Hellpoint

Hellpoint incelemesi

Dev bir uzay istasyonunun yıkımına neden olan gerçekleri araştırıyoruz.

Dünya genelinde hatırı sayılır bir hayran kitlesi edinen Dark Souls oyunlarına benzeyen, rol yapma oyunu ve aksiyon türünde olan yapımlara yenileri eklenmeye devam ediyor. Yaklaşık olarak 3 sene öncesinde bir demosu yayımlanan ve uzun bir geliştirme süreci geçiren Hellpoint isimli oyun da bu yapımlardan bir tanesi olarak karşımıza çıktı. Örneklerine fazlaca rastlamaya başladığımız bu zorlu türün mensubu olan bu yeni yapım, bakalım kendisini ön plana çıkarabilecek unsurları barındırıyor mu? Bu sorunun yanıtını, okumakta olduğunuz inceleme yazısında detaylıca vermeye çalışacağız.

Hellpoint

Hellpoint, Dark Souls ve Doom serilerinin karışımı mı?

Pek çok okurumuzun Dark Souls oyunlarına benzer yapımlara olan ilgiden haberdar olduklarını tahmin ediyorum. Video oyunu dünyasında güçlü bir etki bırakan bu türdeki oyunlar, popülerliğini arttırdıklarında From Software ekibinin tekelinde olmaktan çıkarak farklı örneklerini oluşturdular. Temelinde rol yapma oyunu ve aksiyon türlerini barındıran bu yapımların en yeni temsilcilerinden birisi de Hellpoint oldu.

Dark Souls oyunlarına benzer şekilde, incelemekte olduğum oyunda da; zorlu düşmanlarla karşılaşıyor, karakterimizi geliştirebiliyor, birkaç darbede ölebiliyor, deneyim puanlarımızı öldüğümüz bölgede bırakarak kayıt noktasından oyuna yeniden başlıyoruz. Benzer şekilde bu oyunda da bölüm sonu canavarlarıyla uğraşmamız gerekiyor ve bölüm sonu canavarlarını yendikçe bir çeşit ilerleme sağlayabiliyoruz.

Kısacası, daha öncesinden Dark Souls benzeri diye tabir edilen bir yapımı oynadıysanız, Hellpoint oyununu oynarken yabancılık çekmeyeceksiniz. Yalnız, bu oyunu deneyimlediğim ilk andan itibaren başka bir video oyunu serisinden de ilham aldığını gördüm ki bu video oyunu serisinin de Doom olduğunu söylemeliyim. Gerek hikayesi, gerekse bölüm tasarımları açısından kendimi adeta Doom 3 oyununun dünyasında hissettim.

Neden böyle hissettiğimi de Hellpoint oyununun hikayesinden bahsettiğimde muhtemelen anlayacaksınız. Bu oyun, Irid Novo isimli bir uzay istasyonunda geçiyor. Bu uzay istasyonu devasa bir boyuta sahip, harika bir tesis fakat tek bir kötü özelliği var o da karanlık güçler tarafından ele geçirilmiş olması. Şaka bir tarafa, Doom 3 oyunundakine oldukça benzer bir temayı barındıran bu yapım, mekanları bakımından da Doom 3 oyununu büyük ölçüde çağrıştırıyor.

Bu arada, From Software ekibinin geliştirdiği oyunlardaki gibi kısa yolları Hellpoint oyununda da açabiliyoruz. Aynı zamanda bölgeler arası ışınlanma noktalarımız ve çeşitli ulaşım araçları yine incelediğim yapımda yer alıyor. Birbirine benzer yapıda olan bu devasa uzay istasyonunun içerisindeki bölgelerde, karanlık güçler ve kozmik tanrılarla olan savaşımız zorlu noktalara tırmanıyor. Bizler de tüm kasvetiyle karşımıza çıkan bu istasyonun neden bu hale geldiğine dair soruları yanıtlamaya çalışıyoruz.

Hellpoint

Birbirine çok benzeyen mekanları arşınlıyoruz

İncelemekte olduğum yapımın oynanış mekaniklerine birazdan detaylıca değineceğim fakat ondan önce üst kısımda belirttiğim mekanlar konusunu biraz irdelemek istiyorum. Hellpoint oyunundaki mekanların büyük oranda birbirine benzediğini söylemiştim. Açıkçası bu durum beni pek memnun etmedi. Tabii ki tamamen birbirinin aynısı olan yerlerde geçmiyor bu oyun ama önemli bir kısmı benzer temanın hakim olduğu bölgelerden oluşuyor.

Örnek gösterdiğim Doom 3 oyununda da bu durum söz konusuydu. Oyunun özelinde bu durum bir eksiklik değil ama kendi tercihim, aksiyon odaklı video oyunlarındaki mekanların çeşitlilik barındırmasından yanadır. Aynı dönemde çıkışlarını gerçekleştiren Doom 3 oyunundan ziyade Half-Life 2 oyununun mekan tercihlerini daha çok beğenmiştim zamanında. Çok daha farklı bölgeyi ziyaret etmek, yine şahsi fikirlerime göre daha iç açıcı olurken, mekânsal anlamdaki karışıklıkları en aza indiriyordu.

Bu arada, Doom 3 bu işi gayet iyi başarmıştı ve benzer alanların kullanılmasına rağmen farklılıklarla bölgelerin birbirinden rahatlıkla ayrılmasını sağlıyordu. Hellpoint oyunu da örnek verdiğim FPS oyunu kadar olmasa da benzer temayı barındıran farklı mekanlarla karşımıza çıkıyor. Oldukça geniş bir oyun alanına sahip olmasına rağmen de bu oyunda tekrarlamalar göze batıyor. Sürekli birbirine benzeyen alanlarda, böylesine kasvetli bir oyunda ilerlemek de insanın hevesini bir miktar törpülüyor.

Bu konuda, benzer yapıda olmalarından ötürü Bloodborne oyununu örnek gösterebilirim. Bloodborne oyunundaki hemen her mekanın karakteristik bir özelliği bulunuyordu. Bununla birlikte, gidilen bölgelerde pek çok manzara hayranlık hissi oluştururken, kısa yolların keşfiyle ortaya çıkan bağlantı noktaları hayret verici bir etki bırakıyordu.Biliyorum ki Hellpoint yüksek bütçelerle geliştirilen bir yapıt değil ve geliştirme sürecinde oldukça sınırlı imkanlar kullanıldı.

Bloodborne oyunu da bu konuda oldukça farklı bir yere sahip ve bir uç örnek ama biraz daha detaylara özen gösterilerek mekan tasarımlarına gidilebilirdi diye düşünüyorum. Böylece, oyuncular benzer yapıdaki bölgelerde ilerlerken daha az bunalır ve oyundaki çeşitlilik bir nebze artardı. Birbiriyle aynı türe mensup olan bu kadar fazla sayıda oyun varken, mekan tasarımlarıyla öne geçilmeye çalışılmasının gerektiği fikrindeyim.

Hellpoint

Oyun mekanikleri fazlaca tanıdık geliyor

Bölümlerin yapısı açısından Doom 3 oyununa benzettiğim Hellpoint, oyun mekanikleri açısından ise Dark Souls serisinin en temel özelliklerini barındırıyor. Oyun ekranın sol üst kısmında can, dayanıklılık, enerji gibi göstergeler varken, sol alt köşede kullanılabilir olan yetenekleri görüyoruz. Düşmanları öldürdüğümüzde yine deneyim puanı kazanıyor, ölmeden kayıt noktalarına ulaşabilirsek bu puanlar vasıtasıyla karakterimizin özelliklerini arttırabiliyoruz.

Karakterimizin temel noktalarını özelleştiremediğimiz bu oyundaki silah kullanımları 3 seçenekle karşımıza çıkıyor. Bahsi geçen seçeneklerde; iki elle ağır silah kullanımı, bir hafif silah ve bir kalkan kullanımı, bir hafif silah ve bir menzilli silah kullanımı sistemlerinden birisini oyunda ilerledikçe tercih edebiliyoruz. Ben oyunun büyük bir kısmında daha bilindik olması açısından hafif silah ve kalkan kullanımı seçeneğini tercih ettim. Bazı noktalarda ise menzilli silahlar ve hafif silah birleşimini kullandım.

Tercihe göre bu geçişleri hızlıca yapabiliyoruz Hellpoint isimli yapıtta. Kontrolcünün analog olmayan yön tuşlarından sağa bastığımızda sağ eldeki silahı, sola bastığımızdaysa sol elimizdeki silahı hızlıca değiştirme imkanına sahibiz. İki elli ağır bir silah kullanmıyorsak, her iki elimiz için 3 farklı silahı hızlı kullanım için ayarlayabiliyoruz. Ayrıca 4 çeşit zırh alıp, karakterimize uygulama fırsatımız bulunuyor. Bu zırhlar; baş, gövde, kollar ve bacaklar olarak oyunun menüsünden atanabiliyor.

Tüm bunlarla birlikte oyunun menüsünü açtığımızda bulduğumuz özellikleri kullanabileceğimiz bir kısım da burada görülüyor. Kazanılan özel yetenekler bu menüde, tıpkı üst kısımda belirttiğim silahlar ve zırhlar gibi yerleştirilerek hızlı kullanıma hazır hale getirilebiliyor. Yine belirttiğim gibi Dark Souls oyunlarından oldukça aşina olduğumuz sistemleri Hellpoint ile yeniden karşımızda görüyoruz.

Oyunun genelinde de biraz hantal animasyonlarla birlikte örnek verdiğim From Software oyunlarıyla hayli benzer animasyonlarla karşılaştığımı söyleyeyim. Aslına bakarsanız Hellpoint oyununa yeni girdiğim anda karakterin animasyonlarını ve duruşunu yadırgamıştım. Bu yadırgama durumuysa fazla uzun sürmedi ve sonrasında gözüme fazla batmamaya başladı. Yine de karakterin zıplamasının gerektiği durumlarda animasyonların zayıflığı dikkat çeker halde kalıyor.

Hellpoint

Savaşlarda çok fazla kan döküyoruz

Savaş mekanikleri ve savaş animasyonları açısından baktığımda ise Hellpoint oyununu takdir ettim. Karakterimizin savaş tarzına göre gayet tatminkar mücadeleleri bu oyunda görebiliyoruz. Darbelerin düşmana teması, düşmanların bize karşı saldırıları başarılı animasyonlarla gerçekleşiyor. Kan efektleri ve çeşitli animasyonlarla durum rahatsız edici bir etkiden çok keyifli bir oynanışın oluşmasını sağlıyor.

Hellpoint oyununu PlayStation 4 üzerinden deneyimledim. Hafif silah ve kalkan ikilisini seçtiğimde R1 tuşu hızlı vuruş, R2 tuşu ise ağır vuruşlar atmamızı sağlıyor. L1 tuşuyla kalkanımızı veya menzilli silahımızı kullanırken, L2 tuşu bizim hızlı koşmamıza yardım ediyor. Ayrıca söylemeye gerek var mı bilmiyorum ama yaptığımız her bir hamle, dayanıklılık göstergemizin azalmasına neden oluyor ki kısa sürede bu gösterge kendiliğinden yine doluyor.

Silah çeşitliliğinin incelemekte olduğum oyun için gayet yeterli olduğunu söyleyebilirim. Birbirinden farklı özellikler barındıran pek çok silah bulunuyor. Bir balta veya kılıçtan, ağır iki elle kullanılan silaha, menzilli bir ışın tabancasından, savunmaya öncelik verenlerin kullanacağı kalkana kadar farklı seçenekler mevcut. Bunlara özel güçleri de eklediğimizde bu oyundaki savaş çeşitliliği üst seviyelere ulaşabiliyor.

Benzer türdeki oyunlarda olduğu gibi Hellpoint oyununda da düşmanların güçlü darbeleriyle karşılaşıyoruz. Bazı düşmanlar oldukça sert tekli hamleler vurabilirken, bazı düşmanlar ise peşi sıra darbeler indirerek kısa sürede kayıt noktasına geri dönmemize neden olabiliyorlar. Bölüm sonu canavarları ise birbirinden farklı özellikler gösteriyor ve yenilmeleri için bir hayli çaba sarf etmemiz gerekiyor. Bu çabanın bir kısmı da bölüm sonu canavarlarının özelliklerini anlayabilme kısmı oluyor.

Düşman çeşitliliği ve tasarımına baktığımızda da Hellpoint oyununun geçer not aldığını söyleyebilirim. Bölgesel olarak birbirine benzeyen düşmanlarla mücadele etmemiz gerekiyor ki bu pek iyi bir durum değil ama farklı mekanlara gittikçe yeni rakipleri görmek çeşitliliği kısmen de olsa arttırıyor. Ayrıca, bölüm sonu canavarlarının birbirlerinden farklı yapılarda olması da bir artı olarak kenara yazılabilir.

Hellpoint

Karakter geliştirme sistemi nasıl işliyor?

Karakterimizi geliştirmek adına kullanılan yöntemler yine üst kısımda örneğini verdiğim video oyunlarıyla hayli benzerlik gösteriyor. Karakterimizin temel özelliklerini geliştirmek istiyorsak kayıt noktalarını kullanabiliyoruz. Kazanılan deneyim puanlarıyla buradaki birimler arttırılabiliyor ve bazı eşyalar deneyim puanına çevrilebiliyor. Bu birimleri arttırmamız hem saldırı hem de duruma göre savunma gücümüzün armasına neden oluyor.

Hellpoint oyununda topladığımız yetenek puanlarıyla 7 farklı bölümde geliştirme yapabiliyoruz. Bu 7 karakter geliştirme bölümü; can seviyesi, enerji seviyesi, dayanıklılık seviyesi, yük taşıma kapasitesi, refleks yeteneği, aşinalık ve önsezi olarak sıralanıyorlar. En üstte saydığım can, enerji ve dayanıklılık seviyelerindeki artışlar, benzer oyunlardaki gibi doğrudan bu unsurların göstergelerinin uzamasını sağlıyorlar. Ayrıca, seviye artışları da farklı bir mekanikle karakterimizin savunma katsayılarını arttırıyor.

Genel karakter geliştirme seçeneklerinin dışında Hellpoint oyununda farklı geliştirme noktaları da yer alıyor. Bu noktalarda, eşyaları geliştirebiliyor, eşyalara yeni özellikler ekleyebiliyor veya sağlığımıza dair işlemleri gerçekleştirebiliyoruz. Saydığım şekilde bu geliştirme alanlarının her birisi ayrı bir masa olarak karşımıza çıkıyor. Bu kısımları, çeşitli maddeleri topladıkça ziyaret etmenin önemli yararları olduğunu söylemek isterim.

Örneğin teknoloji istasyonu olarak adlandırılan yerlere gittiğimizde silahlarımıza farklı özellikler ekleyebilme imkanına sahip oluyoruz. Benzer şekilde silahlarımızı geliştirebildiğimiz bir nokta da bulunuyor. Bu noktalarda deneyim puanlarıyla beraber oyunda topladığımız hammaddeleri kullanmamız bizden isteniyor. Bahsettiğim hammaddeler ise toplanan eşyalardan elde edilebiliyor veya oyun alanından doğrudan alınabiliyor.

Düşmanlardan ve oyun alanından sıklıkla yeni eşyaların ve hammaddelerin bulunduğunu, eğer bu oyunu oynarsanız göreceksiniz. İşe yaramayan pek çok zırh ve silahı da parçalarına ayırarak hammadde üretmekte kullanıyoruz. Kısacası, karakter geliştirme adına tatminkar bir seçenek havuzu Hellpoint oyununda bulunuyor ve bu konuda oyuncular aynı eşyaları kullanmak zorunda kalmaktan kurtuluyor.

Hellpoint

Hellpoint, başarılı bir oyun olarak anılabilecek mi?

İnceleme yazısında pek çok duruma değindim ve belki de zihninizin biraz karışmasına neden oldu. Genel anlamda baktığımda Hellpoint için kötü bir oyun diyemiyorum fakat çok büyük farklılıklar da oluşturmuş bir yapım olarak da nitelendiremiyorum. Oynanış anlamında başarılı adımlar atılmasına karşın, görsel açıdan iç karartıcı ve kendini tekrar eden bir yapı ortaya çıkmış durumda. Grafikler açısından da çok iç açıcı yorumlar yapamıyorum ne yazık ki.

Bu oyunu deneyimlediğim PlayStation 4 konsolunda beni etkileyen sahnelerle karşılaşamadım. Sesler açısından da vasatın aşıldığını söyleyemiyorum. Performans anlamında da bazı sorunlar kendini gösteriyor. İnceleme kopyası henüz oyun çıkışını gerçekleştirmeden elimize geçtiği için çevrim içi yapıyı da oyuncu azlığından ötürü tam olarak deneyimleyemediğimi belirtmem gerekiyor. Öte yandan, incelediğim yapımın Nintendo Switch konsoluna da çıkacak olması, bu konsola sahip oyuncular için benzer türdeki yapımların fazla olmaması açısından sevindirici olabilir.

İşte tam da burada ortaya diğer seçenekler çıkıyor ve Hellpoint Nintendo Switch dışındaki platformlarda kendisini rakiplerinden ayıracak büyük özellikler barındırmıyor. Yalnızca, fiyatının rakiplerine göre uygun olması bu konuda biraz avantaj sağlayabilir ama diğer özellikleriyle sıradan ve sıkıcı bir Dark Souls benzeri oyunlar karşı karşıya kalıyoruz şahsi fikirlerime göre.

Yeniden üst kısımda söylediğimi yinelersem Hellpoint kesinlikle çok kötü diye tabir edilecek bir oyun değil. Kendine has bir tama barındırıyor ve bu tema üzerinden yadırganmayacak bir oynanış sunuyor. İnceleme yazısı boyunca dile getirdiğim mekan çeşitliliği, bazı animasyon aksaklıkları ve çok farklı unsurlar barındıramaması gibi nedenlerden dolayı cazibesini benim gözümde pek sağlayamıyor. Yine de uygun fiyatı sebebiyle bu oyunu deneyimleyebilirsiniz.

Hellpoint
Dark Souls oyunlarına benzeyen bir yapı barındıran Hellpoint, büyük bir uzay istasyonundaki gizemi çözmemiz adına bizi yönlendiriyor. Zorlu yapısına karşın, silah çeşitliliği ve geliştirme seçenekleriyle ortalama bir video oyunundan fazlasını sunabiliyor kendisi. Tüm oyunun bir uzay istasyonunda geçmesi ve oldukça kasvetli ortamlar barındırması nedeniyle bu oyun mekan anlamında fazla bir çeşitlilik sağlayamıyor. Aynı türdeki rakiplerine karşı çok önemli farklılıklar sunmamasına karşın uygun fiyatıyla dileyenler bu oyunu rahatlıkla deneyimleyebilir. Hellpoint oyununun PC, PlayStation 4 ve Xbox One platformlarının yanında Nintendo Switch için de geliyor olması, bu portatif oyun konsolu sahipleri için ortalamanın üstünde bir Dark Souls benzeri oyun seçeneğini ortaya çıkartacaktır.
Olumlu
Savaş mekanikleri açısından başarılı bir yapıyı barındırıyor.
Silah çeşitliliği ve geliştirme seçenekleri gayet tatmin edici seviyede.
Günümüzün koşullarına göre uygun bir fiyat etiketine sahip.
Nintendo Switch tarafında fazla seçeneği bulunmayan Dark Souls benzeri yapımlara iyi bir alternatif olacaktır.
Olumsuz
Karakter animasyonları günümüzün koşullarının gerisinde kalıyor.
Dark Souls benzeri olan oyunlarla kıyaslandığında kendisini öne çıkarabilecek farklılıklar barındıramıyor.
Görsel açıdan çok olumlu bir etki bırakamıyor.
Mekan tasarımları tamamen aynı olmamasına karşın birbirlerine çok benziyor.
6.2
Abone Ol
Bildir
guest
0 Yorum
Satır Arası Geri Bildirimler
Tüm yorumlara bak.
0
Yorumlarınızı merakla bekliyoruz. x
()
x