Oyun dünyasında bazen kendimizi bir kahraman, bazen de bir kurtarıcı olarak buluruz ama Sintopia bize bambaşka ve bir o kadar da şeytani bir teklifle geliyor. Bu yapımda Hell Incorporated adı verilen cehennemin bürokratik idaresini yöneten bir patron koltuğuna oturuyoruz. Hem tanrıcılık oynadığımız, hem de karmaşık bir yönetim simülasyonunu sırtlandığımız Sintopia, bizden günahkâr ruhları yeniden eğitmeyi, kâr etmeyi ve cehennemdeki imparatorluğumuzu genişletmeyi talep ediyor. Gerçekten de sıradan bir çarşamba günü mesaisi gibi hissettiriyor…

Bu şeytani maceranın türüne tam olarak ne demeliyiz derseniz, aslında birden fazla klasiğin harmanlanmış hali diyebilirim. Oyunu ilk deneyimlediğimde aklıma doğrudan Black and White serisinin o nostaljik tanrı oyunu hissiyatı geldi. Ancak işin içine yönetim ve kara mizah girdiğinde Two Point Hospital tarzı bir bürokrasi simülasyonuna dönüştüğünü fark ettim. Kısacası iki farklı dünyayı aynı anda idare etmemiz gereken, bir yandan sistem kurup diğer yandan kullarımıza hükmettiğimiz oldukça yaratıcı bir melez yapıya sahip.

Oyunun en dikkat çekici mekaniklerinden biri, yeryüzü, yani Üst Dünya ile olan etkileşimimiz. Burada yaşayan ve Humus olarak adlandırılan sevimli ama bir o kadar da günahkâr yaratıkları dolaylı yoldan yönlendiriyoruz. Onların kararlarına müdahale ediyor, büyü yeteneklerimizi kullanarak mucizeler veya felaketler yaratıyoruz. Humusların kendi aralarında kurdukları medeniyeti ve işledikleri günahları izlemek inanılmaz keyifli; onlar ne kadar çok günah işlerse, ölümden sonraki hayatlarında bizim cehennem fabrikamız için o kadar verimli birer sermayeye dönüşüyorlar.

Üst Dünya tarafının aksine cehennem kısmı tamamen sizin kontrolünüzdeki bir fabrika bandı gibi işliyor. Sintopia içerisinde ruhları yönlendirmek için yollar inşa ediyor, farklı günahlara özel mizahi işkence ve yeniden eğitim istasyonları kuruyorsunuz. Oyunun bu kısmı bana adeta bir devre tahtası tasarlıyormuşum hissi verdi. Gelen ruhların doğru istasyonlara sorunsuz bir şekilde ulaşmasını sağlamak, tıkanıklıkları gidermek ve sistemin akışını sürekli optimize etmek zorundasınız. Başarılı bir cehennem yöneticisi olmak lojistik zekası gerektiren karmaşık bir bulmacayı çözmek gibi.

Bu iki dünyanın birbiriyle olan organik bağı oyunun temel döngüsünü inanılmaz tatmin edici kılıyor. Eğer cehennemde işler tıkırında gidiyorsa bilin ki yeryüzünde bir şeyler ters gidiyordur veya tam tersi yaşanıyordur. Humusların çok çabuk ölmesini istemiyorsunuz; o zaman kaynaklarınız tükeniyor. Ancak onları çok uzun süre hayatta bırakırsanız, biriktirdikleri günahlar yüzünden kontrolden çıkıp birer şeytana dönüşebiliyorlar. Bu hassas dengeyi tutturmak Sintopia oyunu deneyiminin en bağlayıcı ve oyuncuyu ekran başında tutan ana unsuru olmuş.

Görsel tasarım ve sanat yönetimi konusuna gelirsek, tek kelimeyle muazzam bir iş çıkarıldığını söyleyebilirim. Çizgi film benzeri ve karikatürize edilmiş grafik tarzı bu karanlık temayı öylesine sevimli bir hale getirmiş ki şaşırmamak elde değil. İşkence istasyonlarındaki o özel animasyonları izlerken defalarca gülümsedim. Özellikle tahta çıkmak için sırasını bekleyen Humusların o umutsuz ama komik koşuşturmaları geliştirici ekibin detaylara ne kadar önem verdiğinin harika bir kanıtı. Etraftaki tabelaları bile okumak ayrı bir eğlence kaynağı yaratıyor.

Sintopia oyununu oynarken kulaklıklarınızı kesinlikle çıkarmak istemeyeceksiniz; ses tasarımı ve seslendirmeler gerçekten birinci sınıf. Ana karakterlerin ve sistemin bize verdiği tepkilerin seslendirmesi öylesine başarılı ki adeta o bürokratik cehennemin tam ortasında hissediyorsunuz. Müzikler de bu kaotik yeraltı dünyasının mizahi yapısını destekleyecek ritimlerle dolu. Eğlenceli, hareketli ve bir o kadar da şeytani tınılar sisteminizi kurarken size harika bir şekilde eşlik ediyor. Görsellikle sesin bu muazzam uyumu atmosferi mükemmel bir şekilde tamamlamayı başarmış.

Peki, bu cehennem simülasyonu ne kadar derin? Açıkçası bir Factorio kadar acımasız ve çok katmanlı bir otomasyon beklemiyorsanız, oyun sizi fazlasıyla tatmin edecektir. Sintopia, bilinçli olarak aşırı karmaşıklıktan kaçınarak daha erişilebilir bir yönetim tarzı benimsemiş. Fakat bu durum oyunun kolay olduğu anlamına kesinlikle gelmiyor. Gelen ruhların oluşturduğu kuyrukları yönetmek ve darboğazları çözmek ciddi bir mesai istiyor. Başlangıçta rahat hissettiren zorluk eğrisi imparatorluğunuz büyüdükçe fark ettirmeden yükselerek sizi tatlı bir strese sokuyor.

Elbette her güzel oyunun olduğu gibi bu yapımın da bazı günahları var ve en büyük problem kesinlikle optimizasyon tarafında yatıyor. Cehennem imparatorluğunuz büyüdükçe ve otuzdan fazla binayı aktif olarak çalıştırmaya başladığınızda can sıkıcı takılmalarla karşılaşıyorsunuz. Sistemim oldukça güçlü olmasına rağmen ekran kartı belleğinden kaynaklanan çökmeler bile yaşadım. Geliştirici ekibin acilen performans sorunlarına el atması gerekiyor. Harika bir temel kurulmuş olsa da kalabalık anlarda yaşanan bu teknik aksaklıklar akıcılığa ciddi anlamda darbe vuruyor.

Teknik sorunların yanı sıra oynanış tarafında da bazı ufak ama sinir bozucu tasarım tercihleri bulunuyor. Örneğin, kamerayı yeterince uzaklaştıramamak devasa cehenneminizde aradığınızı bulmayı bazen bir işkenceye dönüştürüyor. Ayrıca çalışanlarınız maaşlarını alamadıkları için greve giderse ruhları işleyemediğiniz için para kazanamıyorsunuz ve bu durum sizi içinden çıkılmaz bir iflas döngüsüne sokuyor. Sistemin sizi bir anda acımasızca cezalandırması özellikle hikaye modunun ilerleyen aşamalarında deneme yanılma yapmayı zorunlu ve bazen de yorucu bir hale getiriyor.

Oyunun sunduğu içerik miktarı ve tekrar oynanabilirlik ise beni oldukça memnun etti. Eğlenceli diyaloglarla bezeli hikaye modu size mekanikleri öğretirken aynı zamanda keyifli bir anlatı sunuyor. Eğer belirli kurallar ve kısıtlamalar altında oynamayı seviyorsanız meydan okuma modları tam size göre tasarlanmış. Özgürce kendi şeytani imparatorluğunuzu kurmak isterseniz de serbest oyun modu yüzlerce saatlik bir alan vadediyor. Farklı zorluk seviyeleri sayesinde hem türün yabancıları hem de ustaları kendilerine uygun bir deneyim bulabiliyor.

Sonuç olarak değerlendirdiğimde Sintopia kesinlikle son yıllarda oynadığım en yaratıcı ve keyifli tanrı simülasyonlarından biri. Hataları ve optimizasyon sorunları göz ardı edilemeyecek kadar belirgin olsa da sunduğu mizahi atmosfer, akıcı temel oynanış döngüsü ve muazzam görsel çekiciliği bu kusurları affettiriyor. Hem yeryüzüne hükmetmek hem de cehennemin karmaşık bürokrasisini yönetmek isteyen herkese bu oyunu gönül rahatlığıyla tavsiye ediyorum. Günahkâr ruhların patronu olmak hiçbir zaman bu kadar eğlenceli ve bağımlılık yapıcı olmamıştı.

Sintopia

7
Tür: Yönetim, Strateji, Tanrı, Simülasyon, Otomasyon
Platform: PC
Mod: Tek Oyunculu

Artılar

  • Tanrı oyunu ve yönetim simülasyonu türlerinin başarılı ve yenilikçi birleşimi.
  • Üst Dünya ve cehennem fabrikası arasındaki birbirini doğrudan etkileyen tatmin edici lojistik bağ.
  • Karanlık temayı sevimli ve komik bir hale getiren karikatürize grafikler ve detaylı işkence animasyonları.
  • Cehennemin kaotik yapısını destekleyen başarılı seslendirmeler, esprili tepkiler ve hareketli müzikler.
  • Erişilebilir başlayan ancak imparatorluk büyüdükçe lojistik zekası talep eden sürükleyici zorluk.
  • Hikaye, meydan okuma ve serbest oyun modlarıyla sunulan yüzlerce saatlik tekrar oynanabilirlik.

Eksiler

  • Fabrika büyüdüğünde ortaya çıkan can sıkıcı takılmalar, VRAM kaynaklı çökmeler ve genel perfromans temelli problemler.
  • Kameranın yeterince uzaklaştırılamaması nedeniyle genişleyen cehennemde arananı bulmanın zorlaşması.
  • Maaş alamayan işçilerin greve gitmesiyle ruh işleme sisteminin tamamen kilitlenip oyuncuyu içinden çıkılmaz bir döngüye sokması ve benzeri hatalar.

Etiketler: