Homura Hime, Crimson Dusk tarafından geliştirilen ve PLAYISM tarafından yayınlanan, son yılların en dikkat çekici üç boyutlu aksiyon rol yapma oyunlarından biri olarak karşımıza çıkıyor. Uzun zamandır beklediğimiz bu yapım, anime tarzı büyüleyici görselleriyle oyuncuları karanlık ama bir o kadar da estetik bir dünyaya davet ediyor. Temelinde yüksek tempolu bir hack and slash oyunu yatıyor olsa da, oyunun asıl parladığı nokta bu formülü yoğun mermi cehennemi mekanikleriyle harmanlaması. Ekranda uçuşan yüzlerce mermiden kaçarken aynı anda karmaşık kılıç komboları yapmak, oyunun temel dinamiklerini oluşturuyor.
Oyunu ilk defa duyanlar için Homura Hime deneyimini özetlemek gerekirse, Devil May Cry serisinin stilize aksiyonunu ve NieR: Automata oyununun mermi cehennemi akışını tek bir potada erittiğini söyleyebilirim. Oyun, reflekslerinizi sonuna kadar test eden, son derece tempolu bir macera eseri. Üçüncü şahıs kamera açısından oynadığımız bu yapımda, karakterimizin yeteneklerini ve silahlarını kullanarak hem yakın dövüşte hem de menzilli saldırılarda ustalaşmamız gerekiyor. Düşman kalabalıklarının arasına dalmadan önce strateji kurmak ve ekranı kaplayan tehlikelerden zarafetle sıyrılmak, bu oyunun sunduğu en tatmin edici hislerden biri.
Hikaye, insanların ve iblislerin bir arada yaşadığı karanlık bir fantezi dünyasında geçiyor. Bu evrende, ölmeden önce derin pişmanlıklar ve güçlü sapkın duygular besleyen ruhlar, dünyayı yozlaştıran güçlü baş iblislere dönüşüyorlar. Biz ise oyunun ismine de ilham veren, alev prensesi ve en güçlü şeytan çıkarıcı olan Homura Hime karakterine hayat veriyoruz. Yanımızda uçan küçük sadık yardımcımız Ann ile birlikte, dünyayı tehdit eden son derece güçlü beş iblis kızı alt etmek ve bu yozlaşmayı temizlemek için kutsal bir göreve çıkıyoruz. Hikaye sunumu abartıdan uzak, daha çok aksiyonun hızını kesmeden arka planda akmayı tercih ediyor.
Görsel sanat yönetimi ve dünya tasarımı, oyunun en güçlü kaslarından biri olarak öne çıkıyor. Yıkılmış köyler, ruhani tapınaklar ve dağlık vadiler, ruhani bir atmosfer yaratıyor. Ancak açık dünya hissiyatı veren bu alanlar her ne kadar atmosferik olsa da, detay seviyesi bakımından zaman zaman fazla sade hissettirebiliyor. Çevre tasarımları, daha çok sizin savaşmanız için hazırlanmış geniş arenalar işlevi görüyor. Yine de karakter tasarımlarındaki özen ve düşmanların animasyonlarındaki akıcılık, bu dünyayı keşfetmeyi görsel bir şölene dönüştürmeyi başarıyor.
Oyunu oynarken vaktinizin büyük bir çoğunluğunu geçireceğiniz dövüş sistemi, gerçekten bilinçli ve esnek tasarlanmış. Hafif ve ağır saldırıları temsil eden iki farklı kılıcımız var ve bu ikisini birleştirerek son derece yıkıcı kombolar ortaya çıkarabiliyoruz. Düşmanların arasına daldığınızda vuruş hissinin ağırlığını ve saldırıların ritmini anında kapıyorsunuz. Sistem sadece tuşlara rastgele basmaktan ibaret değil; düşmanların zırhlarını kırmak, saldırı pencerelerini okumak ve doğru zamanda doğru komboyu uygulamak zorundasınız. Homura Hime, agresif oynanışı her zaman ödüllendiriyor ve kombo derinliği sayesinde ustalaşması oldukça keyifli bir yapı sunuyor.
Yakın dövüşün bu tatmin edici yapısını destekleyen en önemli unsur, yardımcımız Ann karakterinin sunduğu menzilli savaş imkanları. Ann, savaş sırasında küçülerek yanımızda süzülüyor ve düşmanlara uzaktan hasar vermemizi sağlıyor. Bu mekanik, özellikle mermi cehennemi sekanslarında hayati bir önem taşıyor. Düşmanların kalkanlarını uzaktan zayıflatmak ve ardından kılıçlarımızla aralarına dalmak, Homura Hime oyununun savaş ritminin temelini oluşturuyor. Ayrıca Ann sayesinde havada asılı kalarak saldırılara devam edebiliyor, özel atış sistemleriyle savaş alanını uzaktan da kontrol altında tutabiliyoruz.
Bir aksiyon oyununun kalitesi genellikle savunma mekaniklerinin ne kadar iyi hissettirdiğiyle ölçülür. Homura Hime bu konuda hem cömert hem de cezalandırıcı bir denge kurmayı deniyor. Oyundaki savuşturma (parry) mekaniği doğru yapıldığında inanılmaz bir tatmin duygusu yaşatıyor ve savaşın gidişatını anında lehinize çevirebiliyor. Gelen devasa alev toplarını veya kılıç darbelerini tam zamanında savuşturmak büyük bir beceri istiyor. Ancak bazı düşman saldırılarının animasyonlarında okunabilirlik sorunları var ve bu durum savuşturma dengesinde ufak tefek adaletsizliklere yol açabiliyor. Sistemi tamamen çözmek biraz sabır ve pratik gerektiriyor.
Oyunun kesinlikle zirve yaptığı anlar, hikaye odaklı iblis savaşlarıdır. Bu devasa ve çok aşamalı boss savaşları, o ana kadar öğrendiğiniz tüm mekaniklerin nihai bir testi niteliğinde. Ekranda aynı anda yüzlerce renkli merminin uçuştuğu, bir yandan lazerlerden kaçarken diğer yandan boss karakterinin yakın dövüş saldırılarını savuşturmaya çalıştığınız bu anlar, tam bir kaos senfonisi. Her bir iblis kızın kendine has, duygusal bir arka plan hikayesi ve tamamen farklı saldırı paternleri bulunuyor. Onları yendikçe yeni silahlar ve ekipmanlar açmak da ilerleme hissiyatını çok güçlü tutuyor.
Savaş arenası dışındaki keşif ve platform elementleri ise oyunun biraz daha zayıf karnı diyebilirim. Bölümler arasında ilerlerken zaman zaman havada süzülmeniz, uçurumları aşmanız ve çeşitli platform bulmacalarını çözmeniz gerekiyor. Fakat karakterin havadayken yere düşürdüğü gölgenin çok silik olması, üç boyutlu alanda tam olarak nereye konacağınızı hesaplamanızı zorlaştırıyor. Homura Hime oyununun platform kısımları genellikle sizi cezalandırmak yerine tempoyu düşürüp nefes almanızı sağlayan anlar olarak tasarlanmış. Yine de kontrollerin havadayken biraz daha keskin ve yönlendirilebilir olmasını arzu ederdim.
Teknik açıdan Homura Hime oyununu değerlendirdiğimde, geliştirici ekibin bu bağımsız yapımda ne kadar büyük bir vizyona sahip olduğunu görebiliyorum. Aksiyonun en yoğun olduğu, ekranın mermiler ve patlama efektleriyle dolup taştığı anlarda bile animasyonlar görsel bütünlüğünü koruyor. Ancak erken sürümden kalma bazı performans sorunları oyunun çıkış sürümünde de kendini zaman zaman belli ediyor. Özellikle dar alanlarda kamera açılarının sapıtması veya anlık kare hızı düşüşleri, tam kombo yaparken ritminizi bozabiliyor. Bu tür aksiyon oyunlarında akıcılık her şey demek olduğu için bu ufak tefek teknik pürüzler bazen can sıkıcı olabiliyor.
Zorluk eğrisi konusunda Homura Hime oyuncunun elinden tutmayı pek sevmeyen bir yapım. Hem karmaşık komboları ezberlemek hem de mermi cehennemi dinamiklerine adapte olmak, türün yabancıları için başlangıçta çok bunaltıcı gelebilir. Düşmanların tasarımında acımasız bir yaklaşım var; en zayıf görünen düşmanlar bile sadece sizi yavaşlatmak için değil, ciddi hasarlar vermek için oradalar. Oyunu oynaması gerçekten çok keyifli ama yorucu bir iş gününün ardından kafa dağıtmak için girilecek o rahatlatıcı oyunlardan biri değil. Reflekslerinize güveniyor ve zorluktan keyif alıyorsanız size tam da aradığınız o rekabetçi hissi verecektir.
Sonuç olarak Homura Hime, hack and slash ile bullet hell türlerini harmanlama konusundaki büyük hırsının altından başarıyla kalkan, muazzam bir bağımsız aksiyon rol yapma oyunu. Ufak tefek teknik aksaklıklar ve platform mekaniklerindeki hantallık, oyunun sunduğu harika savaş hissini ve görsel şöleni gölgelemeye yetmiyor. Eğer derin dövüş sistemlerini seviyor, parmaklarınızı ağrıtacak kadar yoğun boss savaşları arıyorsanız, bu dünyaya kesinlikle adım atmalısınız. Kusursuz değil ama kalbi ve kılıcı kesinlikle doğru yerde olan, türünün son yıllardaki en cesur örneklerinden biri.





