Karanlık bir fantastik dünyanın külleri arasından yükselen Cinderia, son zamanlarda karşılaştığım en iddialı aksiyon ve roguelite oyunlarından biri olabilir. Erken Erişim etiketi ile piyasaya sürülen bu yapım, yeraltı dünyasının tehlikeli dehlizlerinde hayatta kalmaya çalıştığımız hızlı tempolu bir deneyim sunuyor. MyACG Studio tarafından geliştirilen oyun, karanlık sanat yönetimi ve akıcı mekanikleriyle türün meraklılarına doğrudan hitap etmeyi başarıyor.

Eğer daha önce Hades veya Warm Snow gibi yapımları oynadıysanız, Cinderia oyununun dünyasına adım attığınızda hiç yabancılık çekmeyeceksiniz. İzometrik kamera açısına sahip iki buçuk boyutlu bir düzlemde ilerliyor ve her denemede farklı yetenekler kazanarak karakterimizi güçlendiriyoruz. Öldüğümüzde başa döndüğümüz ama kalıcı geliştirmelerle sürekli daha güçlü hale geldiğimiz o klasik, bağımlılık yapıcı oyun döngüsü burada da kusursuz işliyor.

Oyunda şu an için birbirinden tamamen farklı oynanış tarzlarına sahip dört farklı karakter bulunuyor. Her bir karakterin kendine has özellikleri, yetenek havuzları ve silah kombinasyonları var. Sadece bir karakteri seçip zindana dalmakla iş bitmiyor, yolculuğunuz boyunca yetenekleri, pasif güçlendirmeleri ve ekipmanları özgürce birleştirip kendi savaş tarzınızı yaratıyorsunuz. Bu devasa kombinasyon havuzu oyunu gerçekten eşsiz kılıyor.

Özellikle kor füzyon sistemi adı verilen mekanik, oyunun kalbini oluşturuyor diyebilirim. Yüz seksenin üzerinde yetenek ve yüz otuz civarında farklı ekipman parçası ile neredeyse sınırsız bir sinerji yaratma şansınız var Cinderia içerisinde. Sadece hasar vurup geçmek yerine, doğru yetenekleri birbiriyle eşleştirerek adeta oyunun sınırlarını zorlayan yapılar kurabiliyorsunuz. Bu derinlik hissiyatı beni saatlerce ekran başına kilitlemeyi başardı.

Zorluk seviyesi konusunda Cinderia kesinlikle acımasız davranıyor diyebilirim ve oyuncunun elinden hiçbir şekilde tutmuyor. Pasif veya odaklanmamış bir yetenek dizilimi ile ilerlemeye çalışırsanız, Cinderia oyunu sizi anında cezalandırıyor. Kara Şövalye gibi bazı bölüm sonu canavarları, zayıf dizilimlerin tamamen çöktüğü yerler oluyor. En azından benim için öyleydi. Bu düşmanlar stratejinizi anında değiştirmenizi gerektiren tehlikeli faz geçişlerine sahip ve hata affetmiyorlar.

Başarısız olduğunuzda hissettiğiniz çaresizlik aslında oyunun gelişme hissinin bir parçası. Sürekli ölerek ve yeniden deneyerek elde ettiğimiz kaynaklarla meta ilerleme sistemine yatırım yapıyoruz. Başlangıçta yirmi dakikalık bir koşuda takılıp kalmak sinir bozucu görünse de, karakterinizi kalıcı olarak güçlendirdikçe daha derinlere inebiliyorsunuz. Bu ilerleme döngüsü kesinlikle epey emek ve zaman istiyor ama karşılığını fazlasıyla veriyor.

Görsel ve işitsel tasarım açısından ise Cinderia gerçekten muazzam bir iş çıkarıyor. Karanlık fantastik tema, göz alıcı sanatsal çizimler ve inanılmaz derecede akıcı savaş animasyonları ile destekleniyor. Ekranda aynı anda onlarca farklı yetenek patlarken bile oyunun o gotik atmosferinden hiç kopmuyorsunuz. Arka planda çalan müzikler ise aksiyonun ritmini mükemmel bir şekilde yakalayarak tempoyu hep zirvede tutuyor Cinderia içerisinde.

Bir roguelite oyununun en önemli başarı ölçütü kesinlikle bir tur daha oynama isteği uyandırmasıdır ve bu oyun bunu harika başarıyor. Gizlilik ve hareketlilik odaklı bir koşudan hemen sonra, zehir ve yakın dövüş odaklı bambaşka bir yapıya geçiş yapmak istiyorsunuz. Açtığınız yeni yadigarlar ve karşılaştığınız rastgele olaylar sayesinde hiçbir denemeniz birbirinin aynısı olmuyor.

Tabii ki ortada kusursuz bir başyapıt yok ve erken erişim aşamasında olmasının getirdiği bazı ciddi sancılar var. Oyun deneyimimi baltalayan ufak pürüzler ve bazen tamamen oyundan kopmama neden olan çökmeler yaşadım. Bölüm sonu canavarını yendikten sonra siyah ekranda kalmak veya bir sonraki odaya geçememek gibi sinir bozucu teknik hatalar maalesef hala mevcut.

Teknik sorunların yanı sıra, bazı yetenek dizilimleri ve düşmanlar arasında da belirgin denge problemleri göze çarpıyor. Bazı eşya kombinasyonları sizi yenilmez bir ölüm makinesine dönüştürürken, bazı yetenekler zindanların ilerleyen aşamalarında tamamen işlevsiz kalabiliyor. Erken erişim sürecinde bu denge boşluklarının olması normal karşılansa da, bazı koşuların sırf şanssızlık yüzünden hüsranla bitmesi can sıkıcı olabiliyor.

Günümüzdeki birçok bağımsız aksiyon oyununun aksine, burada tamamen tek başınayız ve çok oyunculu bir mod bulunmuyor. Geliştirici ekibin tamamen tek kişilik deneyimi derinleştirmeye odaklandığı anlaşılıyor ancak böylesine eğlenceli ve kaos dolu bir yapıyı arkadaşlarla birlikte oynamak bence harika olabilirdi. Şimdilik sadece kendi kaba becerilerimize ve özenle yarattığımız o kırık yetenek kombinasyonlarına güvenmek zorundayız.

Her şeye rağmen Cinderia, sunduğu derin yetenek inşa sistemi ve tatmin edici savaş mekanikleriyle şimdiden büyük bir potansiyel barındırıyor. Geliştirici ekibin toplulukla sürekli iletişimde kalarak güncellemeler yayınlaması da geleceğe dair umut verici bir işaret. Zorlu aksiyon oyunlarını ve saatlerce yeni kombinasyonlar denemeyi seviyorsanız, bu karanlık yolculuğa çıkmak için oyunun tam sürümünü beklemenize hiç gerek yok.

Etiketler: