Mutfak sanatlarına ilgi duyanlar için harika bir haberim var: Son günlerde mutfağımdan çıkmayıp, bolca vakit harcadığım Cooking Simulator 2: Better Together oyunu tam da aradığımız o lezzetli deneyimi sunuyor. Bu yapım, temelde bir restoran yönetimi ve mutfak simülasyonu olarak karşımıza çıkıyor. Cooking Simulator 2: Better Together içerisinde kendi mutfağımızın şefi oluyor ve sıfırdan bir restoran işletmeye çalışıyoruz; hem yemek yapıyor, hem de işletmemizi büyütüyoruz.
Peki, bu oyunu daha önce hiç duymayanlar için nasıl tarif edebilirim? Serinin ilk oyununu veya Chef Life: A Restaurant Simulator gibi yapımları oynadıysanız, bu türe zaten aşinasınızdır demektir. Ancak burada her malzemeye fiziksel olarak dokunuyor ve kesme tahtasındaki her soğanı bizzat doğruyorsunuz. Overcooked gibi oyunların sunduğu o eğlenceli mutfak kaosunu alıp, çok daha gerçekçi ve detaylı bir simülasyon dünyasına yerleştirdiğinizi hayal edin.
Cooking Simulator 2: Better Together oyununa ilk girdiğimde beni bir karakter yaratma ekranı karşıladı. Şefimin dış görünüşünü ayarlamak ve ona uygun kıyafetler seçmek başlangıç için oldukça keyifli bir detaydı. Ancak bu ekranın biraz sınırlı olduğunu itiraf etmeliyim. Daha maskülen detaylar eklemek veya şefime gür bir sakal yapmak isterdim ama seçenekler ne yazık ki yetersizdi. Yine de önlüğümü giyip, ocağın başına geçmek heyecan vericiydi.
Cooking Simulator 2: Better Together oyunu bizlere temel olarak iki farklı oyun modu sunuyor. Kariyer modunda küçük bir mutfakta işe başlayıp, yavaş yavaş restoranımızı büyütmeye ve yetenek ağacımızı geliştirmeye çalışıyoruz. Kum havuzu modunda ise sınırsız bütçe ile en lüks mutfaklarda dilediğimiz gibi yeteneklerimizi sergileyebiliyoruz. Ben inceleme sürecimde her iki modu da uzun uzun oynayıp restoranın her köşesini keşfetme fırsatı buldum.
İlk oyunun aksine burada mutfak işleyişi çok daha gerçekçi bir temele oturtulmuş. Gerçek bir mutfakta olduğu gibi restoranı açmadan önce hazırlık yapma imkanımız var. Malzemeleri dolaplara yerleştirmek ve ön hazırlıkları tamamlamak beni gerçekten bir şef gibi hissettirdi. Gündelik koşturmaca başlamadan önce soğanları doğrayıp etleri marine etmek oyunun o stresli yapısını bir nebze olsun dengeliyor ve daha planlı ilerlemenizi sağlıyor.
Mutfaktaki fizik motoru ve doğrama mekanikleri de ilk oyuna göre epey değişmiş. Artık bıçağı elimize aldığımızda milimetrik hesaplar yapmak zorunda kalmıyoruz. Oyun bize doğrama şablonları sunuyor ve fareye birkaç kez tıklayarak malzemeleri kusursuzca dilimleyebiliyoruz. Bu durum kimilerine göre oyunun o komik ve kaotik fizik zorluğunu alıp götürmüş olabilir. Ancak ben bu otomatikleşen ve oyuncunun elinden tutan sistemi daha akıcı buldum.
Benim için oyunun en parlayan ve saatlerimi harcamama neden olan kısmı kesinlikle kendi tariflerimizi yaratabilme özgürlüğü oldu. Menüdeki standart yemekler başlangıç için bana biraz karmaşık geldiği için hemen kendi basit tariflerimi oluşturdum. Sadece bir tabak patates kızartması veya ekmek arası basit bir sosisli hazırlayıp, menüye eklemek harikaydı. Cooking Simulator 2: Better Together oyununun size sunduğu bu devasa esneklik kesinlikle takdiri hak ediyor.
Yemekleri hazırladıktan sonra işin sunum kısmı devreye giriyor. Tabak seçimi yapmak ve malzemeleri görsel bir şölen oluşturacak şekilde dizmek gerçekten eğlenceli bir süreç. Fakat tabaklama esnasında bazı can sıkıcı yerleşim sorunları yaşadığımı belirtmeliyim. Ekmeği veya eti tabağın tam istediğim noktasına koymaya çalışırken eşyaların sürekli başka köşelere yapışması beni biraz yordu. Sistemin bu konuda daha özgür bir yapı sunmasını beklerdim.
Kariyer modunda ilerlerken oyunun temposunda bazı dengesizlikler hissettim. Restoranı ilk açtığım günlerde sadece bir masaya hizmet verip, ardından müşterinin yemeğini bitirmesini dakikalarca beklemek zorunda kaldım. Bu boş bekleme süreleri beni zaman zaman ekrana bakarak esnemeye itti. Oyunun zorluk seviyesini ayarlayabileceğimiz ve kapıdan sürekli müşteri akmasını sağlayacak bir yoğunluk seçeneği olsaydı bu restoran deneyimi çok daha tatmin edici olabilirdi.
Ayrıca, Cooking Simulator 2: Better Together oyununun teknik tarafındaki eksiklikleri görmezden gelemem. Maalesef henüz cilalanmamış bir yapım hissi veren pek çok hata ile karşılaştım. Mutfakta dolaşırken anlık takılmalar yaşamak ve arayüzün bazen okunaksız hale gelmesi can sıkıcıydı. Hatta bazı eğitim yazılarının çevrilmeden, Latince yer tutucu metinler olarak karşıma çıkması oyunun biraz aceleye getirildiğini ve optimizasyon güncellemelerine ihtiyaç duyduğunu kanıtlıyor.
Cooking Simulator 2: Better Together, adından da anlaşılacağı üzere en çok arkadaşlarınızla oynadığınızda parlıyor. Mutfakta bir arkadaşınızla beraber siparişleri yetiştirmeye çalışmak işin rengini tamamen değiştiriyor. Birimiz etleri pişirirken diğerimizin bulaşıkları yıkaması ve mutfakta koştururken yaşanan o tatlı karmaşa oyunun tüm teknik kusurlarını unutturabiliyor. Tek başıma oynarken hissettiğim o yavaşlık, Cooking Simulator 2: Better Together oyununu arkadaşlarımla beraber oynadığım anlarda yerini kahkahalara bıraktı.
Sonuç olarak tüm eksilerine ve bazı teknik hatalarına rağmen karşımızda potansiyeli çok yüksek bir mutfak simülasyonu duruyor. İlk oyunun üzerine eklenen tarif yaratma özgürlüğü ve ön hazırlık mekanikleri beni gerçekten etkiledi. Eğer mutfakta vakit geçirmeyi seviyor ve bu kaosu arkadaşlarınızla paylaşmak istiyorsanız bu yapıma bir indirim döneminde şans vermelisiniz. Geliştirici ekibin yapacağı iyileştirmeler ile bu mutfak çok daha lezzetli hale gelecektir.





