Terminator 2D: NO FATE, Reef Entertainment şirketinin yayıncılığında ve retro oyunların usta ismi olan Bitmap Bureau tarafından geliştirilen, 1991 yapımı efsanevi filmi modern bir dokunuşla geri getiren klasik bir aksiyon oyunu. Bu yapım, 16-bit döneminin o unutulmaz “koş ve ateş et” mekaniklerini alıp, günümüzün cilalı piksel sanatıyla harmanlayarak oyunculara sunuyor. Oyunu ilk açtığınızda kendinizi bir Super Nintendo veya Amiga döneminin zirvesinde hissediyorsunuz; ancak bu sefer kontrol tamamen sizde ve insanlığın kaderi, filmin senaryosuna sadık kalıp kalmamanıza göre değişebiliyor. Metal Slug veya Contra serilerini seviyorsanız, Terminator 2D: NO FATE oyununun damarlarında akan o saf arcade kanını anında hissedeceksiniz.
Oynanış temelde yandan ilerlemeli bir aksiyon platform yapısına sahip olsa da, Terminator 2D: NO FATE sadece ateş etmekten ibaret bir deneyim sunmuyor. Oyuncular olarak Sarah Connor, T-800 ve gelecekteki John Connor gibi farklı karakterleri kontrol etme şansına erişiyoruz. Her karakterin kendine has bir oynanış stili bulunuyor; John Connor gelecekteki savaş cephelerinde boru bombaları ve ağır silahlarla ortalığı birbirine katarken, Sarah ile oynadığımız bölümlerde Pescadero Hastanesi’nden kaçarken temkinli ve gizlilik odaklı hareket etmemiz gerekebiliyor. Bu çeşitlilik, oyunun tekdüze bir ateş etme döngüsüne girmesini engelleyerek temposunu sürekli yüksek tutuyor.
Görsel açıdan değerlendirdiğimde ise Bitmap Bureau tarafının ortaya koyduğu işçiliğin tek kelimeyle muazzam olduğunu söylemeliyim. Oyunun her karesi, Terminator 2: Mahşer Günü filminin o karanlık, metalik ve mavi tonlu atmosferini piksel piksel işleyerek ekranımıza taşıyor. Karakter animasyonları o kadar akıcı ve detaylı ki, T-800’ün ikonik yürüyüşünden, T-1000’in sıvı metal formuna geçişine kadar her detay büyük bir özenle hazırlanmış. Arka planlardaki detaylar, Los Angeles’ın harabe sokakları ve geleceğin distopik savaş alanları, 1990’lı yılların estetiğini modern bir teknikle birleştirerek görsel bir şölen sunuyor.
Ses ve müzik departmanı ise Terminator 2D: NO FATE deneyiminin en güçlü yanlarından biri olarak öne çıkıyor. Filmin o tüyleri diken diken eden ana teması, oyunda daha agresif ve power metal havasında düzenlenmiş versiyonlarıyla karşımıza çıkıyor ki bu da aksiyonun dozunu artırıyor. Özellikle motorcu barında geçen bölümde, George Thorogood’un efsanevi “Bad to the Bone” parçasının lisanslı olarak çalması, geliştiricilerin kaynak materyale ne kadar saygı duyduğunu ve bütçeden kaçınmadığını kanıtlar nitelikte. Ses efektleri, silahların tokluğu ve patlamalar, sizi o arcade salonlarının gürültülü ama heyecan verici atmosferine geri götürüyor.
Hikaye anlatımı konusunda Terminator 2D: NO FATE, sadece filmin olaylarını birebir kopyalamakla kalmayıp, üzerine cesur eklemeler yaparak evreni genişletmeyi tercih etmiş. Oyunun “NO FATE” (Kader Yok) alt başlığı, hikayenin dallanıp budaklanabileceğine işaret ediyor ve bu da oyuna tekrar oynanabilirlik katıyor. Filmde hiç görmediğimiz, sadece sözü edilen “Gelecek Savaşı” sekanslarını bizzat oynamak ve John Connor’ın liderliğindeki direnişi yönetmek, serinin hayranları için paha biçilemez bir deneyim sunuyor. Yaptığınız seçimler ve bölümlerdeki performansınız, hikayenin gidişatını değiştirerek sizi farklı sonlara götürebiliyor.
Oyunun bölüm tasarımları, sadece soldan sağa gidip ateş etmekten çok daha fazlasını içeriyor ve türler arası geçişler sunuyor. Özellikle araç kullandığımız bölümler, oyunun temposunu değiştiren harika ara sıcaklar olarak görev yapıyor. John Connor’ın motosikletiyle kanallarda T-1000’den kaçtığı veya T-800 ile o meşhur tır kovalamacasını yaşadığımız sahneler, reflekslerinizi sonuna kadar sınıyor. Bu bölümler, klasik platform öğelerinin dışına çıkarak oyuna bir yarış oyunu dinamizmi katıyor ve filmin o nefes kesen aksiyon sahnelerini birebir yaşamanızı sağlıyor.
Dikkatimi çeken en eğlenceli kısımlardan biri, T-800 ile oynadığımız ve “beat ’em up” (ilerlemeli dövüş) türüne göz kırpan motorcu barı bölümü oldu. Burada silahlarımızı bir kenara bırakıp, çıplak ellerimizle motorcuları sağa sola fırlatmak, oyunun mizah ve aksiyon dengesini harika bir şekilde kurduğunu gösteriyor. Kıyafet, bot ve motosikletimizi almak için giriştiğimiz bu kavga, Terminator 2D: NO FATE oyununun sadece ciddi bir savaş simülasyonu olmadığını, aynı zamanda köklerine sadık bir eğlence aracı olduğunu hatırlatıyor. Karakterin ağırlığını ve gücünü, yaptığınız her yumrukta hissedebiliyorsunuz oyunun içerisinde.
Ancak, Terminator 2D: NO FATE hakkında dürüst olmam gerekirse, oyunun zorluk seviyesi herkes için uygun olmayabilir. Easy Money (Kolay) modunda oynadığınızda oyun, gereğinden fazla basit ve hızlı bitiyor, bu da deneyimin tadını kaçırabilir. Bu yüzden, gerçek bir meydan okuma arıyorsanız ve oyunun mekaniklerinin hakkını vermek istiyorsanız, en az No Problemo (Normal) veya Hasta La Vista, Baby (Zor) seviyelerinde oynamanızı şiddetle tavsiye ederim. Zorluk arttıkça düşman yerleşimleri ve yapay zeka daha acımasız hale geliyor, bu da her bölümü geçmeyi bir başarı hissine dönüştürüyor. Yalnız, bunlar da tam olarak dengeli deneyimler sunmuyor.
Terminator 2D: NO FATE ile ilgili en büyük eleştirim ve muhtemelen birçok incelemede de göreceğiniz ortak nokta, hikaye modunun oldukça kısa olmasıdır. Ortalama bir oyuncu, hikaye modunu yaklaşık bir saat gibi kısa bir sürede tamamlayabilir. Modern oyunların yüzlerce saat sürdüğü bir dönemde, bu süre kulağa çok az gelebilir ve fiyat-performans dengesi açısından bazı oyuncuları hayal kırıklığına uğratabilir. Ancak bu kısalık, oyunun arcade köklerine sadık kalmasından kaynaklanıyor; oyun, tek seferde bitirilip, tekrar tekrar yüksek skor için oynanmak üzere tasarlanmış.
Geliştiriciler, bu kısa süreyi telafi etmek için oyuna hikaye modu dışında birçok ekstra içerik ve oyun modu eklemeyi ihmal etmemişler. Boss Rush, Infinite Mode ve sadece Sarah Connor’a odaklanan Mother of the Future gibi modlar, ana hikayeyi bitirdikten sonra bile oyunda kalmanız için geçerli sebepler sunuyor. Ayrıca her bölümde “S” rütbesi almak için uğraşmak ve gizli yolları keşfetmek, mükemmeliyetçi oyuncular için oyun süresini ciddi anlamda uzatıyor. Yani içerik kısa olsa da, o içeriği tamamen tüketmek ve ustalaşmak zaman alıyor.
Terminator 2D: NO FATE, nostalji faktörünü sadece bir pazarlama aracı olarak kullanmıyor, onu oyunun ruhuna işliyor. Bu oyun, 1990’lı yıllarda atari salonlarında jeton harcayarak büyüyen veya evinde 16-bit konsoluyla sabahlayan nesil için hazırlanmış bir saygı duruşu niteliğinde. Eğer o dönemin zorluğunu, estetiğini ve basit ama ustalık gerektiren oynanışını özlediyseniz, bu oyun tam size göre. Modern oyunların karmaşık yetenek ağaçlarından ve bitmek bilmeyen ara sahnelerinden sıkılanlar için ilaç gibi gelecek saf bir aksiyon vaat ediyor.
Sonuç olarak Terminator 2D: NO FATE, süresi kısa olsa da etkisi uzun süren, her anı dolu dolu bir aksiyon deneyimi sunuyor. Bitmap Bureau, lisanslı oyunların genellikle vasat olduğu önyargısını kırarak, hem Terminator evrenine hem de retro oyunculuğa yakışır bir eser ortaya koymuş. Eğer filmin hayranıysanız veya kaliteli bir 2D aksiyon oyunu arıyorsanız, bu oyunu mutlaka deneyimlemelisiniz; ancak beklentinizi yüz saatlik bir RPG deneyimine göre değil, rafine edilmiş sıkı bir arcade deneyimine göre ayarlamanızda fayda var.





