Evil Inside

Evil Inside incelemesi

P.T. ile benzerlik sağlamaya çalışan Evil Inside, ne yazık ki hiçbir şey olamıyor.

Geliştirici
JanduSoft
Dağıtımcı
JanduSoft
Platform
PC, PlayStation 4/5, Xbox One ve Xbox Series X/S
İnceleme Yapılan Platform
PlayStation 5
Çıkış Tarihi
25 Mart 2021
İnceleme Sırasındaki Fiyatı
13 USD - 100 TL
Tür
Korku
İçerik
Tekli Oyunculu

Bir aralar Silent Hills için hepimiz heyecanlıydık. Hideo Kojima gibi bir isim Silent Hill markası için yeni bir oyun yapıyordu, kim heyecanlı olmazdı ki? Bu yeni oyun olan Silent Hills için çok etkileyici bir demo da yayımlanmıştı. Kendisinin adı da P.T. idi, mutlaka hatırlarsınız. Ne yazık ki bu demo ve oyunun kendisi bir süre sonra iptal edildi; Konami ile Hideo Kojima, yollarını ayırdı. Bu sırada, oyuncular P.T. isimli demoyu o kadar sevdi ki içinde bu oyunun yüklü olduğu konsollar, çılgın fiyatlara satıldı. Ardından da demoya benzeyen video oyunları geliştirildi. İşte bugün inceleyeceğim Evil Inside da tam olarak öyle bir oyun.

Evil Inside oyununda Mark isimli bir karakteri kontrol ediyoruz. Hikayeye göre Mark, ne yazık ki annesini toprağa veriyor ve babası da hapse giriyor. Küçük kardeşi ile tek başına kalan Mark, bazı şeylere cevap bulabilmek için kırılmış olan bir ruh tahtasını onarmak ve annesi ile iletişime geçmek istiyor. Evet, Mark belli ki ekstrem bir hayat yaşamayı tercih ediyor ve ruhlar da bu noktada da karakterimizin üzerine oynamayı çok iyi biliyor. Ruh tahtası neden kırıldı ve kim, annemizle iletişim kurmamızı engellemeye çalışıyor, bilmiyoruz ama bazı ruhlar ve/veya diğer varlıklar, evimizde olduğumuz sürece bize, yani Mark’a işkence ediyor.

Mark’ın evi de tahmin edebileceğiniz üzere P.T. isimli demodaki ev ile aynı. Sadece o demodaki evdekinden birkaç fazla bölüm bulunuyor ama onların da övülecek pek bir durumu yok. Ayrıca, oyunun temelindeki mantık da P.T. ile aynı. Evde, koridorda dolaşıyoruz ve her döngüyü tamamladığımızda bir şeyler değişiyor. Bu sırada ruh tahtasının parçalarını buluyoruz ve ilerlemeye çalışıyoruz. Aynı zamanda bize dehşet saçmaya çalışan varlıklar da peşimizde dolaşıyor tabii ki. Aslında oyun hakkında bundan başka söyleyecek pek de bir şey bulunmuyor ama beni en rahatsız eden şey, parçalarını topladığımız ruh tahtasını bile kullanamıyor olmamız.

Evil Inside, sadece birkaç saat içerisinde bitirilebiliyor, hatta böyle oyunlardan çok korkmuyorsanız, daha kısa bir sürede bile oyunu rahatlıkla bitirebileceğinize inanıyorum. Yalnız, korku oyunlarından korkan oyuncular da bu söylediklerimden korkmasınlar; incelemiş olduğum bu oyundaki korku ögeleri oldukça zayıf. Yani, atmosfer filan zaten sizi en fazla birkaç dakika korkutabiliyor. Ondan sonra tüm iş, bir anda karşınıza çıkan korkunç suratlara filan kalıyor ama onların da zaten nereden fırlayacağını tahmin etmek hiç zor değil. Bunu söylüyorum ama benim korku oyunu ustası filan olduğumu sanmayın; türü pek sevmeyen bir insan olduğum halde korkmadım.

Evil Inside

Evil Inside, bir şeyler yapmaya çalışıyor ama anlamak çok güç

Silent Hills oyununun demosu olan P.T. aslında bir demo gibi hissettiriyordu. Zaten o demo yarım saat olmadan bile bitebiliyordu. Sonuçta demo, ne olmasını bekliyoruz? Evil Inside ise tam bir video oyunu olmasına rağmen demo gibi hissettiriyor. Dediğim gibi oyun, 1 saatten daha kısa bir sürede bile bitebiliyor. Korku diye bir şey zaten bulunmuyor. P.T. tarafından alınan konseptlerle de hiçbir şey yapılmıyor. En üzücü şey ise oyunda hiçbir şekilde detayın olmaması. Ben korku oyunlarında detay görmeyi çok severim. Zaten detaylı bir tasarımın en çok yakıştığı türlerden de biridir bence korku ama bu oyunda hiçbir şey yok.

Uzun zamandır bilgisayarda veya konsollarda ucuz oyunları oynamıyorum. Ucuzdan kastım da hani şu başladığınız ilk adından itibaren ucuzluk kokan, kopya oyunlar. Açıkçası algımın bu konuda bir tık düşmüş olabileceğini düşünüyordum ama Evil Inside beni pek yanıltmadı. Eğer video oyunu geliştirme tarafına merakınız varsa veya can sıkıntısından, oyun motorlarının ücretsiz malzeme mağazalarına filan bakıyorsanız, bu oyunda kullanılmış olan birçok ögenin oralardan alınan ücretsiz parçalar olduğunu görebilirsiniz. Bu tabii ki tek başına kötü bir şey değil ama hiçbir şey yoksa, orijinal arıyorsunuz ve onu da bulamıyorsunuz.

Phasmophobia bunun için en büyük örneklerden biri. Mesela, o oyunda da ücretsiz oyun motoru malzemeleri kullanıyor ama oyun aynı zamanda ilgi çekici şeyler de yapmayı başarıyor. Bu yüzden de aslında o kullanılan parçalar, genel anlamda olumlu etkiler bırakıyor. Bu oyuna verilmiş olan emeğe saygısızlık etmeden nasıl söylenir bilmiyorum ama Evil Inside, kafaya pek takılmamış veya yarım bırakılmış bir taslağa benziyor. Oyun hakkında söyleyebileceğim tek şey, P.T. ile benzer olması. Yani, eğer o demoyu oynamadıysanız, belki bu oyun bir şeylere ışık tutabilir diyeceğim ama bu sefer de P.T. isimli demoya hakaret etmiş olacağım.

Evil Inside oyununu eğer 1 saat içerisinde bitirecek olursanız, korku ve gerilim hissi en fazla 5-10 dakika boyunca verilecektir size. Bunun üzerine, P.T. ile olan basit benzerlik de yeterli değil ne yazık ki. En azından hikayenin üzerine bir tık gidilseymiş, benden bir şeyler kapabilirdi diye düşünüyorum. Yani, hikaye muhteşem olsa bile bu oyun ortalama seviyenin üzerine çıkamazdı benim gözümde ama ortalama, oyunun şu anki durumundan çok daha iyi. Peki, oynanışı ve hikayeyi filan anladık. Belli ki bu oyundan bir şey olmaz. Sunum tarafında ilgi çekici bir şey bulunuyor mu? Eğer böyle bir şey sorduysanız, biraz üzüleceğim.

Evil Inside

Görsellikte, seslerde, müziklerde veya performansta bir umut var mı?

Evil Inside oyununu PlayStation 5 konsolumda, 4K/HDR destekli bir televizyonda oynadım. Yalnız, kusuruma bakmayın; oyunda HDR desteğinin olup, olmadığını kontrol etmeyi unuttum. Yalnız bu çok da önemli olmayacak; oyunun görselliği ortalama bir seviyedeydi. Yani, ortada kötü bir görsellik yok ve aslında oyun, göze de hitap ediyor ama sanat tasarımında bir ucuzluk bulunuyor. Sanat tasarımı tarafından olmasa bile en azından görsel kalite konusunda ufak bir artı verebileceğim gibi görünüyor oyuna. Eğer ilginç bir görsellik de sunulsaydı, en azından bakması güzel bir oyun diyebilirdim.

Evil Inside oyununun performansı, şaşırtıcı olarak problemsiz. Oyun belki de PlayStation 5 konsolunu pek zorlamıyor olabilir. Bundan ötürü performansta problem olmayabilir. Ayrıca oyun, tahmin edebileceğiniz gibi 60 FPS olarak oynanıyor. Eğer böyle bir yapıtı 30 FPS olarak PlayStation 5 konsolunda oynasaydım, zaten performansı övemezdim. Performans ile birlikte sesler ve müzikler de belki biraz övülebilir. Ses efektleri yer yer kalitesiz hissettiriyor ve müzikler de neredeyse yok gibi ama yine de var oldukları zaman oyunu olumlu bir şekilde etkiliyorlar. Hatta, ses efektleri, özellikle de yağmur sesi filan daha kaliteli olsaydı, daha övgülü konuşabilirdim.

Evil Inside oyununun PlayStation 4 ve PlayStation 5 için iki farklı sürümü bulunuyor. Oyunun yeni nesil sürümü 99 TL ve eski nesil sürümü de 92 TL. Açıkçası neden böyle bir fiyat farkı olduğunu anlamak çok güç ama ondan daha güç olan şey, oyuna böyle bir para vermek. Böyle dedim diye oyunun PC tarafındaki fiyatının da pahalı olduğunu düşünmeyin. Steam üzerinde bu oyun sadece 9 TL filan. Xbox konsollarında ise oyun 30 TL. Yani, yine en büyük kazığı PlayStation tarafındaki oyuncular alıyor. Ben bu oyunu 99 TL gibi bir fiyata zaten imkansız önermem ama 30 TL de sanki bir tık fazla geliyor. Yine de çok merak ederseniz, Steam üzerindeki fiyat oldukça uygun.

Her şeyi özetlemek gerekirse, Evil Inside ne yazık ki kötü bir oyun. Tabii ki oyunun tamamına berbat deyip, 10 üzerinden 0 gibi bir puan verilecek kadar kötülük yok ama yine de normal şartlar altında oynamanızı önermeyeceğim bir yapıt kendisi. Bu noktada sadece ucuz bir korku oyunu arayan veya bu tip şeylerden suçlu zevk duyan kişilere bu oyunu önerebilirim. O noktada da direkt olarak Steam tarafına yönelin derim; oyunun fiyatı sadece orada uygun. Açıkçası ben bu oyuna 10 TL gibi bir fiyattan daha fazlasını da vermezdim. Umuyorum ki gelecekte P.T. isimli demoya benzeyen daha iyi çalışmalar görürüz.

Evil Inside
Evil Inside
Olumlu
Sanat tasarımı berbat olsa bile göze hitap edebiliyor.
Sesler fena değil, müzikler de olduğu zaman kısmen hoş.
En azından, bu oyunu oynarken çektiğimiz acı 1 saat sürüyor.
Olumsuz
Hikaye hiçbir şekilde ilgi çekici değil ve diyaloglar da berbat.
Korkutucu tüm anlar çok önceden kolayca tahmin edilebiliyor.
Animasyonlar filan kötü diyeceğim ama artık kimin umurunda?
2
0
Yorumlarınızı merakla bekliyoruz. x
()
x