inFamous: Second Son

inFamous: Second Son incelemesi

Delsin Rowe ile yepyeni bir maceraya atılıyoruz.

Geliştirici
Sucker Punch Productions
Dağıtımcı
Sony Interactive Entertainment
Platform
PlayStation 4
İnceleme Yapılan Platform
PlayStation 4
Çıkış Tarihi
21 Mart 2014
İnceleme Sırasındaki Fiyat
20 Dolar - 144 Türk Lirası
Türk
Aksiyon ve Macera
İçerik
Tekli Oyuncu

İlk inFamous oyununda ana karakterimiz Cole MacGrath ile Empire City sokaklarında, inFamous 2 oyununda ise New Marais sokaklarında eğlenmiştik. Şimdi inFamous: Second Son oyununda yeni ana karakterimiz olan Delsin Rowe ile Seattle sokaklarındayız. Yeni bir ana karakter, yeni bir şehir ve tabii ki yeni güçler. Yeni güçlerimiz neler peki? Videolarda gösterilen güçler duman ve neon idi ama oyunda iki tane daha kullanabildiğimiz güç var: Video ve beton. Peki, ana karakterimiz olan Delsin Rowe, bu güçlere nasıl sahip oldu? Hadi öğrenelim. Şimdiden uyarayım, bu incelemede hikayedeki olaylardan bol bol bahsedeceğim.

Her şeye hikayeden bahsederek başlayalım

inFamous: Second Son, ikinci oyunun yedi yıl sonrasını anlatıyor. İkinci oyunun sonunda tüm konduitleri öldürmüştük ve oyun gayet güzel bir şekilde bitmişti. İkinci oyundan bir süre sonra konduitler, nasıl olduğu belli olmayan bir şekilde geri döndü ve bu konduitleri kilit altında tutmak için Birleşik Savunma Departmanı (DUP) kuruldu. DUP, Brooke Augustine önderliğinde konduitleri avlamaya ve kilit altında tutmaya başlar ve kısa bir süre sonra konduitlerin oldukça büyük bir kısmını ya öldürür ya da kilit altına alır. Konduitler ortadan kaldırılınca ve yakalanacak bir konduit kalmayınca insanlar DUP’nin gerekliliğini sorgulamaya başlar ve Augustine bir plan yapar.

Böyle bir ortamda kasabalı normal bir genç olan ana karakterimiz Delsin Rowe’un hikayesini deneyimliyoruz. Bir gün DUP’nin transfer aracı, taşıdığı konduitler tarafından kaçırılır ve Delsin’in kasabasında kaza yapar. Delsin, kaza yapan araçta sıkışan konduitlerden biri olan Hank’e yardım ederken elini tutması ile Hank’in duman gücüne sahip olur. Böylece Delsin, konduite dönüştüğü için korkar ve bu durumu düzeltmek için Hank’in peşine düşer ama düzeltilemeyecek bir şey olduğunu öğrenir. Bu sırada DUP gelip Hank’i yakalar ve Delsin’i sorguya çeker. DUP, Delsin konuşmayı reddedince bütün kasabayı beton gücünü kullanarak sakat bırakır.

Kasaba halkını iyileştirmenin tek yolunun beton gücü olduğunu öğrenen Delsin, Augustine’in beton gücünü almak için Seattle’a doğru yola çıkar. Seattle’da onu yeni güçler, yeni dostlar ve yeni düşmanlar bekliyordur. Seattle’da tanıştığı dostları Fetch, Eugene ve abisi Reggie ile Augustine’in planını bozup kasaba halkını iyileştirmeyi hedefler. Hikaye kısmında oyun bence gayet güzel ana karakterimiz Delsin, çok ilgi çekici bir karakter olmasa da eğlenceli bir karakter. Hikaye boyu sıradaki kazanacağım güç ne olacak diye merak ettirmesi kesinlikle oyuna bağlıyor ve bu kazandığımız güçleri kullanması çok eğlenceli.

Bahsetmek istediğim bir diğer olay da karma. Oyunda yaptığımız iyi veya kötü davranışlara göre veya hikayede yaptığımız seçimlere göre karma seviyemiz değişiyor. Peki, bu karma neye etki ediyor? İlk olarak ana karakterimiz Delsin’in görünüşüne etki ediyor. Eğer kötü karma ile oynarsanız kırmızı ceket, iyi karma ile oynarsanız beyaz ceket giyiyorsunuz. Bir başka etki ettiği konu ise yeteneklerimiz. Her karmanın kendine özel bazı yetenekleri var. İyi karmaya özel yetenekler daha çok savunmaya dayalı yetenekler iken kötü karmaya ait yetenekler daha çok saldırıya dayalı yetenekler.

inFamous: Second Son, birbirinden farklı güçler sunuyor

Yazının başında da bahsettiğim gibi dört adet gücümüz var oyunda: Duman, neon, video ve beton. Oyunun başında sadece Hank’ten aldığımız duman gücüne sahibiz ve bu gücü kullanmak gayet zevkli. Havalandırmalara girip çatılardan çıkmak, çatılar arasında bükülerek seyahat etmek, düşmanlara roketler, bombalar sallamak gayet eğlenceli. İkinci gücümüz ise Abigail Walker’dan aldığımız ve benim favorim olan neon gücü. Bu gücün kullanımı dumanın kullanımından bile eğlenceli. Işık hızı sayesinde neredeyse hiçbir yere takılmadan koşabilmek, düşmanları zayıf noktalarından tek atış ile indirebilmek gayet zevkli.

Üçüncü gücümüz, oyunun sonuna doğru aldığımız video gücü ve bu gücü de kullanması diğer güçleri kullanmak kadar eğlenceli. Ateş ederken taraması ve kanatlanıp süzülmek favori özelliklerim bu güç için. Görünmezlik sağlaması da ayrı bir artı. Gelelim oyundaki son gücümüz olan betona. Ben, bu gücü kullanırken diğer güçler kadar zevk alamadım. Hızlı koşma yeteneğimiz var ama neondaki gibi hiçbir yere takılmadan gidemiyorsunuz sürekli bir yerlere çarpıyoruz. Bomba veya onun yerine geçebilecek bir yeteneğimiz yok. Yükselme yeteneğimiz var ama o video gücünde de vardı ve benim için en kritik olan özellik olan süper yeteneğimiz yok.

Nedir bu süper yetenekler? İyi karma için bir miktar iyilik yapınca, kötü karma için bir miktar düşman veya sivil öldürünce açılan özel yetenekler bunlar. Duman gücünde yerden biraz yükselip , düşerek yerdeki düşmanların çoğunu temizlememizi sağlayan; neon gücünde her tarafı tarayıp, patlama yapmamızı sağlayan ve etrafımızdaki düşmanların büyük bir kısmını temizlememizi sağlayan; video gücünde melek veya şeytan çağırıp etrafımızdaki düşmanların büyük bir kısmını temizlememizi sağlayan yetenekler. Yalnız, beton için böyle bir yetenek yok ama beton gücünü, son görev hariç kullanmak zorunda değiliz.

Oyunda takdir ettiğim bir diğer konu ise tek bir güce odaklanmaması. Mesela, neonu aldıktan sonra dumanı birçok kez kullandım; oyunun dünyası ve görevleri sadece bir gücü destekleyecek şekilde değil, bütün güçleri destekleyecek şekilde dizayn edilmiş. Oyunun son bölgesinde bile duman gücünü kullanmak için havalandırmalar var ve ya oyunun ilk bölgelerinde bile video gücünü çekebileceğimiz kaynaklar var. Oyunun bir son görevi var gerçekten adamlar güç kullanımının hakkını vermiş. Oyunun görev dizaynı da gayet güzel ve güç kullanımına göre dizayn edilmiş. Peki, açık dünya nasıl?

inFAMOUS: Second Son

Oldukça eğlenceli bir açık dünya, ayaklarınızın altına seriliyor

Oyunun açık dünyasında gezinmenin aşırı eğlenceli olduğunu yazı boyunca belirttim. Peki, açık dünyadaki yan etkinlikler nasıl? Açık dünya fazlasıyla dolu olsa da yan etkinlikler kendini çok tekrar ediyor. Oyunda toplanabilir ve yok edebileceğimiz şeyler dışında beş çeşit yan görev var. Bunlardan ilki gizli ajan öldürme. Görevin olduğu bölgeye gidince oyun, bize halkın arasında dolaşan sivil bir DUP ajanı olduğunu belirterek fotoğrafını gösteriyor ve fark edilmeden bulup öldürmemizi istiyor. Eğer fark edilirsek ajan kaçmaya başlıyor ve onu yakalayıp öldürmemizi istiyor. Böylece görev bitmiş oluyor.

İkinci yan görev çeşidi gizli kamera yok etme. Bu görevlerde oyun, bize çok ufak bir gizli kameranın gördüğü görüntüyü göstererek bu kamerayı bulup yok etmemizi istiyor. Üçüncü yan görev çeşidinde ise DUP içindeki birinin bize yardım etmek için şehrin dört bir yanına yerleştirdiği ses kayıtlarını buluyoruz. Bu görevlerde de ses kaydın kaç metre uzaklıkta olduğumuzu görüyoruz bu şekilde ses kayıtlarını bulabiliyoruz. Dördüncü yan görev çeşidimiz ise grafitti yaptığımız yan görevler. Bu görevler, kontrolcüyü sprey boya kutusu gibi kullanmamızı istiyor. Boyayı çalkalama sıkma ve benzeri hisleri gayet güzel yaşatıyor.

Beşinci ve son yan görev çeşidimiz ise her bölge için belli bir miktar yan görev yapınca açılan görevler. Bu görevlerde ise Delsin, DUP’a ait bir tabelayı sprey boya ile boyayıp kendini ihbar ediyor ve gelen DUP ekipleri ile savaşıyor. Bu görevlerde Delsin ile DUP sekreteri arasında dönen muhabbetler gayet eğlenceli doğrusu. Bu 5 görev çeşidi dışında klasik bölge ele geçirebiliyoruz, güç çekirdeği toplayabiliyoruz ama bu etkinlikler maalesef birbirini çok tekrar ediyor. Aynı yan görevden çok fazla yapınca sıkılıyor insan. En azından ana görevlerde ilerlemek için yan görev yapmak zorunlu değil.

Ben, her oynayışımda tüm yan görevleri yapıp, tüm toplanabilirleri aldım. Peki, neden? Bunun iki sebebi var. Öncelikle bu yan görevler karma seviyesine etki ediyor. İyi karma ile oynuyorsam iyi, kötü karma ile oynuyorsam kötü karma veriyorlar. Karma seviyesinin artması da yeni yetenekler açmak demek; bazı yetenekler için karma seviyesinin yüksek olması gerek. İkinci sebebi ise toplanabilir olan güç çekirdekleri yeni yetenekler açmamızı, sağlıyor. Yani yan görevler her ne kadar birbirini tekrar etse de karakterimin gelişimine etkisi olduğu için yaparken boşa yapıyormuş gibi hissetmedim.

inFamous: Second Son için birkaç tipte ana görev var

Oyundaki ana görevleri ikiye ayırdım. Bunlardan ilki özgün ana görevler. Bu görevlerde hikaye ilerliyor ve her görevde farklı bir şey yapıyorsunuz. Bunlar gerçekten güzel görevler. İkinci görev çeşidi ise güçlerimizi geliştirmek için çekirdek rölesi peşinde koştuğumuz görevler. Genelde üç veya dört görev yaptıktan sonra bir tane çekirdek rölesi peşinde koştuğumuz görevlerden yapıyoruz. Peki, nedir bu çekirdek rölesi görevleri? Her yeni güç edinişimizde o gücü gelişmek için çekirdek rölesi denilen aletlere ihtiyaç duyuyoruz. Abimiz Reggie polis olduğu için bunların konumuna erişimi var.

Reggie’nin yardımı ile bu çekirdek rölelerinin peşine düşüyoruz ki yeni gücümüzü kullanmayı öğrenebilelim. Bu görevler de tekrar ediyor ama bunlar açık dünyadaki görevlerin aksine sıkmıyor. Peki, neden? Çünkü oyunu oynarken bu yeni kazandığımız güç ile neler yapabiliriz diye merak ediyoruz ve daha nasıl yetenekler kazanacağımızın merakı sıkılmamızı engelliyor ama oyunu ikinci kez oynarsanız bu görevler aşırı sıkıcı bir hal alabiliyor; bu görevden oyunda üç adet var ve özellikle ikinci oynayışınızda aynı ana görevi üç kez yapmak pek eğlenceli gelmiyor.

Bunun dışındaki görevler kesinlikle çok eğlenceli. Oyunun başı gayet sinematik ve yavaş başlıyor ama Seattle’a adım atmanızla direk aksiyonun içine dalıyorsunuz. Oyunda dört adet ana bölüm sonu karşılaşması, bir adet de mini karşılaşma var. Bunlar bir Souls serisindeki oyunlardaki kalitede olmasalar da gayet iyiler. Karakterler, aşırı derin yazılmış karakterler olmasalar da eğlenceliler. Hepsinin kendine ait ayrı ayrı hikayeleri var. Görevler arasında son görev favorim. Tüm güçleri kullanıp tüm arkadaşlarımızla sırt sırta verip savaştığımız bu görev oynaması eğlenceli ve gaza getirici bir görev. Ayrıca, oyunun son karşılaşması da gayet başarılı.

Oyunda Türkçe seslendirme var ve seslendirme ekibini de başarılı bulduğumu söyleyebilirim. Genelde oyunların orijinal dilini tercih eden biri olarak bu oyunu Türkçe dublaj ile oynadım. Oyunun teknik kısmına bakmak gerekirse görsellik açısından yeni çıktığında oynadığımda hayran kaldığımı hatırlıyorum ama şu anda bakınca eski geliyor tabii ki. Grafikler özellikle geceleri neon gücünü kullanırken öne çıkıyor. PlayStation 4 konsolunun ince versiyonunda çok fazla FPS düşmesi gibi sıkıntılar olmadan genel olarak stabil çalışıyor ve oynarken neredeyse hiç hata ile karşılaşmadım.

Her şey hatırladığım gibi mi?

Bitirmeden önce müziklere de değinmem gerekirse müzikler fazlasıyla güzel. Hatta bazı çok hoşuma giden müzikleri gitar ile çalmayı öğrendim. Bazen de açıp oyunun albümünü dinliyorum. Sonuca gelirsek inFamous: Second Son, ortalama üstü hikayesi ile, eğlenceli karakterleri ile, aşırı eğlenceli oynanışı ile, gayet güzel müzikleri ile oynarken gerçekten zevk aldığım bir oyun. Keşke piyasada daha fazla bu tarz süper güç kullanımını eğlenceli hale getiren oyun olsa. Ben bu oyunu fazlasıyla beğendim. Keşke kendini daha az tekrar etseymiş. O zaman kesinlikle çok daha güzel bir oyun olabilirmiş ama bu hali de gayet güzel olmuş.

inFamous: Second Son
inFamous: Second Son
Olumlu
Güç kullanımı aşırı zevkli.
Eğlenceli ve renkli karakterlerin bulunması.
Gayet güzel bir şekilde anlatılan, başarılı bir hikaye.
Müziklerin hatırlanabilir ve kaliteli olması.
Olumsuz
Açık dünyanın kendisini çok tekrar etmesi.
Görevlerin birbirine çok benzer olması.
9