Oyun dünyasında devasa bir potansiyel taşıyan yepyeni bir macera arıyorsanız, Everwind tam size göre olabilir. Temelinde hayatta kalma mekaniklerini barındıran bu yapım aslında voksel grafiklere sahip oldukça iddialı bir açık dünya ve rol yapma oyunudur. Sürekli gökyüzünde süzülen adalarda dolaştığınız bu macerayı hayal etmek isterseniz, Minecraft oyununun blok blok inşa etme özgürlüğü ile The Elder Scrolls V: Skyrim efsanesinin zindan temizleme ve ganimet toplama heyecanını harmanlayan bir yapım düşünebilirsiniz kendisini.

Everwind oyununu benzerlerinden ayıran en büyük özellik sabit bir üs kurmak yerine devasa bir uçan gemi inşa etmenizdir. Oyuna ilk adım attığınızda bu seyyar kalenizi bloklar yardımıyla baştan aşağı kendiniz tasarlıyorsunuz. Gittiğiniz her yere evinizi ve kaynaklarınızı da beraberinizde götürmek gerçekten muazzam bir özgürlük hissi veriyor. Bu yenilikçi yaklaşım klasik hayatta kalma türüne adeta taptaze bir nefes getiriyor ve oyuncuyu sürekli keşfetmeye itiyor.

Görsel tasarıma baktığımda oyunun kendi kimliğini bulmayı başardığını rahatlıkla söyleyebilirim. Voksel tabanlı bir dünyası olmasına rağmen rakiplerinden çok daha farklı ve detaylı bir sanat tarzına sahip. Prosedürel olarak oluşturulan devasa haritada uçarken bulutların arasından süzülmek ve birbirinden farklı biyomları izlemek görsel bir şölene dönüşüyor ama bu güzelliğin düşük donanımlı sistemlerde performans sorunları yaratabileceğini de aklınızdan çıkarmamanız gerekiyor.

Optimizasyon konusunda kendi deneyimim oldukça şaşırtıcıydı; oyun ilk andan itibaren son derece akıcı hissettirdi. Ayarlara hiç dokunmadan sabit bir kare hızında pürüzsüz bir deneyim yaşadım ve bu durum yeni çıkan bir yapım için (özellikle de Erken Erişim sürecinde olduğunu göz önünde bulunduracak olursak) gerçekten takdire şayan. Oyunun başlarındaki ilerleme hızı o kadar iyi ayarlanmış ki saatlerce başından kalkmak istemiyorsunuz. Yine de her şeyin tamamen kusursuz olduğunu söylemek maalesef pek mümkün değil.

Gemi inşa mekanikleri, Everwind deneyiminin tam kalbinde yer alıyor ve bu sistemin derinliği gerçekten etkileyici. Uçan geminizi tamamen kişiselleştirebiliyorsunuz ve taktığınız her parçanın fiziksel bir karşılığı var. Daha fazla balon ekleyerek geminin yükselme hızını artırabiliyor veya yeni motorlar takarak ileriye doğru itiş gücünü güçlendirebiliyorsunuz. Hayalinizdeki o devasa gökyüzü korsan gemisini tasarlamak saatlerinizi keyifle harcayacağınız bir aktiviteye dönüşüyor.

Ancak bu inşa sürecinin bazı sinir bozucu yanları da yok değil. Her şeyi tek tek elle yerleştirmek bazen fazla ilkel hissettirebiliyor ve blokların tam istediğiniz gibi hizalanmaması can sıkıyor. Daha da kötüsü tüm geminizin ve yeniden doğma noktanızın kolayca parçalanabilen tek bir bloğa bağlı olması çok büyük bir tasarım hatası. Yanlış bir çatışmada bu bloğu kaybederseniz saatlerce uğraştığınız geminizle vedalaşmak zorunda kalabilirsiniz.

Keşif hissiyatı, oyunun vadedip de tam olarak sunamadığı alanlardan biri olarak öne çıkıyor. Adalarda ne olduğunu anlamak için kullanabileceğiniz bir tarama özelliği var ama bunun işleyişi oldukça zayıf tasarlanmış. Tarayıcıyı çalıştırdığınızda sadece zaten yüzlerce metre uzaktan çıplak gözle görebildiğiniz ilgi noktalarını işaretliyor. Gizli mağaraları veya eşsiz kaynakları bulmak için daha derinlemesine çalışan bir mekaniğe sahip olmayı kesinlikle çok isterdim.

Prosedürel harita üretimi devasa bir dünya sunsa da bu büyüklük bir süre sonra boşluk hissine dönüşüyor. Saatler süren maceram boyunca adaların üzerinde sürekli aynı birkaç iskelet ve temel hayvan türüyle karşılaştım. Bazen göçebeler ve çok sevimli kapibara sürüleri görmek yüzümü güldürse de düşman çeşitliliğinin kesinlikle artırılması gerekiyor. Birbirine çok benzeyen boş adalar bir süre sonra keşfetme arzunuzu yavaş yavaş köreltmeye başlıyor.

Neyse ki zindan tasarımları ve içerideki mücadeleler Everwind dünyasının kurtarıcı özelliklerinden biri olmayı başarıyor. Zindanlara girip, güçlü düşmanlarla yüzleşmek ve sonunda o tatmin edici ganimetlere ulaşmak oldukça eğlenceli. Karşınıza çıkan bölüm sonu canavarları gerçekten zorlayıcı taktikler gerektiriyor ve sizi hazırlıklı olmaya zorluyor. Zindanları temizleyip tam set zırhlar üretebilecek malzemeleri toplamak oyundaki gelişim hissini doruklara çıkarıyor.

Savaş sistemi ise aksiyon tabanlı rol yapma oyunlarını andırıyor ama biraz daha cilalanmaya ihtiyacı var. Karşınıza çıkan kolay düşmanları hızlıca alt ederken aniden sizi tek vuruşta indirebilecek bir canavarla karşılaşabiliyorsunuz. Dövüşürken blok yapmanın veya savuşturmanın pek bir avantaj sağlamadığını fark ettim ve bu yüzden sadece saldırı tuşuna basıp kaçmak en iyi taktik haline geliyor. Dövüşlerin daha taktiksel bir derinliğe kavuşması şart.

Oyunun sihir ve büyü sistemi benim en çok hoşuma giden yeniliklerden biri oldu. Büyülü asalar veya kitaplar bulduğunuzda klasik mana sistemi yerine dayanıklılık harcayarak büyü yapıyorsunuz. Bu eşyaların belirli bir kullanım ömrü veya şarjı olması kaynak yönetimini çok daha stratejik bir hale getiriyor. Güçlü bir ateş büyüsü savurmak çok tatmin edici olsa da şarjınız bittiğinde aniden savunmasız kalmak gerilimi artırıyor Everwind içerisinde.

Karakter gelişimi ise yetenek ağaçları ve eşya yükseltmeleriyle oldukça sağlam bir temele oturtulmuş. Kazandığınız deneyim puanlarıyla yeni yetenekler açarken, Everwind içerisinde aynı zamanda silahlarınıza ve zırhlarınıza yuvalar açarak özel taşlar yerleştirebiliyorsunuz. Özellikle efsanevi altın sandıkları bulduğunuzda içinden çıkan güçlü eşyalar oyun tarzınızı tamamen değiştirmenize olanak tanıyor. Eşya seviyenizi adım adım yükseltmek ve daha tehlikeli adalara yelken açmak muazzam bir ilerleme tatmini sunuyor.

Ganimet toplama kısmı ne yazık ki en çok şikayet ettiğim konulardan biri oldu. Etraftaki fıçıları kırmak ve sandıkları açmak ilk başta eğlenceli gelse de envanteriniz kısa sürede işe yaramaz eşyalarla dolup taşıyor. Saatlerce oynadıktan sonra sandıklarım dolusu malzemeyle baş başa kaldım ama gemi parçaları dışında çoğunu kullanabileceğim bir üretim formülü bulamadım. Eşya düşme oranlarının ve üretim tariflerinin acilen elden geçirilmesi gerekiyor.

Hayatta kalma mekaniklerinin çok bunaltıcı olmaması Everwind adına olumlu bir gelişme. Sürekli yemek yemek için anlamsız mini oyunlar oynamak zorunda kalmıyorsunuz ve oyun sizi gereksiz yere cezalandırmıyor. Ancak işin temel kaynak toplama kısmı bazen biraz fazla tekrara binebiliyor. Her bloğu ve kaynağı hak ederek kazanmak güzel olsa da daha az angarya hissettirecek pratik sistemlerin eklenmesi oyuncu deneyimini çok daha yukarı taşıyacaktır.

Bütün bu artı ve eksi yönleriyle değerlendirdiğimde Everwind oyununun mevcut haliyle gelişime çok açık olduğunu rahatça söyleyebilirim. İçinde muazzam bir potansiyel barındırıyor ama bu cevherin parlaması için ciddi hayat kalitesi güncellemelerine ve yeni içeriklere ihtiyacı var. Karşılaştığım ufak tefek hatalar ve mekaniksel pürüzler bazen hevesimi kırsa da geliştirici ekibin ortaya koyduğu vizyonu takdir etmemek gerçekten elde değil.

Sonuç olarak gökyüzünde kendi gemisiyle süzülmek ve uçsuz bucaksız adaları keşfetmek isteyenler için Everwind kesinlikle şans verilmesi gereken bir yapım. Voksel grafikli hayatta kalma oyunlarını veya aksiyon dozu yüksek rol yapma mekaniklerini seviyorsanız burada sizi saatlerce ekrana kilitleyecek bir macera bekliyor. Sabırlı olup oyunun gelişim sürecine tanıklık ederseniz gelecekte kendi türünün en iyi örneklerinden biri olabilecek harika bir oyunu oynamış olursunuz.

Etiketler: