Mirthwood, Bad Ridge Games tarafından geliştirilen ve iki farklı türü bir araya getirmeyi hedefleyen oldukça ilginç bir yapım. Oyunun bir tarafında düşmanlarla dolu toprakları keşfederek eski gizemleri çözmeye çalışan bir kahramanın epik macerası yer alıyor. Diğer tarafında ise keçi yetiştirip, turp ektiğiniz ve köylülerle derin sohbetlere dalıp, evlenebildiğiniz huzurlu bir yaşam simülasyonu var. Bu iki uç yan yana geldiğinde ortaya hem benzersiz, hem de yer yer kararsız hissettiren bir oyun deneyimi çıkıyor. Oyun, ne yazık ki biraz arada kalıyor.
Mirthwood, başlangıçta oyuncuya daha çok macera ağırlıklı içerikler sunuyor. Mantar toplamak, aileye çay hazırlamak gibi hafif görevlerle deneyim başlasa da bu pastoral hava kısa sürede bir haydut saldırısıyla bölünüyor. Bu olay karakterinizi “Free Lands” adlı açık dünya adasına sürüklüyor. Karakteriniz sıradan bir aşçı olabilir ama bu yeni topraklarda ondan beklenen, kaderini değiştirecek kahramanca işler yapmak. Hikâyenin bu kısmı oldukça hızlı ilerliyor ve oyuncuyu bir anda derin bir evrende bulunduruyor. Siz daha şoku atlatmadan maceralar başlıyor.
Senaryo, klasik bir “oraya git, şunu öldür, bunu getir” kurgusu etrafında şekillense de, dünya keşfetmeye değer kılınmış. Haritanın dört bir yanına dağılmış ganimetler ve kalıntılar, yolunuzdan sapmayı ve çevreyi kurcalamayı cazip hale getiriyor. Ganimet sistemi oldukça zengin, karakter gelişimi için gerekli eşyalar sık aralıklarla karşınıza çıkıyor. Bu da her oyuncuya farklı bir deneyim sunarak tekrar oynanabilirliği güçlendiriyor. Ancak hikâyenin kendisi oldukça sabit; oyuncunun yolu çok değişmese de oynanış biçimi farklılaşabiliyor Mirthwood içerisinde.
Macera tarafının en zayıf halkası ise savaş sistemi. Karakterler ve düşmanlar görsel olarak sanki bir Playmobil dioramasından çıkmış gibi yassı duruyor. Dövüşler ise ne yazık ki tatmin edici değil. Açık alanlarda sorun yaşanmasa da, dar alanlarda sadece sağa ve sola saldırabilme sınırlaması yüzünden, üst üste dizilen düşmanlar karşısında neredeyse çaresiz kalıyorsunuz. Özellikle mağaralarda sıkça yaşanan bu durum, dövüş sistemini zaman zaman eziyete dönüştürüyor.

Büyüler ve menzilli silahlar seçenekler arasında yer alıyor, ancak dar alanlarda etkili olmak yine de zor. Çoğu zaman elinizdeki kılıcı kullanmak en iyi çözüm gibi görünse de sistemin hantallığı yüzünden bu bile her zaman işe yaramıyor. Halbuki oyun size sürekli yeni ekipmanlar, kıyafetler, “Antik Pantolonlar” gibi ganimetler sunarak karakterinizi özelleştirmenize izin veriyor. Ancak tüm bu özelleştirmeler, sıkışık alanlarda karşılaştığınız savaş deneyimini telafi etmekte yetersiz kalabiliyor.
Buna karşılık, Mirthwood oyununun yaşam simülasyonu kısmı çok daha tatmin edici. Stardew Valley, The Sims ve Fable oyunlarından ilham alan bu taraf, adeta bambaşka bir oyun gibi hissettiriyor. Oyunun başında size herhangi bir açıklama yapılmadan verilen harap bir çiftlik evi, kısa sürede sizin kişisel yaşam alanınıza dönüşüyor. Geçmişinizde yaşanan yıkımın yarattığı travmayı turp ekerek, keçi besleyerek ve köy halkıyla bağ kurarak geride bırakmanız sağlanıyor.
Oyundaki diyalog sistemi oldukça derin. Karşınıza çıkan herkesle uzun konuşmalara girebilir, onların size sempati duymasını sağlayabilir, dostluklar veya aşklar kurabilirsiniz. Karakter ilişkileri zamanla aile kurmaya kadar ilerleyebiliyor. Hatta sizin yokluğunuzda sizi özleyecek bir aile bile oluşturabilirsiniz. Bu bölümdeki özelleştirme seçenekleri son derece başarılı olsa da, ana hikâyeyi takip etme zorunluluğu kimi zaman bu yaşam kurma özgürlüğünü kesintiye uğratabiliyor.
Tüm bu içerik zenginliğine rağmen, oyuncuların kaçamayacağı bir sorun var: Performans. Oyunun bu kadar çok mekanik barındırması performansı etkiliyor. Gece-gündüz döngüsü, yağmur başladığında ya da çok fazla düşman ekranı doldurduğunda oyunun hızı belirgin şekilde düşüyor. Geçiş sahnelerinde tamamen duraklamalar bile yaşanabiliyor. Bu sorunlar, ilerleyen güncellemelerle düzelebilir ancak şu an için deneyimi olumsuz etkileyen unsurlar arasında yer alıyor.

Bu performans sorunları yalnızca teknik bir detay olmaktan öte, zaman zaman oynanışı doğrudan etkileyebiliyor. Özellikle düşmanların sayıca fazla olduğu ya da çevresel efektlerin yoğunlaştığı anlarda yaşanan donmalar, dövüş anlarını sekteye uğratıyor ve oyuncunun tepkilerini yavaşlatabiliyor. Gün doğumu, yağmur gibi estetik anlar görsel olarak hoş olsa da, oyunun bu anlarda takılması atmosferi bozuyor. Sistemsel yoğunluk nedeniyle bu tarz sıkıntıların yaşanması anlaşılır olsa da, özellikle zorlu görevlerin ortasında gelen takılmalar, oyuncunun motivasyonunu ve Mirthwood oyununun kendisini ciddi anlamda baltalayabiliyor.
Yine de bu teknik aksaklıkların arkasında sadece iki kişilik küçük bir geliştirici ekibi olduğunu unutmamak gerekiyor. Bu kadar çok mekanik ve sistemin bir arada çalışabildiği bir oyun yapmış olmaları başlı başına bir başarı. Ufak tefek hataların ve performans düşüşlerinin zamanla düzeltileceğini düşünüyorum açıkçası. Oyunun dünyasına yatırım yapan oyuncular için bu sorunlar görmezden gelinebilir düzeyde kalabilir bence.
Hayatta kalma öğeleri dengeli bir şekilde oyuna yedirilmiş. Oyuncuya sürekli açlıkla ölüm arasında seçim yaptıran yapımların aksine, burada işler daha insaflı. Her gün bir avuç yaban mersini yemediğinizde ölmüyorsunuz. Uykuya da aşırı bağlı olmayan yapı, oyuncuyu rahat ettiriyor. Ayrıca bir ahlak sistemi de var. Ancak bu sistem, belli başlı tapınaklara gidip altın ödeyerek günahlarınızı temizlemenize izin verdiği için fazla ciddiye alınamıyor. Örneğin, köyü katledip sonra birkaç yüz altınla tüm günahlarınızdan arınabiliyorsunuz. Bu da sistemi fazlasıyla esnetiyor.
Sonuç olarak Mirthwood; Outward gibi açık dünya macera oyunlarını sevenlerle, Stardew Valley tarzı huzurlu yaşam simülasyonlarına ilgi duyanları ortak bir paydada buluşturmayı amaçlayan bir oyun. Her iki dünyadan da öğeler barındırmasıyla dikkat çeken bu yapım, eğer dövüş sistemi biraz daha pürüzsüz ve performansı daha stabil olsaydı, gerçekten uzun vadeli bir “evim gibi hissettiren” oyun olabilirdi. Yine de kalbinizi kazanabilecek kadar sıcak ve içten bir macera sunmayı başarıyor.






