Kena: Bridge of Spirits ardından bu tarzdaki daha küçük oyunlara şans vermeye başlamıştım. Asterigos: Curse of the Stars da bu sebepten ötürü ilgimi çekmişti. Şimdi ise bu yapıtı oynamayı ve incelemeyi başardım. Souls tarzında bir deneyim sunmayı hedeflediğini açıkça belirtilen bu yapıtta Hilda isimli bir karakteri kontrol ediyoruz. Karakterimiz, kayıp babasını bulmaya çalışırken birbirinden farklı maceralara giriş yapıyor. Savaş anlarında belli bir zorluk ve denge sunmayı hedefleyen bu oyun, işin içine keşif ögeleri de katarak, oyun deneyimini zenginleştirmeye çalışıyor. Tüm bunlar tabii ki kağıt üzerinde yaşanıyor.
Hilda aslında gayet sevilebilir bir karakter. Kendisi oldukça genç ve içinde kahramanlık duygusu var. Diyaloglarda da verilen şakacı cevaplar ile bu karaktere hemen ısınmamanız pek de mümkün değil. Zaten oyunda ısınabileceğiniz tek karakter de Hilda; geriye kalan herkes tek bir yapıya sahip. Oyundaki herkes, karakterimizin çok genç olduğunu ve bu yüzden istediği şeyleri yapamayacağını belirtiyor; oyunun tamamı boyunca aynı şeyleri duyup, duruyoruz. Bu noktada Asterigos: Curse of the Stars oyunundan bir tık soğumuş olsam bile aslında biraz basit olan hikaye, yine de güzel bir şekilde, farklı şekillerde anlatılıyor.
Asterigos: Curse of the Stars oyunundaki karakterler en başta biraz tek tip gibi görünse bile en azından akılda kalıcı diyalog yazımlarına ve tasarımlara sahipler. Ayrıca, oyunun dünyasında daha da derine inmek istiyorsanız, yüzlerce yazılı metin de mevcut. Hatta, oyunun pazarlama kısmında verilen bilgilere göre diyalog seçimi yapmak da mümkün ve bu seçimler, hikayeyi de etkiliyor. Yalnız, bu pazarlamanın yarısı yalan. Evet, oyunda bolca diyalog seçimi mevcut ama hikayeyi etkileyebilecek gibi görünen büyük seçimlerin hiçbiri, hikayenin gittiği yönü değiştirmiyor, sadece karakterlerin size karşı kurduğu cümleler değişiyor.
Asterigos: Curse of the Stars ile sunulan deneyim yine de tam olarak tek tip değil. Her şeyden önce, oyunda iki farklı son bulunuyor ve seçimlerinize göre karşılaştığınız karakterler filan da değişebiliyor ama oyunun vaat ettiği bundan çok daha fazlasıydı. Bunu özellikle de farklı seçimler yaparak oyunu iki kere oynadığınız zaman göreceksiniz; seçimlerinizin sürekli aynı yola çıktığını fark edeceksiniz. Yalnız, yine de oyunun çapının biraz küçük olduğunu hem bu noktada, hem de hikayenin genel anlamdaki basitliğinde rahatlıkla görebiliyorsunuz. Daha önce dediğim gibi karakterler de bunu belli edebiliyor zaman zaman.

Asterigos: Curse of the Stars, her zaman hoş bir deneyim sunmuyor
Daha önce de söylemiş olduğum gibi Asterigos: Curse of the Stars, Souls tarzı bir deneyim sunmayı hedefliyor ama aynı zamanda, bu tip oyunlardaki ağır savaş sistemleri, Hack & Slash yapısı ile değiştiriliyor. Yani, savaş çok daha hızlı gerçekleşiyor ve kombinasyonlar ön plana çıkıyor. Kombinasyonlar ve yetenekler derken oyun gerçekten temel oynanışı ile sizi eğlendirmeye başlıyor ama ne yazık ki kusursuz bir deneyim sunulmuyor. Her şeyden önce, oyundaki ilerleme ve güçlendirme sistemi çok sıkıntılı hissettiriyor. Tecrübe puanı kazanarak istatistiklerimizi iyileştiriyoruz ama bunlar hiçbir zaman yeterli gelmiyor.
Zırhlarımızı güçlendirdiğimiz zaman düşmanlar, bizden çok daha fazla güçleniyor. Aynı şey silahlarımızı güçlendirme tarafında da geçerli. Evet, Souls tarzı oyunların zor olması gerekiyor ama Asterigos: Curse of the Stars içerisinde ilerledikçe çok daha güçsüz hissediyorsunuz ve bu da pek iyi bir tat bırakmıyor ağzınızda. Normal düşmanlarda bu sıkıntılar halihazırda rahatsız edici iken bölüm sonu canavarlarını düşünmek bile istemezsiniz. Bu dev canavarlara verdiğiniz hasar sürekli azalırken, kendilerinin can barları da yükseliyor ve üzerine bir de verdikleri hasarlar artıyor. Sonucunda sizi hiçbir şekilde affetmeyen bir oynanış sunuluyor.
Asterigos: Curse of the Stars oyununda animasyonları kesme şansınız olmadığı için işler daha da zorlaşıyor. Özellikle de uzun bir animasyonu başlattığınız zaman bölüm sonu canavarlarından hasar alma ihtimaliniz neredeyse %100 oluyor ve bunun sonucunda da en azından 1-2 can iksirini kullanmanız gerekiyor. Durum böyle olunca da kombinasyon yapmak biraz cezalandırıcı hissettiriyor ve düşmanların saldırı şekillerini öğrenme şansınız da azaltılıyor. Oyunda ayrıca elde ettiğiniz ganimetler için de pek bir denge bulunmuyor. Mesela, can iksirleri inanılmaz nadir bir şekilde sunuluyor.
Asterigos: Curse of the Stars oyununda öldüğünüz zaman kaynaklarınız yenilenmiyor. Bu yüzden de zorlu bir karşılaşma çıktığı zaman kaynaklarınız anında sömürülüyor. Bu kaynakları, mesela can iksirlerini toplamak da öyle kolay değil; kendileri oldukça nadir bir şekilde elde ediliyor. Buna karşılık da oyunda çok fazla düşman ve tuzak olduğu için sürekli olarak can iksirleri için savaşıyormuş gibi hissediyorsunuz. Oyunda bunun gibi çok fazla ufak tefek problem, tasarım sıkıntısı ve geliştirici ekibin üzerinde pek düşünmeden vermiş olduğu kararlar yer alıyor. Tüm bunlar, oyunu çok olumsuz etkiliyor.

Sunum tarafında bir kere daha PlayStation 2 dönemine geri dönüyoruz
Kena: Bridge of Spirits oyununda olduğu gibi Asterigos: Curse of the Stars da PlayStation 2 dönemindeki sanat tasarımını daha modern bir şekle sokup, oyunculara sunmaya çalışıyor ve bunu başarıyor da. Oyun, görsel açıdan gerçekten çok güzel duruyor. Ana karakterin tasarımı, oyunda tanışacağınız diğer tüm karakterlerin tasarımları, düşmanların tasarımları ve çevre tasarımları gerçekten çok güzel duruyor. Oyunun genel görsellik kalitesi de oldukça yüksek. Görsel efektler de oyuna ayrı bir hava katıyor; özellikle savaş sırasında kombinasyonlar, ekstra efektler ile çok ışıltılı, çok havalı görünmeyi başarıyor.
Performans tarafında da çok fazla bir problem sunulmuyor. Ben bu yapıtı PlayStation 5 konsolumda ve PC ile deneyimledim ve elde ettiğim 60 FPS değeri oldukça stabildi. Ayrıca oyundaki yükleme ekranları da çok kısa sürüyordu ve içerisinde pek de hata bulunmuyordu. Belli ki geliştirici ekip, bu yapıtı cilalamaya oldukça emek harcamış. Keşke aynı emek, oyundaki diğer detaylar ve dengeler üzerinde de kurulabilseymiş. Neyse, ona geçmeden önce bir de sesler ve müzikler var tabii ki. Oyun bu noktada ne yazık ki bir nesil geriye gidiyor ve düşük kaliteli bir ses/müzik deneyimi sunuluyor. Burada neden böyle bir karar verilmiş, anlamadım.
Asterigos: Curse of the Stars, ilk baktığınızda ve hatta oynadığınızda oldukça eğlenceli bir yapıt gibi hissettiriyor ama bu oyuna zaman harcadıkça, problemler ortaya çıkıyor ve geliştirici ekibin, ortaya koyduğu hedeflere pek ulaşamadığını fark edebiliyorsunuz. Beklentiler karşılanamıyor yani. Hikayede verilen seçimlerin çok da etkili olmaması, oyunun etkili bir şekilde sürekli olarak zorlaşıyor olması, denge problemlerinin mevcut olması ve çok daha fazlası, bu video oyununu ne yazık ki başarılı olmaktan biraz uzaklaştırıyor. Tabii ki yine de bu oyunu yerin dibine gömmeye yetecek kadar sıkıntı bulunmuyor.
Asterigos: Curse of the Stars, Steam üzerinde 251 TL. PlayStation Store üzerinde ise 350 TL. Eğer bu tarz bir oyun arıyorsanız, öncelikle Kena: Bridge of Spirits gibi alternatiflere yönelmenizi tavsiye ediyorum. Bu oyun, türü sevenler tarafından kesinlikle oynanabilecek bir yapıt ama sıkıntılarından ötürü indirim beklemenizi tavsiye ediyorum. Özellikle de konsol tarafında, görsellik biraz daha az ilgi çekici iken 350 TL gibi bir fiyat ne yazık ki çok yüksek kaçıyor böyle bir yapıta. Steam üzerinde de oyun çok ucuz sayılmaz; özellikle de adını geçirdiğim diğer oyun sadece 61 TL iken…





