanamak için bir araç. Örnek vermek gerekirse, en temelinde, bir bölümü tamamen gizlilik odaklı ve tamamen aksiyon odaklı bitirmeniz gerekiyor.

Hiçbir düşman tarafından fark edilmeden, kimseyi öldürmeden/bayıltmadan bölümleri tamamlamak bence en zor olanı. Bunun haricinde, bölümlerdeki her düşmanları öldürmek/bayıltmak, 5 düşmana tepeden saldırmak, kapı kilidini A yoluyla açmak, B yoluyla açmak ve benzeri tiplerde meydan okuma görevleri bulunuyor. Bunlar ayrıca bir bölümde en fazla neler yapabileceğinizi gösteren işaretçiler. İstediğiniz zaman duraklatma menüsünden bu meydan okuma görevlerini görebiliyorsunuz. Tabii ki bu farklı yolları oyun içerisinde daha doğal bir şekilde keşfetmek de mümkün. Bunu saatimizin tarama/keşif modunda gerçekleştirebiliyoruz.

James Bond olarak tahmin edersiniz ki birbirinden farklı ajan ekipmanlarına sahibiz. Mesela, sis bombası olabilen bir kulaklık, karşınızdaki insanı zehirleyen bir telefon ve benzeri ekipmanlar oyunda bulunuyor. Yalnız, her göreve tüm ekipmanlarınızı götüremiyorsunuz; karşılaşacağınız durumlara göre 2-4 ekipman arasında seçim yapmanız gerekiyor ki eğer yanlış hatırlamıyorsam da oyunda 6-8 adet ekipman var. Saatimiz, bunların temel olanı, o hep yanımızda. Daha önce de söylediğim gibi saatimiz etrafı tarayıp, düşmanları kırmızı olarak gösterebiliyor. Ayrıca eğer ortada bir fırsat varsa onu da mavi dalgalarla işaretliyor. Böylece gidip, ipuçları toplayabiliyoruz.

O ipuçları, belli bir fırsatın kilidini açıyor. Mesela, bir giriş kartına ihtiyacınız var, fırsatlar o giriş kartını elde etmenin 1’den fazla yolunu size gösteriyor. Diyalogları dikkatlice dinleyerek, giriş kartının nerede olduğunu ve nasıl elde edileceğini öğreniyorsunuz. Hitman serisine kıyasla çok farklı olmayan bir oynanış döngüsü bu. 007 First Light, bu konuda sizi gerçekten bir ajan gibi hissettiriyor. Konu, düşmanlar olduğu zaman ise iş değişiyor. Düşmanlara gizlilikle yaklaşıp, onları bayıltabilmek mümkün. Tabii ki oyun bölümlerinde düşmanların dikkatini dağıtabileceğiniz sayısız ekipman da var. Bilgisayar hacklemek, hoparlör bozmak ve benzeri sayısız şey mevcut.

Dikkat dağıtarak istediğiniz ortamı yaratıyorsunuz ve daha sonra gizlilikle düşmanları alt ediyorsunuz. Hitman serisinden farklı olarak 007 First Light içerisinde blöf de yapabiliyorsunuz. Belli bir düşman tipi haricinde neredeyse her düşmana blöf atıp, kısa bir süreliğine sizi düşman olarak görmemelerini sağlayabiliyorsunuz. Yani, James Bond bir yalan atıyor düşmanlara neden orada olduğu ile alakalı ve onlar da inanıyor. Blöf yapmak aksiyon puanı harcıyor. Bu puan ayrıca sahte teslim olma ve düşmanları yanınıza çekme özellikleriyle de paylaşılıyor. Sahte teslim olma, gizliliği bozuyor çünkü düşmanı alt etmek için teslim olmuş numarası yapıyorsunuz.

Düşmanları yanınıza çekme de onların dikkatini çekmek için ıslık çalma tarzında bir şey. Tüm bunlar aksiyon puanı kullanıyor. Bu puan da düşmanları alt ederek ve benzeri aksiyonlar yaparak bölümler boyunca kazanılabiliyor. Saatinizden yapacağınız hack ve benzeri aksiyonlar da farklı birim materyaller kullanıyor. Onları da bölümlerde etrafa dağılmış olarak bulabiliyorsunuz. Bu arada, bölüm tasarımları da kesinlikle övgüyü hak edecek seviyede. IO Interactive gerçekten video oyunu dünyasında en iyi bölüm tasarımlarını yapan stüdyolardan biri ve 007 First Light oyununu oynarsanız, özellikle ilk 4-5 bölümde bunu siz de hissedeceksiniz.

007 First Light aynı zamanda çok iyi hissettiren yakın dövüş sistemlerine ve atış hissine sahip. Oyun bu noktada kesinlikle bu mekanikleri dünyanın en iyisi olarak sunmuyor. Bunlar daha çok yardımcı mekanikler olarak kullanılıyor ama yine de James Bond olarak susturuculu tabancamız ile düşmanları birer birer indirmek çok zevkli. Aynı şey yumruk yumruğa dövüş için de geçerli. Bu noktada da oyun çevreyle çok yüksek bir etkileşim sunuyor. Düşmanları sunuculara atmak, uçurumlardan aşağı itmek, masalara vurmak ve çok daha fazlasını yapabilmek mümkün. Ayrıca, bir başka hoş detay da silahların her zaman tek şarjörle geliyor olması. Bu yüzden sürekli silah değiştirmeniz gerekiyor eğer gizlilik yerine aksiyonu tercih ederseniz.

Sunum tarafında da 007 First Light oyununu ayrıca övmek gerekiyor. Ben bu oyunu 4K/SDR olarak 55 inçlik bir televizyonda, PlayStation 5 Pro konsolum ile deneyimledim ve elde ettiğim görsellik şahaneydi. Bölümler, manzaralar, karakterler ve diğer her şey kesinlikle çok kaliteli ve kendinizi zaman zaman bir James Bond filmi izliyormuş gibi bile hissedebilirsiniz. Yalnız, varsayılan olarak film grain gibi birkaç saçma sapan ayar aktif görsellikte. Bunları kapatmanızı tavsiye ediyorum; oyun böylece çok daha temiz görünüyor. Performans tarafında da oyun gayet stabil bir 60 FPS ile çalıştı. Herhangi bir bölümde performans ile alakalı en ufak bir problem dahi yaşamadım. Öyle görünüyor ki temiz bir optimizasyon çalışması yapılmış 007 First Light için.

Yine de teknik yönde bahsetmem gereken can sıkıcı bir detay var. Günümüzde, özellikle de PlayStation 5 neslinde oyunların yükleme ekranları sadece 1-2 saniyeye kadar kısalmışken, 007 First Light, 10-20 saniyeye kadar, belki bunlardan daha da uzun yükleme ekranları izlettiriyor. Eğer oyunu dümdüz oynayacaksanız problem yok ama benim gibi meydan okumaları tamamlamaya çalışacak olursanız, gizliliğiniz her bozulduğunda bir önceki kayıt noktasından bölümü tekrar başlatmak gerçekten bir ceza gibi hissettiriyor. Bu kadar uzun sürüyor oyunun yükleme ekranı. Sesler ve müzikler ise herhangi bir problem bulundurmuyor; gayet başarılılar. Müzikler zaten tam James Bond parçaları. Seslendirme performanslarını da daha önce övmüştüm.

Eğer ki James Bond kostümü giymiş bir Hitman oyunu yerine aksiyon-macera tadındaki bir James Bond oyunu arıyorsanız, 007 First Light, bunu size kesinlikle verebilecek seviyede. Fakat siz IO Interactive ekibinin Hitman serisine çok alıştıysanız ve aynı deneyimi lisanslı olarak yaşamak için bu oyunu oynamayı planlıyorsanız, bence hayal kırıklığına uğrayacaksınız. Daha da önce dediğim gibi 007 First Light, Hitman kadar sandbox tarzı bir yapıda değil. Evet, tekrar oynanabilirlik yüksek, özellikle de TacSim kısmıyla ama ne olursa olsun, sandbox seviyesi Hitman kadar özgürlükçü değil. Bu oyuna bir Hitman oyunu yerine James Bond temalı aksiyon-macera oyunu olarak yaklaşmanız gerekiyor bence. Bunun sonucunda şahane bir deneyim elde edeceksiniz.

007 First Light

10
Tür: Aksiyon, Macera, Gizlilik, Casusluk
Platform: PC, PlayStation 5, Xbox Series S, Xbox Series X, Nintendo Switch 2
Mod: Tek Oyunculu

Artılar

  • Şahane hikayesi, kaliteli karakterleri ve özenle yazılmış diyalogları ile tam bir James Bond oyunu.
  • Özellikle oyunun ilk yarısında, birbirinden güzel ve ağızları açık bırakacak kalitede bölüm tasarımları.
  • Birbirinden farklı işlevselliklere sahip ekipmanlarla tam bir casus gibi hissedebilmek mümkün.
  • Yakın dövüş mekanikleri çok zengin olmasa bile kesinlikle aşırı eğlenceli.
  • Blöf yapma mekaniği bir gizlilik/casusluk oyunu için çok şahane düşünülmüş ufak bir özellik.
  • Hikaye bölümlerindeki meydan okumalar ve TacSim ile zengin bir tekrar oynanabilirlik mevcut.
  • Sanat tasarımı, görsel kalite, performans, sesler ve müzikler tek kelimeyle müthiş bir kalitede.

Eksiler

  • Yükleme süreleri biraz fazla uzun.

Etiketler: