Şu an piyasada berbat olarak sınıflandırabileceğim çok da fazla bir oyun yok. Yalnız, o oyunlardan biri olan Quantum Error yapıtını bitirmem çok uzun zamanımı aldı. Oyun, oynamamı istemiyormuş gibi hissettiren şüpheli fikirler ve uygulamalarla dolu. Bana büyük hedeflerle yola çıkan bir oyunu hatırlattı ve oyun, zamanla o hedefleri uygun bir hale getirmek yerine, büyük bütçeli bir oyunun normalde yapacağı her şeyi yapmaya çalışarak ilerliyor ve ayağını yorganına göre uzatmadığı için de neredeyse her şeyde başarısız oluyor.

Beyinsiz yapay zekadan tutun da garip tasarım kararlarına kadar, Quantum Error oyununu oynamak bir angarya ve ilerleme kaydetmek için her oturduğumda gerçekten kendimi zorladım bu oyunu oynamak için. Bilimkurgu temalı korku hissi bu oyunun başardığı tek şey. Oyunun arkasındaki fikri ve müziği sevdim ama bu hikayeyi umursayacak bir şey bulamadım. Oyuncular, oyunda Jacob rolünü üstleniyor. Jacob, 2000’lerin aksiyon oyunlarındaki herhangi bir karakterin tüm özelliklerini taşıyan eski bir askerden, itfaiyeciye dönüşmüş.

Quantum Error oyununun başlangıcında oyunculara kesinlikle çok az anlam ifade eden ve şifreli ve korkutucu olmak için çok fazla çaba harcıyormuş gibi hissettiren ve sadece kafa karıştırıcı olan 10 dakikalık bir ara sahne izliyorsunuz. Bu oyunda bu bir trend; ara sahneler Metal Gear ve Death Stranding gibi anlamsız bir şeyle aynı seviyede. Sıkıntı şu ki örneğini verdiğim oyunlar kaliteli ve o anlamsız ara sahneler uzun vadede anlam kazanıyor. Bu oyunda hiçbir şey anlam kazanmıyor. Çoğu ara sahneyi iki kez izledim ve yine de pek bir anlam ifade etmediler…

Anladığım kadarıyla Quantum Error içerisinde bir obje ve uzayda bazı ürkütücü insanlar var… Her şey zorlama ve kaotik hissettiriyor. Bu hikayenin potansiyeli yok değil, bence var ama çok fazla yere gitmeye çalışıyor ve o yerlerin hiçbirini açıklamak için zaman ayırmıyor. Nispeten kısa bir liste olduğu için oyundaki güzel bir şeye daha değineyim: DualSense entegrasyonu harika. Oyunun yangınla mücadele bölümleri, kalp masajı için mikrofona üflemek ve bir kapının sıcak olduğunu bildirmek için gürlemek gibi şeylerle kontrol cihazından muhteşem bir şekilde yararlanıyor.

Quantum Error

Quantum Error, DualSense ile yaratıcı şeyler yapıyor

Biraz önce bahsetmiş olduğum DualSense desteği aslında çoğu geliştiricinin uygulamak için zaman ayırmadığı güzel şeyler. Bunun altına gelen müzik de olağanüstü. Ufuk Faciası gibi filmlerdeki tüyler ürpertici bilimkurgu hislerini gerçekten veriyor ve atmosferi belirliyor. Bu oyun için övgülerimin gerçekten bittiği yer burası. Oyundaki yapay zeka ile başlarsak, kendisi neredeyse hiç yok. Düşmanlar sizi duvarlardan ve kapılardan duyabildiği ve görebildiği için gizlilik mekaniği işe yaramıyor bile. Kendinizi birkaç nesil geriden gelen bir oyunu oynuyor gibi hissediyorsunuz.

Silahları veya eşyaları değiştirmek, sadece çok yavaş olan bir tekerlekle yapıldığı için bir angarya gibi hissettiriyor. Ateş etmek de sert ve etkisiz hissettiriyor. Hareket hızı yavaş. Depar atmak normal yürümek gibi hissettiriyor ve bir dayanıklılık ölçeri de var, bu yüzden deparı bile çok kullanmanıza izin verilmiyor. Bu oyun bunun gibi garip tasarım kararlarıyla dolu. Kontrol noktaları çok az ve çok uzak. Yani, öldüğünüzde tonlarca ilerleme kaybedebilirsiniz. Ayrıca ölmek, almak için bir düğmeye basmanız gereken düşmanlar ve cephane toplayıcılar da dahil olmak üzere her şeyi sıfırlıyor.

Quantum Error içerisindeki bu ve bunun gibi detaylar beni açıkçası deli etti. Sanki oyun ben onu oynadıkça proaktif olarak beni sinirlendirmeye çalışıyormuş gibi hissediyorum. Aynı şekilde harita sistemi de sorunlu, statik. Yani, ona erişmek için bir terminal bulmanız gerekiyor. İstediğiniz zaman haritaya ulaşamıyorsunuz. Aynı şekilde kaydetmeler de arkaik kaydetme odaları yöntemini kullanıyor. Bu oyunun sistemlerini ele alış biçiminde modern olan hiçbir şey yok; ilham almaya çalıştığı video oyunlarından da çok uzakta duruyor ne yazık ki.

Quantum Error içerisindeki düşman davranışları da en iyi ihtimalle düzensiz. Bazen düşmanlar sizi dikkate alırken, diğer zamanlarda yanlarından geçip gidebiliyorsunuz. Sadece bir avuç düşman türü var ve bence zombi yaratıklar, askerlerden daha fazla farkındalığa sahipti; açıkta durup onları öldürmek için silah tekerleğini karıştırmamı bekliyorlardı. Baştan aşağı, bu oyunu oynamak bir angarya gibi hissettiriyor ve ne yazık ki oyundaki zombilerin, askerlerden daha fazla beyin sahibi olması bu duruma bence son noktayı koyabilecek seviyeye sahip.

Quantum Error

Zombiler, askerlerden daha akıllı

Quantum Error içerisindeki görseller bazı ilginç alan tasarımlarıyla dikkatimi çekmeyi başardı ama diğer her şey sıkışık ve sıkıcı hissetmemi sağladı. Koridorlar birbirine çok benziyor ve bu da oyunda kaybolmayı kolaylaştırıyor. Her zaman ulaşabileceğiniz bir harita olmadığı için de daha fazla siniriniz bozuluyor ne yazık ki.

Düşman tasarımları da çok az ve birbirinden uzak. Seslendirme en iyi ihtimalle orta düzeyde ve daha önce de belirttiğim gibi müzik olağanüstü. Aksi takdirde sıkıcı bir sunumdaki tek parlak nokta. Kare hızı oldukça iyi ve yükleme süreleri minimum ama oyun ilk partide kontrolü o kadar sık elinden alıyor ki sanki kendi içinde gizli yükleme ekranları varmış gibi hissettiriyor.

Quantum Error, ekibin tutkuyla bağlı olduğu bir oyun gibi hissettiriyor. Burada tüm cephelerde kötü bir şekilde uygulanan bir pakete sarılmış iyi fikirler var. Geliştiricilerin oyunun piyasaya sürülmesinden önce X üzerinde konsol savaşlarını tekrar başlatmaya karar vermeleri yardımcı olmadı. Bu da oyunun kaldıramayacağı bir spot ışığı altında kalmasına neden oldu.

Quantum Error oyununun fiyat etiketi de can yakıyor; bu, bütçe oyunu yapısında tam fiyatlı bir oyun. Etiket fiyatı 30 dolar civarında olsaydı çok daha affedici olabilirdim, ancak 60 dolardan kimsenin bunun için para yatırmasını tavsiye edemem. Neredeyse her açıdan hayal kırıklığı yaratıyor ve piyasadaki 60 dolar olan diğer oyunların yanına bile yaklaşamıyor.

Quantum Error
Olumlu
DualSense için verilen destek oldukça kreatif hissettiriyor.
Oldukça güzel müzikler ve etkileyici ses efektleri mevcut.
Sağlam bir atmosfer yaratılmış.
Olumsuz
Yapay zekada bir zeka yok.
Silah kullanımı hissiz ve silah değiştirmek ondan da kötü bir yapıya sahip.
Kontroller pek de akıcı değil ve genel olarak oyunun tasarımı zayıf.
Anlatılan hikaye genel anlamda çok boş.
3

Etiketler:

Yazar Hakkında

Kaan Gezer

Kurucu

Video oyunlarını ve müzik bestelemeyi seven bir kişi.

Tüm yazıları göster