Neon Inferno, Zenovia Interactive tarafından geliştirilen ve Retroware yayıncılığıyla piyasaya sürülen, 2055 yılının distopik New York sokaklarında geçen heyecan verici bir aksiyon oyunu. Bu yapıt, klasik koş ve ateş et tarzı oyun mekaniklerini, ekranın derinliklerine ateş ettiğiniz gallery shooter tarzıyla harmanlayarak ortaya hibrit ve oldukça özgün bir yapı çıkarıyor. Oyuncular, The Family adlı bir suç örgütü adına çalışan Angelo Morano veya Mariana Vitti isimli suikastçılardan birini kontrol ederek, rakip çeteler ve yozlaşmış polis kuvvetleriyle dolu, neon ışıklarıyla yıkanmış tehlikeli bir metropolde hayatta kalmaya çalışıyorlar.

Oynanış itibarıyla Neon Inferno, türün ataları sayılan Contra ve Wild Guns gibi klasiklerin modern bir birleşimi olarak tanımlanabilir. Temel döngüde karakterinizle soldan sağa doğru ilerlerken karşınıza çıkan düşmanları yok etmeniz beklenir; ancak oyun sadece bununla sınırlı kalmaz. Tek bir tuşa basarak odağınızı arka plana kaydırabilir ve ekranın derinliklerinde saklanan keskin nişancıları veya devasa makineleri hedef alabilirsiniz. Bu dinamik geçişler, oyunu sıradan bir platform aksiyonundan ayırarak stratejik derinlik ve sürekli tetikte olmanızı gerektiren bir tempo verir.

Görsel olarak ise Neon Inferno, son yıllarda gördüğümüz en etkileyici piksel sanatı örneklerinden birini sunuyor. Geliştirici ekip, 16-bit döneminin estetiğini modern volumetrik aydınlatma ve parçacık efektleriyle birleştirerek göz alıcı bir atmosfer yaratmış. Arka plandaki detaylı şehir manzaraları, yıkılabilir çevre unsurları ve ekranı dolduran patlamalar, oyunun Inferno (Cehennem) isminin hakkını veriyor. Özellikle de yağmurlu sokaklarda veya neon tabelaların aydınlattığı gece kulüplerinde geçen bölümler, sanatsal yönetimin ne kadar üst düzey olduğunu kanıtlar nitelikte.

Oyunun savaş mekanikleri, sadece ateş etmekten ibaret değil; aynı zamanda ustalık gerektiren bir yakın dövüş ve savuşturma sistemi de içeriyor. Oyuncular, üzerlerine gelen belirli mermileri veya saldırıları kılıç darbeleriyle geri yansıtabiliyorlar. Eğer savunma tuşuna basılı tutarsanız, zamanı kısa bir süreliğine yavaşlatan Bullet Time moduna girerek, havada asılı kalan mermileri düşmanlara geri yönlendirebiliyorsunuz. Bu mekanik, özellikle ekranın mermi cehennemine döndüğü anlarda hayati bir önem taşıyor ve başarılı bir savuşturma yapmak inanılmaz bir tatmin hissi veriyor.

Neon Inferno, zorluk seviyesi konusunda kesinlikle oyuncunun elinden tutan bir yapım değil ve bu durum profesyonel incelemelerde sıkça vurgulanıyor. Varsayılan zorluk seviyesi Hard olarak belirlenmiş ve karakterinizin ölmeden önce alabileceği hasar sayısı oldukça sınırlı. Bölüm ortasında iyileşme imkanının olmaması ve kontrol noktalarının bazen acımasızca uzak hissedilmesi, oyunu eski usul arcade zorluğunu sevenlere hitap eden bir teste dönüştürüyor. Ancak bu zorluk, adil olmayan bir tasarımdan ziyade, oyuncuyu mekanikleri tam anlamıyla öğrenmeye ve reflekslerini geliştirmeye zorlayan bir yapı sergiliyor. Yani, bu zorlukta oyun oldukça tatmin edici bir hal alıyor.

Düşman çeşitliliği ve bölüm tasarımları, oyunun temposunu sürekli yüksek tutmayı başarıyor. Standart piyadelerden uçan dronlara, ağır zırhlı robotlardan ekranı kaplayan devasa bölüm sonu canavarlarına kadar her tehdit farklı bir yaklaşım gerektiriyor. Özellikle arka plandan saldıran düşmanlarla ön plandaki tehditler arasında denge kurmak zorunda olduğunuz anlar, Neon Inferno deneyiminin en kaotik ama bir o kadar da eğlenceli kısımlarını oluşturuyor. Bir yandan önünüzdeki düşmanı doğrarken diğer yandan arka plandaki bir keskin nişancıyı indirmek için nişangahı yönetmek, ciddi bir el-göz koordinasyonu istiyor.

Oyunun ses tasarımı ve müzikleri, yaratılan siberpunk atmosferini mükemmel bir şekilde tamamlıyor. Gonzalo Varela ve Qwesta tarafından bestelenen soundtrack, Blade Runner filmlerini anımsatan heavy synth tonlarını, agresif gitar riffleri ve saksafon melodileriyle harmanlıyor. Müzikler, aksiyonun dozuna göre dinamik olarak değişiyor ve boss savaşlarında zirveye ulaşarak adrenalini körüklüyor. Ses efektleri de oldukça tok ve tatmin edici; silah sesleri ve patlamalar, görsel kargaşanın içinde bile net bir şekilde duyulabiliyor ve vuruş hissini güçlendiriyor.

İki oyunculu yerel işbirliği modu, Neon Inferno oyununun sunduğu en keyifli deneyimlerden biri olabilir. Arkadaşınızla birlikte oynarken, biriniz ön plandaki düşmanları temizlerken diğerinizin arka plana odaklanması gibi stratejik iş bölümleri yapabiliyorsunuz. Ancak ekrandaki görsel efektlerin yoğunluğu iki oyuncuyla birlikteyken iki katına çıktığı için, bazen kimin kime ateş ettiğini anlamak zorlaşabiliyor. Yine de, zorlu bir boss savaşını son canınızla ve arkadaşınızın yardımıyla geçmenin verdiği haz, bu küçük karmaşayı gölgede bırakmaya yetiyor.

Oyunun hikaye anlatımı, türün diğer örneklerine kıyasla şaşırtıcı derecede özenli hazırlanmış. Genellikle bu tarz oyunlarda hikaye sadece aksiyonu bağlamak için bir araçtır ama Neon Inferno içerisindeki karakterlerin motivasyonlarına ve suç dünyasının hiyerarşisine dair ilgi çekici detaylar sunuyor. Görev aralarında Don Benatori ile yapılan konuşmalar ve ara sahneler, evrenin derinliğini artırıyor. Elbette bir rol yapma oyunu derinliği beklememek gerek, ancak aksiyonun arkasında bir amaç olduğunu bilmek oyuna bağlanmayı kolaylaştırıyor.

Elbette her yapım gibi Neon Inferno da bazı eleştirilerden nasibini alıyor; en belirgin sorun ise görsel okunabilirlik. Ekranın hem önünde hem de arkasında aynı anda çok fazla olay gerçekleştiğinde, özellikle patlamalar ve lazerler arasında kendi karakterinizi veya gelen mermileri kaybetmek mümkün olabiliyor. Arka plana ateş etme mekaniğinin karakteri sabitlediğini ve bunun da akıcı platform ögelerini sekteye uğrattığını da belirtmeliyim. Ancak zamanla bu mekaniğe alışıldığında, duraklamaların aslında bir ritim unsuru olduğu anlaşılabilir.

Oyunun tekrar oynanabilirliği, farklı zorluk seviyeleri ve Arcade Modu ile destekleniyor. Tek bir seferde oyunu bitirmeye çalıştığınız Arcade Modu, gerçek yetenek avcıları için tasarlanmış. Ayrıca silah geliştirmeleri ve farklı mermi tipleri (alevli mermiler, hızlı atış modları vb.) oyun tarzınızı çeşitlendirmenize olanak tanıyor. Geçen ay ilk güncellemenin de yayınlanmasıyla birlikte bazı dengelemelerin yapılması, geliştirici ekibin oyunu desteklemeye ve topluluk geri bildirimlerini dinlemeye devam ettiğini gösteriyor. Umarım devamı da gelir.

Sonuç olarak Neon Inferno, nostaljik hisleri modern oyun tasarımıyla başarılı bir şekilde birleştiren, stil sahibi ve zorlayıcı bir aksiyon oyunu. Eğer ki yüksek zorluk seviyesinden korkmuyorsanız ve piksel sanatıyla bezenmiş, müzikleriyle sizi içine çeken bir distopya arıyorsanız, bu oyun kesinlikle kütüphanenizde yer almayı hak ediyor. Türün hayranları için kısa sürede bir klasiğe dönüşme potansiyeli taşıyan, işçiliği yüksek bir yapım Neon Inferno.

Neon Inferno

9

Artılar

  • Klasik koş ve ateş et yapısı ile arka plan nişancılığını başarıyla birleştiren özgün hibrit oynanış.
  • 16-bit döneminin ruhunu modern ışıklandırma ve parçacık efektleriyle süsleyen muazzam piksel sanatı görsellik.
  • Sadece ateşe değil, zamanlamaya da dayalı stratejik derinlik katan tatmin edici savuşturma ve kılıç mekanikleri.
  • Cyberpunk atmosferi ve aksiyonun dozunu mükemmel şekilde tamamlayan dinamik synthwave müzikler.
  • Sürekli değişen düşman tipleri ve ekranı kaplayan devasa bölüm sonu canavarlarıyla düşmeyen tempo.

Eksiler

  • Efektlerin ve aksiyonun çok yoğunlaştığı anlarda yaşanan görsel karmaşa ve okunabilirlik sorunları.
  • Arka plana nişan alırken karakterin sabit durma zorunluluğu, hızlı platform akışını yer yer sekteye uğratabiliyor.

Etiketler: