Çok değil, sadece birkaç gün önce Way of the Hunter ile ava çıkmıştım. Öylesine kötü bir deneyimden sonra düşündüm ki belki problem avladığım hayvan türüyle alakalıdır; karada ve havada yaşayan hayvanlardan ziyade bir de suda yaşayan hayvanları avlayayım istedim. Bu noktada da imdadıma hemen yeni çıkmış bir oyun olan Call of the Wild: The Angler yetişti. Eğer avcılık oyunları ile ilgileniyorsanız, bu isim mutlaka size tanıdık gelmiştir; karşımızda Avalanche Studios Group ekibinin The Hunter ve Call of the Wild serisine ait yeni bir yapıt var. Bu seride daha önce birçok kara hayvanı, hatta dinozorlar avlamıştık. Şimdi sıra balıklara geldi.

Call of the Wild: The Angler, tahmin edebileceğiniz üzere bir öğretici bölüm ile başlıyor. Bu bölümde oyunun temellerini öğreniyoruz ve oyunun açık dünya yapısı ile tanışıyoruz. Oltamızı nasıl kullanabileceğimiz, balığı nasıl yemleyeceğimiz, kendisini oltayla nasıl çekeceğimiz, açık dünyayı nasıl keşfedeceğimiz ve diğer NPC tipi karakterlerle nasıl etkileşime geçebileceğimiz bu bölümde anlatılıyor. Daha sonra da oyunun açık dünyasına en güçsüz ekipmanlarla bırakılıyorsunuz ve ne isterseniz, onu yapıyorsunuz. Açık dünyayı daha rahat keşfedebilmek için hızlı seyahat noktaları açıp, ilgi çekici alanları keşfetmek güzel bir başlangıç olabilir.

Call of the Wild: The Angler oyununun açık dünyasını rahatça keşfedebilmeniz için elinizin altında bir araç bulunuyor ve bu araçtan inip, ayakta da keşif yapabiliyorsunuz. Keşfiniz sırasında hem büyük göller, hem de daha küçük ve gizlenmiş akarsular bulabiliyorsunuz. Yalnız, oyunun size vermiş olduğu başlangıç ekipmanları, bu oyunu oynamayı pek de eğlenceli kılmıyor. Bir an önce keşif yapıp, puan ve para toplayıp, ekipmanlarınızı değiştirmeniz gerekiyor. Yalnız, bir video oyununun “oyun elementlerinden” kendinizi sıyırıp, gerçekten balığa çıkmışsınız gibi etrafa baktığınız zaman bu oyuna aşık olmamanız mümkün değil.

Bu serinin arkasındaki ekip, her zaman avcılık için en iyi açık dünyaları tasarlayabilen insanlardan oluşuyordu ve Call of the Wild: The Angler oyununda da bunu görebiliyorsunuz. Oyunda adım attığınız her yer ayrı bir güzel, rahatlatıcı duruyor. Balık tutarken bile zaman zaman etrafın güzelliğine dalıp, oltanızı çekmeyi unutabilirsiniz. Bu açık dünyanın tek problemi, içerisinde balık ve kuştan başka hayvan bulundurmaması. Böylesine bir doğa bölgesinde tavşanlar, geyikler, belki ayılar filan olsaydı, atmosfer çok ama çok daha başarılı olabilirdi. Şu anda sadece olmayan hayvanların seslerini duyuyorsunuz.

Call of the Wild: The Angler

Call of the Wild: The Angler, canlı hissettiren bir dünyaya sahip

Normalde bir oyunu incelerken aslında görsellik ve performans gibi şeylere en sonda yer verirdim ama bu yazımda işler biraz doğal olarak öncelikle görselliğe kaydı. Daha biraz Call of the Wild: The Angler oyununun çok düzel bir dünyaya sahip olduğunu söylemiştim. Evet, diğer hayvanların yokluğu hissedilse bile bu yapıt, ses efektleri ve eş oyunculu desteği ile dünyasını canlı tutmayı becerebiliyor. Evet, bu oyunu isterseniz tek başınıza, isterseniz de internet alemindeki oyuncularla deneyimleyebiliyorsunuz. Eş oyunculu özelliğini aktifleştirdiğiniz zaman sizin gibi balık tutan diğer oyunculara rastlayabiliyorsunuz.

Bu oyuncular da sizin gibi açık dünyayı keşfediyor, belki de daha önce hiç fark etmediğiniz gizli bir gölde balık tutuyor, bazen büyük bir gölün etrafında toplanıyor oyuncular, bazı diğer insanlar da botlarına atlayıp, gölün belirli kısımlarına gidiyor, oralarda balık tutuyor. Oyunun dünyası özellikle de diğer oyuncular ile bu kadar kalabalık iken performans tarafında pek bir problem yaşanmıyor. Call of the Wild: The Angler sadece PC için geliştirildiği için belli ki optimizasyona bolca zaman ayrılmış ve sistem gereksinimleriniz karşılandığı sürece uygun grafik ayarlarında herhangi bir problem yaşayabilmeniz mümkün değil gibi görünüyor.

Call of the Wild: The Angler, balık tutma olayını video oyunu dünyasına taşıyor ve bunu detaylı bir şekilde yapıyor. Eğer balık tutma konusunda pek bir şey bilmiyorsanız bile bu oyunu oynayıp, ekipmanlarınızı geliştirebilmeniz çok mümkün. Oyun sonuçta tuttuğunuz her balık ile size para veriyor ama bu konuda daha derine inmek isteyen oyunculara da imkan sunuluyor. Gerçek dünyada olduğu gibi farklı olta tipleri, farklı yem tipleri ve birkaç farklı element daha tutacağınız balığı derinden etkiliyor. Ayrıca her balık da her yerde bulunmuyor. Yani, balık tutma konusunda arcade bir mantık yerine gerçekçilik hedefleniyor.

Bir su topluluğuna baktığınız zaman Call of the Wild: The Angler oyunundaki balıkları görebiliyorsunuz. Bazen balıklar suyun üzerinde zıplıyor, bazen de botunuz ile gezerken, suyun altında balıkları görebiliyorsunuz. Fiziksel olarak balıkları gördüğünüz yere olta attığınız zaman genellikle garanti bir şekilde yeminize bir av buluyorsunuz. Tabii ki uygun yem kullanıyorsanız orada yaşayan balıklara özel olarak… Bu noktada da bir başka problem görüyorsunuz; balığı olta ile çekme kısmı başlayana kadar balıkların su içerisindeki animasyonu pek de ilgi çekici durmuyor; bu animasyonlar çoğu zaman hatalı görünüyor efendim.

Call of the Wild: The Angler

Balıklarla büyük bir savaş vermeye şimdiden hazır olun

Call of the Wild: The Angler oyununda en iyi balıkçılık ekipmanlarına ulaşana kadar balığı tutma anları biraz zorlu geçebiliyor. Yalnız, ekipmanlarınızı yükselttikçe, oyunun ciddi anlamda rahat bir hale geldiğini fark ediyorsunuz. Özellikle de oyunun şu anda sunduğu en iyi ekipmanları kullanıp, üzerine bir de hedeflediğiniz balığa özel ayarlamalar yaptığınız zaman, oyundaki en iyi balığı tutmak bile balık, yemi ısırdıktan sonra 1 dakika bile sürmüyor. Problem şu ki bu oyunda balık tutmak ya çok zor, ya da çok kolay oluyor. Yani, ekipmanlarınız iyileşirken, o rahatlık adım adım gelmiyor, bir anda geliyor ve neye uğradığınızı şaşıyorsunuz.

Call of the Wild: The Angler oyununda zaman geçirdikçe aslında balık tutmak hakkında ve tuttuğunuz balıklar hakkında detaylı bilgi sahibi olabiliyorsunuz. Yalnız, oyun bundan ötesine gidemiyor ve yüzeysel bir deneyim sunuyor. Mesela, açık dünyadaki her yeri 1 kere gördükten sonra, artık dünyayı tekrar dolaşmanın bir anlamı kalmıyor. Bu da oyunun açık dünyasını biraz anlamsız hale getiriyor. Ayrıca, oyunda dinamik hava şartları ve zaman döngüsü var ama ne hava durumunu, ne de saatin kaç olduğunu size söyleyen bir şey var… Durum böyle olunca bazı balıkları tutmak ve görevleri tamamlamak sadece deneme-yanılma yöntemine bağlı kalıyor.

Call of the Wild: The Angler, kesinlikle güzel düşünülmüş bir video oyunu ama çıkış döneminde birçok önemli özelliği bulundurmuyor. Oyunun içerisinde var olan özellikler ise yüzeysel hissettiriyor. Mesela, oyunda avladığınız balıkları sergileyebileceğiniz bir sistem bile yok ki balık avcılığının en kritik ögelerinden biridir bu. Şu anda oyunda tuttuğunuz en iyi balığı gösteren tek kanıt, Steam aracılığı ile aldığınız ekran görüntüsü. Bu tip özelliklerin gelecekte oyuna ekleneceğini tahmin edebiliriz, bolca iyileştirme de mutlaka yapılacaktır; bu serinin geçmişinde de böyle adımlar atıldı ama bazı şeylerin çıkış gününde burada olması lazımdı.

Call of the Wild: The Angler, uzaktan baktığınızda çok güzel bir oyun gibi duracaktır. Yalnız, bu oyunun en büyük problemi de sadece yakından baktığınız zaman görünebilir oluyor: Oyunda birçok içerik eksik ve halihazırda var olan içerikler de oldukça çekirdek bir yapıya sahip. Bu oyun tam bir çıkış yapmış gibi görünse de oyunun kendisi erken erişim sürecinin başındaymışız gibi hissettiriyor. İşte bu sebepten ötürü belki de bu oyuna gelecek güncellemeleri ve ek paketleri sabırla beklemeyi, oyunu daha sonra satın almayı isteyebilirsiniz. Hem bu sırada güzel bir indirim bile yakalamış olabilirsiniz efendim, en büyük balık bence bu olacaktır.

Call of the Wild: The Angler
Call of the Wild: The Angler
Olumlu
Balık tutmaya başlaması kolay ama ustalaşması zaman isteyen bir oyun.
Balık tutmak için gizli alanları keşfetmek ve ekipman iyileştirmek eğlenceli.
Açık dünyada diğer oyuncularla birlikte balık tutmanın hissi bir başka.
Sunulan açık dünya görselliği ve atmosferi ile muhteşem görünüyor.
Olumsuz
Tam bir çıkış yapılmış olsa bile oyunda çok fazla içerik eksiği var.
Özellikle balıkların animasyonları pek de başarılı değil.
Zamanı ve havayı kontrol edebilmek mümkün değil.
Karakter modelleri ve özelleştirmeleri çok vasat.
6

Yazar Hakkında

Kaan Gezer

Kurucu

Video oyunlarını ve müzik bestelemeyi seven bir kişi.

Tüm yazıları göster