Rogue benzeri oyun türüne eminim ki yakınsınızdır. Günümüzdeki birçok oyun türü gibi Rogue benzeri olan oyunlar da ne yazık ki mantık olarak birbirinin aynısı oluyor; sadece tasarım yönünden oyunculara farklılıklar sunuluyor. Bunlar da her zaman yeterli olmayabiliyor. Bugün ise elimizde Going Under isimli yine bir Rogue benzeri olan oyun bulunuyor. Birçok diğer oyun gibi bu oyunda da rastgele oluşturulan bölümleri oynuyoruz, geliştirmeler alıyoruz ve her şeyi bir kere daha tekrarlıyoruz. Peki, bu oyunu benzersiz kılan şey ne oluyor da biz kendisinin incelemesi ile uğraşıyoruz?

Going Under oyununun evreninde Fizzle isimli bir şirket bulunuyor. Bizler de Jackie Fiasco olarak bu şirkette bir stajyer olarak işe başlıyoruz. Cubicle tarafından sahiplenilmiş olan bu şirket, yemeklerle uğraşıyor ve Marv isimli patronumuz da şirketin alt katlarını temizlememiz için bizi görevlendiriyor. Bu noktada da oyunun hikaye anlatımı, karakterleri ve diyalog yazımı oldukça ön plana çıkıyor. Öncelikle, oynanış anlarında karakterler pek ön plana çıkmıyor ama ona rağmen birbirinden benzersiz ve unutması çok güç olan, renkli karakterler sunuluyor bizlere.

Bu renkli karakterler, oldukça eğlenceli ve ilgi çekici diyaloglarla da karşımıza çıkıyor. Özellikle de İngilizce diline yatkınsanız, diyalogları anlarsanız, hikaye tarafında oldukça güzel bir eğlence yaşayabileceksiniz. Bu noktada da oyunun kullanıcı ara yüzü, diyalogların akışı ve daha fazlası da bana akıllı telefonlardaki mesajlaşma uygulamalarını hatırlıyor. Böyle modern görünen bir ara yüzün üstüne renkli görsellik eklendiği zaman da aslında en azından bakması oldukça eğlenceli ve güzel olan bir oyun çıkıyor karşımıza. Bu arada, bazı tema değişiklikleri de gireceğimiz mağaralarda dikkatimizi çekiyor.

Going Under oyununda üç farklı mağara bulunuyor. Bu mağaraların adı da Joblin, Winkydink ve Styxcoin olarak geçiyor. Aslında bunların hepsi, daha sektöre daha yeni adım atmış ama ardından başarısız olmuş olan şirketler. Biz de karakterimizi alıyoruz ve bu şirketleri temizlemeye gidiyoruz. Oyunda karşımıza çıkan ilk mağara, Joblin oluyor ve aslında kendisi, biraz da oyunu anlatmak için kullanılıyor. Joblin, oldukça basit bir hava sunarken, Winkydink ve Styxcoin isimli mağaralarda işler oldukça zorlaşıyor; oyunun asıl eğlencesi bence bu mağaraların içinde oyunculara sunuluyor.

Going Under

Going Under, bizleri tekrar eden bir maceranın içine sokuyor

Going Under oyununu oynarken, her mağaraya en tepedeki bölümden başlıyorsunuz ve aşağı doğru yol alıyorsunuz. Siz, her aşağı kata geçtiğiniz zaman oyun biraz daha zorlaşıyor. Ayrıca her katta keşfedebileceğiniz odalar da yer alıyor ki zaten oyundaki Rogue benzeri sistem de burada karşımıza çıkıyor; odalar, yapay zeka aracılığı ile sürekli olarak rastgele bir şekilde oluşturuluyor. Odaların bazılarında öldürmeniz gereken düşmanlar bulunuyor, bazılarında ise mağazalar bulunuyor. Ayrıca bazı odalar da depolardan oluşuyor ki burada kendinizi geliştirebiliyorsunuz.

Bu video oyunundaki mağaralardaki genel amacımız ise kendimizi geliştirerek, her mağaradaki dördüncü kata ulaşabilmek. Bu kata ulaştığınız zaman bir bölüm sonu canavarı ile karşı karşıya kalıyorsunuz. Hedefimiz ise tabii ki onu da öldürüp, mağarayı tamamlamak oluyor. Tabii tüm bunları yapabilmeniz için oyunun içerisinde bir de dövüş ve savaş sisteminin olması gerekiyor, değil mi? Bu oyunda aslında bölümlerde silahlar bulabiliyoruz ama silahlara gelmeden önce aslında bölümlerdeki her ögeyi, elimize alıp, silah olarak kullanabiliyoruz bile.

Bu, oldukça önemli bir nokta; Going Under oyununda elinizde silah olarak tuttuğunuz her şey, oldukça kolay bir şekilde kırılabiliyor. Bu yüzden hiçbir silahı benimseyebilmek mümkün olmuyor. Bu aslında hem iyi, hem de kötü bir şey. Silahların sürekli değişmesi gerekmesi iyi bir şey; oyunu hem taze tutuyor, hem de karakter gelişimine bırakıyor odak noktayı. Aynı zamanda silahların hemen kırılması da kötü bir şey; düşmanları şöyle güçlü silahlarla öldürme konusunda hiçbir zaman tatmin olamıyoruz. Aynı zamanda imza silahımızın olması gibi bir durum da otomatik olarak ortadan kalkıyor.

Going Under oyununda basit bir saldırı tuşu ve düşmanlara kilitlenme özellikleri bulunuyor. Bunların üzerine bir de hızlı ve kaotik bir dövüş/savaş hissi eklenince, aslında temel oynanış eğlenceli oluyor. Yalnız, bazı zamanlarda düşmanlar çok yüksek sayıda geliyor. Bu da aslında temel oynanış mantığında problem çıkartıyor; normalde fazla sayıdaki gruplardaki düşmanlarla savaşabilmek için ekipmanlarınızı hazır etmeniz gerekiyor. Yalnız oyun, hazırlanma ve strateji gibi şeylere uzak olduğu için bu hiçbir zaman mümkün olmuyor; fazla sayıdaki düşmanlarla savaşmak, eğlenceli götürüyor oyundan.

Going Under

Bu oyunu oynarken kendinizi geliştirmeyi de unutmayın

Rogue benzeri olan oyunların en büyük özelliklerinden bir tanesi de karakter geliştirmelerine verilen önem. Bu oyunda da hem satın alabileceğiniz, hem de oynanış sırasında rastlayabileceğiniz bolca farklı karakter güçlendirmesi bulunuyor. Bazı güçlendirmeler çok basit şeyler olabiliyor, bazıları ise kullanması oldukça eğlenceli özellikleri karakterimize katabiliyor. Ne kadar basit olursa olsun, tüm güçlendirmeler temel oynanışı oldukça etkili bir şekilde değiştirebiliyor. Bu yüzden de her karakter güçlendirmesi bulduğunuz zaman heyecanlanabilmeniz mümkün oluyor.

Tabii bir de Going Under oyununun sunumu bulunuyor. Ben bu oyunu PlayStation 4 Pro konsolumda, 4K/HDR destekli, 60 Hz değerinde çalışan bir televizyonda deneyimledim. Bunun karşılığında ise aldığım görsellik gayet tatlı ve ilgi çekiciydi. Oyunun görsel yandan neye benzediğini zaten sizler de görseller aracılığı ile görebiliyorsunuz. Ben açıkçası bu oyunun görsel kalitesi tarafında herhangi bir problem yaşamadım. Genel anlamda sanat tasarımı da bana çok hoş geldi ama tabii ki aman aman diyebileceğim bir şey yok ortada ne yazık ki.

Böyle bir görselliğin yanında performans ise başarılıydı. Going Under oyununun PlayStation 4 Pro konsolundaki performansı konusunda size diyebileceğim olumsuz herhangi bir şey bulunmuyor. Aynı şey aslında sesler ve müzikler için de geçerli. Bence bu oyunun sesleri ve müzikleri gayet ortalama üstü seviyede. Yani, gördüğümüz şeylerin güzelliğine başarılı bir şekilde eşlik ediyor duyduklarımız ama yine böyle çok ağızları açık bırakacak pek bir şey yoktu. Bu durum da beni genelde rahatsız ediyor; birçok video oyununda seslere ve müziklere çok önem verildiğini düşünmüyorum.

Going Under, bence başarısız bir Rogue benzeri bir oyun değil. Kendisi aynı zamanda çok başarılı bir oyun da değil ama kesinlikle ortalama üstü seviyelerinde geziyor. Eğer oyun biraz daha derin olsaydı, belki 1-2 tane daha mağara sunulsaydı, çok daha farklı bir şekilde konuşabilirdim şimdi ve final puanım da birkaç tık daha yüksek olabilirdi. Yine de basit ve kısa bir Rogue benzeri oyun arıyorsanız, bilgisayarda veya konsollarda bu oyuna şans vermenizi öneriyorum. Türe yakın bir oyuncu değilseniz de ilk adımınızı daha kaliteli, daha derin ve daha uzun bir oyun ile atmanızı öneririm.

Going Under
Going Under
Konu, Rogue benzeri oyunlar olduğu zaman Going Under, kesinlikle türü için güzel sayılabilecek bir oyun. Yalnız bu oyunu, derin olmayan yapısı ve çok sıra sürede bitmesi oldukça geri tutuyor. Temel oyunda sadece 3 adet mağara bulunuyor ve onlar ne yazık ki hiç yeterli değil. Eğer bu içeriklerin üzerine 1-2 tane daha mağara eklenseydi ve oynanış kısmına bir tık da olsa mantık eklenseydi, karşımızda üst düzey bir oyun olabilirdi.
Olumlu
Hikaye anlatımı, karakterler ve diyaloglar çok iyi.
Karakter güçlendirme ögeleri gayet başarılı.
Tekrar oynanabilirlik kabul edilebilir seviyede.
Bölüm sonu canavarlarının tasarımları benzersiz.
Olumsuz
Oldukça küçük ve kısa bir oyun.
İçerikte herhangi bir derinlik yok.
Dövüş sisteminde kritik problemler var.
Ses ve müziğin üzerine daha fazla gidilebilirdi.
7.8

Etiketler: