Piyasaya yeni sürülen Samson, aksiyon ve macera türüne iddialı bir giriş yapmayı hedefleyen bağımsız bir yapım. Just Cause serisinin yaratıcılarından olan Christofer Sundberg önderliğinde geliştirilen bu oyun, bizi 2000’li yılların başındaki o karanlık atmosfere geri götürmeyi vaat ediyor. Modern grafiklerle, eski tarz bir açık dünya deneyimi sunmaya çalışan Samson, özellikle o kasvetli ve yoğun atmosferik yapısıyla tüm dikkatleri üzerine çekmek istiyor.

Tür olarak baktığımızda Samson temelde bir açık dünya tipli dövüş ve sürüş oyunu. Oynanış yapısı itibarıyla Grand Theft Auto IV ve klasik Driver serisiyle büyük benzerlikler taşıyor. Ancak burada çok büyük bir fark var: Oyunda ateşli silahlar kesinlikle bulunmuyor. Düşmanlarınızı alt etmek için sadece yumruklarınıza ve sokaklarda bulabileceğiniz basit yakın dövüş aletlerine güvenmek zorundasınız. Bu durum oyuna oldukça farklı bir hayatta kalma dinamiği katıyor.

Hikayenin temelinde aslında oldukça ilginç ve yenilikçi bir borç sistemi yatıyor. Ana karakterimiz yeraltı dünyasının tehlikeli mafyalarına büyük bir borç takmış durumda ve hayatta kalmak için bu parayı ödemesi gerekiyor. Tyndalston sokaklarında Samson olarak çeşitli işler alarak para kazanmaya ve günü kurtarmaya çalışıyoruz. Zamanın sürekli aleyhimize işlediği bu sistem, oyunun başında gerçekten güzel bir gerilim hissi yaratmayı başarıyor.

Oyunun geçtiği Tyndalston şehri kesinlikle görsel açıdan büyük bir övgüyü hak ediyor. Doksanlı yılların o gri, kahverengi ve paslı şehir yapısı harika bir şekilde ekrana yansıtılmış. Sokaklarda dolaşırken o tekinsiz ve kirli havayı tam anlamıyla soluyabiliyorsunuz. Modern grafiklerin gücüyle hazırlanan bu gerçekçi çevre tasarımları, Samson oyununun dünyasına ilk adım attığınızda sizi hemen içine çekmeyi başarıyor ve harika bir arka plan sunuyor.

Ne var ki bu güzel görünen şehrin içi ne yazık ki koca bir boşluktan ibaret. Samson oyununun haritası, modern açık dünya oyunlarına kıyasla oldukça küçük ve keşfetmeye değer hiçbir şey sunmuyor. Gizli eşyalar, yan görevler veya şehri yaşanabilir kılan rastgele olaylar neredeyse hiç yok. Birkaç saat içinde tüm sokakları ezberliyorsunuz ve şehir sadece görevler arası gidip geldiğiniz bir dekora dönüşüyor. Bütün açık dünya yapısını bence kaybediyor oyun bu yüzden.

Görev tasarımları ise oyunun en zayıf kaldığı noktalardan biri olarak öne çıkıyor. Tyndalston sokaklarında yapabileceğimiz işler temelde araba yarışları, rakip araçları yoldan çıkarmak ve adam pataklamaktan ibaret. Samson oyununu oynarken aynı görevleri tekrar tekrar yapmak zorunda kalmak bir süre sonra inanılmaz derecede sıkıcı bir hal alıyor. Oynanış döngüsü maalesef kendini yenilemiyor ve hikaye ilerledikçe bu tekrarlar iyice can sıkıcı oluyor.

Sadece yakın dövüşe odaklanan bir oyun olduğu için dövüş mekaniklerinden beklentim oldukça yüksekti. Samson, birebir dövüşlerde bazen o ağır ve tok hissiyatı vermeyi başarıyor. Karakterin attığı yumrukların ağırlığını hissedebiliyorsunuz ve bazı bitirici vuruş animasyonları ekranda gerçekten sinematik duruyor. Sadece bir rakiple karşı karşıya kaldığınız o kısa anlarda oyunun potansiyelini ve aslında ne yapmak istediğini çok net bir şekilde görebiliyorsunuz.

Fakat kalabalık düşman gruplarıyla karşılaştığınızda dövüş sistemi tamamen çöküyor. Animasyonlar o kadar hantal ve tepkisiz ki karakterin savuşturma mı yoksa blok mu yaptığını anlamak imkansızlaşıyor. Düşmanlar tuhaf bir şekilde arabaların içine giriyor veya saçma sapan hareketler sergiliyor. Samson dövüşürken akıcılıktan o kadar uzaklaşıyor ki kendimi taktiksel bir kavga yerine sadece tuşlara rastgele bastığım bir kaosun içinde buldum.

Sürüş dinamikleri de tıpkı dövüşler gibi inişli çıkışlı bir grafik çiziyor. Arabaların yoldaki ağırlık hissi fena değil ve özellikle zamana karşı yarıştığınız sokak görevlerinde araç kullanmak keyifli olabiliyor. Ancak aracınız hasar aldığında ve tamir edecek paranız olmadığında işler bir anda kabusa dönüyor. Hasarlı bir arabayı yolda tutmaya çalışmak eziyet verici bir deneyim oluyor ve Samson oyununu oynarken aldığınız keyif tamamen kayboluyor. Gerçeklik ile eğlence arasındaki çizgi burada karışmış.

Teknik sorunlar maalesef Samson deneyimimi en çok baltalayan unsurların başında geliyor. Oyun adeta bitmeden piyasaya sürülmüş gibi hissettiriyor. Optimizasyon sorunları, anlamsız FPS düşüşleri ve görevleri tamamen bozan oyun kırıcı hatalarla defalarca karşılaştım. Bazen karakterim sıkıştı, bazen de arabam durduk yere havaya uçtu ve bu yüzden görevleri en baştan oynamak zorunda kaldım. Bu kadar fazla teknik hata kabul edilebilir değil.

Oyunun on saat civarı süren ana hikayesi maalesef bu teknik sıkıntılara değecek kadar güçlü bir anlatım sunamıyor. Mafyaya borç ödeme fikri kağıt üzerinde harika dursa da hikayenin ikinci yarısında olaylar tamamen rayından çıkıyor ve etkisini yitiriyor. Diyaloglar giderek daha tahmin edilebilir bir hale geliyor ve karakterlerin yüzeysel derinliği tamamen kayboluyor. Samson dünyasının o karanlık atmosferi zayıf senaryo tercihleriyle heba ediliyor.

Sonuç olarak Samson büyük bir potansiyel barındırmasına rağmen teknik yetersizliklerin kurbanı olmuş bir yapım. Uygun fiyatı ve farklı atmosferi ilk başta cezbedici gelebilir. Ancak hantal dövüş mekanikleri, kendini tekrar eden görevleri ve can sıkan optimizasyon sorunları sebebiyle şu an için oynanmayı pek hak etmiyor. Belki gelecekte gelecek büyük güncellemelerle toparlanabilir ama şimdilik Samson dünyasından uzak durmanızı tavsiye ederim.

Samson

4

Artılar

  • 1990’lı ve 2000’li yılların tekinsiz, paslı ve kasvetli şehir atmosferinin görsel olarak başarılı yansıması.
  • Hikayenin başında hayatta kalma gerilimini hissettiren yenilikçi borç ödeme mekaniği.
  • Birebir dövüşlerdeki tok vuruş hissi ve sinematik bitirici animasyonlar.
  • Araçların yoldaki ağırlık hissi ve zamana karşı yarış görevlerindeki keyifli sürüş dinamikleri.

Eksiler

  • Deneyimi tamamen baltalayan oyun kırıcı hatalar, optimizasyon sorunları ve anlamsız FPS düşüşleri.
  • Şehri sadece bir dekora dönüştüren, yan aktiviteden yoksun ve içi boş açık dünya tasarımı.
  • Sürekli aynı işleri yaptırdığı için kısa sürede sıkıcılaşan zayıf görev çeşitliliği.
  • Kalabalık düşman gruplarıyla karşılaşıldığında hantallaşan, tepkisizleşen ve kaosa dönüşen dövüş sistemi.
  • Hasarlı araç kullanımının bir eziyete dönüşmesi.
  • İkinci yarıda rayından çıkan, yüzeysel karakterlere sahip ve tahmin edilebilir hikaye anlatımı.

Etiketler: