God of War Ragnarök ile bir kıyameti engellemeye çalışıyoruz ama Kratos ile Atreus yaşadığımız bu macera size yeterli gelmeyecek olursa, Valkyrie Elysium oyununa bir yaklaşmak isteyebilirsiniz. Valkyrie serisinin beşinci oyunu olan bu yapıtta, Nora isimli bir Valkyrie oluyoruz ve Odin tarafından verilen emri gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Bu emir ise Ragnarök olayının yaşanmasını engellemek. Bunu yapabilmek için Midgard içerisinde maceralar yaşıyoruz ve Hilde gibi başka karakterlerle tanışıp, benzersiz bir hikayenin içerisinde kendimizi buluyoruz. Bu oyun, kendi serisine bazı önemli değişiklikler de getiriyor.
Hikayenin yanında Valkyrie Elysium, net olarak bir “beat ’em up” oyunu olarak oynanıyor. Yani, serinin geçmiş oyunlarına kıyasla çok daha hızlı ve aksiyon dolu bir deneyim yaşanıyor. Yine eski oyunlarda kontrol edebildiğimiz Einherjar geri dönüyor ama kendisi bu sefer daha bağımsız bir şekilde hareket ediyor. Oyuncular böylece sadece kendi ana karakterlerine odaklanabiliyor. Einherjar yine de belli düşmanlara, belli saldırılar ile rahatlıkla yönlendirilebiliyor. Bu tip değişikliklerin önemli bir sebebi ise oyunun klasik geliştirici ekibi değil, Soleil tarafından hazırlanmış olması. Dağıtımcı şirket ise hala Square Enix tabii ki.
Valkyrie Elysium, aslında kendi serisi için çok büyük bir oyun; Soleil ve Square Enix, bu projeyi bir yeniden başlatma veya “reboot” olarak görüyor. Zaten bu yüzden oynanış tarafında önemli değişiklikler yapılıyor. Seriyi daha modern bir hale getirmek isteyen şirketler, Devil May Cry ile Souls serisi tarzı bir deneyim tutturmaya çalışıyor ama bu konuda ne yazık ki net bir başarı elde edilemiyor. Hikaye tarafında işler çok tahmin edilebilir bir şekilde ilerlediği için kötüye giderken, içerikler de sürekli kendisini tekrar ediyor. Temel oynanış ve savaş anları sırasında da belli bir kişilik kaybı olduğu için bu oyunu kim oynayacak, çok merak ediyoruz.
Valkyrie Elysium yine de en büyük kötülüklerden birini hikayesi ile yapıyor. Evet, kağıt üzerinde hikaye kesinlikle ilgi çekici ama oyun deneyiminiz sırasında son bölümlere ulaşana kadar hikaye çok yüzeysel ilerliyor. Bütün sürprizler son bölümlere saklanıyor ve bu yüzden de o bölümlere gelene kadar hem sıkılıyorsunuz, hem de sürprizleri rahatlıkla çözüyorsunuz. Bu yüzden, son bölümde sürprizleri öğrendikten sonra da şaşırmak pek mümkün olmuyor. Ayrıca, ana karakterimiz de pek ilgi çekici olmayan bir yapıya sahip ki ilk bölümlerde yalnız olduğumuz için bu yapı çok daha fazla rahatsız edici oluyor.

Valkyrie Elysium, hayal kırıklığı yaratan birkaç elemente sahip
Hikaye haricinde Valkyrie Elysium, aslında temel oynanışı ile durumu kurtarmaya çalışıyor. Hava saldırıları, birbirinden farklı saldırı kombinasyonları, büyü temelli saldırılar, akıcı animasyonlar ve silahlar için hoş bir güçlendirme sistemi kurulunca, oynanış eğlenceli olabiliyor. Zaten oyun, bu noktada Devil May Cry serisini hatırlatıyor. Sorun şu ki tüm bu başarı, başarısız ve sıkıntılı hissettiren kamera açılarının altında kalıyor. Einherjar karakterleri de işin içine girince savaş anları çok daha eğlenceli ve kolay olmaya başlıyor. Bu karakterlere ait görevleri yaptıkça da kendileri güçleniyor.
Bölüm sonu canavarları da dahil olmak üzere tüm düşmanlarınıza karşı doğru Einherjar karakterini seçmek, Valkyrie Elysium oyununda sizi başarıya götürüyor. Evet, her ne kadar Devil May Cry tarzı bir temel savaş elementi sunuluyor olsa bile oyun, Souls serisindeki gibi bir zorluk da barındırıyor içerisinde. Eğer düşmanlarınızın güçlü ve zayıf olduğu noktalara dikkat etmezseniz, oyun gerçekten zorlaşabiliyor. Oyunu otomatik olarak zorlaştıran elementler ise daha önce söylediğim gibi sıkıntılı kamera açısı ve düşmana kilitlenme sisteminin doğru düzgün bir şekilde çalışmıyor olması.
Valkyrie Elysium oyununun bölüm tasarımları da ayrı problemleri içerisinde bulunduruyor. Aslında oyunu oynarken karşınıza çıkan bölümler çok karışık hissettirebiliyor ve görünebiliyor ama temelinde her bölüm oldukça çizgisel, sıkıcı tasarımlara sahip ve sadece keşfedebileceğiniz birkaç ayrı dal bulunuyor. Bu dallarda da ganimet kutuları ve/veya toplanabilir ögeler yer alıyor. Biraz daha açık bölümler karşınıza çıktığı zaman da otomatik olarak anlıyorsunuz ki oralarda bir savaş vereceksiniz. Savaş haricinde, oyunda zaman zaman keşif ve bulmaca ögeleri de ön plana çıkabiliyor ama kendileri çok düşük bir sayıda.
Valkyrie Elysium, aynı zamanda tasarlamış olduğu bölümleri de birden fazla kez kullanıyor. Yani, daha önce keşfettiğiniz bir alana, ilerleyen bölümlerde tekrar geri dönüp, aynı şeyleri bir kere daha keşfedebiliyorsunuz. Bu da ayrı bir sıkıntı ne yazık ki. Bu arada, sadece silahlar için değil, karakterler için de belli bir yükseltme/yetenek ağacı sistemi mevcut ama bu sistem de bölümler kadar yüzeysel ve çizgisel bir yapıya sahip. Eğer oyunu %100 bir şekilde bitirmeye çalışırsanız, yeteneklerin çok büyük bir bölümünü de rahatlıkla kazanabiliyorsunuz. Bu sırada da oyun, ilk başlarda koyduğu kuralların bir kısmını unutuyor.

Kafası çok karışmış bir video oyunu var karşımızda
Valkyrie Elysium oyununa başladığınız ilk andan, son ana kadar eğer yaşadığınız deneyimi dikkatlice incelerseniz, oyunun başlarında koyulan kuralların, daha sonra unutulduğunu fark edeceksiniz. Mesela, oyunun en başlarında her yetenek, CP isimli bir birimi harcıyor ama oyun daha sonra size her yetenek için rahatlıkla yetecek kadar CP verdiği için başta koyulan kural, geçersiz hale geliyor. Buna benzer birçok farklı sıkıntı oyunun her alanında yer alıyor. Ben tahmin ediyorum ki geliştirici ekip, en başlarda Souls serisine her anlamda daha yakın bir oyun planlıyordu ama daha sonradan planlar hızlı bir şekilde değiştirildi.
Görsel sunum tarafında ise Valkyrie Elysium, kısmen ilgi çekici olabiliyor. Yani, son zamanlarda İskandinav mitolojisine yaklaşan çok fazla kaliteli video oyunu gördük. Assassin’s Creed Valhalla ve God of War Ragnarök, bunlardan en büyükleri. Tabii ki görsel kalite değil ama sunulan atmosfer ve bahsi geçen mitolojinin başarılı bir şekilde gösterilmesi gibi konularda bile bu oyun biraz geri planda kalıyor. Yani, kendinizi o mitolojinin içerisinde hissedemiyorsunuz görselliğe baktığınız zaman. Onun haricinde oyun, kalite açısından da Square Enix şirketinin piyasaya sürdüğü herhangi bir modern JRYO gibi görünüyor.
Performans tarafında ise pek bir sorun çıkmıyor. Valkyrie Elysium oyununu PlayStation 5 konsolumda deneyimledim ve elde ettiğim performans gayet stabildi. Ayrıca oyun, oldukça hızlı yüklenme ekranlarına sahip, içerisinde çok da fazla hata bulundurmuyor ama minimum seviyede DualSense üzerinden destek sunuyor. Ses ve müzik tarafında da güzel bir iş çıkartılıyor. Yani, seslendirmeler tabii ki tamamen yapılmamış halde ama var olan performanslar çok güzel ve müzikler de şahane. Sadece, akılda kalıcı bir ses elementi yer almıyor oyunun içerisinde. Bu da ufak bir problem sayılır.
Her şeyi göz önünde bulunduracak olursak Valkyrie Elysium, kime hitap edeceğini bilmeyen bir oyun. Mesela, Valkyrie serisini mi seviyorsunuz? Bu oyunun pek de bir alakası yok o seri ile. JRYO tipi deneyimleri mi seviyorsunuz? Bu sefer işin içinden Asya kültürü birazcık çıkartılıyor. Souls serisi mi seviyorsunuz? Bu oyunda Devil May Cry ve Bayonetta havası da var. Daha hızlı olan aksiyon oyunlarını mı seviyorsunuz? Souls tarzı bir deneyim de sunuluyor. Bu oyun, ne olduğunu çözemiyor ve içerisinde problemler bulunduruyor ne yazık ki. Bu yüzden, bu oyunu kime, hangi şartlar altında önerebileceğimi bilmiyorum.





