Oyun dünyasında hayatta kalma ve şehir kurma türleri her zaman ilgimi çekmiştir. ALL WILL FALL da tam da bu noktada karşımıza çıkan harika bir kıyamet sonrası şehir kurma simülasyonu. Dünyanın sular altında kaldığı bir senaryoda okyanusun ortasında insanlık için yeni bir yaşam alanı inşa etmeye çalışıyoruz. Türü sevenler için hem tanıdık hem de oldukça farklı bir deneyim sunuyor.

Bu yapımı ilk duyduğunuzda aklınıza Frostpunk gibi zorlu hayatta kalma oyunları gelebilir ama ALL WILL FALL oyununun odaklandığı nokta daha farklı bir boyutta yer alıyor. Geniş düzlükler yerine terk edilmiş petrol kuleleri veya devasa gemiler üzerinde dikey şehirler kuruyoruz. Sınırlı alanları en verimli şekilde kullanmak ve insanların hayatta kalmasını sağlamak temel amacımızı oluşturuyor.

Oyuna ilk girdiğimde beni en çok etkileyen şey tabii ki oyunun da reklam çalışmalarını üzerinden yürüttüğü fizik tabanlı inşaat sistemi oldu. Binaları üst üste dikerken ağırlık dağılımını ve malzeme dayanıklılığını hesaba katmak zorundasınız. Yapıların dengesini sağlayamazsanız her şey kelimenin tam anlamıyla çökebiliyor. ALL WILL FALL oyununu oynarken sadece bir belediye başkanı gibi değil aynı zamanda bir inşaat mühendisi gibi düşünmek mecburiyetindesiniz.

Temel mekanikleri öğrendikten sonra ilk işim su ve yiyecek üretim zincirlerini kurmak oldu. Lüks binalar dikmekten ziyade insanların en temel ihtiyaçlarını karşılamaya odaklanıyorsunuz. Başlangıçta sistemleri oturtmak kolay gibi görünse de zamanla işler ciddi bir şekilde karmaşıklaşıyor efendim. Üretim hatlarında ufak bir aksama olduğunda tüm koloninin geleceği tehlikeye giriyor ve hızlıca çözüm üretmeniz gerekiyor.

Yaşadığınız dünya kesinlikle sabit ve sıkıcı değil. ALL WILL FALL dünyasında deniz seviyesi sürekli değişebiliyor veya beklenmedik doğa olayları kapınızı çalabiliyor. Bazen yaklaşan devasa bir kasırgaya karşı şehrinizi hazırlamanız gerekiyor. Bu dinamik yapı sayesinde oyun sizi sürekli tetikte tutuyor ve kurduğunuz düzenin her an yıkılabileceği hissini çok iyi veriyor.

Oyunun sunduğu farklı senaryolar da tekrar oynanabilirliği ciddi anlamda artırıyor. Bir senaryoda hurda bir tankeri hareket ettirmeye çalışırken, diğerinde ise sabit bir platformda hayatta kalmaya uğraşıyorsunuz. Eğer bu hayatta kalma stresi size fazla gelirse de oyunun korumalı alan moduna geçebilirsiniz. Bu mod sayesinde sadece yaratıcılığınızı konuşturup çok daha stressiz bir şekilde devasa okyanus şehirleri tasarlayabilirsiniz.

Zamanımın büyük bir kısmını tedarik zincirlerini mükemmelleştirmek ve kaynakları yönetmek için harcadım. Yeni alanlara köprüler kurmak ve güvenli yollar inşa etmek oyunun en tatmin edici kısımlarından biri. Yaptığınız her hamle bir sonrakini etkiliyor ve dikkatli bir planlama gerektiriyor. ALL WILL FALL oyununu oynarken yaptığınız hataların bedelini kaynak kıtlığı ile ödüyorsunuz.

Görsel ve işitsel sunum açısından beklentilerinizi çok yüksek tutmamanız gerektiğini söylemeliyim. Grafikler olağanüstü detaylara sahip değil ancak kesinlikle kötü de görünmüyor. Temiz ve gözü yormayan arayüz tasarımı karmaşık şehir planlamasını çok daha kolay bir hale getiriyor. Arka planda çalan sakinleştirici müzikler ise oyunun genel atmosferini harika bir şekilde destekliyor.

Elbette deneyimlediğim her şey kusursuz değildi ve dürüst olmam gerek: Bazen karakterlerin yol bulma algoritmalarında can sıkıcı sorunlarla karşılaştım. İnsanların gidecekleri yönü şaşırması veya takılıp kalması üretim zincirini olumsuz etkileyebiliyor. Ayrıca kolonideki insanlar hakkında biraz daha fazla kişisel detay ve hikaye görmek oyun dünyasıyla kurduğum bağı kesinlikle güçlendirirdi.

Oyunun performansı ise genel olarak tatmin ediciydi. Ufak tefek takılmalar yaşasam da akıcı bir şekilde oyunu oynamaya devam edebildim. Kontrolcü desteği mevcut ve kesinlikle fena değil ancak inşaat yaparken kamerayı ve imleci yönetmek bazen zorlayabiliyor. Kontrol ayarlarını kendi oyun tarzınıza göre kişiselleştirmek bu noktada büyük bir önem taşıyor.

ALL WILL FALL oyununun belki de en sevdiğim yanı hataları cezalandırma yöntemi oldu. Yanlış bir hesaplama sonucu koca bir bina bloğu denize döküldüğünde her şeye sıfırdan başlamak zorunda değilsiniz. Yaptığınız hamleleri geri alıp daha farklı bir strateji deneme şansınız bulunuyor. ALL WILL FALL bu sayede sizi cezalandırmak yerine öğrenmeye ve gelişmeye teşvik ediyor.

Sonuç olarak ALL WILL FALL, şehir kurma türüne gerçekten taze bir nefes getiriyor. Fizik kurallarıyla boğuşmak ve çöken binaların ardından yeniden ayağa kalkmak son derece keyifli bir deneyim. Eğer koloni yönetimi ve strateji türlerini seviyorsanız ALL WILL FALL oyunu kesinlikle kütüphanenizde bulunması gereken bir eser. Yüzlerce saat boyunca okyanusun ortasında kendi medeniyetimi kurmaya devam edeceğim.

ALL WILL FALL

7

Artılar

  • Dengeyi ve ağırlık dağılımını hesaba katmayı gerektiren, türde fark yaratan yenilikçi dikey inşaat sistemi.
  • Koloninin geleceğini doğrudan etkileyen, derin ve tatmin edici tedarik zinciri yönetimi.
  • Aniden bastıran kasırgalar ve değişen deniz seviyeleri gibi dünyayı canlı kılan dinamik hava olayları.
  • Hataları acımasızca cezalandırmak yerine, hamleleri geri alıp yeni stratejiler denemeye olanak tanıyan oyuncu dostu yapı.
  • Stresten uzaklaşıp sadece tasarıma odaklanmak isteyenler için sunulan korumalı alan modu.
  • Karmaşık şehir planlamasını kolaylaştıran temiz arayüz ve atmosfere harika uyum sağlayan rahatlatıcı müzikler.

Eksiler

  • Üretim hatlarının zaman zaman aksamasına neden olan, karakterlerin yol bulma algoritmalarındaki can sıkıcı hatalar.
  • Kolonide yaşayan insanların kişisel hikayelerinden ve derinlikten yoksun olması nedeniyle kurulan duygusal bağın zayıf kalması.
  • Özellikle kontrolcü ile oynarken veya dikey olarak çok yükseldiğinde kamera ve imleci yönetmenin zorlaşması.
  • Ufak performans düşüşleri ve takılmalar.

Etiketler: