2009 senesinde ilk defa piyasaya sürülmüş olan Risen, neden bir anda hayatımıza tekrar girdi? Evet, 14 sene sonra bu oyun PlayStation 4, Xbox One ve Nintendo Switch için çıkışını gerçekleştirdi. Bu noktada kafanız karışmasın, oyun basit bir şekilde yeni platformlara port edildi; iyileştirilmedi veya yeniden geliştirilmedi. Tabii bu sırada oyunun PC sürümü de unutulmadı; çok ufak tefek iyileştirmeler ve kontrolcü destekleri gibi şeyler eklendi. Peki, THQ Nordic ve Piranha Bytes neden böyle bir adım attı? Risen, PC üzerinde günde 100 kişi tarafından filan oynanıyor. Neden böylesine popüler olmayan bir oyun için kaynaklar harcandı?

THQ Nordic sizi bu noktada biraz şaşırtabilir; kendileri bu port işlemini eski markalarına sevgi gösterebilmek adına yaptı. Evet, tabii ki şirketin para da kazanması gerekiyor ve işin içinde bu da bulunuyor ama kendileri zaten bir süredir çok eski oyunlarını destekliyordu. Mesela, 17 yaşındaki Desperados için 2018 senesinde büyük bir güncelleme gelmişti ve oyun modern sistemlerde çalışır hale getirilmişti. Risen da yeni oyuncuların kendisini keşfedebilmesi ve daha fazla platformda oynanabilmesi için PlayStation 4, Xbox One ve Nintendo Switch konsollarına port edildi. Bu arada, seride iki oyun daha bulunuyor ama kendileri yeni oyunculara pek de açık değil.

Risen ile seriye giriş kolaylaştırılmış olsa bile Risen 2: Dark Waters, PC haricinde PlayStation 3 ve Xbox 360 için çıktı. Risen 3: Titan Lords da aynı şekilde ama kendisi ayrıca PlayStation 4 üzerinde de oynanabiliyor. Yani, modern konsollar ele alındığı zaman PlayStation sahipleri sadece ilk ve üçüncü oyunu oynayabiliyor. Xbox ve Nintendo sahipleri ise sadece ilk oyunu oynayabiliyor. Eğer sadece basit bir port çalışması yapılacaksa, neden oyunların tamamı üzerinde bu işlem uygulanmadı, bilemiyorum. Belki gelecekte bu seri için dördüncü bir devam oyunu planlanıyor olabilir. Hatta, bir yeniden yapım bile düşünülüyor olabilir.

Orijinal oyuna geri dönecek olursak Risen, bizlere isimsiz bir karakterin kontrolünü veriyor. Bu karakterimiz bir gemideyken, Titan tarafından saldırıya uğruyorlar ve oyunun geçtiği ana adada kendimizi buluyoruz. Hızlı bir şekilde kendimize bir taraf seçiyoruz. Oyunda bir haydut, savaşçı veya büyücü olabiliyoruz. Hangi tarafı seçersek seçelim, Mendoza ile tanışıyoruz. Kendisi, adanın kalbinde bulunan bir volkan ile bağlantılı olan bir tapınağa erişim kazanabilmek için bizi görevlendiriyor ve orada da daha fazla Titan ile karşılaşıyoruz. Oyun bu noktada kendi hikayesini oldukça açıyor ve nelerin döndüğünü anlayabiliyoruz.

Risen

Risen, kalitesini hemen ortaya koyuyor

Risen, oynanış tarafında hem aksiyon, hem de rol yapma elementlerini bulunduruyor. Oyunun içerisinde beş farklı silah tipinden birini elinize alıp, savaşabiliyorsunuz. Bu silah tipleri kılıç, balta, asa, yay-ok ve yaylı tüfek olarak geçiyor. Her silahın belli bir istatistik gereksinimi bulunuyor ama bu gereksinimleri kolaylıkla karşılayabiliyorsunuz; oyuncuları pek zorlamıyor bu gereksinimler. Oyuncu ve aynı zamanda düşmanlar, farklı silahlar ile birden fazla saldırı tipi uygulayabiliyor. Bunun üzerine bir de saldırıları savuşturma, blok etme ve kaçma imkanlarınız bulunuyor. Tabii saldırı tipine göre bunların bazıları işe yaramayabiliyor.

Risen içerisindeki tüm bu silah tiplerinin kendilerine ait farklı yetenekleri bulunuyor. Bu yeteneklerin tamamını oyun oynadıkça geliştirebiliyorsunuz ve belli noktalarda da hem yeni saldırı hareketleri, hem de defansif özellikler elde edebiliyorsunuz. Oyunda ayrıca savaş haricinde kullanabileceğiniz bazı yetenekler de bulunuyor. Bu yetenekleri kullanarak kilitleri kırabiliyorsunuz veya insanların ceplerinden bazı şeyleri çalabiliyorsunuz. Bu yetenekler zaman zaman oyundaki görevleri alternatif bir şekilde bitirebilmenizi sağlıyor. Yani, her zaman şiddet çözüm olmuyor ama oyun içerisindeki tüm bu sistemler günümüze göre oldukça yüzeysel bir yapıya sahip.

Risen içerisinde demircilik ve simya yetenekleri de bulunuyor. Bu yetenekleri kullanarak farklı ekipmanlar ve iksirler oluşturabiliyorsunuz. İksir demişken, oyunun içerisinde büyü de yapabiliyorsunuz ve oyun bu noktada bir tık daha fazla detaylanıyor. Bu noktada büyüler Crystal Magic ve Rune Magic olarak ikiye ayrılıyor. Crystal Magic daha çok saldırı temelli aksiyonlar için kullanılıyor. Rune Magic sayesinde de bulmaca filan çözebiliyorsunuz; aynı zamanda kendinizi güçlendirip, düşmanlarınızı daha güçsüz kılabiliyorsunuz. Her büyü kategorisinde farklı seviyeler bulunuyor ve adım adım güçlenip, yeni büyülerin kilitlerini açabiliyorsunuz.

Problem şu ki Risen, piyasaya sürüldüğü dönem içerisinde bile kendisi teknolojik anlamda sınırlandırılmış hissettiriyordu. Günümüzde de bu durum tabii ki değişmiyor. Oyunun savaş kısmı kesinlikle iyi düşünülmüş. Hikayenin ilerleyişi, görevler ve daha fazlası da yine 14 yaşındaki bir oyuna göre gayet iyi ama yine de o sınıra vurduğunuzu hissediyorsunuz. Oyun, kendisini çok daha derinleştirebilecekmiş gibi duruyor ama sürekli olarak bir duvara çarpıyor ve yüzeysel kalıyor. Bunu özellikle de oyunun konsol sürümlerinde hissediyorsunuz; PC tarafında işler daha iyi ve gelen yeni güncelleme ile her şey biraz daha iyi duruyor.

Risen

Oyunun ne kadar eski olduğunu unutmamak gerekiyor

Risen yerine belki daha önce Gothic serisini oynamış olabilirsiniz. Zaten iki oyun da aynı stüdyo tarafından yapıldığı için oynanış tarafında birbirlerine oldukça benziyorlar. Hikayesi aslında kısa olan ama zamanına göre birinci sınıf seviyede olan bir aksiyon ve rol yapma deneyimi bu oyunun içerisinde sizleri bekliyor. Oynanışın zengin olması sayesinde aslında gerçekten tam istediğiniz şekilde bir karakter oluşturabiliyorsunuz eğer sabrınız varsa. Oyunda yapabileceğiniz bolca görev, keşfedebileceğiniz bolca alan ve savaşabileceğiniz bolca düşman bulunuyor. Ayrıca oyunun belli bir tekrar oynanabilirliği de var. Sevenleri için 100 saatten daha fazla bir deneyim sunabilir.

Risen oyununun en büyük problemi, artık günümüzde biraz garip durması. Bu oyun, modern rol yapma oyunlarından hoşlanan kişilere pek hitap etmiyor artık. Daha çok klasik rol yapma oyunlarını seven oyuncuları kendisine çekebiliyor. Oyunun içerisindeki sistemler bu şekilde tasarlanmış ve kendisi, şarap gibi yıllandıkça güzelleşmiyor ne yazık ki. Ayrıca, güncellemelere rağmen oyunun içerisinde hala hatalar bulunuyor ve kontroller rahatsız edici olabiliyor. Özellikle de kamerayı kontrol etmek biraz sıkıntılı hissettiriyor. Aslında bu problemlerin çoğu da serinin ikinci ve üçüncü oyununda düzeltiliyor; sadece bu oyun biraz sıkıntılı kalıyor.

Risen, sunum tarafında da yaşını ne yazık ki belli ediyor. Oyunun görselliği gayet 14 yaşındaki bir ürüne benziyor. Buna rağmen güçlü ve karanlık bir atmosferin sunulduğunu belirtebilirim. Sesler ve müzikler de kesinlikle fena değil. Özellikle de oyunun piyasaya sürüldüğü seneyi göz önünde bulundurursak, seslendirmelerin muhteşem bir seviyede olduğunu söyleyebiliriz. Bu sırada müzikler de öyle pek üzmüyor. Performans da stabil sayılır ama yine de oyunun eski nesil sürümlerinden gelen bazı optimizasyon problemleri kendisini belli ediyor. Benzer problemler okuduğum yorumlara göre PC cephesinde de yer almaya devam ediyor efendim.

Risen, basit bir port çalışması. Yani, 2009 senesindeki oyun tamamen aynı şekilde modern konsollara geliyor ve bu port çalışması sırasında yapılan bazı kontrol güncellemeleri filan da PC tarafına ayrı bir güncelleme olarak sunuluyor. Yani, bu oyunu oynamanız için bir neden bulabilmek çok güç. Belki daha önce bu oyunu oynamışsınızdır ve nostalji yapmak istiyorsunuzdur, bu olabilir veya Gothic için bir alternatif de arıyor olabilirsiniz. Her ne olursa olsun bu yapıt, yeni oyunculardan ziyade seriyi bilen ve hatta daha önce oynamış olan kıdemli ve sıkı oyuncuları kendisine çekmeye çalışıyor. En azından ben böyle hissettim.

Risen
Olumlu
Güçsüz başlayıp, çok güçlenebildiğimiz, tatmin edici bir RYO deneyimi sunuluyor.
İstediğiniz gibi bir karakteri, büyük bir özgürlük ile oluşturabiliyorsunuz.
Minimum seviyede de olsa bu uzun oyun için tekrar oynanabilirlik mevcut.
Etkileyici ve karanlık bir atmosfer sunuluyor; seslendirmeler de başarılı sayılır.
Olumsuz
Böyle yaşlı bir oyun için 300 TL çok fazla.
Sadece basit bir port çalışması.
Bazı oyun içi hatalar mevcut.
Kontroller biraz garip duruyor.
7

Etiketler:

Yazar Hakkında

Kaan Gezer

Kurucu

Video oyunlarını ve müzik bestelemeyi seven bir kişi.

Tüm yazıları göster