News Tower sonunda 1.0 sürümüne geçti ve kendisini açtığınız anda, daha ana menüde bile bu işin ciddiye alınmış olduğunu görebiliyorsunuz. 1930’ların New York’unda, borca batmış bir aile gazetesini devralan yeni yayıncı olarak başladığım oyunda hedefim basit görünüyor. Birkaç sayfalık mahalle bültenini, şehrin en önemli gazetesi haline getirmek ama ilk haftanın sonunda fark ettim ki News Tower aslında bina kurmaktan çok, vicdan ve cüzdan arasındaki ince çizgide yürümekle ilgili bir yönetim oyunu. Tam sürümle birlikte gelen ekstra zorluk da bu ikilemi iyice ön plana çıkarmış.

Temelin üstüne kurulu döngü tanıdık ama detaylarıyla özgün. Önce tornadan çıkmış gibi bomboş bir gökdelene masa, yazı işleri, tuvalet, mutfak ve matbaa yerleştiriyorsun. Sonra muhabir, dizgici, editör, temizlikçi, ilan sorumlusu derken katlar yavaş yavaş doluyor. Her hafta pazar günü yeni sayıyı yetiştirmen gerekiyor ve bu tek bir tık değil. Önce telgrafçıların bulduğu haber ipuçlarını topluyorsun, doğru muhabiri o işe yolluyorsun, o dönüp haberi getiriyor, dizgiciler sayfaya gömüyor, sen de en son manşeti ve sayfa düzenini belirliyorsun. Haftalık döngü basit anlatılabiliyor ama oynarken her adımı tek tek takip etmek gerekiyor efendim.

News Tower içerisindeki kule inşa etme kısmı beklediğimden derin çıktı. Çalışanların ne kadar mutlu ve verimli olduğu, masayı nereye koyduğundan tuvaletin kaç adım ötede olduğuna kadar her detaydan etkileniyor. Matbaa dev bir gürültü ve sıcaklık kaynağı, yanlış kata koyarsan tüm ofisin morali düşüyor. Havalandırma, duvar, fan, su sebili, bitki derken bina planı gerçekten bir bulmacaya dönüşüyor. Bana hemen SimTower oyununu hatırlatan bu kat kat kurulum, oyunun gazete tarafıyla çok güzel birleşiyor. Bir süre sonra yalnızca daha iyi kâğıt çıkarmak için değil, alt kattaki muhabirin daha az yürümesi için bile mimarlık yaparken buluyorsun kendini.

Gazetecilik tarafı ise bina kadar mekanik ama bir o kadar da tatmin edici. Her muhabirin uzmanlık alanı farklı. Kimisi suç haberlerinde, kimisi ekonomi ya da magazinde daha iyi iş çıkarıyor. Şehrin semtleri de birbirinden farklı zevklere sahip. Zengin mahalle dış politika ve ekonomi severken, bazı bölgeler sadece spor ve dedikodu görmek istiyor. Haftanın sonunda önünde onlarca haber kartı oluyor ve sayfanın kısıtlı alanına hangi haberleri sığdıracağını seçerken kaliteli ama satmayan ile satan ama rezil olan ikilemiyle yüz yüze kalıyorsun. News Tower içerisindeki tutkulu ama stresli tycoon hissi tam burada ortaya çıkıyor eğer bana soracak olursanız.

Asıl kırılma noktası ise News Tower oyununun seni ahlaki olarak rahat bırakmaması. Daha en başta gazetenin geçmişte mafyaya bulaşmış olduğunu öğreniyorsun ve ilk temas ettiğin grup da onlar oluyor. Mafya, belediye, ordu ve sosyete gibi farklı odaklar senden gazetenin çizgisini eğip bükmeni bekliyor. Onların isteklerini yerine getirirsen ciddi para, reklam anlaşmaları ya da şehirde yeni imkânlar açılıyor ama bunun bedeli kimi zaman düpedüz yalan haber basmak, cinayetleri görmezden gelmek ya da savaş yanlısı propaganda yapmak. Bir noktada fark ettim ki oyunda kâr etmek için gerçekten kirlenmek zorunda kalıyorum ve bu his oyunda özellikle çok güçlü.

İşin ilginç tarafı, aslında bu kirli anlaşmaları büyük oranda görmezden gelerek de ilerlemek mümkün. Görevleri doğrudan kabul etmeyip askıda bıraktığında, bu gruplar bir nevi donup kalıyor ve sen başka gelir yollarına yüklenebiliyorsun. Ben de bir noktada “tamam, bu kadar taviz yeter” deyip daha temiz oynamaya geçtim. O zaman oyun hâlâ zor ama daha adil bir yönetim simine dönüşüyor. Yine de bu yolun da tamamen pürüzsüz olduğunu söylemek zor; bazı görevleri reddedemediğin anlar, beklenmedik olaylar, protestolar ve büro baskınları devreye girebiliyor. Yani, oyun yine kararlarının sonuçlarını önüne koyuyor, sadece sana küçük bir onurlu çıkış kapısı bırakmış.

Tüm bu sistemler, gerçek tarih akışıyla birleşince oyunun havası daha da güçleniyor. Haftalar geçtikçe telgraftan gelen haberler, o dönemin gerçek olaylarına gönderme yapıyor. Büyük suç davaları, ünlü beyzbol anları, savaşın ayak sesleri derken, tarih kitaplarından gördüğün başlıkları bu kez kendi gazetenin manşetine yerleştiriyorsun. Bu taraf, oyuna beklenmedik bir ağırlık katıyor; bir yandan sayıyı yetiştirmeye çalışırken, bir yandan da “şu haberi basarsam şu fraksiyon bozulur, basmazsam da okur gerçeği öğrenemez” diye düşünmeye başlıyorsun. Zorluk seviyesi ise tam sürümde belirgin biçimde yukarı çekilmiş. En net örnek kredi sistemi.

Erken erişimde çok düşük olan faiz oranları, News Tower oyununun 1.0 sürümünde tek seferde ciddi faiz bindiren daha sert bir modele dönmüş. Bu da nasıl olsa öderim diye aldığın her borcun gerçekten elini titreten bir karar olmasına yol açıyor. İlk yıllarda kara geçmek için kimi zaman sınırda kararlar vermen şart. News Tower oyununu rahatlatıcı bir tycoon yerine daha yoğun, hatta dönem dönem yorucu bir oyun olarak tarif edebilmek mümkün efendim. Uzun kampanya süresi de bu hissi destekliyor. Kule büyüdükçe, haftalık hedeflerin artıyor ve bazen “yeni bir şey açmaktan çok sırf devam edebilmek için çalışıyorum” duygusu geliyor.

Yapı ne kadar büyürse, detay yönetimi de o kadar artıyor. Çalışanların eğitimini, dinlenme alanlarını, tuvalet sıralarını, gürültü hattını, sıcaklık dağılımını, temizlik rotalarını ve reklam masalarını aynı anda akılda tutmak gerekiyor. Bir noktadan sonra otomasyon sistemleri yardım ediyor ama bu sistem bazen nazlı çalışıyor. Odaları yeniden düzenlediğinde, eski otomasyon ayarları bozulabiliyor ve tekrar tekrar elden geçirmek zorunda kalıyorsun. Birkaç saat sonra, “artık gazete yönetmiyorum, iç mimar ve insan kaynakları uzmanıyım” dediğim anlar oldu. Sunum tarafında ise News Tower bence tam noktasında. Karikatüre yakın ama abartmayan stil, 1930’lar New York’unu sıcak bir maket gibi gösteriyor. Çalışanların masaların etrafında koşturmasını izlemek, pnömatik tüplerin “fırt” diye haber taşımasını görmek, matbaanın dumanını ekranda hissetmek çok tatmin edici.

Arayüz yoğun ama birkaç saat sonra elin alışıyor. Yine de bu kadar çok bilgi panosu arasında kaybolduğum anlar oldu. Bazı pencereler üst üste binince, yeni oyuncu için ilk etapta yorucu olabilir. 1.0 sürümünde ciddi çökme ya da performans problemi yaygın değil. Ayrıca, özellikle haftalık görevlerin ve yeni kitleleri etkileme hedeflerinin bir süre sonra tekrar ettiği, belli bir noktadan sonra ilerlemenin özel sürpriz yerine grind hissi verdiği ortada. News Tower, kampanyasını alışılmış tycoon oyunlarından daha uzun tutmuş. Bu içerik zenginliği bir yandan güçlü tarafı. Öte yandan temponun yer yer düşmesine de sebep olabiliyor. Ben kendi oyunlarımda belli bir noktadan sonra “hikâyeyi gördüm, şimdi biraz da serbest takılayım” moduna geçmek istedim.

Neyse ki sınırsız mod gibi seçenekler de var, ancak ilk koşunun sonunda gelen yorgunluğu tamamen ortadan kaldırmıyor. Genel kabul açısından baktığımda, strateji ve yönetim oyunlarını seven oyuncular, News Tower oyununu hem eski usul tycoon deneyimlerine nostaljik selam çakan hem de etik ve tarih boyutuyla modern bir tat taşıyan bir iş olarak görüp, sevebilir. Daha eleştirel olan oyuncular bile mekanikler sağlam, sadece tempo ve baskı seviyesi herkese göre olmadığı için zevk alabilir. Yani, ortada ağırlığı ve stresiyle kendi kitlesini çok net belirleyen bir oyun var.

Benim terazimde News Tower şöyle duruyor: Gazete klişeleriyle oynayan, tarih merakını kaşıyan, binanın içini Tetris gibi döşemeyi seven bir yanın varsa, oyun başından sonuna kadar seni meşgul etmeyi başarıyor. Her yeni kat, her yeni departman, her yeni yetenek ağacı, “bir sayı daha çıkarayım” dedirtiyor ama bunun karşılığında ciddi bir mental yük, sürekli işleyen bir zaman baskısı ve yer yer yoğun bir ahlaki rahatsızlık üstleniyorsun. Tycoon dendiğinde aklına sıcak çay eşliğinde rahat bir pazar oyunu gelenler için News Tower biraz fazla gergin. Kendine stresli ama çok katmanlı bir yönetim oyunu arıyorsan, tam tersine aradığını bulduğun bir deneyim oluyor.

News Tower incelemesi
News Tower
Olumlu
Kat kat bina kurma, gürültü ve sıcaklık yönetimiyle derin planlama eğlenceli.
Muhabir uzmanlıkları, semt zevkleri ve okuyucu profilleriyle güçlü gazete tasarımı kısmı.
Mafya, belediye, ordu gibi gruplarla çıkar ilişkileri, kirli anlaşmalar ve vicdan arasında net bir gerilim.
Gerçek olaylara göz kırpan tarih akışı, telgraftan gelen haberlerle dönemi iyi hissettirmesi.
Haftalık gazete çıkarma döngüsü, haber seçimi ve sayfa düzeniyle tatmin edici kararlar.
Çalışan ihtiyaçları, mola alanları ve eğitim sistemiyle detaylı yönetim katmanı.
Çizgi roman tadında görsel stil ve canlı kule animasyonları, genel olarak sağlam teknik durum.
Olumsuz
Zorluk biraz fazla yüksek, kredi faizi ve baskı seviyeleri yüzünden seanslar fazlasıyla yorucu olabiliyor.
Kule büyüdükçe mikro yönetim artıyor, zamanla gazeteden çok bina ve insan kaynakları yönetiyorum hissi veriyor.
Görevler ve haftalık hedefler geç oyunda kendini tekrar edebiliyor.
Arayüz bilgiyle dolu, yeni oyuncu için ilk saatler karışık ve bunaltıcı olabiliyor.
Otomasyon sistemi yerleşim değişince bozulabiliyor, ayarları yeniden yapmak gerekebiliyor.
9

Etiketler: