Viking kültürünün acımasız ve soğuk dünyası yıllardır oyun sektörünün vazgeçilmez temalarından biri olmuştur. NORSE: Oath of Blood ise bu aşina olduğumuz temayı sadece bir arka plan olarak kullanmakla kalmıyor ve karşımızda İskandinav mitolojisinin derinliklerine inen, intikam arzusuyla yanan bir hikaye sunan sıra tabanlı bir taktiksel rol yapma deneyimi sunuyor. XCOM serisine aşina olan oyuncular bu yapımın savaş mekaniklerine çabucak ısınacaktır; savaş alanındaki konumlanma ve strateji her şeyden daha fazla önem taşıyor NORSE: Oath of Blood içerisinde.
Sadece kanlı savaşlardan ibaret olmayan NORSE: Oath of Blood, aynı zamanda detaylı bir kasaba yönetimi mekaniği de içeriyor. Oyunda düşmanlarınızı alt ettikten sonra dinlenmek ve güçlenmek için kendi yerleşkenizi inşa etmeniz gerekiyor. Bu yapı kurma ve kaynak yönetimi süreci başlarda karmaşık görünse de zamanla oyunun en dinlendirici ve keyifli kısımlarından birine dönüşüyor. Savaş alanında dökülen kanın ardından kendi halkınız için güvenli bir sığınak yaratmak, karakterinizin liderlik vasfını da ön plana çıkarıyor efendim.
Hikayenin merkezinde babası acımasızca ihanete uğrayıp öldürülen genç savaşçı Gunnar bulunuyor. Babasının katili Steinarr Far-Spear isimli acımasız liderden intikam almak için kız kardeşi Sigrid ile yollara düşen ana karakterimizin yolculuğu gerçekten sürükleyici bir şekilde işlenmiş. NORSE: Oath of Blood oyununu oynarken ünlü bir yazar olan Giles Kristian tarafından kaleme alınan bu epik intikam destanının içine çekildiğimi hissettim. Karakterlerin diyalogları ve yaşadıkları duygusal çöküntüler hikayeye inanılmaz bir derinlik katmayı başarmış.
Savaş mekaniklerinin temelinde yatan taktiksel özgürlük, NORSE: Oath of Blood yapıtını oynarken en çok keyif aldığım unsurlardan biri oldu. Çatışmalara girmeden önce askerlerinizin savaş alanındaki başlangıç konumlarını ve saldırı sıralarını tamamen siz belirliyorsunuz. Kalkanlı bir savaşçınızı öne sürüp düşmanı savunmasız bıraktıktan sonra okçularınızla ölümcül darbeler indirebiliyorsunuz. Yüksek arazileri kendi avantajınıza kullanmak veya düşmanları birbirlerinin üzerine iterek kombo hasarlar yaratmak savaşların tansiyonunu sürekli yüksek tutuyor.
Görsel ve işitsel tasarım konusunda oyunun kesinlikle çok iddialı bir duruşu var. Yoğun ormanlık alanlar ve acımasız kış manzaraları ekranınızda adeta bir tablo gibi canlanıyor. Özellikle ara sahnelerdeki yüz animasyonları ve karakterlerin mimikleri beklentilerimin çok ötesinde bir kalite sundu. Galdorcræft gibi neo-folk gruplarının müzikleriyle desteklenen atmosfer savaşın o soğuk ve acımasız doğasını iliklerinize kadar hissettiriyor. Müziklerin ve seslendirmelerin bu kadar başarılı olması hikayenin inandırıcılığını büyük oranda artırmış.
Oyunun seslendirme kadrosu karakterlerin ruh halini oyuncuya aktarma konusunda harika bir iş çıkarmış. İntikam ateşiyle yanıp tutuşan karakterlerin öfkesini veya umutsuzluğunu duyduğunuzda ana görevden sapmak istemiyorsunuz. Çoğu oyunda ara sahneleri hızlıca geçme eğiliminde olsam da burada her bir diyalogu sonuna kadar dinlemek istedim. İskandinav kültürünün o sert ve tavizsiz yapısı yetenekli ses aktörlerinin performansıyla birleşince ortaya gerçekten epik bir sinematik deneyim çıkmış NORSE: Oath of Blood içerisinde.
Ne yazık ki bu harika atmosfer ve sürükleyici hikaye teknik sorunların gölgesinde kalmaktan kurtulamıyor. NORSE: Oath of Blood, piyasaya oldukça sorunlu bir çıkış yaptı ve bu durum oyun keyfini ciddi anlamda baltalıyor. Güçlü bir bilgisayar sistemine sahip olsanız bile ara sahnelerde yaşanan anlık takılmalar ve ekranın donması gibi problemlerle sıkça karşılaşıyorsunuz. Çevre detaylarının ekrana geç yüklenmesi veya kaplamaların aniden belirmesi gibi görsel hatalar o güzelim atmosferi bir anda bozabiliyor.
Savaş alanında geçirdiğim zamanlar ne kadar keyifliyse karşılaştığım oyun bozan hatalar da bir o kadar can sıkıcıydı. Bazen karakterinize verdiğiniz hareket emri oyunda hiçbir tepki yaratmıyor ve klavye tuşları anlık olarak işlevini yitiriyor. Taktiksel bir oyunda hamle yapamamak veya tuşların algılanmaması kabul edilebilir bir durum değil. Zorlu bir savaşın tam ortasında oyunun aniden çökmesi ve ilerlememin kaybolması beni ekran başında gerçekten çileden çıkardı.
Optimizasyon sorunları maalesef sadece ufak tefek takılmalarla sınırlı kalmıyor. Oyunun video belleği kullanımındaki dengesizlik sistemleri gereksiz yere zorluyor. Özellikle de Steam Deck gibi taşınabilir cihazlarda veya sistem gereksinimleri civarına yaklaşmak için zorlayacağınız sistemlerde bu yapımı denemek isterseniz sürekli çökmelerle boğuşmak zorunda kalabilirsiniz. Geliştirici ekibin bu teknik altyapıyı çok daha sıkı bir şekilde test etmesi ve oyunu optimize etmesi gerekiyordu. Mevcut haliyle oyun tam bir potansiyel israfı gibi hissettiriyor.
Hikayenin doğrusal bir yapıda ilerlemesi ilk oynanış için harika bir tempo sunsa da oyunun tekrar oynanabilirliğini ciddi şekilde düşürüyor. Zaman sınırlı görevler ve sürekli aynı senaryo üzerinden ilerlemek bir süre sonra yorucu bir rutine dönüşebiliyor. Farklı taktikler denemek için oyuna yeniden başlamak istesem de aynı uzun ara sahneleri ve çizgisel ilerleyişi tekrar yaşamak bana pek cazip gelmedi. Bu tarz oyunlarda oyuncuya daha fazla özgürlük sunulması gerektiğine inanıyorum.
Yerleşke kurma mekaniği ise NORSE: Oath of Blood oyununda başlarda eğlenceli olsa da ilerleyen aşamalarda derinliğini kaybederek sıradan bir angaryaya dönüşebiliyor. Binaları geliştirmek ve kaynak toplamak bir noktadan sonra sadece savaşa girmeden önce yapılması gereken zorunlu bir görev hissi veriyor. Yeni binalar inşa etmenin veya kasaba halkıyla etkileşime girmenin oynanışa daha dramatik ve kalıcı etkileri olmasını beklerdim. Şu anki haliyle bu mekanik oyunun ana yemeği değil de sadece masadaki basit bir meze gibi duruyor.
Sonuç olarak NORSE: Oath of Blood, harika fikirlere sahip ama fırından biraz erken çıkarılmış bir yapım. Etkileyici hikayesi taktiksel derinliği ve muazzam ses tasarımıyla aslında çok başarılı bir oyun olabilecekken teknik sorunlar yüzünden kendi potansiyelini baltalıyor. Geliştirici ekibin yayınlayacağı güncellemelerle bu hataların düzeltilmesi durumunda oyun çok daha iyi bir noktaya gelecektir. Ancak şu anki sorunlu yapısıyla sadece Viking temasına ve sıra tabanlı stratejiye büyük bir açlık duyan oyunculara hitap ediyor.





