Massive Work Studio ve Prime Matter, oyuncuları yepyeni bir video oyunu ile birlikte, benzersiz bir maceraya daha gönderiyor. Bu macera, Dolmen isimli bir yapıt ile sunuluyor. Bu oyunda Revion Prime isimli uzaylı bir gezegene yolculuk yapıyoruz ve Dolmen adına sahip kristallerden örnekler topluyoruz. Yalnız bu kristaller, tahmin edebileceğiniz üzere gerçek üstü özelliklere sahip ve kendileriyle etkileşime geçmek, gerçeklikler arasında etki yaratıyor. Bu etkiler dahilinde de farklı boyutlardan yaratıklar, diğer boyutlara geçiş yapabiliyor ve hatta boyutların kendileri birleşebiliyor. Bizlerin de bununla mücadele etmemiz gerekiyor.

Dolmen oyununda boyutların birbirine girmesi aslında çok güzel bir şey ile sonuçlanıyor. Bu şey ise oyundaki düşman çeşitliliğin tam ayarında olması. Yaşatılan bu deneyim, bölümlere ayrılmış bir şekilde sunuluyor ve her bölüm de ortalama 1-2 saat sürüyor. Oyuncuların karşısına her bölümde farklı tarzlarda, benzersiz şekillerde yeni düşmanlar çıkartılıyor. Oyundaki tüm deneyiminiz boyunca tamamen farklı hissettiren düşmanlarla karşılaştığınız için de oyun sizi hiç sıkmıyor. Dolmen, Souls tarzı bir deneyim sunduğu için sürekli aynı düşmana değil de farklı farklı düşmanlara karşı ölmek de daha kötü hissetmememizi sağlıyor.

Bölümleri keşfetmek, farklı düşmanlarla savaşmak, ölmek ve çevreyi keşfetmek derken, Dolmen oyununda bölüm estetikleri de kesinlikle benzersiz hissettiriyor. Düşmanlarda olduğu gibi keşfettiğiniz bölümlerin tamamı da birbirinden farklı tasarımlara sahip ve hiçbir bölüm, bir önceki bölüme benzemiyor. Aydınlık bölümler, karanlık bölümler, iç mekanlar, dış mekanlar ve daha fazlası derken oyunun bölümleri su gibi akıp, gidiyor. Tabii ki bu söylediklerimiz sadece bölümlerin estetiği için geçerli. Yoksa, görsel açıdan bazı ciddi sorunlar mevcut. Onlardan da inceleme yazım içerisindeki sonraki bir nokta içerisinde bahsedeceğim.

Dolmen oyununda tahmin edebileceğiniz gibi temel oynanış mekanikleri/elementleri de oldukça önemli. Bu noktada da en önemli şeylerden biri, oyunda dört farklı hasar tipinin olması. Bölümlerde materyaller toplayıp, silahımızı yapıp, bu hasar elementlerinden biriyle aksiyona atılıyoruz ve her hasar tipi, farklı olumsuz değerler verebiliyor düşmanlara. Mesela, fiziksel hasar veren tip, düşmanları zamanla yavaşlatabiliyor. Bunun haricinde asit, ateş ve buz tipi saldırılar da oyunda mevcut. Yalnız, Dolmen isimli bu yapıtta her şey ne yazık ki söylemiş olduğum kadar yüksek seviyeli ve/veya kaliteli değil.

Dolmen

Dolmen, birçok şeyi ne yazık ki çok yanlış uyguluyor

Daha önce de söylemiş olduğum gibi Dolmen oyununda materyaller toplayıp, yeni silahlar yapabiliyorsunuz ve onları güçlendirebiliyorsunuz. Aynı şey zırhınız için de geçerli ama tüm bu eşya üretme ve geliştirme mekanikleri, yüzeysel bir yapıdan ileriye gidemiyor. Hatta oyun, belli materyalleri hızlı bir şekilde elde edebilmeniz için öldürdüğünüz bölüm sonu canavarlarını tekrar canlandırmanın bir yolunu da sunuyor ama sistem bu kadar yüzeyselken, “grind” yapmak da pek bir anlam taşımıyor. Bunun kreatif bir karar olduğunu düşünebilirsiniz ama oyunun kendisinin teknik anlamda sınırlandırılmış olduğunu anlamanız çok uzun sürmeyecektir.

Sadece eşya oluşturma ve güçlendirme sistemleri problemli değil, aynı zamanda oyunun bölümleri de ciddi anlamda sıkıntılı. Bu bölümler her ne kadar estetik anlamda güzel olsa bile haritaların içi tamamen boş ve tasarımlar da bu boşluğa kıyasla çok büyük. Bölümler çizgisel olduğu için çoğu zaman bomboş koridorlarda hiçbir düşman olmadan, bir noktadan öbürüne koşuşturuyorsunuz. Bölümlerin büyük olması en çok da ölümü zorlaştırıyor. Daha doğrusu, öldükten sonra ganimetlerinizi toplamaya gitmek ve/veya öldüğünüz bölüm sonu canavarı ile tekrar savaşa başlamak çok ama çok uzun bir koşuşturma gerektirebiliyor.

Dolmen içerisinde bu tip tasarım hatalarından daha fazlası var. Mesela, saldırı animasyonları inanılmaz dengesiz bir şekilde çalışıyor. Bazen sizin yaptığınız saldırıda kılıcınız, düşmanın içinden geçiyor ama ona hiçbir şekilde hasar vermiyor. Bazen de aynısı sizin başınıza geliyor; düşman size vuruyor, saldırı içinizden geçiyor ve hiçbir şekilde hasar almıyorsunuz. Bu noktada hem animasyonların, hem de oyunun içerisindeki tüm karakterlerinin saldırı kutularının problemli olduğunu rahatlıkla düşünebiliriz. Tüm bu sebeplerden ötürü ve tabii ki daha fazla sıkıntıdan ötürü hiçbir zaman galibiyetiniz, tatmin edici bir seviyeye ulaşamıyor.

Dolmen ile hiçbir galibiyetiniz keyif vermiyor ve hiçbir karşılaşma da ödüllendirici hissetmiyor. Hatta oyunu çevrim içi oynayarak, bu tatsız hissi daha da aşağıya çekebiliyorsunuz. Normalde, oyunlarda işin içine 1’den fazla gerçek oyuncu girdiği zaman düşmanlar güçlendirilir ama Dolmen oyununda düşmanların canı aynı kalıyor. Bu yüzden de bir düşman ile 1 kişi yerine 2-3 kişi olarak savaşmak, tüm oyunu inanılmaz kolay hissettiriyor. Hatta kendinizi hile yapıyormuş gibi bile düşünebilirsiniz. Bir diğer sıkıntı ise menzilli silahların hasar veren ögelerinin gerçek zamanlı olarak hareket ediyor olması.

Dolmen

Bu oyunun ders alması gereken çok fazla şey var

Souls serisindeki oyunlardan örnek vermek gerekirse, o oyunlardaki menzilli silahların hasar veren parçaları, mesela bir yaydan çıkan ok, yavaş bir şekilde hareket ediyor. Böylece, eğer size ateş ediliyorsa tepki verebiliyorsunuz. Aynı şey, sizin ateş ettiğiniz düşmanlar için de geçerli. Dolmen oyununda tüm silahlar gerçek zamanlı olarak ateş ettiği için ne siz, ne de düşmanlar bu silahlardan gelen hasarlardan kaçamıyorsunuz. Yani yine, ya siz hile yapıyormuş gibi hissediyorsunuz, ya da düşmanlar… Tüm bunları göz önüne bir kere daha getirince Dolmen, Souls serisinin çok düşük bütçeli ve kalitesiz bir kopyası gibi hissettiriyor.

Dolmen, sunum tarafında da kendisini pek ön plana çıkartamıyor. Evet, daha önce oyunun estetik anlamda başarılı olduğunu söylemiştim ama bunlar bölümlerin ve düşmanların tasarım benzersizliğinden ötesine geçemiyor. Mesela, bölümlerin tamamı pek de bir atmosfer sunmuyor. Ayrıca grafiksel anlamda da oyunda bolca eksiklik ve hata bulunuyor. Durum böyle olunca da Dolmen, bakması pek de zevkli bir oyun olmuyor. Bununla birlikte, en azından oyunun PlayStation 5 versiyonunda da performans pek kaliteli hissettirmiyor. Zaman zaman oyunun FPS değeri dengesizleşiyor ve hatta ekran kırılmaları bile yaşanıyor.

Tahmin edebileceğiniz üzere Dolmen, pek kaliteli sesler ve müzikler de sunmuyor. Oyun zaten birçok farklı kategori altında eksik hissettiriyor ve sunumun da kulaklarımıza pek hitap etmiyor olmasına açıkçası ben pek şaşırmadım. Yani, bu oyunun sunumu genel anlamda oldukça başarısız. Oyunda sadece düşman ve bölüm tasarımları benzersiz görünüyor ve bundan daha da ilerisine ne yazık ki gidilemiyor. Belki zamanla bazı önemli hatalar düzeltilebilir ama bu hatalar düzeltilse bile oyunun kalitesinin ciddi bir seviyeye çıkabilmesi oldukça zor. Oyun çok tutarsız hissettiriyor ve bunu da güncellemeler ile çözebilmek çok zor.

Dolmen, Souls serisinde sunulan zorlu deneyimi, birçok tanıdık element ile uzaya taşımaya çalışıyor ve bunu başaramıyor. Oyun, basit bir kopya olmaktan ötesine geçemiyor ve hatta o kadar büyük bir başarısızlık oluşturuluyor ki bu kopya, oynamaya değer bir seviyeye bile ulaşamıyor. Bu yüzden de Dolmen oyununun birkaç iyi noktası olsa bile kendisini indirim döneminde satın almanızı bile önermiyorum. Belki bu tip Souls oyunlarına cidden aşık bir insansınızdır ve kalite fark etmeden yeni bir deneyim arıyorsunuz, işte o zamanlarda %75 gibi bir indirim filan geldiği zaman bu oyunu satın almanızı önerebilirim.

Dolmen
Dolmen
Olumlu
Birbirinden farklı görünen ve hissettiren düşmanlar.
Her bölümün benzersiz tasarımlara sahip olması.
Oyunun adeta hile yapıyormuşsunuz gibi hissettirmesi.
Olumsuz
Oynanış tarafında hiçbir derinlik yok ama bolca hata var.
Sunulan hikayede pek bir şey yok; sunum da başarısız.
Oyunun adeta hile yapıyormuşsunuz gibi hissettirmesi.
3

Etiketler: