Uzay boşluğunun derinliklerinde geçen her yeni macera, oyuncuyu bilinmeyenin o soğuk ve affetmez kollarına bırakır. DON’T NOD tarafından geliştirilen Aphelion isimli bu yeni bilimkurgu oyununu elime aldığımda beklentilerim oldukça yüksekti. Kapsamlı bir Aphelion inceleme yazısı hazırlamak için Persephone gezegeninin dondurucu yüzeyine ilk adımımı atarken, HOPE-01 gemisinin kaza alanında hayatta kalma mücadelesinin bu denli zorlu geçeceğini hiç tahmin etmemiştim. Gördüklerim karşısında hem şaşırdım, hem de biraz hayal kırıklığına uğradım.

Aphelion oyununun tam olarak ne olduğunu merak edenler için hemen belirteyim, bu yapım aksiyon, macera, platform ve gizlilik türlerinin oldukça cesur bir harmanını sunuyor. Yabancı bir gezegende hayatta kalmaya çalışırken, Uncharted tarzı epik tırmanma dinamikleri ile Alien: Isolation oyunundaki o nefes kesen gizlilik anlarını tek bir potada deneyimliyorsunuz. Ekranda sizi yönlendiren hiçbir arayüzün olmaması atmosferi daha da güçlendiriyor.

Hikayenin büyük bir bölümünde Doktor Ariane Montclair karakterinin kontrolünü devralarak zorlu doğa koşullarıyla yüzleşiyoruz. Geminin ağır hasar alıp kaza yapmasının ardından kendimizi Persephone gezegeninin dondurucu dağlık arazisinde tek başımıza uyanmış halde buluyoruz. Ariane ile ilerlerken şiddetli fırtınalara göğüs germek, kırılgan buz kütleleri üzerinde son derece dikkatli adımlar atmak ve devasa derinlikteki uçurumlardan atlamak zorundayız.

Platform ve tırmanış mekaniklerini derinlemesine deneyimlediğimde ne yazık ki oynanışı etkileyen bazı hantallıklar fark ettim. Karakterin hareketleri çoğu zaman akıcı hissettirmekten oldukça uzak kalıyor. Uçurumlardan atlarken veya kancamızı kullanırken yaşanan o hantal ağırlık hissi, tırmanış sekanslarının potansiyel heyecanını büyük ölçüde baltalıyor. DON’T NOD, deneyimsiz bir stüdyo değil ve onlardan çok daha tepkisel bir kontrol şeması beklerdim.

Tüm bu pürüzlere rağmen Persephone gezegeninin çevre tasarımı kesinlikle büyük bir övgüyü hak ediyor. Karlı zirveler ve zifiri karanlık mağaralar arasında dolaşırken ortamın o ıssız ve ölümcül güzelliğine hayran kalmamak elde değil. Şiddetli bir fırtına koptuğunda sığınacak bir yer arama telaşı veya buzun kırılma sesini duyduğunuz anki panik, oyunun atmosferik başarısını kanıtlıyor.

Aphelion oyununun senaryosu sadece Ariane etrafında şekillenmiyor ve bize Thomas Cross adlı diğer astronotun gözünden de taze bir bakış açısı sunuyor. Kaza sonrası ağır yaralanan Thomas ile birlikte gizemli ve tamamen terk edilmiş bir insan araştırma üssünü keşfe çıkıyoruz. Bu bölümlerde aksiyondan ziyade hikaye anlatımı, bulmaca çözme ve etraftaki ipuçlarını araştırma ögeleri çok daha ağır basıyor ve oyun bir anda bambaşka bir deneyime dönüyor.

Ariane ve Thomas karakterleri arasında sürekli gidip gelen bu çift yönlü anlatım tarzı, oyuna gerçekten çok farklı bir dinamizm katıyor. İki karakterin de birbirinden habersiz şekilde hayatta kalma çabası ve aralarındaki o kopuk bağ, Aphelion ile sunulan senaryonun temel itici gücünü oluşturuyor. Geliştirici ekibin karakter draması yaratma konusundaki bilindik ustalığı, burada da oyuncuyu hikayeye bağlamayı başarıyor.

Dondurucu gezegende tamamen yalnız olmadığımızı acı bir şekilde anladığımız an ise oyunun genel tonu aniden karanlık bir hal alıyor. Peşimize düşen ve Nemesis olarak adlandırılan o korkunç uzaylı yaşam formu, oyuncuya kelimenin tam anlamıyla kabuslar yaşatıyor. Yaratığın o tuhaf ve kestirilemez hareket tarzı, adım attığınız her yeni bölgede sürekli tetikte kalmanızı zorunlu kılıyor.

Nemesis adlı bu vahşi varlıkla karşılaştığınızda doğrudan savaşmak gibi bir seçeneğiniz asla bulunmuyor, tek çareniz dikkatlice kaçıp saklanmak. Dar ve labirent gibi mağaralarda yaratığın ayak seslerini dinleyerek gölgelerin içinde gizlenmek gerçekten kalp atışlarınızı hızlandıracak bir deneyim. Ani ve doğru tepkiler vermenizi gerektiren bu gizlilik sekansları, Aphelion içerisindeki ilgi çekici macerayı bir anda saf bir hayatta kalma mücadelesine çeviriyor.

Aphelion oyununun teknik tarafına ve işitsel tasarımına baktığımda ise bazı detayların biraz daha güçlü olmasını içtenlikle umardım. Çevresel ses efektleri gerilimi oldukça başarılı yansıtsa da, karakterin yüksekten düşmesi veya buzdan kayması gibi hareketli aksiyon anlarında sesler maalesef zayıf kalıyor. Ayrıca oynanış sırasında karşılaştığım ufak tefek animasyon hataları, yapımın tam anlamıyla cilalanmadan piyasaya sürüldüğü hissini yaratıyor.

Oyunun hikaye gidişatı ilk saatlerde son derece güçlü bir gizem hissiyle oyuncuyu tamamen içine çekmeyi başarsa da, sonlara doğru senaryonun odağında yaşanan ani değişim beni epey hayal kırıklığına uğrattı. Karakterlerin kendi aralarındaki o derin bağ ve çaresiz hayatta kalma mücadelesi yavaş yavaş arka plana itilirken, yetersiz işlenmiş yan temaların öne çıkması Aphelion ile sunulan genel anlatının etkisini belirgin şekilde zayıflatıyor.

Toparlamak gerekirse, uzayın derinliklerinde geçen bu yeni macera son derece yüksek yaratıcı vizyon barındırsa da uygulamada maalesef bazı tökezlemeler yaşıyor. Kontrollerdeki belirgin hantallık ve hikayenin son kısımlarındaki ivme kaybı can sıkıcı olsa bile, sunduğu o yoğun atmosfer ve gerilim dolu kaçış sekansları için kesinlikle deneyimlenmeyi hak ediyor. Bilimkurgu temalı zorlu bir keşif arıyorsanız, Persephone gezegeninin soğuk sırları Aphelion ile keşfedilmeyi bekliyor.

Aphelion

6
Tür: Bilim Kurgu, Aksiyon, Macera, Parkur, Gizlilik
Platform: PC, PlayStation 5, Xbox Series S, Xbox Series X
Mod: Tek Oyunculu

Artılar

  • Ekranda arayüz bulundurmayan yapısıyla oyuncuyu tamamen içine çeken ıssız ve soğuk çevre tasarımı.
  • İki farklı karakterin perspektifinden anlatılan ve merak uyandıran başlangıç hikayesi.
  • Nemesis adlı uzaylı varlıktan saklanırken yaşanan kalp çarpıtıcı hayatta kalma ve kaçış sekansları.
  • Fırtına ve buz kırılması gibi detaylarla desteklenen başarılı çevresel atmosfer.

Eksiler

  • Tırmanış ve atlama gibi temel platform mekaniklerinde oyuncuyu yoran hantal kontroller.
  • Başlangıçtaki güçlü gizem hissini sonlara doğru kaybederek odak değiştiren senaryo.
  • Karakterin yüksekten düşmesi veya kayması gibi fiziksel anlarda zayıf kalan ses efektleri.
  • Oyunun tam olarak cilalanmadığını hissettiren ufak tefek animasyon hataları ve teknik pürüzler.

Etiketler: