Gözü kara ama bir o kadar da iğrenç bir oyun Goblin Cleanup ve ben buna şaşırtıcı biçimde bayıldım. Her şeyden önce fikir harika bir kere: Kahramanlar ya da maceracı hevesliler zindanı talan ettikten sonra ortalığı toparlamak için içeri giren temizlik ekibini oynuyorsunuz. Benzer konseptler daha önce gördük, evet ama bu oyunun da kesinlikle benzersiz yanları var.
Goblin Cleanup, biraları toplayıp tuvalet kâğıdını rulosuna geri sarmaktan ibaret değil elbette. Yerlerdeki kanı paspaslıyorsunuz, kopmuş uzuvları büyülü sandıklara (Mimiclere) yediriyorsunuz ve her şeyi yeniden ait olduğu yere yerleştiriyorsunuz. Birinci şahıs bakışından paspas atıp, mobilya sürüklüyorsunuz ama isterseniz üçüncü şahıs kameraya da geçebiliyorsunuz ve biraz sihir bile var.
Sihir var dediysek, işler çok kolaylaşmıyor yine de. Mesela; masaları, sandalyeleri bizzat taşımak şart ama meşaleleri mana ile yakıp, besleyebilmek düşündüğünüzden eğlenceli. Tahmin edeceğiniz gibi kahramanımız bir goblin ve üstelik alımlı bir goblin. Dungeon Keeper ya da Warcraft günlerindeki pespaye yeşillerden söz etmiyoruz; parlak saçlar, hizmetçi kıyafetleri ve özelleştirilebilir paspaslarla arz-ı endam ediyorlar bu oyundaki karakterlerimiz.
Goblin Cleanup oyununu oynarken üçüncü şahıs kameraya alıp, karakterinizin kostümüne bakmanın ötesinde, bu süsü püsü arkadaşlarınıza göstermek isteyeceksiniz; oyun özünde eşli oynanış üzerine kurulu. Ben inceleme gereği çoğunlukla tek başıma denedim ama koridorlarda parça fırlatıp yakalama, tuzakların arasından sıyrılma gibi anlarda eşli oynamak ilaç gibi geliyor.

Evet, tuzaklar dedim; sonuçta buralar zindan ve dışarıdaki iyilikseverleri kovalamanın yolu bu. Ne yazık ki bu kural temizlikçilere de işliyor. Bir anlık dalgınlıkla yenebilir, yanabilir, ezilebilir ya da otomatik ödemeye bağlanmış bir spor salonu üyeliğine yazılıp 2033’e kadar iptal etmeyi unutabilirsiniz; üstelik yalnızca bir kere gitmiş olmanıza rağmen.
Ölüm riski Goblin Cleanup içerisinde hem artı hem eksi. Bir yandan sizi temkinli oynamaya zorluyor, öte yandan umursamazlık veya ara sıra yaşanan teknik pürüzler görevin süresini uzatınca can sıkabiliyor. Kısaca, zindanın belirli bir bölümünü temizlemekle görevlendiriliyorsunuz ve ışınlandığınız anda işinizi bitirmek için sınırsız vaktiniz var.
Karşınıza çeşitli hedefler çıkıyor: mobilyaları yerine koymak, kan göllerini sildirmek, uzuvları o aç gözlü sandıklara yedirmek gibi. “Ölmeden bitir” ya da “sınırlı hamlede yap” gibi bonus koşullar da var. Ben daha kontrol şemasını kurcalarken, bir uzvu Mimic’e fazla yaklaşarak yedirmeye kalkıp “hop” afiyetle mideye indirilince bu bonuslar erkenden uçtu gitti. Tezgâhın üstündeki şu parça da ne? Temizlenecek daha fazla uzuv mu var? Evet, benimkiler…
Tam bitirecekken oyunun size ek hedefler açması hiç şaşırtmasın; Goblin Cleanup, işi sona yaklaşınca işi daha da kızıştırmayı seviyor. Buna güzel bir örnek: Başka odadaki Mimic’i doyurmak için tuzak dolu koridordan geri dönmem gerektiğini fark ettim. Eşli modda olsam parçayı arkadaşımın üzerine atıp işi hızlandırabilirim ama tek başına oynarken atış yaptığınızda parça yere çarpınca etrafa kan saçılıyor ve sonra o yeni lekeleri de temizlemek gerekiyor.

Paspaslar da bildiğiniz saplı bezler değil; bir dağıtıcıdan “blob” gibi fırlatılıyorlar. Tamamen kirlenince kullanmaya devam etmek daha çok kan yaymanıza yol açıyor. Onları bile tek tek Mimiclere yedirip temizliğe yardım etmelerini sağlamanız gerekiyor Goblin Cleanup içerisinde.
Düz gidecek sandığınız iş bir anda çorap söküğü gibi dağılıyor. Tıpkı halı yıkarken alt kata bir çay almaya inip geri dönünce çalışma alanına kahve damlattığınızı fark etmek gibi. Sinir bozucu kulağa gelse de asıl çekicilik burada. Fikre vuruldum ve iyi olma potansiyeli çok net.
Şu ana kadar yaşadıklarımdan gördüğüm kadarıyla yalnızca potansiyel değil, gerçekten iyi bir iş var; ufak tefek pürüzlerin çoğu da benim sakar parmaklarımla el-göz koordinasyonuma yazılabilir. Crisalu Games, Goblin Cleanup ile bence doğru yolda.
Üstelik yayımlama tarafında Team17 ekibinin adını görmek de güven veriyor. Kendilerinin piyasaya sürdüğü geçmiş birçok oyunu oynadım. Belki artık hazine peşinde koşmayı bırakıp mekânı pırıl pırıl yapma zamanı gelmiştir; burada gerçek kahramanlar temizlikçiler.





