Expeditions: Conquistador ve Expeditions: Viking ardından şimdi de karşımızda Expeditions: Rome var. Bilmeyenler için söylemek istiyorum ki Expeditions serisi, rol yapma ve strateji türündeki güçlü isimlerden bir tanesiydi. Özellikle de Expeditions: Viking oldukça sevilmişti. Bu yüzden, serinin yeni oyunu da merakla bekleniyordu. Şimdi, bu oyunda da genç bir Legatus isimli karakterin kontrolünü elimize alıyoruz ve babamızın öldürüldüğüne şahitlik ediyoruz. Bunun ardından Roma’dan kaçıyoruz ve kendi ordumuzu oluşturup, güçlendirerek herkesin korktuğu bir isim haline dönmeye çalışıyoruz.

Aslında böyle anlattığım zaman Roma’ya geri dönüp, babamızın kanını yerde bırakmamaya çalışıyoruz gibi hissedebilirsiniz ama Expeditions: Rome oyununda aslında Roma ile Yunanistan arasındaki savaşa tanıklık ediyoruz. Bu savaşa 1’den farklı şekilde yaklaşabiliyoruz; mesela ordumuzun gücünü kullanarak, savaşın kendisini kullanarak düşmanlarımızı devre dışı bırakabiliyoruz. Eğer dilerseniz, savaş yerine politikaya da odaklanabiliyorsunuz ve kendinizi Roma’nın karmaşık ve oldukça derin politik sistemleri arasında kendinizi kaybedebiliyorsunuz. Oyun boyunca yaptığınız seçimlerin de her şeyi eklediğini not etmek istiyorum.

Expeditions: Rome oyununda etkili bir lider olabilmek için öncelikle kendi karakterimizi oluşturmamız gerekiyor. Bu karakterimizi oluştururken; cinsiyet, sınıf ve yetenek gibi özelleştirmeler yapabiliyoruz. Tahmin edebileceğiniz gibi sınıf ve yetenek üzerinde yapılan seçimler, karakterimizin bonuslarını, güçlü ve güçsüz olduğu noktaları belirleyebiliyor. Bu noktaları da savaş alanında kullanıyoruz. Oyunun bizlere sunduğu temel oynanış, sıra tabanlı olarak sunuluyor ve en ufak bir silah değişikliği bile büyük farklar oluşturabiliyor. Ayrıca, sırasında savaşabileceğimiz maceralara da farklı yardımcı karakterler ile çıkıp, onların hikayelerine tanıklık edebiliyoruz.

Expeditions: Rome oyununun içerisinde savaştıkça, seviye atlayabiliyoruz ve böylece yeteneklerimizi geliştirebiliyoruz. Bu sayede yeni taktiklerin kilidini açabiliyoruz ve maceramıza devam edebiliyoruz. Maceramız boyunca Roma, Yunanistan ve Afrika gibi bölgeleri ziyaret ediyoruz ve hem politik, hem de kişisel bir hikaye anlatan hikaye modunda kendimizi kaybediyoruz. Bu arada, hikaye modunda farklı seçimler yapabiliyoruz ve bunlar hikayenin gidişatını etkileyebiliyor. Hikaye modunun tamamının seslendirildiğini de belirtmek isterim. Son olarak oyunda, ganimet toplama ve eşya üretme gibi sistemleri de deneyimliyoruz.

Expeditions: Rome

Expeditions: Rome, uzaktan bakınca muhteşem duruyor

Expeditions: Rome oyununun genelini ele aldığınız zaman Total War ve Divinity: Original Sin gibi oyun markalarını kolaylıkla hatırlayabilirsiniz. Divinity: Original Sin, genellikle oynanışı ile benziyor; Total War ise geri kalan tüm ögeleri kapsıyor. Yalnız, adını geçirdiğim oyunlardaki en büyük problemlerden biri, yüzlerce saatlik deneyimlerin içinde sıkça mikro yönetim ile uğraşmamız; kendimizi yetenek ağaçlarının içinde tatsız bir şekilde kaybetmemiz oluyor. İncelemekte olduğum bu oyun ise aslında derinliğini korurken, daha hafif bir deneyim sunuyor. Mesela, yetenek atladığınızda sadece tek bir karakter için tek bir ağaç üzerinden yeteneğinizi kolayca yükseltiyorsunuz.

Çöp seviyesindeki ganimetlerin ve karmaşık yetenek ağaçlarının bunaltıcı hale gelmediği Expeditions: Rome oyununda açıkçası bu tip mikro yönetim ögeleri ile uğraşmamak çok güzel hissettiriyor. Güzel hissettiren bir başka şey ise yardımcı karakterler ile anlamlı ilişkiler kurabilmeniz. Bu sayede onları kaybedecek olma riskiniz çok daha anlam kazanıyor ve görevleri onlarla birlikte yapmak hem daha eğlenceli oluyor, hem de onları daha yakından tanıyabileceğimiz için heyecan sağlıyor. Bu noktadaki sıkıntı şu ki yardımcı karakterlere ait özel/yan görevler oldukça sıkıcı. Yani, kendileri herhangi bir oyundaki vasat yan görevler gibi hissettiriyor.

Yardımcı karakterlerin bir önemli eksi yönü ise sizin aksiyonlarınıza pek tepki vermiyor olmaları. Daha doğrusu, tepki veriyorlar ama bunlar oynanış veya hikaye ile hiçbir sonuca ulaşmıyor; sadece boş konuşuyorlar. Bu da oyunun genelinde yanıltıcı bir hava sunuyor; diğer birçok seçim ve aksiyon, oyunu temelden etkileyebiliyor. Temel oynanışın çoğu anı da dünya üstü haritada geçiyor. Bu haritada oyun alanına genişten bakıyoruz ve ordularımızı yönlendiriyoruz. Böylece bölgelere saldırıp, ele geçirebiliyoruz veya bize ait olan bölgeleri koruyabiliyoruz. Ayrıca ordularımız kaynak toplayabiliyor ki onlarla da kamplarımızı güçlendirebiliyoruz.

Kamplar aracılığı ile yeni zırhlar yapabiliyorsunuz, yeni silahlar üretebiliyorsunuz, yeni askerleri ordunuza katabiliyorsunuz ve daha fazlasını yapabiliyorsunuz. Oyunu eğer ortalama bir seviyede doğru oynamayı başarırsanız, çok kısa bir süre içerisinde ana savaş mekaniği ne yazık ki boşa düşüyor. Şöyle ki ben bu oyunu biraz dikkatli ve stratejik bir şekilde oynadım; sadece en başlarda 1-2 kere savaş kaybettim ve geri kalanında kimse benim önümde duramadı. Savaşların çoğunu da otomatik olarak geçtim ki artık ordumun, karşı orduyu ter bile akıtmadan öldürmesi sıkıcı bir hale gelmeye başlamıştı. Sanıyorum ki oyunda bir zorluk sıkıntısı var.

Expeditions: Rome

CRPG yapısı çok ilgi çekici bir şekilde sunuluyor

Expeditions: Rome, net olarak bir CRPG değil ama oyun içerisindeki bazı özellikler sayesinde bu yapıyı çok güzel bir şekilde hissedebiliyorsunuz. Yardımcı karakterler ile şehirde vakit geçirmek, rastgele olayların yaşanması ve onlara bir sonuç bulmaya çalışmanız, oyunu çoğu zaman eğlenceli bir hale sokuyor. Sıra tabanlı savaşlarda otomatik sistemi kullanmadığınız zamanlarda bazen çok uzaması, bu durumu baltalıyor ama aslında bu da çok büyük bir dert değil. Bu arada, sıra tabanlı oynanış sırasında çevrenin de önemi bulunuyor. Yüksek yerlerde bulunmanın avantajları, siper olarak çevreyi kullanmak filan yaratıcı anlar oluşturabiliyor.

Sıra tabanlı savaşın içerisinde yine de daha fazla problem bulunuyor. Mesela, oyundaki savaşların neredeyse tamamında düşmanların sürekli sayıca yüksek olması biraz sıkıcı bir hal alabiliyor. Aynı zamanda dost tarafın yapay zekası da pek akıllı değil; sadece iki karakterin haritada sağa ve sola hareket etmesini bile 2 dakika kadar izleyebiliyorsunuz. Tekrar ediyorum, savaşı hızlandırsanız bile orduların hareket etmesini tam 2 dakika boyunca izliyorsunuz… Ayrıca oyun sizin sürekli olarak savaşmanızı istiyor; mesela karakterinizin diyalog gücünü kullanıp, savaşları etkisiz hale getiremiyorsunuz. Oyunun rol yapma yapısı bu noktada çok düşüyor.

Expeditions: Rome, sunum tarafında da ortalama bir seviyede yer alıyor. Görsellikten bahsedecek olursak, oyun kesinlikle hoş görünüyor ama çevre detaylarının neredeyse hiçbiri ile etkileşime geçemiyorsunuz. Performans tarafında da ordu sayıları yükseldikçe işlemciniz biraz zorlanacaktır ama oyunda çok fazla optimizasyon problemi bulunmuyor; bu yüzden sistem gereksinimleri eğer sizin donanımınızı karşılıyorsa, çok büyük bir ihtimalle sorun yaşamayacaksınız. Ses ve müzik tarafında ise seslendirmeler kesinlikle ortalama üstünde ama konu müzik olduğu zaman ilgi çekici ne yazık ki herhangi bir parça sunulmuyor bu oyunun içerisinde.

Expeditions: Rome, kesinlikle oynanması gereken bir strateji ve rol yapma oyunu; özellikle de tarihi Roma dönemlerini seviyorsanız. Yalnız, yine de ben bu oyunu tam fiyatından satın almanızı önermiyorum; oyunun içerisindeki en temel özelliklerde bazı can sıkıcı problemler varken indirim dönemini beklemenizi öneriyorum. Sunulan deneyim en fazla 100 saat civarındayken, pek aklı olmayan bir yapay zeka ve zorluk problemlerinin baş gösterdiği bir video oyununa tam fiyat vermenizi açıkçası istemem. Ayrıca, bu tip bir strateji ve rol yapma türüne ilk defa adım atacaksanız, Expeditions: Rome yerine Expeditions: Viking oyununa da yönelebilirsiniz.

Expeditions: Rome
Expeditions: Rome
Olumlu
Hikayenin tamamen seslendirilmiş olması ve eğlenceli bir şekilde sunulması.
Yardımcı karakterler ve rastgele gerçekleşen olaylar oyuna renk katıyor.
Yetenekler ve sınıflar ile bolca güzel ilerleme sisteminin yer alıyor olması.
Ganimet ve kaynak toplamak, onlarla eşya üretmek oldukça eğlenceli.
Olumsuz
Oyunun her sistemini çok aşağıya çeken, rahatsız edici sıkıntılar var.
Oyun çok kısa bir süre içerisinde inanılmaz kolay bir hale geliyor.
Dost ve düşman taraflarının yapay zekası pek de akıllı değil.
Sıra tabanlı savaş sırasında dakikalarca animasyon izliyoruz.
7